Mustafa Kamalak İsla Dünyasını eleştirdi

 Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, “Bu zirvenin üzerinde, yıllardır zulme ve ambargoya maruz kalan Filistinli masumların vebali ve sorumluluğu vardır. Bu zirvenin üzerinde, Suriye’de hayatını kaybeden 470 bin insanın, 14 milyon mültecinin vebali ve sorumluluğu vardır. Bu zirvenin üzerinde, emeği sömürülen, kaynakları yağmalanan, ülkeleri parçalanan 2 milyar Müslümanın vebali ve sorumluluğu vardır. Geliniz, mevcut dünya düzenine teslim olmak yerine Yeni Bir Dünya’yı kuracak kararlara imza atın” dedi.

 

ANKARA BÜROSU

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, haftalık olağan basın toplantısında Türkiye’nin ve bölgenin gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bugün İstanbul’da başlayacak olan İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi ile ilgili bilgiler veren Kamalak, bu yılki zirvenin ana temasının ‘Adalet ve Barış için Birlik ve Dayanışma’ olduğunu hatırlatarak, “Milli Görüşün tek temsilcisi olarak bütün iyi niyetimizle, bütün samimiyetimizle,  bu zirvenin hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyoruz. Alınacak kararların; İslam ülkelerinin gerçekten birlik ve beraberliğine, gerçekten huzur ve güvenine, gerçekten barış ve kardeşliğine hizmet etmesini temenni ediyoruz” dedi.

TABLODAN ÜMİTVAR DEĞİLİZ

Geçmişte yaşanan tecrübelerden ve bugün içinde bulunan acı tablodan dolayı ümitvar olmadıklarını kaydeden Kamalak, “Neden mi? Çünkü: İslam İşbirliği Teşkilatı, 1969 yılında,  yani bundan tam 47 yıl önce, Mescid-i Aksa’nın yakılma girişimi üzerine kurulmuştu. Ama Mescidi Aksa bugün tarihinin en dramatik günlerini yaşıyor. İlk kıblegâhımız bugün İsrail askerlerinin postallarıyla pervasızca çiğneniyor, kirletiliyor. İslam İşbirliği Teşkilatı, bundan 47 yıl önce, İslam ülkeleri arasındaki birlik ve dayanışmayı arttırmak için kurulmuştu. Ama bugün, tam tersine,  İslam dünyası tarihin en dağınık, en parçalanmış dönemlerinden birini yaşıyor.  İslam İşbirliği Teşkilatı, bundan 47 yıl önce İslam ülkeleri arasındaki ekonomik ve kültürel işbirliğini arttırmak için kurulmuştu.  Ama bugün İslam ülkeleri bırakın işbirliğini, tarihin en kanlı ırk ve mezhep fitneleriyle boğuşuyor. İslam İşbirliği Teşkilatı, bundan 47 yıl önce, İslam ülkelerinde huzur ve güveni sağlamak için kurulmuştu. Ama bugün, İslam ülkelerinin her biri, kaosun, anarşinin, terörün kol gezdiği bir coğrafyaya dönüşüyor” diye konuştu.

TÜRKİYE YENİ BİR VİZYONA ÖNCÜLÜK ETMELİDİR

İslam ülkeleri yöneticilerinin kısır çekişmelerden kurtulup, ümmetin geleceğini düşünerek hareket etmesi gerektiğine vurgu yapan Kamalak, “Daha acı ama daha açık bir ifadeyle, İslam ülkelerinin yöneticileri Siyonizm’in sinsi oyunlarına alet olmamak için çok titiz davranmalıdır.  Üzerine basarak bir kez daha söylüyorum, Irkçı Siyonizm ve Küresel Emperyalizm ile işbirliği yaparak, çareyi-çözümü Amerika’da arayarak İslam dünyasına hizmet edilemez. Bildiğiniz gibi, İstanbul’da gerçekleşecek bu zirve ile İslam İşbirliği Teşkilatı başkanlığını Türkiye devralacaktır.  Bu durum hem Türkiye hem de İslam dünyası için yeni bir fırsat oluşturmalıdır. Türkiye,  mevcut durumun tekrarı ve mevcut düzenin devamı yerine,  yeni bir anlayışla, yeni bir vizyona öncülük etmelidir. Türkiye ihtilafların değil ittifakların, ayrılıkların değil birliklerin ön plana çıkacağı yeni bir başlangıcın mimarı olmalıdır. Çünkü biz biliyoruz ki, Müslümanlar Cenab-ı Allah’ın kendilerine bahşettiği imkânları birleştirdikleri takdirde muazzam bir güç oluştururlar. İnsanlığa yön verirler. Adalet ve barış üzerine kurulu Yeni Bir Dünya’yı inşa edebilirler” diye konuştu.

BU ZİRVENİN ÜZERİNDE 2 MİLYAR MÜSLÜMAN’IN VEBALİ VAR

“Bu zirvenin üzerinde, yıllardır zulme ve ambargoya maruz kalan Filistinli masumların vebali ve sorumluluğu vardır” diyen Kamalak, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu zirvenin üzerinde, Suriye’de hayatını kaybeden 470 bin insanın, 14 milyon mültecinin vebali ve sorumluluğu vardır. Bu zirvenin üzerinde, daha 2 yaşında iken masum bedeni sahillere vuran Aylan bebeğin vebali ve sorumluluğu vardır. Bu zirvenin üzerinde, emeği sömürülen, kaynakları yağmalanan, ülkeleri parçalanan 2 milyar Müslümanın vebali ve sorumluluğu vardır.  İşte bu tablo yarım asırdır faaliyette bulunan ve yarın İstanbul’da 13. zirvesini gerçekleştirecek olan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın varlığını ve çalışmalarını sorgulanır hale getirmektedir. İslam dünyasının artık,  görkemli, şatafatlı zirvelere değil, şahsiyetli bir duruşa ihtiyacı vardır. Süslü laflara, ağdalı bildirilere değil, İslam dünyasını aydınlık bir geleceğe taşıyacak kararlı bir tutuma ihtiyacı vardır. Çünkü bugün yaşadığımız problemin temelini,  ırkçı emperyalizmin sahip olduğu güç değil, maalesef, İslam ülkelerinin içine düştüğü acziyet oluşturmaktadır.”

İŞTE ‘YENİ BİR DÜNYA’NIN İLKELERİ

“Bu uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyoruz” diyerek İslam İşbirliği Teşkilatı’na katılan 57 İslam ülkesi liderine seslenen Kamalak şunları kaydetti: “Bu yüzden, biz Milli Görüşçüler olarak zirveye katılan bütün İslam ülkeleri liderlerine sesleniyoruz; Geliniz, mevcut dünya düzenine teslim olmak yerine Yeni Bir Dünya’yı kuracak kararlara imza atın. Bu Yeni Dünya’da;

-Savaş değil, barış olsun.

-Çatışma değil, diyalog olsun.

-Çifte standart değil, adalet esas alınsın.

-Üstünlük değil, eşitlik benimsensin.

-Sömürü değil, hakça paylaşıma rıza gösterilsin.

- Baskı ve zulüm değil, demokrasi ve insan haklarına riayet edilsin.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.