Orhan Kavuncu:Bu yetki bir kişiye fazla

 Kavuncu, haberplatosu.com'dan Mustafa Toygar'ın sorularını cevaplandırırken Türk devlet geleneğinde "başkan" bulunduğunu belirterek, "Bu var, yürütmenin başını devletin başı atıyor. Kendisi fiilen yürütmenin başı olmuyor. Hakanı temsilen mührü elinde bulunduran bir sadrazam bir başbakan var. Bu Türk tarih sisteminde bir gelenek ama atla deve değil, değiştirilmez mi değiştirilir. Başkanlık sistemine geçilmez mi geçilir ama siz doğrudan devletin başı yürütmenin de başı olsun diye bir sistem getirirseniz. O zaman yargı ve yasama başkanın kontrolü altında olmamalı. Yasama ve yargı tamamen bağımsız olur" dedi.

Yürütmenin başı olan devlet başkanının yasama ve yargıya karışmayacak olması durumunda başkanlık sisteminin getirilebileceğini belirten Kavuncu, "Ama siz hem yürütmenin başıyım hem devletin başıyım, hem yasamayı kontrol altında tutarım, hem yargıyı da kontrol altında tutarım diyorsanız o zaman biz buna karşı çıkmak durumundayız" dedi.
Orhan Kavuncu "Israrla söylüyoruz bizim burada derdimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yetkilere sahip olup –olmaması değildir. Dediğim gibi bu yetkilere Türkiye’de belki de en güzel kullanacak insan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ama bu yetkilerin bir kişiye verilmesi, bütün sıkıntımız bu…" açıklaması yaptı.
Değişikliklerle cumhurbaşkanının partisinden istifa etmesi şartının kaldırıldığını hatırlatan Orhan Kavuncu, "Dolayısıyla cumhurbaşkanı partili bir cumhurbaşkanı oluyor. Partili bir cumhurbaşkanı hem yürütmenin başı hem devletin başı olduğu zaman, bu demokrasinin asli ilkesi olan kuvvetler ayrılığı prensibine aykırı bir durum meydana getirir. Dolayısıyla değişiklik başkanlık değişikliği de değil, olsa olsa buna tek adam değişikliği denebilir" şeklinde konuştu.

Kavuncu şöyle devam etti:
"Karşı çıkmamız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu yetkileri alacak diye değil. Recep Tayyip Erdoğan bu yetkileri belki de Türkiye'de adil bir şekilde kullanabilecek yegane insandır ama burada doğru anlaşılsın diye söylüyorum benim çok sevdiğim başka insanlara da bu yetki veriliyor olsa ben yine karşı çıkarım. Mesela Nuri Gürgür'e bu yetki veriliyor olsa, rahmetli Türkeş yaşıyor olsaydı, rahmetli Yazıcıoğlu yaşıyor olsaydı da bu yetkiler onlara veriliyor olsaydı ben yine karşı çıkardım. Burada mesele bir kişinin bu yetkilere sahip olması değildir. Bu yetkilerin bir kişiye veriliyor olmasıdır. Bizim karşı olduğumuz şey bu çünkü yarın bu yetkilerin kimin elinde olacağının hiç bir garantisi yok. Onun için bu kadar yetkilerle donatılmış bir cumhurbaşkanı bizim hazmedebileceğimiz bir şey değil."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.