Mustafa Kamalak:Yeniden yargılamayı gerektiren durum yok

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (ESAM) bu haftaki konuğu Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak oldu. Kamalak, Ergenekon ve Balyoz tutuklu ve hükümlülerinin yeniden yargılanması ile ilgili yaptığı değerlendirmede yeniden yargılanmanın tahliye ile sonuçlanacağını söyledi.

Yeniden Yargılanmayı Gerektiren Bir Durum Yok

Başbakan Erdoğan’ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın ‘TSK’ya kumpas’ iddiasının büyük bir anlam ifade ettiğini belirten Kamalak, “Bu mesajla ülkenin en büyük davaları bir anda önemini kaybetti” dedi.  Kamalak, “Güya Sayın Başdanışman Başbakan’a destek verecekti ama kumpas denilen bir ifade kullandı. Bu durumda Cumhuriyet tarihinin en önemli yargılamaları anlamını kaybetti. Ne olacak şimdi. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı devrede. Hükümet yetkilileri ile TBB Başkanı el ele verip çözüm aramak mecburiyetinde kaldı. Yeniden yargılamanın şartları ceza muhakemeleri kanununda belirtilmiştir. Bu kanuna göre iadeyi muhakeme kararı verilmesi için ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı lazım. O kararın hukuka aykırı olduğunu gösteren bilgiler ve belgeler gerekiyor. Yeniden yargılama yapıldığı takdirde, ya beraate yol açacak ya da mahkumiyet cezasını hafifletecek bir karar doğuracak nitelikte olması lazım. Bakıyoruz ortada böyle bir şey var mı, yok. Şu halde yürürlükteki kanuna göre yeniden yargılanmayı gerektiren bir durum yok” şeklinde konuştu.

Ankara bürosu

“Türkiye  Nereye Gidiyor’ başlıklı sunumunda Kamalak, önemli mesajlar verdi. Özellikle Ergenekon ve Balyoz davasında tutukluların yeniden yargılanmaları ile ilgili konuşan Kamalak, sürecin sonunda askeri vesayetin yargı yoluyla aklanacağı uyarısını yaptı.  ESAM Genel Merkezi’nde düzenlenen konferansta Kamalak, 2013 yılını değerlendirerek, Türkiye’nin son bir yıl içinde önemli olaylar atlattığını söyledi. Kamalak, başta Gezi olayları olmak üzere sonrasında Dershanelerin kapatılması ve son operasyon ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, “Bütün bu olaylar rahatsız edici. Ülkeye huzuru vermiyor” dedi. Kamalak konuşmasının önemli bir kısmını ise Ergenekon ve Balyoz tutuklularının yeniden yargılanmasına ayırdı. Başbakan Erdoğan’ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın ‘TSK’ya kumpas’ iddiasının büyük bir anlam ifade ettiğini belirten Kamalak, “Bu mesajla ülkenin en büyük davaları bir anda önemini kaybetti” dedi.  Kamalak, ayrıca ‘kumpas’ iddiası ile ilgili de şu sözleri sarfetti: “Güya Sayın Başdanışman Başbakan’a destek verecekti ama kumpas denilen bir ifade kullandı. Bu durumda Cumhuriyet tarihinin en önemli yargılamaları anlamını kaybetti. Ne olacak şimdi. TBB Başkanı devrede. Hükümet yetkilileri ile TBB Başkanı el ele verip çözüm aramak mecburiyetinde kaldı”

Mevcut Kanun Değiştirilmeli

Hükümet ile Türkiye Barolar Birliği’nin el ele vererek çözüm üretme girişimlerini de değerlendiren Kamalak, mevcut kanuna göre bunun mümkün olamayacağının altını çizdi. Kamalak, “Yeniden yargılamanın şartları ceza muhakemeleri kanununda belirtilmişti. Bu kanuna göre iadeyi muhakeme kararı verilmesi için ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı lazım. O kararın hukuka aykırı olduğunu gösteren bilgiler ve belgeler gerekiyor. Yeniden yargılama yapıldığı takdirde, ‘ya beraate yol açacak, ya da ‘mahkumiyet cezasını hafifletecek’ bir karar doğuracak nitelikte olması lazım. Bakıyoruz ortada böyle bir şey var mı, yok. Şu halde yürürlükteki kanuna göre yeniden yargılanmayı gerektiren bir durum yok” dedi.

Eğer Kumpas Varsa Af Olmaz

Yeniden yargılanmanın nasıl olacağını da söyleyen Kamalak, “Yeniden yargılanma ancak yeni kanunla olur. Yeni kanun af biçiminde olamaz. Çünkü ortada ‘kumpas’ iddiası var. Bu ise hile ve komplo demektir. Devlet bir kişiye komplo kurmuş, tuzağa düşürmüşse ‘seni af ediyorum’ deme hakkına sahip olur mu? Olamaz. Çünkü af modern hukuka göre suçlular için ilan edilir. Suçun neydi ki, kimi af ediyorsun. Eğer kumpas varsa af olamaz. Ne olur o zaman yeniden yargılamayı gerektiren bir hüküm yoksa da oraya özel bir hüküm eklemek gerek” diye konuştu.

Yeniden Yargılamada Tahliye Kararı Çıkar

Yargılanmanın yeniden başlaması halinde ise ülkeyi nasıl bir yol beklediğini ortaya koyan Kamalak, “Tutuklanan ve hüküm giyenlerin tamamının yeniden yargılanması sonucu serbest bırakılması gerekir. AYM’nin Mustafa Balbay için verdiği kararı hatırlamak gerekir. ‘Tutukluluk süresi fazla olmuştur’ diyor. ‘Adil yargılama süre aşılmıştır’ diyor.

Balbay ile beraber veya daha önce içeri alınanların yargılanması söz konusu olduğu vakit, sürenin uzunluğu bu sefer hayli hayli dikkate alınacaktır. Yeniden yargılama süreci başlar başlamaz bunların hepsinin tahliyesi gerekir” dedi. Kamalak, yeniden yargılanma aşamasının ‘tahliye kararı’ ile kalmayacağına da ifade ederek, “Bunlara devletin yüklü miktarda tazminat ödemesi gerekir. Askeri vesayet yargı yoluyla aklanmış olarak dönecektir. Suçlananlar ibrar edilmiş, beraat olmuş, tazminat almış olacak” dedi. 

Hakim Ve Savcılar Yüce Divana Gidebilir

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de Ergenekon ve Balyoz ile ilgili ‘kumpas’ iddiaları üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir dilekçe ile başvurarak başvurmasını da değerlendiren Kamalak, “TSK’da ‘kumpas’ ile ilgili suç duyurusunda bulundu; emniyet mensupları, savcılar, hakimler için. Dün karar veren hakimler yarın sanık olabilir. Balyoz davasının savcıları tırnak içinde ifade ediyorum bu sürecin sonunda  ‘yüce divana’ gidebilirler” dedi.

28 Şubat’ın Yargılanması Başından Belliydi

Kamalak, konuşmasında ayrıca 28 Şubat Davası ile ilgili eleştiriler de gündeme taşıyarak, bu dava ile ilgili daha önce sonucu ifade ettiklerini söyledi. Kamalak, “Biz bu yargılamanın sonucu başından belliydi dedik. O günlerde buradan bir şey çıkmayacaktır. Çünkü perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Niye bir şey çıkmayacak dedik. Her şeyden önce Balyoz ve Ergenekon davalarına bakan mahkemeler kapatıldı. Onun yerine Ağır ceza ihtisas mahkemeleri kuruldu. Halbuki özel yetkili mahkemelerin yetkileri özeldi. Bu mahkemelerde ise durum farklı oldu” dedi.

Türkiye dış politikada tıkandı

 KAMALAK, konuşmasında Türkiye’nin dış politikasını da eleştirdi. Komşularla sıfır sorun politikasının iflas ettiğine dikkat çeken Kamalak, “Mahallelerde bile aileler komşularla sorun yaşamamaya dikkat eder. Bu gün sadece komşularımızla değil diğer ülkelerle de sorunlar yaşıyoruz. Irak, Libya, Suriye, Mısır ile ülkemizin arası iyi değil” dedi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin 17 Aralık Operasyonu sırasında söylediklerinin Başbakan Erdoğan’ın cümleleri ile ortaya çıktığına da ifade eden Kamalak, “Başbakan Erdoğan bunu meydanlarda söylüyor. Diplomasi meydanlardan yürütülmez. Eğer büyükelçi yetki ve sorumluluklarını ihlal ediyorsa farklı şekilde bu tepki gösterilir” diyerek şunu da sordu. Kamalak, “Peki Başbakan meydanlarda bunu dedikten sonra ne oldu, arkası geldi mi?”

Müslüman Müslüman’a Dua Eder

Programın son kısmı olan soru-cevap bölümünde M. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin yaptığı ‘Beddua’ya ilişkin de gelen bir soruya yanıt veren Kamalak, Müslüman’ın Müslüman’a ancak dua edebileceğini söyledi. Kamalak, “Zaman zaman insanların kızdığı vakitler oluyor. Gönül ister ki, Müslümanlar hep birbirlerine karşı dua etsin. Kanaatimizce kin ve nefrete göre sevgi ve kardeşlik çok daha iyidir, çok daha güzeldir. Kırıcı olmaktan yapıcı olmak çok daha güzeldir. Hep Hakk’ın yanındayız, haklının yanındayız. Müslümanlar olaylara İslam’i açıdan bakmak zorundadır. Hiçbir Müslüman’ın bir Müslüman’a beddua etmesini istemeyiz, gönlümüz de razı olmaz ancak hep Hakk’ın yanında olmalıyız” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.