Mustafa Kamalak:Kuyumcu titizliği ile adayları değerlendireceğiz

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, partisinin aylık il başkanları, il müfettişleri ve il sorumluları toplantısında konuştu. Başta Cumhurbaşkanlığı seçimleri olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kamalak, Cumhurbaşkanlığı seçimi için bütün adaylar açıklandıktan sonra bir kuyumcu titizliği ile adayları değerlendireceklerini söyledi.

Saadet Partisi’nin aylık il başkanları, il müfettişleri ve il sorumluları toplantısı partinin genel merkezinde düzenlendi. Toplantının açılışında konuşan Genel Başkan Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve gündeme ilişkin partisinin görüşlerini açıkladı. Köşk seçimleri için bütün adayların açıklanmasını beklediklerinin altını çizen Kamalak, bir kuyumcu titizliği ile adayları ele alacaklarının altını çizdi. İşte Kamalak’ın gündeme ilişkin değerlendirmelerinden satır başları…

1 Milyon İmza İle Aday Olunabilmeli

Türkiye kritik bir dönemden geçiyor. Her şey birbirine karışmış durumda. Neyin ak neyin kara, neyin Hak neyin Batıl olduğu adeta birbirine karıştırılmış durumda. Milli Görüş bu güne kadar ne dediyse zaman içerisinde bir bir gerçekleşmiştir. Çünkü Milli Görüş erleri şahsi menfaat düşüncesi ile hareket etmemektedir. Biz yıllarca Cumhurbaşkanını halk seçmeli diyorduk. 40 yıl sonra ‘evet’ halk seçmeli dediler. 40 yıl sonra dediğimiz noktaya geldiler ama gerçeği kabul etmek de zorlanıyorlar. Halk seçecekse Cumhubaşkanı’nı o zaman halkın da aday belirleme de etkisi olmazı lazım. Örneğin 1 milyon imza ile halkın bir aday belirleme hakkının bulunması gerekiyor. Bu noktaya da gelecekler ileriki aşamalarda.”

CHP’nin geldiği nokta sevindirici

“CHP ile MHP Ekmelettin İhsanoğlu Bey’i ortak Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiler. İhsanoğlu’nun kişiliği üzerinde duracak değilim, ama yabana atılacak bir kişi olmadığı da malum. İfa ettiği görev kişiliğinin çok çok üzerinde. 10 küsür yıldır İslam İşbirliği Teşkilatı’nın(İİT) Genel Sekreterliği’ni yapmıştır. CHP’nin böyle bir ismi aday göstermesi Türkiye’nin tarihi seyri bakımından son derece önemlidir. Nerede ise ‘Allah’ kelamına karşı çıkan bir zihniyet neticede İİT’nin Genel Sekreterliği’ni yapmış birini ortak aday olarak gösteriyor. Bu hem Türkiye hem de milletimiz açısında hem de CHP için sevindirici bir durum. Her şey ama her şey aslına rücu edecektir.”

Bütün Adayları Bekleyeceğiz

‘Kim Cumhurbaşkanı olmalı, Saadet Partisi kimi destekleyecek’ diye soruyorlar. Kimin Cumhurbaşkanı olmasından ziyade nasıl bir Cumhurbaşkanı olmalı sorusu bizim için önemlidir. Özü itibariyle, bu milletin ruh köküne bağlı, tarihi değerlere saygılı, mazlumun hakkını koruyan’ birisi olmalıdır diyoruz. Partimizin yetkili organları ile gönüldaşlarımız ile bir araya gelip durumu değerlendireceğiz. İlk etap da diğer adayları da görelim. Nasıl olsa seçimlere daha 50 gün var. Bu zamana kadar da değerlendirme yapacak zaman da var. Adayları bir kuyumcu titizliği ile değerlendireceğiz. Dikkatli bir kuyumcu kendisine getirilen madeni ‘kim tarafından nereden getirildiğine’ değil, onun ayarına bakar. Biz de Saadet Partisi olarak adayların niteliğine, vasıflarına bakacağız.

Orduya ‘Kumpas Kuranlar’ Adalete Teslim Edilmeli

“Mevcut iktidar seçim meydanlarında ‘bize karşı darbe yapılıyor’ propagandaları ile yıllarca oy istedi ve aldı. En önemli icraatlarından birisi ‘darbeye karşı göğüs germesi, darbeye karşı dik durması’ idi. Böyle lanse ediliyordu. Milleten de bu doğrultuda oy talep etti. Başta Sayın Başbakanımızın baş danışmanı olmak üzere, ‘Milli orduya kumpas’ kuruldu dendi. Sayın Başbakanımız da aynı şekilde ifade etti. Başbakan Yardımcısı da aynı şekilde kumpastan söz etti. Ortada bir kumpas varsa başka konuları tartışmanın, yargılamanın yeterli olup olmadığının üzerinde durmanın hiçbir önemi yoktur. Eğer doğru söylüyorlarsa bir hukuk devletinde yapılması gereken şey bir kanun çıkarıp; Balyoz ve Ergenekon davaları ile ilgili olarak yapılmış olan tüm işlemler ‘yok hükmünde’ sayılmalıdır. Gerçekten bir kumpas kurulmuş ise ikinci olarak bu kumpastan zarar görenlere iade-i itibar icap eder. Üçüncü olarak da kumpası kuranlar adalete teslim edilmeli.” “AYM’ye bireysel başvurunun iyi olduğunu söylüyorlar. Bunun patendi de Milli Görüş’e ait. Meclis tutanaklarını bir inceleyin, görülecek ki, nasıl ki 40 yıldan bu yana ‘Cumhurbaşkanı’nı halk seçmelidir’ diyen tek görüş biz isek, bireysel başvuru hakkını savunan tek görüş de yine biziz.”

12 Eylül Darbecileri

“12 Eylül yargılamasında iki kişi ömür boyu hapse mahkum edildi. Asker oldukları için elde ettikleri haklar elerliden alınacak, Cumhurbaşkanlığı dönemindeki haklar alınmayacak. Hukuk böyle demez. Eğer mahkeme bu iki komutanımızın suçlu olduğuna yaptığı için darbe olduğuna hükmetmiş ise o zaman darbe vasıtası ile elde edilen kazanımlarının da geri alınması icap eder. Darbe hüküm altındaysa elde edilen bütün kazanımlar da mutlak suretle gasıbın elinden alınması gerekir. Tüm darbeler yargılanmalı başta 27 Mayıs olmak üzere. Bir çoğu hayatını kaybetmiştir ama hükmen suçlular suçlu ilan edilmeli, darbe yoluyla elde edilen kazanımlar geri alınmalı, mağdurların ise mağduriyetleri hükmen de olsa iade edilmeli.”

‘Tırlar Sıkıntı Verir’ Demiştik

“IŞİD denilen bir örgütten söz ediliyor. Hükümet bu olay ile ilgili olarak sansür uygulamasına geçti. Basın o alandan haber veremiyor. Sayın Başbakan konuşmayın, yazmayın dedi, mahkeme de bu alanda tedbir kararı çıkardı. Bir şeyin üzerini örtmekle o şey ortadan kalkmıyor, yok olmuyor. Hatay’dan tırlar gidiyordu, birileri bu hukuka aykırıydı demişti. Biz elbette Türkiye milli menfaatlerini korumak durumundadır, mazlumun yanında yer almak mecburiyetindedir. Endişe ederiz ki o tırlar Türkiye için büyük sıkıntılar doğurur demiştik. Şimdi acı acı düşünüyoruz. Bu günkü sıkıntılar o tırlar ile ilgili midir?”

İttihatçılar ‘Daha Şaşalı’ Bir Şekilde İktidara Gelmişti

“BOP projesi adım adım uygulanıyor. Buna göre 22 ülkenin haritası değişecekti. Peki BOP’un eş başkanı kim. Erbakan Hocamızın dediği gibi, ‘devlet yönetimi çoluk-çocuk işi değildir’ Bir takım geçici kuru kalabalıkların desteği bizi yanıltmamalıdır. İttihat ve Terakki’nin işbaşına gelişi emin olun Ak Parti’nin iş başına gelişinden çok daha gösterişli, çok daha muhteşem olmuştu. Hacılar, hocalar, ilim adamları, askeriye bir bütün olarak İttihat ve Terakki’yi destekledi. Merhum Akif’in imanından şüphe edebilir miyiz. O bile Abdülhamit Han’ı eleştirmek için ‘Gölgesinden bile korkan bir ödlek, 33 yıl bizi uyuttu şeraat’ diyerek acımasızca eleştirmişti. Aradan fazla değil 8-10 yıl gibi bir zaman geçti. Koca imparatorluk darmadağın oldu. O şaşalı dönem, o muhteşem yükseliş yerini bütünüyle hüsrana bırakmıştı. Hilalin dalgalandığı yerlerden bayrağımız bir bir indiriliyordu. Dünkü Akif gözyaşları içinde feryat ediyordu. ‘Eyvah! 3,5 kafirin imanına kaldık. Bir uykuya daldık ki, mahşerde uyandık’ demişti. İmparatorluk cayır cayır yanıyor her bir köşedeki bayrağımız tek tek indiriliyordu. Şu anda bir yerlerde bayraklarımız indiriliyor mu! Hem içerde hem de dışarıda. ‘Türkiye büyüktür, güçlüdür’ diyorlar. Osmanlı daha mı güçsüzdü daha mı küçüktü.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.