PKK-Hizbullah savaşı çıkar mı?

1992-1994 arasında PKK-Hizbullah arasındaki çatışmalarda -devletin belirlediği rakamlara göre- iki taraftan toplam 700 kişi hayatını kaybetti. Hizbullah İddianamesine göre 526 kişi Hizbullah tarafından öldürüldü. Kurbanların 400’den fazlası PKK’yla bağlantılı olduğu iddia edilen kişiler. Hizbullah taraftarı olduğu iddiasıyla PKK tarafından öldürülen insan sayısı da az değil, yaklaşık 300 kişi de PKK tarafından öldürüldü. Bu kanlı bilançoyu tekrar gündeme getirmemin nedeni PKK-BDP ile Hizbullah-Hüda-Par arasında son günlerde artan gerilim. Batman’da BDP’li bir üyenin silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi, taraflar arasındaki gerilimin çatışmaya dönüşebileceği yorumlarına yol açtı. İki taraf arasında geçmişte yaşanan çatışmaların boyutlarına bakıldığında bu ihtimali göz ardı etmek elbette mümkün değil, ancak değişen koşullar göz önüne alındığında -dışarıdan gizli bir el devreye girmediği sürece- taraflar arasında eskisi gibi büyük bir savaşın yaşanması bana biraz zor görünüyor. Ancak çözüm süreciyle birlikte demokratik alanın ön plana çıkması üzerine iki taraf arasında sert geçecek bir çekişmenin yaşanması da kaçınılmaz. Bu durum zaman zaman küçük çaplı çatışmalara yol açabilir. 
1990’larda başlayan PKK-Hizbullah savaşının arkasında devletin derin elinin olduğu hep iddia edildi. Bu iddia boş değil elbet. Hizbullah iddianamesiyle Ergenekon soruşturmasında, derin devlet ve Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu arasında ilişki olduğuna dair tespitler yapıldı. Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan suikastı da derin devlet-Hizbullah işbirliği olarak değerlendiriliyor. Bugün aynı “gizli” elin yeniden devreye girip girmediği merak ediliyor. 
Bunu anlamak aslında çok zor değil, Hizbullah’la bağlantılı hücrelerinin harekete geçip geçmediğine bakılarak anlaşılabilir. Türkiye’de şu an aktif veya uyuyan silahlı Hizbullah hücresi yok. Bu tür örgüt hücrelerini oluşturulmasını derin devlet veya bir dış aktör olarak İran sağlayabilir ancak; eğer derin bir hazırlık yoksa geçmişteki gibi süreklilik arz eden, büyük çaplı çatışmaların başlaması mümkün değil. Bugün Hizbullah geri planda duruyor. Hizbullah’a yakın Hüda Par ise ön planda ve yasal siyaset yapıyor. Yakından izlediğim Hüda Par’ın da PKK’yla savaşmaya, geçmişte olduğu gibi tekrar çatışmaya niyeti yok. Böyle bir hataya tekrar düşeceklerini sanmıyorum. Bunun nedeni siyasal olarak bölgede daha fazla güçleneceklerini keşfetmiş olmaları. Ayrıca bölgede siyasi meşruiyet arayışı içindeler, bunun PKK-BDP’yle çatışmaktan değil, barışmaktan geçtiğini düşünüyorlar. BDP’ye göre Hüda-Par’ın diyalog arayışının daha fazla olmasının sebebi bu. 
Hüda-Par Genelbaşkan Yardımcısı Avukat Hüseyin Yılmaz’la yaptığım konuşmada öğrendim; Batman’daki cinayetin aydınlanması için BDP’yle ortak soruşturma teklifi götürmüşler. Yılmaz, bu konuda kamuoyuna açık bir teklif yaptıklarını ve bu yaklaşımlarının hâlâ geçerli olduğunu söyledi. Ayrıca cinayetin aydınlanması için yetkililere çağrıda bulunduklarını da hatırlattı. Batman’daki cinayeti kendi içlerinde soruşturduklarını da belirten Yılmaz, derin devletin eskisi gibi tarafları çatışmaya sürüklemek için provokasyon yapmış olabileceğini söyledi. Yılmaz cinayetin, adli bir vaka olabileceği ihtimalini de göz ardı etmiyor. 
BDP’nin Batman’daki cinayete sert tepki göstermesi ise anlaşılır. Bir üyeleri hayatını saldırıda kaybetti. Ancak Hüda-Par ile diyaloğa soğuk bakmaları hata. Diyarbakır Milletvekili Hatip Dicle’nin iki kez üst üste Hüda Par’a yönelik saldırıları eleştirmesi, parti içinde de bu konuda dilin ayarının biraz kaçtığını gösteriyor. 
Sonuç olarak PKK ve BDP’nin Hüda Par’ın güçlenmesinden endişe ettikleri sır değil. Bölgeyi siyasal olarak tekeline almak isteyen PKK-BDP cephesi, yaklaşan seçimler nedeniyle Hüda-Par üzerindeki baskıyı artırmak istiyor. Diyarbakır, Batman, Silvan ve Cizre’de Hüda-Par’a yönelik sokak saldırılarının arkasında biraz bu hesap yatıyor. Ancak bu gerilimin küçük çaplı çatışmalara yol açması da muhtemel, fakat eskisi gibi büyük çaplı çatışma ihmali görmüyorum.

Kurtuluş TAYİZ / [email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.