Oktay Vural Boş Koltukla Basın Toplantısı Yaptı

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Ahmet Davutoğlu'nun 27 Ağustos 2014'te AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan olduğunu hatırlatan Vural, "178 gün geçti. Başladığından bu yana ne söylediniz, ne yaptınız; vatandaşımıza herhalde cevap vermeniz gerekiyor." dedi.

Başbakan Davutoğlu'nu temsilen üzerinde 'Başbakan' yazan boş bir koltukla Meclis'te basın toplantısı yapan Vural, Davutoğlu'nun açıklamalarını hatırlatarak sık sık boş koltuğa dönerek çeşitli sorular yöneltti. Sözlerinin başında, hayatını kaybeden sanatçı Kayahan'a başsağlığı dileyen Vural, "Sanat camiamızın, hepimizin başı sağ olsun. Eserleriyle hepimizin kalbinde yerini buldu." ifadelerini kullandı.

Meclis'in bugün 24. Dönem'deki son birleşimini yapabileceğini belirten Vural, Başbakan Davutoğlu'nun serencamından bahsetti. Başbakan Davutoğlu'nun 27 Ağustos 2014'te AK Parti Genel Başkanı olduğunu hatırlatan Vural, Davutoğlu'nun yaptıklarını anlattı. Vural, "178 gün geçti. Başladığından bu yana ne söylediniz, ne yaptınız; bunlara vatandaşımıza herhalde cevap vermeniz gerekiyor." dedi.

Siyasette ilk 100 günün önemli olduğunu dile getiren Vural, Davutoğlu'na şu soruları yöneltti: "178 gündür çeşitli söylemler ve vaatlerde bulundunuz. 8 Ekim Kobani olayları olduğunda 'kamu düzeni sağlanacaktır' dediniz. Kamu düzenini siz mi, Kandil mi, PKK, HDP mi sağlayacak? Karar verdiniz mi? Kamu düzenini Bakan'a mı, Kandil'e mi teslim ettiniz? Attığınız adımlarla sürekli olarak Cumhurbaşkanı müdahalesine maruz kalmanız, hangi devletin geleneğinde var? Cumhurbaşkanı, 'seçim beyannamesini dikte ettirdiğini' açıkladı. Cumhurbaşkanı sizin partinizin seçim bildirgesini okuyor, talimatla başkanlık sistemini bildirgeye almanızı ifade ediyor. Başbakan-Cumhurbaşkanı ilişkisinde bu parlamenter sisteme uygun mu? Seçim beyannamesini siz mi, Erdoğan mı kaleme aldı? Bir ay içerisinde önce 'sanayiyle ilerleyeceğiz', sonra 'olmaz, inşaat sektörüne desteği artıracağız' diyorsunuz. Bu gelgitlerin sebebi nedir? Dört eski bakan ile ilgili oylamada niye yurtdışına kaçtınız, hani kol kesecektiniz? Ne oldu bu kol kesme işlemi? Bütçede yoktunuz, Bakanlar Kurulu toplantısının ne zaman, kimin başkanlığında toplanacağını dışarıdan öğreniyorsunuz. Bir gece operasyonuyla Başbakanlık hizmet binasına Cumhurbaşkanlığı forsu takıldı. Sayın Başbakan orada mısınız? Kamuda şeffaflık planı ne oldu, şeffaflaştı mı? Bir Başbakan PKK, PYD'ye niye selam gönderir? Hakan Fidan'ı niye partinizden aday yapamadınız, listeleri siz yapmıyor musunuz? Veto mu var? Süleyman Şah Türbesi'nin bulunduğu toprakları terk ettiniz. Vatanı taşıyabilen bir Başbakan... Vatanı, toprağı nasıl taşıdınız? Savunmadınız, kaçtınız, bir de şükrettiniz. Şükür namazı kılarken ne söylediniz? Dolmabahçe mutabakatı var mı, yok mu? İzleme Heyeti ile ilgili sözlerin hangisinin kıymeti harbiyesi var? Milletten bunları niye saklıyorsunuz? Arınç ile Gökçek arasındaki tartışma konusunda ne oldu disiplin kurulu, hesap verilecekti? Kanunlarımıza göre örtülü ödeneği sadece Başbakan kullanır. Cumhurbaşkanlığı'nda paralel bir istihbarat merkezi mi var? Bakan sizden habersiz mi bu önergeyi getirdi? MİT size bağlı değil mi? Yakın zamanda DHKP-C ile de çözüm müzakeresi başlatacak mısınız? Çocukken oynadığınız müsamere psikolojisinden kurtulamamışsınız. Müsamerede değiliz, siz Başbakan olarak görev aldınız. Dış politikada sıfır sorun dediniz Başbakanlığı sıfırladınız. 178 gündür Başbakan olarak esameniz okunmadı, söylediğinizi yapmadınız, söylediklerinizin tersi oldu. Millet kime oy verecek? Bu ülkeyi kim yönetiyor? Sayın Başbakan'a sorularımızı ilettik ama cevabı 7 Haziran'a kadar boş kalacak. Çünkü Başbakanlık koltuğu boş... Türkiye'yi yöneten bir Başbakan yok. Millet; söylediklerini yapamayan, Türkiye'yi nereye götürdüğünü bilemeyen, sürekli yanıltılan Başbakan ile geleceğe bakamaz. İnşallah 7 Haziran'da milletin iradesiyle Başbakanlık koltuğu dolacak. Sayın Başbakan 7 Haziran'dan sonra zaten dolduramadığınız bu koltukta oturamayacağınıza göre, Moon tarikatının gezisine katılmayı düşünüyor musunuz?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özel güvenliğin kaldırılmasına yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine ise Vural, "Olaylar gelişiyor, savcı şehit ediliyor, önleyemiyorlar, şehit olduktan sonra operasyon yapıyorlar. Bunların ne anlamı var? Devleti devlet gibi yönetin de ne yapacağınızı bilin. Bu olay olmasaydı devam mı edecekti? Özel güvenliği bırak, o teröristler oraya kadar nasıl geldi, istihbarat nerede? İstanbul Emniyeti'ne saldıran, canlı bomba olarak bilinen terörist oraya nasıl gelmiş? Sorgulanması gereken istihbarat ve güvenlik zafiyetidir. 10 gün öne korumalar neden kaldırılmıştır? Bizim nereye gittiğimizi takip ediyorsunuz da onların nereye gittiğini niye takip etmiyorsunuz? Olayın bu boyutuna bakmak lazım. DHKP-C'nin hangi derin odaklarla işbirliği içinde olduğunun ortaya çıkarılması lazım." dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın 'kral çıplak' sözlerinin sorulması üzerine de Vural, "Kral çıplak. 17-25 Aralık, Oslo, Dolmabahçe'de bunu gördük. Asıl soru, kral kim? Araştırmacı gazetecilerimiz kralın kim olduğunun cevabını verirler." diye konuştu.

Cihan

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.