Öcalanın yeni partisinin 1.Olağan Kongresi yapıldı

Genel kurulu HDK içinde yer alan siyasi parti ve oluşumların başkan ve temsilcilerinin yanı sıra KESK Genel Başkanı Lami Özgen ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül'ün de bulunduğu çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi de izledi.

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün divan başkanlığı yaptığı genel kurulun açılış konuşmalarını HDP Eş Genel Başkanları Fatma Gök ve Yavuz Önen yaptı.

ÜÇÜNCÜ BİR YOL

\"\"Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) barış, eşitlik ve demokrasiden yana herkesin ortaklaşma zemini olarak doğduğuna dikkat çeken Eş Başkan Fatma Gök, HDP’nin kuruluşundan bu yana barış süreci ve Gezi direnişi gibi tarihi olaylar yaşandığını hatırlattı. Birlikte yeni bir hayat kurma özleminin bu iki süreçte de ön plana çıktığını kaydeden Gök, Diyarbakır’dan İstanbul’a atılan dayanışma köprüsünde HDK’nin önemli bir rol oynadığını vurguladı.

Eş Başkan Yavuz Önen de, Gezi direnişi ve barış sürecinde öğrenilenlerin geçmişin deneyimiyle birleştirileceği yerin HDK olduğunu dile getirdi.

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Ortadoğu’da halkların çeşitli egemen güçler arasında tercih yapmaya zorlandığını belirterek, halkların ancak Rojava’da olduğu gibi üçüncü bir yoldan kendi geleceklerini kurabileceğini söyledi. Bu üçüncü yolda HDK ve HDP’nin önemine vurgu yapan Kışanak, BDP olarak bu konuda tüm güçlerini seferber edeceklerini söyledi.

‘AKP’YE İHTİYACIMIZ YOK’

Başbakan’ın ana dilde eğitim ve seçim barajı konusundaki sözlerine de yanıt veren Kışanak şunları söyledi: “Siz bu yaklaşımlarınızla ve politikalarınızla kendinizi barış sürecinin dışına itebilirsiniz. Ama barış süreci, bu barış yolculuğu, demokratik çözüm yolculuğu size rağmen sürecektir. Siz, bir daha o koltukta olmayabilirsiniz, bir daha başbakan olmayabilirsiniz, heves ettiğiniz cumhurbaşkanlığı koltuğuna da belki oturamayabilirsiniz. Ama Kürtçe Kürt halkının ana dili olarak ilelebet varolacaktır. Bu hakkımızı kullanmak için hiç kimseden icazet beklemiyoruz. Bir halk varolduğu ve mücadelesini örgütlü bir şekilde yürüttüğü sürece bu haklarının tamamını kendi iradesiyle, kendi iradesi, direnişiyle hayata geçirecektir. Barışı ve çözümü, demokratik cumhuriyeti sizin kapınızda aramıyoruz, halkların koynunda arıyoruz. Türk halkı, Kürt halkı, Araplar, Süryaniler, Ermeniler, hep beraber barışı büyüteceğiz. AKP’ye ihtiyacımız yok, Tayyip Erdoğan’a ihtiyacımız yok.”

'GEZİ'YE AKP BİLE SAHİP ÇIKACAK'

BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in “Söylüyorum bir kenara yazın. Bu Gezi'ye hükümet bile sahip çıkacak” sözleri de salonda kahkalarla karşılık buldu. “Dikkat edin konuşmalarına. İlk başta 'ilk bir gün iyiydi'. Giderek 3 güne çıktı. Şimdi bir haftayı telaffuz edenler var. Giderek sürecin tamamına yayılacak” diyerek sözlerini sürdüren Önder, şunları söyledi: “Herkes mahçup bir temkinlilikle 'Gezi ruhu' dediğimiz, aslında bu ülkenin itiraz kültürünün, muhalefet kültürünün, devrimci direniş kültürünün yarattığı ruhtan başka bir ruh olmayan o ruha, içinde olan olmayan herkes ufak ufak iskele yapıyor. Hükümet de gelecek buna. Sık sık 'Gezi'den sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' deniliyor. Fakat devrimciler hariç herkes, 'Gezi'den sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' deyip her şeyi eskisi gibi yapıyor. Bu kongremiz, bu yönüyle tarihsel ve kıymetlidir. Biz her şeyi eskisi gibi yapmamak için bu 2 aylık sürede programımızı somutlaştırmaya ve bunu hayatın devrimci ihtiyaçlarını karşılayacak bir kapsam ve içeriğe ulaştırmaya harcamalıyız. Her birimizin katkısı kıymetlidir, biriciktir.”

'BİRLİKTE KAZANACAĞIZ'

İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel de, “Partimiz eşitsizliklere, yasaklara, zulme karşı, geleceğini kazanmak için inisiyatifle harekete geçen Gezi direnişinde gördüğümüz halkların birleşeceği bir parti olacak. Önümüzdeki dönemde bütün çabamız buna yönelik olacak” dedi. Ortadoğu'da yaşanan katliamlarda yaşamını yitirenleri anan Tüzel, “Rojava'da devrimin çağrısıyla birleşen, geleceğini kuran halklara dönük katliamda rolü olan Türkiye egemenlerinin o çirkin sahte ikiyüzlülüklerini lanetliyorum" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın Mısır katliamından bahsederken “Gezi medyası” sözünü kullanmasını eleştiren Tüzel, "Ne kazanırsak birlikte kazanacağız. Gezi direnişi ve Eylül'le birlikte harekete geçecek bu gücün önünü kesmek isteyen Başbakan ve AKP diktatörlüğüne karşı, asıl kazanım halkların elinden olacak. Kendi deneylerimizle öğrendik ki, bu ülkeye, Ortadoğu'ya barış, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik gelecekse, bunu hükümetten beklemeyeceğiz. Direniş, mücadele anlayışıyla kendi ellerimizle kazanacağız” diye konuştu.

'TÜM HALKLAR İÇİN ANA DİL'

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, 17 Ağustos depreminde yaşamını yitirenleri anarak başladığı konuşmasında, AKP hükümetinin ranta dayalı kentleşme politikasını eleştirdi. “Biz geleceği örgütlemek için, geleceğin iktidarını kurmak için, demokratik iktidarı kurmak için yola çıktık” diyen Tuncel, Barış sürecinin “sadece Kürdistan halkının değil, daha çok batının sorumluluğunda” olduğunu söyledi. Başbakan’ın Kürtçe ana dil için düzenleme yapılmayacağı yönündeki açıklamalarına yanıt veren Tuncel, “Sayın Başbakan'a bir sürpriz söyleyelim. Ana dil sorunu artık sadece Kürtlerin değil, Arapların, Lazların, Çerkezlerin, herkesin sorunu. HDK tüm bu halklar için de ana dilde eğitim istiyor” dedi.


TAŞLAR KİMİN LEHİNE YERİNE OTURACAK?

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan da, Rojava'da yaşanan insanlık dramını en ağır şekilde yaşayan kadınları anarak sözlerine başladı. Gürkan, AKP hükümetini El Kaideci çetelere destek vermekten vazgeçmeye çağırdı. Ortadoğu'da taşların yerinden oynadığını belirten Gürkan, taşların yerine egemenler lehine mi, halklar lehine mi oturacağının verilecek mücadeleyle belli olacağını söyledi. Egemen güçlerin Ortadoğu ve Kuzey Afrika halklarına baskı ve ölüm vaat ettiğini kaydeden Gürkan, buna karşı halkların özgürlük ve kardeşlik zemininde geleceklerini kurması gerektiğini kaydetti.


'HERKES EŞ BAŞKAN, BİR BEN ÜYEYİM'

BDP Eş Başkanı Kışanak'tan sonra konuşan BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, sözlerine BDP'den başlayıp çeşitli siyasi partilerde devam eden "Eş Başkanlık" uygulamasına ilişkin bir espri yaptı. Önder'in “Her çıkan eş başkan. Herhalde bir ben sıradan üyeyim” sözleri salonda gülüşmelere neden oldu. Eşbaşkanlığın burjuva siyasetinin çirkin yüzüne iyi bir yanıt olduğunu ifade eden Önder, “Baksanıza Deniz Baykal, Kılıçdaroğlu başkan olduğundan beri Meclis'e bile uğramıyor” dedi.


DEĞİŞİKLİKLER EKİM'DE

HDP, HDK’nin mevcut yasalar gereği seçimlere girebilmesine yönelik kurulmuştu. Parti, meclislerde alınan kararlar doğrultusunda hareket ediyor. Basında yer alan haberlerin aksine, HDK Meclisi'nde alınan karar doğrultusunda HDP'nin eş başkanlık, parti meclisi ve genel meclisinde değişiklik yapılmadı. Gerçekleştirilmesi planlanan tüzük değişikliği de, bugün yapılan HDP Genel Meclis toplantısının kararı doğrultusunda gündemden düşürüldü. Tüzük değişikliği ve parti organlarındaki yenilenme, Ekim ayında yapılması planlanan olağanüstü genel kurulda gündeme gelecek. (Ankara/EVRENSEL)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.