Öğretmenler yoksulluk sınırının altında

Milli Gazete'den Muhammed Vefa'nın haberine göre milli gelir seviyesinin bir ülke için çok önemli olduğuna dikkat çeken Karamollaoğlu, “Milli gelirin sağlam bir zemine oturtulması gerekiyor. Başka ülkelerin uyguladığı sistemleri önemsemeliyiz. Bunlardan örnek alabiliriz. Ancak her ülkenin uyguladığı ekonomik sistemi ülkemiz için uygulamamız mümkün değildir. Milli geliri tek başına ticaretle yükseltmek gibi bir durum olamaz. Kişi başına düşen milli geliri turizm ve ticaret bir ülkenin gelirini yükseltmez. Bizim gibi ülkelerin her alanda ciddi yatırımlar yapması gerekiyor. Milli gelirimizin acil bir yükselişe ihtiyacı var. Tabii yükseliş olurken de, adil bir paylaşımın olmasına dikkat etmeliyiz” diye konuştu.

"Çiftçi ekip biçemiyor"
Karamollaoğlu, tarımın stratejik bir sektör olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:

“Tarım sektörüne ciddi bir önemin verilmesi gerekiyor. Çünkü tarım, bir ülkede herkesi ilgilendiren bir meseledir. Bundan dolayı devletin tarıma yönelik tam bir desteği vermesi icap eder. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçiler ile ilgili söylediğimiz söylemin aynısını tekrar etmeye başladı. Biz bundan mutluluk duyuyoruz. Bizim önceden söylediğimizin ihtiyaç olduğunu sonunda anladılar. Tarım ve gıda sektörü en önemli stratejik sektördür. Sanayiden, hepsinden önemli bir sektördür. Bütçe Kanunu’na göre bütçenin yüzde 1’inin tarıma verilmesi gerekiyor. Bu da 35 milyar civarında ancak hükümet bu sene 14 milyar destek veriyor. Bu şekilde destek verilirse tarımı tekrar geliştirmeniz zor gözüküyor. Çiftçi ekip biçemiyor. Bu nedenle dışarıya başvurup ithal et, hayvan alıyoruz. Bu da ekonomimize zarar veriyor.”

"Böyle bir anlayış olamaz"
Karamollaoğlu, milli gelirin adil dağıtılması gerektiğinin altını çizerek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Adil Düzen’i söylediğimizde aklımıza ilk gelen asgari ücret oluyor. Hükümet ile sendika arasında başlayan ‘asgari ücret zam meselesi’ başladığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın ‘işçilerimizden anlayış bekliyoruz’ demesini hayret ile karşılamıştım. Anlam verememiştim. Bu akla alınacak bir durum değil. İşverenden bu durum anlaşılır ama işçiye bu denilmeyecek bir durumdur. Bu tam olarak işçiyi biraz daha aç bırakmak demektir.”

"Öğretmenler yoksulluk sınırının altında"
Asgari ücretin mutlaka daha yüksek olması gerektiğine vurgu yapan Karamollaoğlu, “Asgari ücretin açlık sınırının altında olması kabullenilecek bir durum değildir. Yoksulluk sınırında ücret alanlar bile zorluk içinde mücadele veriyorlar. Öğretmenlerimiz de yoksulluk sınırının altında ücret alıyor. Buradan da milli gelirde adil bir dağıtımın olmadığını anlıyoruz. Bu durum emekliler ve memurlarımız için de geçerli. Hepsi yoksulluk sınırının altında geçinmeye çalışıyor. Milli gelir düzeninde büyük bir adaletsizlik var. Çiftçilerin gelirinin mutlaka açlık ve yoksulluk sınırının üstünde olması gerekiyor. Burada ciddi bir çarpıklık olduğu gözüküyor. Esnafta da aynı durum ciddi olarak hissediliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.