Öcalan\'a siyaset yolu kapalı

Demokratikleşme Paketi'nde yer alan, partilere üyeliği yasaklayan hükümlerden, 'terör eylemlerinden mahkum olma' şartının çıkarılmasının Abdullah Öcalan'a siyaset yolunu açtığı yönündeki yorumlara Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ tepki gösterdi. Düzenlemenin yanlış yorumlandığını belirten Bozdağ, 'Türk Ceza Yasası'nın 53. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına göre Öcalan hapis cezasına çarptırıldığı ve infazı da devam ettiği için seçme ve seçilme hakkını kullanamaz. Hiçbir siyasi partiye üye olamaz' dedi.

Hükümetin Meclis'e gönderdiği tasarıda, Siyasi Partiler Kanunu'nun 11. maddesinin b bendi (siyasi partilere üye olmayı kısıtlayan hükümler) yürürlükten kaldırılıyor. Başbakan Yardımcısı Bozdağ, bu düzenlemeyle ilgili 'Öcalan'a siyaset yolunu açıyor' şeklindeki değerlendirmelerin doğru olmadığını belirterek şunları söyledi:

KANUN MADDELERİ AÇIK

'TCK 53. maddenin birinci fıkrasında, 'Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda TBMM üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasî hakları kullanmaktan, vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasî parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, yoksun bırakılır' deniliyor. Ayrıca 2. fıkrada ise, 'Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz' düzenlemesi yer alıyor. Öcalan hakkında hapis cezası kesinleştiği ve bu cezanın infazı devam ettiği için, Öcalan seçme ve seçilme hakkından yararlanamaz. Siyasi haklarını kullanamaz. Ne Öcalan'ın ne de aynı durumda mahkumların siyasi partilere üye olması ve siyaset yapmaları mümkün değildir.'

Mahkeme hükümeti teyit etti

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) Ergenekon davasından tutuklu bulunan Mustafa Balbay hakkında verdiği kararın yeni bir durum getirmediğini belirterek, 'Hepimiz uzun tutukluluk süresinden şikayet ettik. Daha önce tutukluluk süresiyle ilgili bir üst sınır yoktu. Bizim uzun tutukluluğa ilişkin söylediklerimiz teyit ediliyor' dedi. Hükümetin tutukluluk süresinde 10 yıl sınırını getirdiğini hatırlatan Bozdağ, 'Hizbullah üyelerinden bir kısmı üst sınır düzenlemesi üzerine serbest bırakılınca bugün 'uzun tutukluk süresi yanlıştır' diye yazan bazı yazarlar bizi eleştirmişlerdi. AYM (Balbay ile ilgili) 10 yılı da uzun bularak iptal etti ve yeni düzenleme yapması için Meclis'e 1 yıl süre verdi. Düzenlemeye dek 1 yıl içinde 10 yıl üst sınırı geçerli. O nedenle AYM kararı yeni bir şey getirmiyor' ifadelerini kullandı.

YENİDEN YARGILANMAZ

Balbay hakkında karar verme yetkisinin mahkemeye ait olduğunu kaydeden Bozdağ, şöyle konuştu: 'İlk derece mahkemesi tutukluluğun devamına, kaldırmaya veya adli tutuklu haline dönüştürmeye karar verebilir. Kararı verecek yerel mahkemedir. Bekleyip görmek lazım. AYM kararı yeniden yargılamayı gerektirmez. AYM, Yargıtay gibi temyiz mahkemesi değildir.'

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.