Partim benim adıma adaylığımı düşünmüş!
ROTAHABER - Özcan KADIOĞLU'nun röportajı - MHP Ankara milletvekili Özcan Yeniçeri, Türkiye Cumhuriyetinin gelmiş geçmiş en fazla basın toplantısı yapan en çok soru önergesi veren ve verdiği soru önergelerine cevap verilmediği için Meclis Başkanını mahkemeye veren milletvekili olarak hafızalara kazındı.

4 yıllık milletvekilliği döneminde toplam 9053 soru önergesi, 384 basın toplantısı, 193 genel kurul konuşması yaptı.

Yeniçeri çocuklarına "Eğer ben merdivenleri ikişer ikişer çıkmaya başlarsam öleceğim yaklaşmıştır mezarıma hazırlayın" diyormuş.

Röportajımız esnasında neden aday olarak tekrar gösterilmediğini soran Türkiye'nin her yerinden gelen telefonlara cevap vermekten dolayı röportajımızı ancak 4 saatte tamamlayabildik.

İşte Özcan Yeniçeri ile yaptığımız o röportaj:

SİYASETE HIZLI GİRDİM, HIZLI ÇIKTIM

Hocam siyasete girişiniz ve çıkışınız nasıl oldu?

Hızla girdim ve hızlı çıktım.

Yani çok hızlı girip çıkınca radar bile hızınızı okuyamadı en üst ceza sınırından trafik cezası mı yediniz?

Gemi filosu en yavaş giden geminin hızı ile ölçülür. Filonuzu hızlandıramadığınızda filodakiler sizi filonun dışına atabilirler. Benimki de öyle oldu sanırım.

Yeniçeri'nin ansiklopedi gibi ciltletmiş olduğu bu kitaplarda meclis konuşmaları basın açıklamaları yer alıyor...
SİYASET BİRAZ DA MANTIKSIZLIK

Meclis'teki siyaset beklentilerinizi karşılayabildi mi?

Mümkün olabileni yaptım. Potansiyelimi ve birikimlerimi tam anlamıyla kullanabildiğimi söyleyemem. Ancak kamuya verilmesi gereken mesajları her yolu deneyerek vermeye çalıştım. Bunun halkta büyük bir karşılığı olduğunu görüyorum.

2011 yılında ilginç bir adaylık süreciyle meclise geldiniz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Siyaset rasyonelliğin yanında bir nasip meselesidir. Bir şey nasip olacaksa kimse engelleyemez. Siyaset her zaman mantıklı veriler ve değerler üzerine kurulmaz. Siyaset biraz da mantıksızlıktır.

PARTİM BENİM ADIMA DÜŞÜNÜP KARAR VERMİŞ

7 Haziran Genel Seçimleri için sizin aday gösterilmediniz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Ben bu konuda bir şey düşünmüyorum. Partim benim adıma düşünmüş zaten…

Size veya sizin gibi yeniden aday olmayanlara bu konuda bir fikir sorulmadı mı?

Yukarda cevabını zaten verdim.

SİYASETTE DÜŞEN DEĞİL, DÜŞÜREN OLACAKSIN

Siyasette vefa var mı ?

Siyaset vefanın değil, kendisinin kanunlarına tabidir. Siyaset acımasızdır, merhametsizdir ve mekaniktir. Bir kanun aranacaksa kurt kanunu geçerlidir. Kurtların kanunu düşeni yemektir. Siyasette düşmeyeceksin her zaman düşüren olacaksın.

Düşüren olacaksın derken, insan kendi arkadaşını ve kendi partisi düşürür mü ?

Yukarda ifade ettim düşmeyeceksin her zaman düşüren sen olacaksın.

Peki siz düştünüz mü düşürüldünüz mü?

Ben aslıma ruju ettim. Mevcut halim eski halimden çok daha iyi olacağımı düşünüyorum. Benim ideallerim ve iddialarım vardı anlatacak bir de hikâyem vardı. Siyaset buna izin vermedi şimdi bu iddialarımı siyaset dışı yollardan sürdürme imkânıma sahibim.

BİLDİKLERİMİ SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİM

Bundan böyle ne yapacaksınız? 

Konuşmaya, yazmaya, araştırmaya, düşünmeye ve bildiklerimi söylemeye devam edeceğim.

Günde kaç saat uyuyorsunuz?

3-3,5 saat arasında son 4 yılda hiç 4 saat uyumadım, bazen Mecliste 24 saat kaldım uyumamak için meclis koridorlarında eksersiz yapıyordum.

Peki evde ne yapıyorsunuz?

Evde olduğum pek vaki değildir. Çoğu zaman uyumaya geliyorum. Yine evde de sürekli araştırırım ve okurum. Yatak odamda bile komidinin üzerinde hiç kitap eksik olmaz.

Sürekli görsel basında yer alıyorsunuz?

Evet, birçok yerden davet alıyorum ama çoğuna gidemiyorum. Ama yinede haftada 1 ila 3 programdan aşağı çıkmıyorum.

Merkez medya ve havuz medyası MHP'ye yeterince yer vermiyor sizce de doğru mu?

Bunun 2 boyutu var birincisi, medya genel olarak iktidarın algı yönetiminin bir aracı haline geldi. İktidarın stratejilerini, çözülme politikalarının ve uygulamalarını eleştirenlere yer vermiyor.
Ancak ciddi fikir ve yaklaşımı ve birikimi olanları medyanın kolay kolay ıskalaması düşünülemez.

DİNLEME İŞİNDE, CEMAAT DEĞİL BAŞKA YAPI KULLANILDI

Dinleme olaylarını nasıl yorumluyorsunuz, aynı zamanda bir mağdur olarak?

Ben Türkiye'de dinleme, takip, gözlem kayıt sisteminin uluslararası bir organizasyon tarafından gerçekleştirildiğini düşünüyorum. Türkiye'nin milli ve üniter yapısını ve kurumlarının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkisizleştirmek amacıyla bu sistem bir araç olarak kullanılmaktadır. Dinlemelerin arkasında uluslar arası istihbarat kuruluşları olan BND, MI5,MOSSAD ve CIA olduğunu ve bu servislerin Türkiye deki yerli işbirlikçiler vasıtasıyla gerçekleştiğini düşünüyorum. Bunun içinde Cemaatten kişilerin değil, devlet içersindeki kişi ve gruplardan yararlanıldığını ve kullanıldığını düşünüyorum.

AKP'nin bu konuda iki yanlışı bulunmaktadır,

1)-Devletin derinliklerine bu tür yapılara teslim etmekte bir sakınca görmemesi

2)-Bu dinleme takip ve şantaj işini yalnızca cemaat e indirgemesi.

Olay çok boyutlu ve yönlüdür. Şu soruyu da iktidara sormak lazım. Cemaat eterne edilir, denetim altına alınırsa bu faaliyetler duracak mıdır? Kesinlikle durmayacaktır. Bu defa aynı istihbarat servisleri yumuşak Ğ ideolojisine sahip kişileri kullanmaktadır. Buna en müsait olanda AKP ve AKP zihniyetidir.

CEVAP VERMEK İSTEMEDİĞİ SORU

Adaylık süreci sonunda listede olmayınca sizleri partiden, Meclisten arkadaşlarınız aradı mı ?

Bu soruya cevap vermek istemiyorum.

Hayat bir bütündür ve parçalanamaz. Siyaset bir süreçtir alkışa gelmez. Para alın teridir kirletilemez. Tecrübe yaşanır kiralanmaz.

YENİ MECLİS 4 YILINI TAMAMLAYAMAZ

7 Haziran seçim sonuçlarını nasıl görüyorsunuz?

AKP'de ciddi bir siyasi zaaf, CHP kendi kendini tekrar, MHP'de hamle, HDP barajı aşamayacak militanlık nüksedecek. Ve 7 Haziran seçimleri seçime son veren seçim olma ihtimali vardır. Ceberrut dayatma ve başkanlık sistemi Türkiye'yi kaosa sürükleyebilir.

7 Haziran sonrası Meclisin 4 yıl devam etmeyeceğini erken seçimin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum.

Özcan Yeniçeri’nin eşi görev yaptığı süre içersinde rahatsızlığından dolayı uzun zaman kemoterapi görmüş. 

MECLİS'TE KÜLHANBEYLİK, DIŞARIDAN DAHA FAZLA

Meclis için görüşünüz nedir?

Meclis müzakere yeri değil dayatma yeri olmuş. Meclis içinde külhanbeyliğin, kabadayılığın dışarıdan daha fazla olduğunu gördüm. En üzüldüğüm olayın ise milletvekillerin kavga etmesi ve yaralanma olaylarını görmem oldu.

En beğendiğiniz milletvekili kimdi?

CHP'den Atilla Kart. Bilgi birikimi, entelektüelliği en üst seviyede bir arkadaşımızdı.

Meclis yönetimi için ne düşünüyorsunuz?

Kadınların yönetimi kesinlikle erkeklerden daha iyi idi. Güldal Mumcu ve Merak AKŞENER hanımlar buna çok güzel örnekler. Onların yönetiminde sıkıntı daha az yaşanıyor.

Not: Özcan Yeniçeri beni evinde ağırladı ve eşinin yufkasını açıp hazırladığı böreği ikram etti. Göstermiş olduğu misafirperverlik için kendisine çok teşekkür ediyorum.

Kaynak: ROTAHABER - Özcan Kadıoğlu

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.