Mustafa Kamalak:Kurtuluş İslamda

Uluslararası Gençlik Formu (IYFO) tarafından düzenlenen c’nın ilk oturumu 60 ülke temsilcisinin katılımıyla dün gerçekleştirildi. Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak ve Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin Danışmanı Hüseyin Gazzaz’ın da katıldığı toplantıda kardeşlik mesajları verildi ve İslam dünyasının içinde bulunduğu durum masaya yatırılarak çözüm yolları ortaya kondu. Toplantının ikinci oturumuna bugün devam edilecek.

Batı’nın Yegâne Arzusu Sömürmektir

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, “Batı’nın demokrasi kavramları sahtedir. Her gün yeni bir olay. İşte Mısır, işte Irak, işte Pakistan, işte Somali, işte Sudan, işte Bosna-Hersek bütün buralarda Batı kendisini, kendi kavramlarını tekzip etmektedir. Batı’nın yegâne arzusu sömürmektir. Mısır bunun en canlı örneğidir. Her İslam ülkesinin kendisine has orduları vardır ancak bu orduların birçoğu Emperyalizmin Ortadoğu’da ve tüm İslam coğrafyasındaki kuklalarıdır” diye konuştu.

Mısır Direnişi Büyüyor

Mısır Cumhurbaşkanı Mursi’nin Danışmanı Hüseyin Gazzaz, “Mısır’da yaşananlar bir koltuk kavgası değildir. Onlar İslami hareketle mücadele ediyorlar. Gösterileri ise kanla bastırmaya çalışıyorlar. Milyonlarca direnişçi genç son zamanlarda ortaya çıktı. Bunlar İslami hassasiyete sahip gençlerdir. Sisi ve yandaşları bu gençlerin nereden geldiğini bir türlü anlamış değiller ve bütün korkuları bu gençler. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır” açıklamasında bulundu.

O, İslam Kardeşliğine Adanmış Bir Liderdi

‘İSLAM kardeşliği ve Müslüman Gençlik’ konulu toplantının açılış konuşmasını IYFO Genel Başkanı Muhammed Budak yaptı. Budak: “Erbakan hocamız hayatını İslam kardeşliğine adamış bir lider. Erbakan hocamızı ve İslam dünyasında uygulanan zulüm dolayısıyla şehit olan tüm Müslüman kardeşlerimizi rahmetle anıyoruz. İslam ülkeleri çok önemli bir dönüm noktasındadır” dedi.

Adil Bir Dünya’nın Kurulmasının Zamanıdır

AGD Genel Başkanı Salih Turhan: İslam Birliği’nin kurulması için beş hususun yerine getirilmesi gerekiyor. Küresel emperyalizme karşı Müslümanlar birlik olmalıdır. Sömürü yerine adil bir dünya düzeni kurulması için, İslam Milletler Teşkilatı, İslam Savunma Paktı, İslam Müşterek Para Birimi, İslam Kültürel İş Birliği Teşkilatı, İslam Ortak Pazarı kurulmalı ki insanlık Hakk’a dayalı bir saadet dünyasına erişilebilsin…

İslam Nereye Gitmişse Oraya Barış Gelmiştir

ESAM Genel Başkanı Recai Kutan: Bu tür toplantıların birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi güçlendireceğine fevkalade ümitliyim. Burada ülkesi, dili hatta rengi farklı insan topluluğu var. Daha önce hiç tanışmamalarına rağmen beraberlik içerisindeler… İşte İslam budur. Batılı ülkeler İslam’ı terörle eşit göstermeye çalıştılar, İslam nereye gitmişse oraya barış gelmiştir. Biz yeni bir medeniyet ve yeni bir dünyanın gerekliliğine inanıyoruz...

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, “Batı’nın demokrasi kavramları sahtedir ve Batı için demokrasinin hiçbir anlamı yoktur. Her gün yeni bir olay ile işte Mısır, işte Irak, işte Pakistan, işte Somali, işte Sudan, işte Bosna-Hersek bütün buralarda Batı kendisini, kendi kavramlarını tekzip etmektedir. Batı’nın yegâne arzusu sömürmektir. Mısır bunun en canlı örneğidir. Bu durumda iş, hiç şüphesiz ki Müslümanlara düşmektedir” dedi.

8.  Uluslararası Müslüman Gençler Kültürel İşbirliği Toplantısı, Uluslararası Gençlik Forumu (İYFO) tarafından 60 ülke temsilcilerinin katılımıyla İstanbul Holiday Inn Airport Hotel’de yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. İslam dünyasından çok sayıda davetlinin katıldığı toplantıda İslam dünyasının içinde bulunduğu durum masaya yatırıldı ve çözüm yolu arandı. ‘İslam kardeşliği ve Müslüman Gençlik’ konulu toplantının açılış konuşmasını ise İYFO Genel Başkanı Muhammed Budak yaptı. “Bizleri hilafetin başkenti İstanbul’da buluşturan Allah’a hamd ediyoruz” diyen Budak, “Erbakan hocamız hayatını İslam kardeşliğine adamış ve bize yol göstermiştir. Erbakan hocamızı rahmetle anıyoruz. İslam dünyasında uygulanan zulüm dolayısıyla şehit olan tüm Müslüman kardeşlerimize de rahmet diliyoruz. İslam ülkeleri çok önemli bir dönüm noktasındadır. Yaşanan bu gelişmeler bu toplantıları sıkça yapmamızı zorunlu kılıyor. Bugün İslam alemi tarihin en badireli dönemini yaşıyor. Bunda dolayı da bize çok önemli mesuliyetler düşüyor. Bunun içinde elimizden geleni yapmamız gerekiyor” dedi.

Dünya Sömürgeleştirmiş Durumdadır

1900’lü yılların başında 1. Dünya Savaşı’nın cereyan ettiğini söyleyen Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak ise, “Dört yıl süren bu savaş neticesinde on milyonlarca insan hayatını kaybetti. Bu dört yıl sonunda bir araya gelen bu devletler kendi aralarında birleşerek 1919’da Milletler Cemiyeti’ni kurdular. Bu Cemiyet kendi aralarındaki husumetlere çözüm getirmek amacıyla kuruldu. Ama bu cemiyette savaşlara engel olamadı. Zulümlere engel olamadı ve sadece yirmi yıl varlık gösterebildi. Yirmi yılın sonunda 1939 yılında patlak veren 2. Dünya Savaşı’nın ardından dünyaya öncülük yapma iddiasında bulunan küresel emperyalizm ve ırkçı Siyonizm önderleri bir araya gelmişlerdir. 1945 yılından Birleşmiş Milletler Teşkilatının kurulmasına karar vermişlerdir. Peki, Dünya’da barışı sağlayabilmişler midir? Hayır. Bugün itibariyle adeta dünyayı sömürgeleştirmiş durumdadırlar. Bizim inancımıza göre renk, din, dil, ırk inancına bakılmaksızın insanca yaşamaya hakları vardır” ifadelerini kullandı.

Batı İçin Demokrasinin Hiçbir Anlamı Yoktur

Kamalak, “Batı’nın demokrasi kavramları sahtedir. Batı için demokrasinin hiçbir anlamı yok. Her gün yeni bir olay ile işte Mısır, işte Irak, işte Pakistan, işte Somali, işte Sudan, işte Bosna-Hersek bütün buralarda Batı kendisini, kendi kavramlarını tekzip etmektedir. Batı’nın yegâne arzusu sömürmektir. Mısır bunun en canlı örneğidir. Bu durumda iş, hiç şüphesiz ki Müslümanlara düşmektedir. İslam âlemi adeta kendi celladına aşık gibi bir  görünüm sergilemektedir. Her İslam ülkesinin kendisine has orduları vardır, silahlı kuvvetleri vardır. Ancak bu ordular dışardan gelecek saldırıları önleyebilecek güçte midir? Hayır. Peki, neye yarar bu ordular. Mesela Mısır Silahlı Kuvvetleri, Mısır halkına  mı daha çok hizmet ediyor yoksa küresel emperyalizme, ırkçı Siyonizm’e mi hizmet ediyor? Aynı durumu diğer İslam ülkeleri için de referans alabilirsiniz. Bu ordular Emperyalizmin Ortadoğu’da ve tüm İslam coğrafyasındaki kuklalarıdır” diye konuştu.

“Kurtuluş reçetesi İslam’dır”

Arap Baharı adı verilen süreçte ABD’nin silah ihracatına dikkat çeken Kamalak şöyle devam etti:  “ABD Senatosuna sunulan rapora göre Arap Baharı’nın ardından ABD’nin satmış olduğu silahların miktarı 21 milyar dolardır. ABD bu silahları kime satıyor İngiltere’ye mi, Rusya’ya mı veya İsrail’e mi? 2012 yılında dünya bir kriz ile mücadele ederken silah sanayi olabildiğince artış göstermiştir. Kurtuluş reçetesi İslam’dır. İslam Birliği’dir. İslam’ın o mükemmel nizamıdır. Yeryüzünde insanların kurtuluşunun yegâne reçetesi ilahi nizama uymamaktadır. Bütün olumsuzluklara rağmen işimiz zor değildir.  Sizler insanlara ulaşırken onların mallarını sömürmek için değil, barış için koşuyorsunuz. Gelin tanış olalım işi kolay kılalım.”

İslam Nereye Gitmişse Oraya Barışı Götürmüştür

ESAM Genel Başkanı Recai Kutan da, “Bu toplantı birlik beraberlik ve kardeşliği güçlendireceğine fevkalade ümitliyim. Karşımdaki şu muhteşem tabloya bakıyorum. Ülkesi, dili hatta rengi farklı insan topluluğu… Daha önce hiç tanışmamalarına rağmen beraberlik içerisindeler… İşte İslam budur. ‘Bir toplumun gücü tankı, topu, silahı değil; imanla yetişmiş gençleridir derdi’ Merhum Erbakan gençlere hitaben… Ben de bu tabloyla bunu net bir şekilde görüyorum. Batılı ülkeler İslam’ı terörle eşit göstermeye çalıştılar, İslam asla terörle bağdaşmaz. İslam nereye gitmişse oraya barış gelmiştir. Biz yeni bir medeniyet ve yeni bir dünyanın gerekliliğine inanıyoruz.  Batıyı üstün gören zihniyetten, onların kültürünü benimsemiş bir yaşamın ancak bizi yok edeceğine inanıyoruz. Bundan dolayı yeni bir İslami medeniyete ihtiyaç vardı. Beşeriyet bugün her zamandan daha çok İslam’a ihtiyaç duymaktadır. Beşeriyetin saadeti için yeni bir dünya kurmaya gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.

Mısır Direnişi Günden Güne Büyüyor

Mısır Cumhurbaşkanı Mursi’nin Danışmanı Hüseyin Gazzaz, “Mısır’da yaşananlar bir koltuk kavgası değildir. Onlar İslami hareketle mücadele ediyorlar. İslamcıların sessiz kalmamasını ise şiddetle ve kanla bastırmaya çalışıyorlar. Milyonlarca direnişçi ve devrimci gençler son zamanlarda ortaya çıktı. Bunlar İslami hassasiyete sahip devrimci gençlerdir. Sisi ve yandaşları bu gençlerin nereden geldiğini bir türlü anlamış değillerdir. Bu gençlerin kalbinde iman var ve bu zulmün bitmesi için elinden geleni yapacaklardır, yapıyorlar da. Düşman ordusu şehadeti arzulayan insanlar karşısında ne yapabilir ki? Ölümden korkmayan bu insanlar karşısında ne yapabilirler ki… Onlar günden güne devrimin gücü halka yayılacak diye çok korkuyorlar” dedi.

Erbakan İslam Ümmetinin Lideridir

IFFSO Genel Sekreter vekili Khallad Swaid ise, “Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Merhum Erbakan’ın ülkesinde bulunmaktan mutluluk duyuyoruz. Biliyorsunuz ki İslam ümmetinin en değerli lideriydi Merhum Erbakan. Şu an İslam ülkelerinde meydana gelen gelişmelerden hepimiz haberdarız, özellikle Mısır’ı yakinen takip ediyoruz. Görüyoruz ki İslam gençliği demokrasiye, bilgiye, barışa aç. Bunun bir gün tatmin edileceğine inanıyorum. Bu ortama baktığımızda bir kardeşlik ortamını görüyoruz. Başkalarına da bu duyguyu anlatmamız lazım, göstermemiz lazım. İnsanlığa İslam kardeşliğini Müslüman kardeşliğini anlatmamız gerekmektedir. Kendiniz için ne istiyorsak kardeşimiz için de istememiz gerekmektedir. Sahabenin göstermiş olduğu sağlam kardeşlik temellerini bizim de güçlendirmemiz gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

İthal yönetici istemiyoruz”

“İslam ülkeleri artık kendini yönetmek istiyor, yönetilmek istemiyor” diyen Swaid, “Dışardan gelen sözde çözüm reçetelerini reddediyoruz. Biz sorunumuzu kendimiz çözmek istiyoruz. Dış müdahalelere karşı duruyoruz, istemiyoruz. Artık kendi yaramızı kendimiz tedavi etmek istiyoruz. İthal yöneticiler istemiyoruz, kendi kendimizi yönetmek istiyoruz. Dış güçlerin müdahalesini kabul etmiyoruz. İslam ülkeleri artık kendini yönetmek istiyor, yönetilmek istemiyor” şeklinde konuştu.

Türkiye Bize Öncülük Yapabilir

Sudan Öğrenci Birlikleri Başkanı Muhammed Salah, “ İslam’ın bize emrettiği bir prensibi konuşacağız. İslam Kardeşliği… Yahudiler, münafıklar, kâfirler tek cephede bizimle savaşıyorlar. Kimisi silahıyla, kimisi malıyla, kimisi de fikirleriyle savaşıyor bizimle. Biz de bunlara karşı İslam Birliği’ni kurmalıyız. Yekvücut olmalıyız ki bu kirli oyunları, kirli ittifakları bozalım. Türkiye büyük çaplı bir güce sahip, bu konuda bize öncülük yapabilir. Diğer İslam ülkeleriyle beraber güçlerimizi birleştirirsek büyük bir güç sağlayabiliriz. Bu toplantılarımızı da bunun için düzenliyoruz. İnşallah başaracağız” dedi.

Bu Toplantı Kardeşliğimizin İspatıdır

İGMG Gençlik Başkanı İsmail Karadöl “Bir gençlik teşkilatının asli vazifesi yeni bir nesil ve dürüst imanlı bir gençlik oluşturmaktır. Bu toplantı kardeşliğin ispatıdır. Dünyanın Müslümanlara, İslam’a ihtiyacı var. Allah’a hamd olsun ki biz buradayız ve kenetlenmek için bir fırsat bulduk. İslam ümmeti birlik için beraberlik için elinden geleni yapmalıdır” diye konuştu.

İman Kardeşliği Kan Kardeşliğinden Daha Önemlidir

Endonezya Refah ve Adalet Partisi Genel Sekreteri Tevfik Rida, “Rabbimizin terbiye edici ayetlerine baktığımızda kardeşliğin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Efendimizin ‘Müslüman Müslümanın kardeşidir’ hadisine baktığımızda da kardeşliği net bir şekilde görebiliyoruz. İman kardeşliği kan kardeşliğinden daha önemlidir. Bundan dolayı biz kardeşliği, İslam kardeşliğini tesis etmek zorundayız. Dünyanın her yerindeki Müslümanlar bizim ailemizdir, bu bakış açısı bizi iyi bir yere taşıyacaktır. Kalbimize bu kardeşliği entegre edebilirsek o zaman İslam coğrafyalarındaki sorunları çözebiliriz. Bu toplantımız inşallah başarılı olur” ifadelerini kullandı.

‘Küresel emperyalizme karşı müslümanlar birlik olmalıdır’

 AGD Genel Başkanı Salih Turhan, “İslam Birliği’nin kurulması için 5 hususun yerine getirilmesi lazım. Küresel emperyalizme karşı Müslümanlar birlik olmalıdır. Sömürü yerine adil bir dünya düzeni kurulması için, İslam Milletler Teşkilatı, İslam Savunma Paktı, İslam Müşterek Para Birimi, İslam Kültürel İş Birliği Teşkilatı, İslam Ortak Pazarı kurulmalı ki insanlık Hakk’a dayalı bir saadet dünyasına erişilebilsin… Gün, farklılıklarımızı bir kenara bırakarak, kendi inancımız ve değer ölçülerimizin etrafında toplanarak, yeniden kardeş olma ve azimle çalışma günüdür” dedi.

Adil Bir Dünya’nın Kurulmasının Zamanıdır

“Farklı düşündüğümüz noktaların aramızda çatışma sebebi olmasına izin vermeden, İslam kardeşliği ortak paydasında buluşup birlik olmalıyız” diyen Turhan, “Çünkü yeryüzünde her çeşit baskı ve haksızlığı ortadan kaldıracak Müslümanların tekraren kardeşler topluluğu olarak bir araya gelmeleri ve Adil Bir Dünya’nın kurulmasının zamanıdır. İslam dünyası ve bütün gelişmekte olan ülkeler iki alternatifle karşı karşıya bulunmaktadır. Ya ırkçı emperyalizmin oyununun bir parçası olacaktır. Bu tercih, İslam âlemi ve gelişmekte olan ülkelerin yeni bir sömürgeciliğin hâkimiyeti altına girmesine yol açacaktır. Ya da bugün burada dünyadaki Müslüman gençlerin temsilcileri olarak yaptığımız gibi din kardeşi olduğumuzu hiç unutmadan bir araya gelerek birlikte “Yeni Adil Bir Dünya” düzeninin kurulmasına yönelik adımlar atılacaktır.” açıklamasında bulundu.

Erbakan, İslam Birliği İçin Ömrünü Tüketti

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu “İslam Kardeşliğinin Tesisi ve Önündeki Engeller” başlığıyla gerçekleştirilen oturumda, “Dünyamız hızla değişiyor. Ancak son 15-20 yılda İslam âleminin bir ateş çemberine alındığı ve hızla bir birleriyle ihtilafları olan, kavgalı olan bir hale getirildiler. Yangın tam sönecekken bunlar tekrar yaktı bu ateşi. Dünyanın her yerinde Müslümanlar zulüm görüyor. Nerede bir kargaşa ve zulüm varsa bunun tamamı Müslüman ülkelerdir. Bu bir tesadüf değildir. Bunlar planlanmış şeylerdir. Bizleri kendi çıkarlarına kurban ettiler. Maalesef Müslümanlar arasında bir birlik olmayınca da yavaş yavaş emellerine ulaştılar. Eğer bizler Dünya’da etkin olmak istiyorsak sanayi, ekonomik ve teknolojik yönden lider konuma gelmek için çabalamalıyız. Erbakan Hocamız hep bunların çabasında oldu. İslam Ümmeti için elinden geleni yaptı. Erbakan D-8’ler için, İslam Birliği için çabaladı. Ömrünü bu uğurda tüketti.” dedi.

Bosna Hersek Ümmetin Bir Parçasıdır

Organizasyona Bosna - Hersek’ten katılan Zehra Adiloviç: “Hepimizin ortak bir dil geliştirmesi çok önemlidir. Bu bizim için olmazsa olmazdır. Bayanlar özellikle Müslüman kimlikleri ile çocuklarına ve tüm ailelerine kardeşliği aşılamalılar. Bosna - Hersek olarak sizin bir parçanız olduğumuzdan ötürü çok mutluyuz. Yapı olarak çok karışık olsa da Bosna Hersek ümmetin bir parçasıdır. Bosna Hersek’in de ümmetin dertlerine benzer dertleri var. Bosna Hersek’te hâlâ Müslümanlara yoğun bir baskı var. Irka, dine göre ayrımlar yapılıyor. Vahdetin başaramayacağı, yıkamayacağı hiçbir şey yok. Yeter ki biz bir vücudun azaları gibi olalım.”

Kudüs, Ümmetin Aynasıdır

Filistin’den Ayman Harara: “Kudüs Ümmetin aynasıdır. Kudüs eğer kötü durumda ise Ümmet de o haldedir. Eğer Kudüs iyi bir durumdaysa Ümmet de o durumdadır. Bugün Kudüs’te yaşananlar toprağın ve insanın özgürleştirmesine yöneliktir. Bir insan kendi toprağı ile güçlü bir bağ oluşturuyor ise her şeyi başarır. İslam âleminde güçlü bir direniş, güçlü bir ayaklanma olmalıdır. Bu İsrail için de bir tehdit olacaktır. Bugün Kudüs büyük bir işgal altındadır. Kudüs’te bölgenin Yahudileşmesi çalışmaları hızla ilerliyor. Yeni Yahudi yerleşim yerleri kuruluyor. Oradan İslam izleri ve Müslümanlar silinmeye çalışılıyor. Durum gittikçe kötüleşiyor. Arap ülkeleri kendilerini özgürleştirebilir ise Filistin’in özgürlüğü içinde umut artacaktır. Ne olursa olsun Filistin’in bir karışından bile vazgeçmeyiz. İslam Ümmeti birleşmeli ve Filistin’e sahip çıkmalıdır.”

Arakan’da Zulüm  Her An Devam Ediyor

Arakan’dan Syed Ahmed: “Burma çok dinli bir ülke. Yakın bir zamana kadar barış içinde yaşıyordu. Fakat Buram İngiltere’den bağımsızlığını aldıktan sonra farklı gruplar bağımsızlıkları için savaşıyordu. Bunun sebebi yapılan ayrımcılıklardı. Bunları Budistler kabul etmiyorlar. Farklı Irk ve dinden olanlara karşı zorba davranıyorlar. Müslümanlar şuan Burma’da çok zor durumdalar. Bu durum bir anda bu hale gelmedi. Zaman içerisinde kademe kademe planlı bir şeydi bu. Budistler her seferinde bizlere saldırdı ve her saldırıdan sonra saçma bahaneler uyduruldu. Asker hiçbir şey yapmadı. Çünkü tüm bunlar zaten devlet desteği ile yapılıyor. Tüm bunların sonucu olarak Onbinlerce Arakanlı Müslüman öldürüldü, sürgün edildi, kafaları kesildi, yakıldı. Yüzlerce, binlerce Arakanlı kadın tecavüze uğradı. Arakan’da Zulüm her an devam ediyor. Kinleri bitmek tükenmek bilmiyor. Arakan’ın geleceği şu an karanlık. Eğer bir çözüm üretilemez ise oradan İslam izleri çok yakında silinecektir.”

Ensar Ve Mühacir Örneğini Açık Bir Şekilde Görüyoruz

Mısır’dan Walid Muhammed: “Saadet Partisi’nin Mısır Davasına yönelik gerek meydanlarda gerekse Mısır’a gelerek verdikleri destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Saadet Partisi’nin bu işe bu kadar gönül vermesi bizim için çok önemlidir. Necmettin Erbakan ve Hasan El Benna gibi liderler bu tür önder gençlerin yetişmesine vesile olmuştur. Hepimiz kardeşiz. Bu kardeşlik yolu ganimet yolu, çıkar yolu değildir. Mısır Halkı aylardır korkular ile uyuyor, kabuslar ile uyanıyor. Burada çıkarsız bir destek kardeşliğin teminatıdır. Bugün burada ensar ve mühacir örneğini açık bir şekilde görüyoruz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.