Mustafa Kafalı Türk Ocakları Başkanlığına aday

Prof. Dr. Mustafa KAFALI, Türk Ocağı Genel Merkezi’nin önünde, yaklaşık elli kişinin katılımıyla, Türk Ocakları Genel Başkanlığı’na adaylığını îlân etti.

Türk Ocağı’nın olağan genel kurulunun hemen öncesinde, Prof. Dr. Mustafa KAFALI, genel başkanlığa adaylığını bugün saat 11’de açıklayacağını çeşitli vâsıtalarla duyurmuştu. Saat 10’dan itibâren Türk Ocağı Genel Merkezi’nin önünde, basın açıklaması için insanların beklemeye başladığı görüldü. Belirlenen vakte on dakika kala, Türk Milliyetçilerinin önemli isimlerinden bâzıları ocak önünde toplanmıştı bile. Prof. Dr. Ahmet Bican ERCİLASUN, Prof. Dr. İskender ÖKSÜZ, Sevgi KAFALI, Emine Işınsu ÖKSÜZ, Prof. Dr. Nurullah ÇETİN, Prof. Dr. Saadettin GÖMEÇ, Mustafa KAFALI’nın adaylığını desteklemek için gelenler arasındaydı. Gelen “buyurun, toplantınızı içeride yapın” teklifini Hoca, “Ben içeride toplantı yapmak için telefon ettim, aldığım cevâbı biliyorum, Türk Ocağı’nın geleneğinde yokmuş. Eskiden kurultayları Tarihî Türk Ocağı binâsının altındaki yerde yapardık. Şimdi ticâretle uğraşılan yerlerde yapılıyor. Ocağın geleneğinde bu var mı?” diyerek reddetti ve toplantı ve açıklamasını ocağın kapısı önünde gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Mustafa KAFALI, evvelâ kendisini dinlemeye gelenlere hitâpla başladığı konuşmasında, Türk Ocağı’nın tarihinde Çanakkale’nin, Dumlupınar’ın olduğunu, birçok cephede birçok şehit verdiğini; ocağın milletin menfaatleri için çalıştığını söyledi. Türk Ocağı’nın kendi çizgisinden çıktığından bahseden Mustafa KAFALI, “Teşkilâtlardan ve yakınlarımdan gelen teklif ve ısrârlara daha fazla dayanamadım. Adaylığımı îlân ediyorum.” dedi. Sosyal medya üzerinden kendisine yapılan eleştirilere de değinen KAFALI, “Birisi, KAFALI Hoca 80 yaşına gelmiş, birilerinin etkisiyle adaylık koymuş, diyor. Türk Töresi’nde yaşlılara hürmet edilir. Ben altmış yıllık Türk Ocaklıyım. Şimdi biz birkaç kişi kaldık. Benden daha yaşlı, büyük kimse mi var ki ben onların aklına uyayım?” derken, Prof. Dr. İskender ÖKSÜZ’ün bu konuyla alâkalı şu sözleri de dikkat çekiciydi: “Bâzıları KAFALI Hoca’nın elinin titrediğine bakıp sevinmesinler. Ben hocayı 1960’tan beri tanırım, o el 1960’tan beri titrer. Ancak gerektiğinde birçok surata şamar indirmiştir.” KAFALI, son olarak, “Kim nerede hizmet etmek istiyorsa gitsin etsin. Ancak ocağa yakışmayan şeylerin yapılacağı yer burası değildir. Türk Ocağı’nı, ocağa lâyık olmayan kişiler yönetiyor.” dedi.

Toplantı, gelenlerin birbirleriyle selâmlaşması ve basın açıklamasının dağıtılmasıyla sona erdi. İşte açıklamanın tam metni:

“Türk Ocakları bir asırlık millî bir kuruluşumuzdur. 1912 yılında devletimiz bugünkü gibi büyük bir sarsıntı içindeydi. O devrin Türk Milliyetçileri bu duruma bir çare bulmak maksadıyla Türk Ocakları’nı kurmuştur. Nitekim 1912’den 1922’ye kadarki savaş yıllarında Türk Ocakları bizzat cephedeki ve cephe gerisindeki mücâdelesiyle bir destân yazmıştır. 1919’dan itibâren Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti ile berâber İstiklâl Savaşı’na katılma karârı vermiş ve bunu telgrafla yurdun dört bir yanındaki şubelerine bildirmiştir. 1922’den sonra Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz’in kurucularının tamâmı, başta Gâzî Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere Türk Ocaklıdır. Türk Ocakları’nın tarihi bir basın bildirisine sığdırılamayacak kadar uzun ve şereflidir. Ben, Prof. Dr. Mustafa KAFALI, altmış yıldır Türk

Ocaklıyım. Herhâlde hayatta olan en kıdemli üç dört üyeden biriyim. Bu durum beni sorumluluklar almaya mecbûr etmektedir. Ne acıdır ki, Türkiye 1912 yılından sonraki en ağır bunalımını yaşamaktadır. Bu da, Türk Ocakları’na ülkemizde birlik ve barışın yeniden tesisi gibi büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Son yıllarda ocağımızın maalesef yanlış, Türk Milliyetçiliği fikriyâtına uymayan faaliyetlere sürüklendiğini üzüntü ile tâkip etmekteyim. Aynı durumdan şikâyetçi olan sayısız Türk Ocaklı ve Türk Milliyetçisi aydından gelen teklif ve ısrâr üzerine 19 Nisan’daki kurultayda genel başkanlığa aday oldum. Bu açıklamayı genel merkez binâmızda yapma isteğim, Ocak Genel Merkez Yönetimi tarafından usûllere uygun olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. ‘Ocağımızın önünde yapmama da engel olamazlar ya’ diyerek siz değerli basın mensuplarını ve ocaklıları buraya çağırmak durumunda kaldım. (Altmış yıllık bir ocak mensubu ve yönetimdeki birçok kişinin de hocası olan bir kişiye karşı takınılan Türk Ocağı ve Türk Töresi’ne aykırı olan bu tavrı değerli ocak ve basın mensuplarına açıklamayı ve vicdânlarına havâle etmeyi bir görev bildim.) Bizim yönetimimizdeki Türk Ocakları’ndan “âkil adam” çıkmayacaktır.

Bizim yönetimimizdeki Türk Ocakları bizi çözülmeye götürecek ‘Çözüm Süreci’ne katkı sunmayacaktır. Bizim yönetimimizdeki Türk Ocakları açılım safsatasına katılıp emperyalistlerin ve pekaka sempatizanlarının ekmeğine yağ sürmeyecektir. Bizim yönetimimizdeki Türk Ocakları, bir asırlık geleneğinde olduğu gibi Türk Milliyetçisi olan kurum, kuruluş ve siyâsî partilerle kavga içerisinde olmayacaktır. Bizim yönetimimizdeki Türk Ocakları Türk Milleti ve Devleti’nin düşmanlarına karşı 1912’den beri olduğu gibi mücâdele etmeye devâm edecektir. Bizim yönetimimizdeki Türk Ocakları her millî kuruluşla el ele Türk Milleti’nin dertlerine çâre arayıp bulacaktır. Bizim yönetimimizdeki Türk Ocakları’nın aslî vazîfesi Büyük Türk Milleti ve Türk Dünyâsı’nın demokrasi, huzur ve refâh içinde ebediyen yaşaması için her türlü gayreti göstermek olacaktır.

Tanrı Türk’ü korusun!

Saygılarımla Prof. Dr. Mustafa KAFALI Türk Ocakları Genel Başkan Adayı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.