Saadet Partisi gazetecilerle biraraya geldi

Yemekte yerel mahkemelerin AYM’nin tutuklu yazarlar Mehmet Altan ve Şahin Alpay hakkındaki tahliye kararına direnmesinden Türkiye’deki kutuplaşmaya, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 2019’da aday gösterilmesi ihtimalinden ittifak çalışmalarına, ekonomiden Türkiye’nin dış politikasına kadar birçok konuda partisinin ve kendisinin tespitleri ile görüşlerini paylaşan Karamollaoğlu'nun toplantıya katılan gazetecilere özel olarak teşekkür etmesi dönemin ruhuna dair kuvvetli bir gönderme içeriyordu. Bazı gazetecilerin -elbette çalıştıkları kurumun pozisyonuna paralel olarak- Saadet Partisi etkinliklerine gelmekte endişe ettiğine belirten Karamollaoğlu, "Hepinize tekrar davetimize icabet edip geldiğiniz için teşekkür ediyorum, davetlere icabet de biraz cesaret gerektiriyor” dedi. 

Saadet Partisi’nin, Şişli’deki Grand Cevahir Otel’de davetine icabet edenler arasında, Ocak Medya'nın kurucusu Fehmi Koru, Karar yazarı Akif Beki, Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca, Gazete Duvar ekibi, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Genel Başkanı Cem Dikmen’le birlikte Aydınlık gazetesi ve Ulusal Kanal’dan kalabalık bir grup, Anadolu ve Doğan Haber ajansları ve TRT de vardı. Katılanların listesi kadar ilginç katılmayanları da vardı davetin. Mesela, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın kardeşi Serhat Albayrak'ın yönetimindeki Sabah-ATV grubu ile AKP'ye yakınlığıyla bilinen Star-Akşam-Güneş-Kanal 24 grubundan göze çarpan isimler yoktu buluşmada. Cumhurbaşkanı ve AKP'nin "yerli ve milli" söylemine aylardır özel bir vurgu yapan bu yayın organları, Erdoğan'ın da içinde yetiştiği, ancak sonradan yolların ayrılıdığı "Milli Görüş" hareketinin, Karamollaoğlu'nun yemeğine katılmamayı daha uygun bulmuşlardı.


T24'e verdiği bilgide, tüm basın kuruluşlarının istihbarat servislerine davet gittiğini ifade eden bir SP temsilcisi, yemeğe bu kurumlardan da isimlerin davet edildiğini belirtmekle yetindi. "Eğer dikkatimizden kaçmadıysa" kaydını not düşerek, Karamollaoğlu'nun yemeğine katılan gazetecilerin listesini paylaşalım:

Yusuf Ziya Cömert (Karar)
Fehmi Koru (Ocak Medya)
Akif Beki (Karar)
Mustafa Kurdaş (Milli Gazete)
Ali Duran Topuz (Duvar)
İsmail Saymaz (Hürriyet)
Nihal Bengisu Karaca (Habertürk)
Mete Belovacıklı (Milliyet)
Demirhan Kadıoğlu (Yeni Asya)
İsmail Zelvi (Milat)
Tupçe Akkaç (CRİ)
Mevlüt Akdoğan (Ulusal Kanal)
Mehmet Yüksel (İstiklal Gazetesi)
Tevfik Kadan (Aydınlık)
Ergün Gedek (Aydınlık)
Fahrettin Dede (Timetürk)
Nurettin Şirin (Kudüs)
Sırrı Er (TRT)
Veysi Dündar (Ocak Medya)
Emin Gökçegözoğlu (TRT)
Barış Avşar (Duvar)
Mehmet Yazıharman (Kanal7)
Çağdaş Cengiz (Ulusal Kanal)
Elif Sudagezer (Sputnik)
İslam Özkan (Kudüs)
Ramazan Bursa (Kudüs)
Gökçen Göksel  (Milli Gazete)
Adnan Öksüz  (Milli Gazete)
Ercan Özcan  (Milli Gazete)
Davut Şahin (Yeni Asya)
Cihat Arpacık (Yeni Şafak)
Mehmet Ocaktan (Karar)
Muzaffer Ayhan Kaya (Oda TV)
Gonca Tokyol (T24)

Saadet Partisi örgütünde salonun dolmaması ihtimaline dair bir endişe seziliyordu. Genel Başkan’ın girmesinin ardından salonun büyük bir kısmının dolduğunu gören SP yetkilileri arasında, hissettikleri rahatlamanın da yansıdığı “Doldurduk, doldurduk” yorumları duyuldu. Karamollaoğlu'nun, buluşmaya gelen gaztecilere "cesaretlerinden dolayı teşekkür etmesi" bu katılımcı kompozisyonuyla yerli yerine oturuyordu, notunu ekleyip devam edelim.

Yaklaşık 50 kişinin katıldığı toplantıda sadece 4 kadın gazeteci yer alırken; Genel Başkan Karamollaoğlu’nun aksine SP İstanbul İl Başkanı Dr. Abdullah Sevim’in kadınlarla tokalaşmaması dikkat çekti.

AKP ve MHP'nin 'yerli ve milli’ söylemini benimseyen siyasi işbirliğine destek veren Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin bu ittifakın bir parçası olarak görmek istediğini söylediği, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Demokrat Parti ile birlikte ittifak yapabilecekleri odaklar arasında saydığı Saadet Partisi, özellikle son aylarda yükselen muhalefet çizgisinin yanı sıra; seçim barajı, cumhurbaşkanı adayı göstermek için gereken imzalara dair usul tartışmalarında da hem eleştiriren, hem de kendi zaviyesinden yol gösteren bir siyasi tarz izliyor. 

Karamollaoğlu'nun üslubu gergin ve suçlayıcı tondan uzaktı
Üniversite eğitimini İngiltere’de alan ve uzun yıllar bu ülkede yaşayan Karamollaoğlu’nun arada İngilizce kelimelerin de kaçtığı konuşması, partisinin bir süredir sergilediği denge arayışının devamı niteliğindeydi. Karamollaoğlu'nun konuşması, Türkiye siyaset sahnesinde uzun bir süredir yerleşen gergin ve suçlayıcı tondan uzaktı. Saadet Partisi lideri yer yer sert eleştirilerde bulunsa da, toplantıya katılan gazeteci Fehmi Koru’nun da yazısında belirttiği gibi, ‘hırçınlıktan, saldırgan üsluptan uzak ifadeler’ kullandı. 

Toplantının başlangıcında yaklaşık 20 dakikalık bir konuşma yapan Karamollaoğlu, özellikle Türkiye’de yargıya güvensizlikteki artışa dikkat çekti. Ülkede ‘hukukun bittiği’ tespitlerini bir süredir yaptıklarını, "ancak yerel mahkemelerin Anayasa’ya aykırı şekilde AYM kararına direnmesiyle birlikte ‘bütün umutların bittiğini" ifade eden Karamollaoğlu, “Hukuk artık işlemez noktaya gelmiştir” dedi.

Karamollaoğlu'nun konuşmasının ve sorulara verdiği yanıtların ayrıntıları için || Saadet Partisi lideri: Abdullah Gül'ün iki kelimesine tahammül edilemezse, Türkiye yönetilemez

"Karamollaoğlu'na göre AYM neden KHK iptaline gitmedi?
15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ilan edilen olağanüstü hâl kapsamında yayımlanan kanun hükmünde kararnamelerin (KHK) bir kısmının kapsam dışına çıkması ve OHAL’le alakası olmayan başlıklarda yasama by-pass edilerek düzenleme yapılmasını da eleştiren Karamollaoğlu, "Benim kanaatim AYM’nin böyle bir durumda ‘Hop’ demesi, ‘Durun’ demesi  yönündeydi. Demek ki kendi verdiği kararın uygulanamayacağını görüyordu ki oradaki üyeler, böyle bir konuya teşebbüs etmediler” diye konuştu. 

"AKP’den ‘Abi bu iş böyle gitmez’ diyen o kadar çok insan var ki"
Saadet Partisi liderinin ısrarla üzerinde durduğu başlıklardan biri de kutuplaşmaydı. Toplumda kutuplaşmayı artıracağını düşündükleri için siyasi işbirliği konusunda ‘ittifak’ nitelendirmesi yerine ‘platform’ ifadesini tercih ettiklerini belirten Karamollaoğlu, AKP içinde de 'düşüncelerini dile getirmekten çekinen ciddi bir kesim’ olduğunu belirterek, sadece muhalefetin değil, bu kişilerin de oluşturulacak platformda kendilerini ifade etme imkânı bulacağını kaydetti. Bu isimlerin kim olduğu sorusuna detaylı bir yanıt vermeyen Karamollaoğlu, “Bize gelip, ellerini de ağızlarına koyup, ‘Abi bu iş böyle gitmez’ diyen o kadar çok insan var ki. Demek ki seslerini bu kadar kıstıklarına göre alenen söylenmesini arzu etmiyorlar” dedi. 

"Gül’e karşı yaftalama yapılıyorsa kimsenin sesi çıkmaz"
Erdoğan'ın selefi 11. Cumhurbaşkanı Gül’ün KHK’larla ilgili yorumlarının ardından AKP’den gördüğü tepkiyi hatırlatan Karamollaoğlu, şöyle devam etti:

"Bir endişe, korku var. Hemen yaftalanıyor insanlar. Eğer Abdullah Gül Bey’e karşı bile hainliğe varacak kadar bir yaftalama yapılıyorsa, bundan sonra kimsenin sesi çıkmaz. Belki bundan sonra hiç söylemezler bize bile. Ama şundan emin olun, çok ciddi bir kesim var. Ve bu insanların kendi çevreleri var, yeri geldiği zaman da mutlaka bu çevrelerinin de bir tercihi olacak. Ve o tercih iktidarın beklentisinden farklı olacak diye düşünüyorum.”

"İktidar sarhoşluğu içinde iktidarda kalma ısrarı..."
"Bugün iktidarda bulunan kişiler bizim arkadaşımız yav. Biz geçmişte bu arkadaşlarımızla 30 yıl birlikte mücadele ettik. Şimdi birden bire ne oldu da bu kadar değişildi” yorumunda bulunan Karamollaoğlu, AKP’nin ‘iktidar sarhoşluğu’ yaşadığını ve ‘iktidarda kalma ısrarı taşıdığını’ savundu. Ekonomi, dış politika ve yargıya müdahale başlıklarında AKP’yi sert bir şekilde eleştiren Saadet Partisi liderinin CHP ve MHP konusundaki yorumları ise daha yumuşaktı. Karamollaoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ittifak planları ve Canan Kaftancıoğlu’nun İstanbul İl Başkanı seçilmesinin ardından CHP'de başlayan tartışmalarla ilgili olarak ‘parti içi meselelere müdahale etmek istemediği’ni belirterek konuşmayı reddetti.

Milletvekili tutuklamalarına tepki 
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkaracağını açıklayan Saadet Partisi’nin, ikinci tura kalmadan ilk turda başarı elde etmeyi hedeflediğinin altını çizen Karamollaoğlu, bunun için CHP, MHP, HDP ve AKP tabanından oy alabilecek bir isim belirlenmesi gerektiğini ifade etti. HDP tabanından alınacak oyla ilgili konuşurken tebessüm eden Saadet Partisi lideri, cezaevindeki milletvekilleriyle ilgili olarak da şu görüşleri dile getirdi:

“Kürsü dokunulmazlığı ihlal edilmemeli. Dışarıda bir şey söyleyeceksiniz ceza yok, kürsüden söylerseniz var. Olur mu öyle şey? Bu insan haklarıyla bağdaşmaz, demokrasiyle hiç bağdaşmaz. Milletvekilleri bir temsil görevi üstlendiği için, bazı noktalarda görevlerinden uzaklaştırılmaları, mahkemeye çıkarken tutuklanmaları… Cinayet işler anlarım, cürmü meşhut halinde yakalanırsa zaten cezaya girer. Bunların dışında milletvekillerinin tutuklanmaması icap eder. Basın özgürlüğünün de ayrı biçimde korunması icap eder. Silah kullanmayanlar silahlı örgüt üyesi diye vasıflandırılamaz. Bir gazeteci silahlı örgütü övdüğü için silahlı örgüt üyesi olur mu? Bence olmaz."

Karamollaoğlu'nun yemeğinden notlar ve artakalan bazı açıklamalar böyle. Bakalım, Saadet Partisi buluşması gazetelere nasıl ve ne kadar yansıyacak?..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.