Oktay Vural: Lozan\'ı kimse bozamaz!

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş tapusu olan Lozan Antlaşması'nı kimsenin değiştiremeyeceğini, kimsenin Lozan'a el uzatamayacağını ifade eden Vural, "Sen kimsin Lozan'ı yeniden yazmamız lazım diyorsun. Biz Lozan'ı kabul ettirmek için 7 düveli denizedöktük. Lozan'a kimse el uzatamaz" dedi.

Partisinin İzmir İl Başkanlığı tarafından İnciraltı'nda düzenlenen iftar programına katılan Vural, gündemdeki konularla ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin son sözünü 9 Eylül'de Yüzbaşı Şerafettin'in Türk bayrağını dikmesiyle söylediğini ifade eden Vural, "Ne günlere kaldık. Çıkıp konuşuyorlar, efendim kendi kaderlerini kendileri tayin edecekmiş. PKK terör örgütüne teslimiyet bayrağını çekecekler, bir de kalkacaklar kendi kaderlerini tayin edeceklermiş. Sen kimsin? Batman'da konuşuyorlar, 'Lozan'ı yeniden yazmamız gerekir' diyorlar. Türkiye Cumhuriyet Devleti'nin kuruluş tapusu olan, kurucu anlaşması olan Lozan'ı hiç kimse delemeyecektir. Bir Türkiye düşünün ki, Lozan'ı yeniden yazmamız gerekir diyor. Biz Lozan'da Türkiye Cumhuriyeti'ni kabul ettirmek için 7 düvele karşı mücadele ettik, onları denize döktük. Bugün yaşanan bu tablolar, cumhuriyetin kurulmasından önce yürütülen mücadelenin aynısıdır. Sevr barış anlaşması neyse bugün de AK Parti'nin barış ve barış süreci aynıdır. O gün Kürdistan'ı kurduramayanlar bugün AK Parti'nin teslimiyetiyle Doğu ve Güneydoğu'da Kürdistan'ı kurduruyorlar. Buna 'evet' diyecek, bu gidişat karşısında eli kolu bağlı kalacak bu milletin bir ferdi olabilirmi? Biz MHP olarak bu gidişata dur demeye karar verdik. Başbakan aciz olabilir ama Türk devleti, Türk milleti aciz ve çaresiz değildir" dedi.

'ZİHİNLER İŞGAL EDİLMİŞ DURUMDA'

Konuşmasında çözüm ve barış süreci üzerinden AK Parti'ye yüklenen Vural, Türkiye'nin bugün Sevr anlaşmasının getirdiği işgal sürecini yaşamadığını ancak zihinleri işgal altında olan kişilerce yönetildiğini söyledi. Hükümeti yönetenlerin zihinlerinin, işgalcilerin düşünceleriyle dolu olduğunu ileri süren Vural, "Başka Türkiye yok, başka millet yok. Bu gidişatı durdurmanın yolu AK Parti'ye verilen desteğin çekilmesidir. Bu vebale ortak olmamak gerekir. Bu mesele bir parti meselesi değildir, hepimizin var olma meselesidir. Bu iftar sofraları milletimiz için idrak sofraları olmalıdır. Türkiye nereye gidiyor? Sözde barış süreci adı altında milletimiz çözülüyor, devletimiz çözülüyor. PKK terör örgütü çekilecek dediler, devlet çekiliyor. Milli irade dediler, milli irade yerine Doğu ve Güneydoğu'da PKK'nın iradesi hakim kılınmaya başlandı. Herkes bu olup biteni görmelidir. AK Parti hükümeti Türkiye Cumhuriyeti'ni nereye götürüyor? Çözüm ve barış süreci dedikleri PKK çözümüdür. Barış dedikleri de devletin Doğu ve Güneydoğu'dan çekilmesidir. Maalesef güvenlik güçlerimiz çekiliyor ama PKK'nın teröristleri asayiş birimleri kuruyor, yol kesiyor, kimlik kontrolü yapıyor. Bu tabloyu görün analarımız ağlamıyor mu? Analar ağlamasın diye yola çıkanlar, burada şehit ailelerimiz var, gazilerimiz var, bu şehitler bu manzaralar olmasın diye şehit oldu, bu ne utanmazlıktır" diye konuştu.

'DÜNYANIN BİRÇOK BÖLGESİNDE TÜRK MİLLETİ ÜZERİNDE BASKI VE ZULÜM VAR'

İftarda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu da, Ramazan'ın bu güzel günlerinde iç huzurumuzu bozmaya çalışan birtakım çevreler bulunduğunu belirtti. Geçtiğimiz günlerde Kerkük'te düzenlenen ve onlarca Türkmen'in şehit edildiğin saldırıya da değinen Tanrıkulu, "Kerkük'te ölüm ibresi Türkmen kardeşlerimizi göstermiş ve yakın bir zaman içinde onlarca Türkmen kardeşimiz hunharca şehit edilmiştir. Doğu Türkistan'ta Çin zulmü orada bulunan din kardeşlerimizin, orada bulunan ırkdaşlarımızı oruç tutmamaları yönünde bir baskı altına almıştır. Hem yakın çevremizde hem de dünyanın birçok bölgesinde Türk milleti üzerinde bir baskı ve zulüm çemberi oluşturulmuştur" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.