Oktay Vural'dan Hüseyin Çelik'e zor soru?
Yargının iktidarın tehdidi altında olduğunu dile getiren Oktay Vural, AKP'nin yargıyı silah olarak kullanmak ve parti yargısı oluşturmak istediğini ifade etti. 17-25 Aralık operasyonlarında yargıya hesap vermekten kaçanların, bugün yargı üzerinde hakim olmak istediklerini vurgulayan Vural, bütün telaşın, AKP'nin yolsuzluk ve rüşvete batmış olan politikalarını yargıdan kaçırtmak olduğunu belirtti.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve beraberindeki heyeti Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) makamında kabul eden MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Hüseyin Çelik'in "Irak bölünürse Kürdistan bizim kardeşimizdir" açıklamasını değerlendiren Vural, Türkiye'yi yöneten bir iradenin komşu bir ülkenin parçalanmasından olumlu bahsetmesinin kabul edilemeyeceğini vurguladı. Komşu devletin bölünmesini makul gören anlayışın, bu devletlerin yıkılma taşeronluğunu da üstlenmiş olacağını savunan Vural, "Bizim kadim politikalarımız bu medeniyet havzasında huzurdur, birliktir ve bütünlüktür. Devletlerin etnik kimliklere ve mezheplere göre bölünerek yönetilmesi, BOP'un bir parçası. Çelik, komşu ülkenin bölünmesini meşrulaştıran açıklama yapmıştır. Bu zihniyet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerinde bölücü senaryoları da meşrulaştırmayı görev edinmiş bir zihniyettir. Birileri de kalkıp, kendi coğrafyamızda 'devlet kurulmasını meşru görüyoruz' dediği zaman, Hüseyin Çelik ne cevap verecektir?" diye konuştu.

AKP hükümetinin BOP çerçevesinde İsrail'in menfaatlerine uygun hareket ettiğini savunan Vural, AKP ve kılavuzlarının, İsrail'in taşeronu olarak Ortadoğu'da büyük İsrail projesinin taşlarını döşediklerini kaydetti. AKP ile İsrail arasında gizli işbirliği bulunduğunu ileri süren Vural, "Bu eksende son dönemde çözüm süreci olarak gündeme getirilen, PKK terör örgütünün siyasi amaçlarına ulaşmasını kolaylaştıran süreçle AKP sözcüsünün Kürt devletini meşrulaştıran sözleri, Türkiye'nin de aynı planın hedefinde olduğunu ortaya koymaktadır. AKP, milli dış politika değil, ABD-İsrail eksenli taşeron politika uygulamaktadır." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün aday olmayacağına ilişkin açıklamasının hatırlatılması üzerine ise Vural, Gül'ün 5 yıl daha Cumhurbaşkanlığı yapabilecek performansı olmadığını itiraf ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı yapmış bir kimsenin, başkalarının taşeronluğuyla ilgili görevi kabul etmesini milletin değerlendirmesi gereken husus olduğuna dikkat çeken Vural, Gül'ün toplum nezdinde hukuk devleti ve özgürlükler açısından olumlu adım atmadığını belirtti. Anayasa'da verilen görevleri layıkıyla yerine getirmemiş Cumhurbaşkanı olarak tarihe geçeceğini ve sadece ismi kalacağını dile getirdi.

Sulh ceza mahkemelerinin lağvedilerek tutuklama, yakalama, arama, gözaltı ve itiraz kararlarında tek yetkili olacak sulh ceza hâkimliklerinin kurulmasını öngören yasaya ilişkin de Vural, maalesef ak savcı, ak yargı, ak hakim dönemine giriliyor olduğunu söyledi. Yargının iktidarın tehdidi altında olduğunu dile getiren Vural, AK Parti'nin yargıyı silah olarak kullanmak ve parti yargısı oluşturmak istediğini ifade etti. 17-25 Aralık operasyonlarında yargıya hesap vermekten kaçanların, bugün yargı üzerinde hakim olmak istediklerini belirten Vural, "Bütün telaş, AKP'nin yolsuzluk ve rüşvete batmış olan politikalarını yargıdan kaçırtmaktır. Adaletten kaçmak isteyen Adalet Ve Kalkınma Partisi var. İlk yapacakları, tüzük kongrelerinde adalet kelimesini partilerinin adından çıkartmaları olacaktır." diye konuştu.

AKP'nin kendi dönemini sorgulanamaz dönem haline dönüştürmek istediğini dile getiren Vural, çözüm süreciyle ilgili atılan adımların, hukuki sorumluluktan kurtulmanın 17-25 Aralık'ta elde edilen verilerin silinmesinin suçların üstünü örtmek anlamına geldiğini kaydetti.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.