Ruhsar Demirel'den heyet eleştirisi
 Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Eskişehir Milletvekili Kırım Tatar asıllı Ruhsar Demirel, Türkiye hükümetinin Kırım'a heyet göndermesini sert bir şekilde eleştirdi. 



Rusya'nın işgal ettiği Kırım'da Kırım Tatarlarına karşı işlenen insanlık suçlarının Birleşmiş Milletlerin, Avrupa Birliğinin, dünyadaki İnsan Hakları teşkilatlarının, Türkiye'nin de üyesi olduğu AGİT raporlarında kanıtları ile mevcut olduğu durumda Türk Dışişleri'nin "neye ve hangi amaca hizmet edeceği belli olmayan, üyelerinin isimlerini Rus haber ajanslarından öğrendikleri bir heyeti Kırım’da Kırım Türklerinin durumunu araştırmak için gönderdiğini ifade eden Ruhsar Demirel, "Bu sözde gayri resmi Türk heyeti Kırım’a varır varmaz ayağının tozu ile işgalci Rusya tarafından görevlendirilen Kırım’ın Bakanlar Kurulu ve devlet yetkilileri ile görüşmelere başladılar. Rus gözlemciler eşliğinde Kırım Türkleri ile görüşmeler yaptılar. Peki  Kırım Türkleri, cellatları başlarında iken yaşadıklarını nasıl anlatabiliyor?" şeklinde konuştu. Türk Dışileri'ni Kırım'a heyet gönderilmemesi gerektiği konusunda uyardıklarını belirten Demirel, Türk Dışişleri'nin heyet göndererek kanunsuz Kırım idaresini resmen muhatap almış olduğu fikrini ifade etti.



Ruhsar Demirel'in heyetle ilgili resmi açıklamasının tam metni aşağıdaki gibidir: 



 



Geride bıraktığımız 2014 yılının 27 Şubat’ında binlerce yıllık Türk yurdu olan Kırım bir kez daha Rusya tarafından işgal edildi. İşgalin ilk günlerinde Kırım’daki silahlı milislerle ilgisi olmadığını söyleyen Rusya Devlet Başkanı Putin, aylar sonra televizyonda Kırım’ın işgalini nasıl planladığını, operasyonu bizzat nasıl yürüttüğünü anlattı. Putin, kendi kendisiyle ters düştü.



Kırım’ın işgalinin uluslar arası hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu defalarca kamuoyu ile paylaştık. Türk hükümetinin müttefikleri, hür ve demokratik dostları ile birlikte bu yasadışı işgale karşı çıkması gerektiğini; Kırım’ın işgalinin ve Doğu Ukrayna’daki olayların sadece bölgeye değil dünya barışına tehdit olduğunu söyledik. Daha da ötesi, Kırım’ın işgali doğrudan Türkiye’nin millî güvenliğine tehdittir dedik. Rusya, işgal ettiği Kırım’a nükleer başlıklı füzelerini, uzun menzilli silahlarını konuşlandırıyor. Bu füzelerin menzili Kiev, Berlin ya da başka bir şehre ulaşmıyor, ama İstanbul ve Ankara’ya ulaşıyor. 



Peki hükümet ne yaptı ve yapıyor?



Enerji, turizm ve ticaret alanında Rusya ile ilişkilerini geliştirmek, ticaretine ticaret eklemek için, Rusya lehine %80 fazlalık veren 38 milyar dolarlık ticaret için Kırım’ın işgalini kullanmaya kalktıp, işgale göz yumuyor.



Kırım’da soydaşlarımız, Kırım Türkleri yaşıyor. 1944 Sürgününden sonra sağ kalabilenleri vatanlarına dönmüştü. Şimdi onların hafızalarında Rusya’nın baskısı ve zulümleri, sürgün’de ölen 200.000 Kırım Tatarı canlandı. Gün geçmiyor ki Kırım’da bir Kırım Türk’ü tutuklanmasın, gözaltı ve sorguya alınmasın, evi basılarak aranmasın. Liderleri Mustafa Cemiloğlu, Refat Çubar yine sürgünde, vatanlarına alınmıyor. İşkenceler, adam kaçırmalar, baskılar tüm dünyanın gözü önünde yaşanıyor.



Bütün bu insanlık suçları Birleşmiş Milletlerin, Avrupa Birliğinin, dünyadaki İnsan Hakları teşkilatlarının, üyesi olduğumuz AGİT raporlarında kanıtları ile varken Türk Dışişleri neye ve hangi amaca hizmet edeceği belli olmayan, üyelerinin isimlerini Rus haber ajanslarından öğrendiğimiz bir heyeti Kırım’da Kırım Türklerinin durumunu araştırmak için gönderiyor.



Bu sözde gayri resmi Türk heyeti Kırım’a varır varmaz ayağının tozu ile işgalci Rusya tarafından görevlendirilen Kırım’ın Bakanlar Kurulu ve devlet yetkilileri ile görüşmelere başladılar. Rus gözlemciler eşliğinde Kırım Türkleri ile görüşmeler yaptılar. Peki  Kırım Türkleri, cellatları başlarında iken yaşadıklarını nasıl anlatabiliyor?



Daha da önemli bir skandal, Dışişleri’nin kazdığı kuyuya düşmesi… Rus haber ajanslarından öğrendik ki işgalci Rusya’nın atadığı Kırım Başbakan Yardımcısı “Türkiye’de yaşayan Kırım Türklerinin insan hakları, kültürel hakları, dilleri konusunda inceleme yapmak üzere Türkiye’ye bir heyet de biz göndereceğiz” demiş. Ne zaman demiş? Sözüm ona gayri resmi Türk heyetine öğle yemeği ısmarladıktan sonra demiş. Bu gidişle, Moskova’dan da yanlarına birkaç uzman alıp Antalya’da yaşayan Rusların sorunlarını incelemek için de bir heyet gönderirler.



Biz, Dışişlerini Meclis kürsüsünden uyardık. Bu heyeti göndermeyin dedik. İşte ne oldu? Rusya hizmetkârı bir Başbakan Yardımcısı, Kasımpaşalı edasıyla, “sen buraya heyet gönderirsen, biz de Türkiye’ye heyet göndeririz” dedi. İşgalcileri tanımadığını, heyet göndermenin işgali tanımak anlamına gelmeyeceğini iddia eden Türk Dışişleri, kanunsuz bir idareyi resmen muhatap almış oldu.



Ermeni meselesinde Putin ve Medvedev’in Türk hükümetini ters köşeye yatırmasının ardından, hükümet ve Dışişleri, sabıkalı, kanunsuz bir sözde Başbakan Yardımcısından bile bu sözlerle “tokat” yemiş oldu.

QHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.