Mustafa Kamalak İslam Birliğinde ısrarlı

Prof.Dr.Mustafa  Kamalak “Kitle imha silahları ile 1400 civarı insanın öldürülmesini telin ediyoruz. Zulüm nereden gelirse gelsin biz en şiddetli şekilde kınıyor, lanetliyoruz” dedi. “Bugün hiçbir Müslüman Batı’dan hayır geleceğini düşünmüyor” diyen Kamalak  “İslam coğrafyası, Ortadoğu ve tüm insanlığın kurtuluş reçetesi Milli Görüş’tedir. İslam Birleşmiş Milletleri’nin kurulmasındadır” ifadelerini kullandı.

İşte Milli Görüş’ün Gömleği Budur

Dünyada inanç bakımından Firavunların ve Peygamberlerin yolu olduğunu hatırlatan Kamalak, “Milli Görüş, Peygamberlerin yolunda yürüdüğü için partileri kapatılmıştır. Sayın Başbakan ne olur çıkardığın gömleğe bir daha bak. O çıkardığın gömlek Peygamberlerin gömleği idi. Her Firanvun’a karşı bir Musa muhakkak gelecek. Peygamberlik sona ermiştir. Ama peygamberleri temsil eden hareketler her zaman olacaktır. İşte Milli Görüş’ün gömleği budur” diye konuştu.

Demokrasi Batı İçin Sadece Araç

Batı için demokrasinin, seçimlerin ve halk iradesinin hiç öneminin olmadığını ve Mısır’daki askeri darbenin bunu kesin olarak ispat ettiğini ifade eden Kamalak, “Batı için asıl olan kendisine kulluk, kölelik edecek yönetimlerin iş başına gelmesidir. Eğer seçimle istenilen, Batının tasvip ettiği zevat işbaşına gelebiliyorsa ne ala. Eğer Batının uygun bulduğu kişiler seçimle işbaşına gelemiyorsa, en dürüst, geçerli seçimlerden bile askeri darbe Batı için daha meşrudur, uygundur. Mısır’daki darbe bunu ortaya koydu” diye konuştu.

Hazreti Musa’nın Yolunu Milli Görüş Temsil Ediyor

“Sayın Başbakan Batıya, Amerika’ya adını anmadan haklı olarak sitem ediyor. Mısır’daki kanlı darbenin gerisinde İsrail’in olduğunu söylüyor. Ama Amerika’nın adını dahi anmadığı halde ilk tepki, kınama Amerika’dan geliyor” diyen Kamalak, “Başbakan haklı ama yanıldığı bir nokta var. Her Firavun’a karşı bir Musa gelir diyor ama Başbakan Musa’dan habersiz görünüyor. Musa’nın fonksiyonunu 40 küsur yıldır Milli Görüş temsil ediyor” dedi.

 Saadet Partisi Ağustos Ayı İl Başkanları ve Müfettişleri toplantısında konuşan Genel Başkan Prof. Dr. Mustafa Kamalak, son günlerde başta bütün Türkiye ve İslam alemi olmak üzere bütün dünyanın vicdanını yaralayan Mısır ve Suriye’deki zulüm ve katliamlara sert tepki göstererek, “Kitle imha silahları ile Suriye’de 1400 civarında masum insanın katledildiği ifade ediliyor. Zulüm nerden gelirse gelsin biz en şiddetli şekilde telin ediyor, kınıyor ve lanetliyoruz” dedi. Batı için demokrasinin hiç öneminin olmadığını ve Mısır’daki askeri darbenin bunu kesin olarak ispat ettiğini ifade eden Kamalak, “Batı için asıl olan kendisine kulluk, kölelik edecek yönetimlerin iş başına gelmesidir. Eğer seçimle istenilen, Batının tasvip ettiği zevat işbaşına gelebiliyorsa ne ala. Eğer Batının uygun bulduğu kişiler seçimle işbaşına gelemiyorsa, en dürüst, geçerli seçimlerden bile askeri darbe Batı için daha meşrudur, uygundur. Mısır’daki darbe bunu ortaya koydu” diye konuştu.

“Sayın Başbakan Batıya, Amerika’ya adını anmadan haklı olarak sitem ediyor. Mısır’daki kanlı darbenin gerisinde İsrail’in olduğunu söylüyor. Ama Amerika’nın adını dahi anmadığı halde ilk tepki, kınama Amerika’dan geliyor” diyen Kamalak, “Başbakan haklı ama yanıldığı bir nokta var. Her Firavun’a karşı bir Musa gelir diyor ama Başbakan Musa’dan habersiz görünüyor. Musa’nın fonksiyonunu 40 küsur yıldır Milli Görüş temsil ediyor” dedi.

Musa’nın yolu Milli Görüş

Dünyada inanç bakımından iki Firavunların ve Peygamberlerin yolu olduğunu hatırlatan Saadet Genel Başkanı Kamalak, “Milli Görüş, Peygamberlerin yolunda yürüdüğü için partileri kapatılmıştır. Sayın Başbakan ne olur çıkardığın gömleğe bir daha bak. O çıkardığın gömlek Peygamberlerin gömleği idi. Her Firanvun’a karşı bir Musa muhakkak gelecek. Peygamberlik sona ermiştir. Ama peygamberleri temsil eden hareketler her zaman olacaktır. İşte Milli Görüşün gömleği budur” diye konuştu.

Kamalak, Suriye’de ve Mısır’da yaşanan insanlık dışı katliamları kınayarak kimyasal silah değil herhangi bir silahın dahi insan öldürmek için kullanımına karşı olduklarını bildirdi. Tüm İslam alemi için başsağlığı dileğinde bulunan ve saldırıyı kınadığını belirten Kamalak kimyasal silahı kullananın Esed mi yoksa belirli güçleri oraya çekebilmek için muhalif güçler mi olduğunun iyi tespit edilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Yaşanan bu katliam ve zulmü kınıyor ve lanetliyoruz. Ama kendi camiamızı da dikkatli olmaya davet ediyoruz. Çünkü Hücurat Süresi 8. Ayette ‘Size bir fasık bir haber getirdiği zaman onu inceleyin. Olur ki telafisi mümkün olmayan hataya düşersiniz’ buyruluyor. Hatırlayınız. Bundan 6 yıl önce bir Danıştay baskını olmuştu. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer, “Bu kurşun demokratik laik sisteme sıkılmıştır” demişti. Sonra bunu Ergenekoncuların yaptığı ortaya çıktı.”Bm görevini tam yapıyor!

Kamalak, “Dün ortaklaşa Bakanlar Kurulu toplanırken, ortak askeri tatbikat yapılıp, vizeler kaldırılırken bugün tam anlamıyla iki ülke düşman haline gelmiştir. Eğer Başbakan Batıdan izin alabilirse bir an önce müdahale edecektir. Ama Batı dur diyor, insanlar biraz daha birbirini kırsın. Olan ise İsrail’in etrafının boşaltılmasıdır” dedi. Başbakan Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler’i göreve davet ettiğine işaret eden Kamalak, “BM kuruluş amacını hakkıyla ifa ediyor. Görevini aksatmıyor. Çünkü BM’nin aldığı ilk karar İsrail’in kurulması kararı idi. Bütün uygulamaları da İsrail’in güvenliğine yöneliktir. Mısır’da darbe, katliam oluyormuş. Batının izni, arka çıkması olmadan her hangi bir İslam ülkesinde darbe yapılabilir mi? Batı Mısır’daki kanlı darbeyi de bizzat desteklemiştir” dedi.

Mısır ve Suriye, müslümanları uyandıracak!

Başbakan Erdoğan’ın, Türkiye’nin güçlenmesini Batının istemediğini dair sözlerine de değinen Saadet Genel Başkanı Prof. Kamalak, İslam dünyasının vicdanını kanatan Mısır ve Suriye’deki katliamların, cinayetlerin en büyük faydasının ise Müslümanların uyanmasına, akıllarını başlarına toplamasına vesile olduğunu belirterek, “Bugün hiçbir Müslüman Batıdan hayır geleceğini ummamaktadır. Kurtuluş reçetesinin kendi coğrafyasında ve insanında olduğunu idrak etmiş durumdadır” şeklinde değerlendirdi. Kamalak, “İslam Coğrafyası, Ortadoğu ve tüm insanlığın kurtuluş reçetesi Milli Görüştedir. Tüm insanlık Adil bir Düzenin arzusu içindedir. İnsanlığın, eşitliğin olmadığı, hakça paylaşımın olmadığı bir dünyada huzur barış içinde yaşaması mümkün değildir. Bu özlenen dünyayı, Adil Bir Düzeni ise ancak ve ancak Müslümanlar kurabilir” dedi.

Ergenekon Kararlarını Eleştirmek Doğru Değil

Geçtiğimiz günlerde sonuçlanan Ergenekon Davası kararları ve verilen cezalara da değinen Kamalak, hukukçu olmayan Ana muhalefet ve diğer muhalefet partisi Genel Başkanının hukuk fakültelerinden mezun olmuş Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri hakimlerinin verdikleri kararları, iddianame ve karar gerekçelerini okumadan yaptıkları ideolojik eleştirilere de tepki gösterdi. Mahkemelerin verdiği mahkumiyet kararları ve cezalarına, 5 yıldır bu iddianameleri hazırlayan Cumhuriyet Savcılarının yetersiz bularak itiraz ettiklerini kaydeden Kamalak, muhalefet liderlerine şöyle seslendi: “ Ne olur dürüst olalım. İddianameleri okumadan, gerekçeli kararları okumadan peşinen hakimlere suçlamak, samimi değildir. Bu kararları eleştiren siyasiler keşke haklı olsa. Keşke 27 Mayıs darbesi bir  rüya, Menderes’in asılmış olması bir kabus olsa, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 27 Nisan ve Sincan’da yürüyen tanklar keşke rüya olsa. Ama bunlar gerçek”

Bozdağ’a Yapılan Saldırıyı Kınadı

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’a yapılan saldırıyı kanadığını belirterek, ancak mahkemenin faili serbest bırakması konusunda da Hükümetin çıkardığı kanuna işaret etti: ”Yumruklayan fail mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Sayın Bozdağ, büyük tepki gösterdi. Ancak meri olan bu kanunun altında hem Sayın Başbakan ve Sayın Yardımcısının imzası bulunuyor. Mahkeme de bu kanunu uyguluyor. Bu, gelişigüzel kanun yapıldığını gösteriyor.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.