Saadet Partisi İl Başkanlarını topladı

Saadet Partisi Eylül Ay İl Başkanları Toplantısı partinin Genel Merkez Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantı öncesi açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, dış politikadan, işsizlik sorununa, çözüm sürecinden, açıklanan 28 Şubat MGK tutanaklarına kadar pek çok konuda önemli tespitlerde bulundu.

ANKARA BÜROSU

Tek başına mücadele etti

28 Şubat davasının görüldüğü mahkemede geçen gün ‘Türkçe ezanı huşu içinde dinliyordum’ sözlerini sarf eden dönemin Genelkurmay Başkanı  İsmail Hakkı Karadayı’yı da eleştiren Kamalak, “Birisi ‘efendim Türkçe ezanı huşu içinde dinliyorum’ diyor. Milleten bu kadar kopuk.  Menderes o ezanı tekrar aslı hüvviyetine döndürdüğü için idam edildi. Onun yolundayız diyenler o tarihten bu yana hep iktidardadır. İçerde bunlar olurken, dışarıda da bir takım batı hayranları Batı Çalışma Grubu kurarak Haçlı zihniyeti ile hareket ediyordu. Unutmasınlar ki dünyada hiçbir şey gizli kalmıyor. Her şey günü gelince ortaya çıkıyor. Tutanaklar gösterdi ki Erbakan Hoca, etrafı sırtlanlar tarafından çevrilmiş bir aslan gibi milletinin emanetine sahip çıkıyor” dedi.

Gizli Saklı Çalışma Yürütüyorlar

Son dönemde Başbakan Erdoğan’ın yaptığı toplu açılışlara ilişkin de eleştirel sözler sarf eden Kamalak, “Sayın Başbakan gittiği yer yerde yüzlerce binanın toplu açılışını yapıyor. Ancak nedense bu ülkede işsizlik rakamları bir türlü geriye doğru gitmiyor. Peki açılan bu fabrikalar neyin nesi. Sayın Başbakan herhalde, yeniden boyanmış, badanalanmış 40 yıllık fabrikaları açıyor. Bizim de köyümüzde bir bakkal var o da her sabah dükkanını yeniden açıyor” diyerek eleştirdi. Kamalak, çözüm sürecine ilişkin de, Hükümet’i 28 Şubat sürecinde gafil olarak nitelediği askerlere benzetti. Kamalak, “Bu hükümet de tıpkı 28 Şubat sürecindeki bir kısım gafiller gibi. Çözümün adı giderek çözülme oluyor. Yapılan çalışmalardan milletin hiç birinin haberi yok. Gizli saklı çalışmalar yürütüyorlar. Milleti adam yerine koymuyorlar. Olup biteni bilmiyoruz ancak bazı tahminler yürütüyoruz” dedi.

 

Gafillere bile şefkatle yaklaştığını tüm dünya gördü

28 Şubat süreci ile Milli Görüş’ün yolunun kesilmeye çalışıldığına da işaret eden Kamalak, “Eğer yolumuzu kesmeye çalışmasalardı, bugün Irak’ta küresel emperyalizm milyonlarca insanımız öldürebilir miydi, Libya’da bunu yapabilir miydi, Afganistan böyle mi olurdu. Son olarak Suriye bu şekilde mi olurdu. ”diye sordu.  Kamalak, geçtiğimiz günlerde açıklanan MGK tutanaklarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, “O günlerde Hoca tıpış tıpış imzaladı, dik duramadı diyenler var. Şimdi bu sır tutanaklar açıklanınca Erbakan Hoca’nın nasıl büyük bir devlet adamı olduğunu, nasıl o gafillere bir baba şefkati ile yaklaştığını bütün dünya gördü. Hoca, ‘dindar insandan korkmayın, bir insan dinini öğrenirse vatanını daha çok sever, milletine güvenmek lazım diyor, demokratik kurallara bağlı kalmak lazım’ diyor”  dedi.

 

 

Saadet Partisi Eylül Ay İl Başkanları Toplantısı partinin Genel Merkez Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantı öncesi açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, dış politikadan, işsizlik sorununa, çözüm sürecinden, açıklanan 28 Şubat MGK tutanaklarına kadar pek çok konuda partisinin görüşlerini aktardı.

Partimizin Kökü Ezele Dalları Ebede Uzanmaktadır

Büyük bir coşku içende salona gelen Kamalak, öncelikle partisinin 5 haftadır düzenlediği ve 9 hafta devam edecek olan ilçe taramaları programlarına değindi. Ülke sathı mahalinde bütün ilçeleri taradıklarına işaret ederek, programlara iştirak eden partililere teşekkür etti. Kamalak,  “Saadet Partisi Türkiye’nin en güçlü, en köklü, en büyük partisidir. Kökü ezele dalları ebede uzanmaktadır. Kaç kez yolumuzu kesmeye çalıştılar. Ama şimdi her zaman olduğu gibi yine dimdik ayaktayız. Son yapılan ilçe taramaları programlarında görüyoruz ki, gittiğimiz her yerde yeni bir bahar havası esiyor. Hiç şüpheniz olmasın yarınlar bizimdi” dedi.

 

Gafillere Bir Baba Şefkati İle Yaklaştığını Bütün Dünya Gördü

28 Şubat süreci ile Milli Görüş’ün yolunun kesilmeye çalışıldığına da işaret eden Kamalak, “Eğer yolumuzu kesmeye çalışmasalardı, bugün Irak’ta küresel emperyalizm milyonlarca insanımız öldürebilir miydi, Libya’da bunu yapabilir miydi, Afganistan böyle mi olurdu. Son olarak Suriye bu şekilde mi olurdu. Sayın Başbakan mazlumların yanında olduğunu söylüyor. O zaman soruyoruz, Irak işgal edilirken, Müslümanlar öldürülürken nerelerdeydiniz, Allah aşkına! Zalimlerin mi mazlumların mı yanındaydınız” eleştirisini yaptı. Kamalak, geçtiğimiz günlerde açıklanan sır MGK tutanaklarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, Erbakan’ın büyük devlet adamı tavrından söz etti. Kamalak, “O günlerde Hoca tıpış tıpış imzaladı, dik duramadı diyenler var. Şimdi bu sır tutanaklar açıklanınca Erbakan Hoca’nın nasıl büyük bir devlet adamı olduğu nasıl o gafillere bir baba şefkati ile yaklaştığını bütün dünya gördü. Hoca, ‘dindar insandan korkmayın, bir insan dinini öğrenirse vatanını daha çok sever, milletine güvenmek lazım diyor, demokratik kurallara bağlı kalmak lazım’ diyor”  ifadelerini kullandı.

 

Erbakan, Etrafı Sırtlanlarla Çevrili Aslanlar Gibi

28 Şubat Davasının görüldüğü mahkemede geçen gün ‘Türkçe ezanı huşu içinde dinliyordum’ sözlerini sarf eden dönemin Genelkurmay Başkanı  İsmail Hakkı Karadayı’yı da eleştiren Kamalak, “Birisi ‘efendim Türkçe ezanı huşu içinde dinliyorum’ diyor. Milleten bu kadar kopuk.  Menderes o ezanı tekrar aslı hüvviyetine döndürdüğü için idam edildi. Onun yolundayız diyenler o tarihten bu yana hep iktidardadır. İçerde bunlar olurken, dışarıda da bir takım batı hayranları Batı Çalışma Grubu kurarak Haçlı zihniyeti ile hareket ediyordu. Unutmasınlar ki dünyada hiçbir şey gizli kalmıyor. Her şey günü gelince ortaya çıkıyor. Tutanaklar gösterdi ki Erbakan Hoca, etrafı sırtlarlar tarafından çevrilmiş bir aslan gibi milletinin emanetine sahip çıkıyor ” dedi.

 

Milleti Adam Yerine Koymuyorlar

Kamalak, çözüm sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunarak, Hükümet’i 28 Şubat sürecinde gafil olarak nitelediği askerlere benzetti. Kamalak, “Bu hükümette  tıpkı 28 şubat sürecindeki bir kısım gafiller gibi. Çözümün adı giderek çözülme oluyor. Yapılan çalışmalardan milletin hiç birinin haberi yok. Gizli saklı çalışmalar yürütüyorlar. Milleti adam yerine koymuyorlar. Olup biteni bilmiyoruz ancak bazı tahminler yürütüyoruz” dedi.

 

Çözümün Adı Çözülme Olmasın

2003 yılının ortalarında AKP hükümetleri tarafından TBMM’den geçirilen ikiz yasalar ile ilgili de konuşan Kamalak, o yasaların bu günkü demokratikleşme dedikleri çalışmanın altını doldurduğunu ifade etti. Kamalak, “ O dönemde geçirilen ikiz yasalar da ‘halklar kendi kaderlerini teyit eder’ maddesi var. Bu ne demek oluyor, herhalde Almanya veya başka bir ülkenin halkları kastedilmiyor. Bu kanunlarla Türkiye, tek devlet, tek bayrak ilkesinden vazgeçmiş oluyor. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç bile bu sürece zorunlu olarak girdiklerini söylüyor” diye eleştirdi. Çözüm süreci adı altında yapılanları eleştiren Kamalak, “Demokrasi diyorlar, demokratik paket diyorlar, öte yandan ise tek kişilik bir iktidar var karşımızda. Tek kişilik bir iktidardan demokratikleşme beklenemez. Ayrıca bu kişi Türk usulü başkanlık sistemi ile de yetkilerini artırmak istiyor. Bu düşünceden demokrasi çıkmaz.  Demokratikleşme diyorlar seçim barajını kendilerine göre değiştirmeye kalkacaklar, partilere hazine yardımı gelecek mi? O da bilinmiyor” diye konuştu.

 

Müslümanlar Mankurtlaştırılıyor

Kamalak, dünyadaki Müslümanların küresel emperyalizm tarafından mankurtlaştırıldığını da belirterek, “İnsanlarımız adeta mankurtlaştırılmıştır. Bu gün Müslümanlar babalarının katillerinin silahları ile ‘Allah’u Ekber’ diyerek birbirini öldürüyor. Çünkü küresel emperyalizm Müslümanları kendi amaçlarına hizmet ettirmek için onları mankurtlaştırmaya çalışıyor” dedi. ABD’nin her isteğini hükümetin yerine getirdiğine  dikkat çeken Kamalak, “ABD Başkanı Obama Suriye konusunda iki yıl önce ‘Esad yürüyen ölüdür’ deyince bizimkiler de hemen atlayıverdi. Küresel emperyalizm bunu hep yapıyor. Önce işbirlikçi gafillerle ülkeleri karıştırıyor, sonra silah satıyor, sonra da orayı kurtarmak için güya kurtarıcı rolünde davet ediliyor. Bu gün gelinen noktaya bakıyoruz ki, kardeş kardeşi öldürüyor” açıklamasında bulundu.

 

“Bunlar küresel emperyalizmin oyununa gelmiştir”

Kamalak, konuşmasının sonunda ise Erbakan Hoca’nın eğer hayatta olsaydı 28 Şubat davasına ilişkin neler söyleyebileceğini aktardı. Kamalak, 28 Şubat süreci sonrasında Avrupa’daki bir toplantıda bir vekilin TSK’yı eleştirilerine Erbakan Hoca’nın karşı çıktığını hatırlatarak, “Erbakan Hocamız, o kişiye ‘Her kitlenin içerisinde her camianın bünyesinde yanlış düşünen bir takım insanlar olabilir. Ama kahraman Türk ordusunu darbeci olarak nitelemek doğru değildir.  Bazı kişiler yüzünden bütün bir kuruma bu mal edilemez’ demişti. Eğer Hocamız hayatta olsaydı, kendisine karşı yapılan saygısızlığa, terbiyesizliğe rağmen kanaatim odur ki mahkemeye gider bir baba şefkati ile, kendisini darp eden evladını kurtarmak için bir baba yüreğinde kan hisseder. Onun kurtulması için nasıl çalışırsa Merhum Erbakan Hocamız da ‘Kahraman ordumuzun bu subayları ne yaptığının şuurunda değiller. Bunlar gafildirler. Bunlar küresel emperyalizmin oyununa gelmiştir. Ben Erbakan olarak şahsi hakkımı helal ediyorum. Takdir sizin’ derdi. Kanaatim o” açıklamasını yaptı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.