Muharrem İnce: Darphane’yi Erdoğan’a bağlayalım

Erdoğan’ın dillendirdiği sistemde kimsenin can ve mal güvenliğinin kalmayacağını savunan Muharrem İnce, faiz tartışması için de şunları söyledi:

SICAK SICAK YESİN!

“Maliye, adliye, zaptiye Erdoğan’a bağlı. Merkez Bankası’nı da istiyor. Bence bu onu kesmez. Sıcak sıcak yesin diye Darphane de bağlanmalı.”

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, yaklaşan genel seçimlerin Türkiye için önemine vurgu yaptı. “Memleket bu durumdayken partili arkadaşlarımın CHP’yi eleştirmelerini de, istifaları da anlamıyorum” diyen İnce, partililere, AKP’lilere karşı topyekün mücadele etmek gerektiği mesajı verdi. Gündemle ilgili çarpıcı tespitlerde de bulunan İnce, “Başkanlık sistemi gelirse bu ükede kimsenin can ve mal güvenliği kalmaz” dedi. Vatandaşlardan edindiği izlenimle kendisini ‘işe yarar milletvekilerinden’ hissettiğini belirten İnce, önümüzdeki dönem de milletvekili olmak istediğini söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu’na rakip olarak genel başkanlığa aday olan İnce bu durumun Genel Merkez’le aralarında sorun teşkil etmediğini belirtti ve “Benim milletvekili adayı olmamam için CHP’nin değil AKP’lilerin talebi olabilir” dedi. SÖZCÜ’yü ziyaret eden İnce’nin, açıklamaları şöyle:

ANAYASA HUKUKU ÖĞRENMELİ

BU haramzadelerden kurtulmak gerekiyor. 1993’te Recep Tayyip Erdoğan İl Başkanı’yken ‘’Başkanlık sistemi Amerikan emperyalizminin bir dayatması veya bir özentinin sonucudur’’ diyordu. Bugün ise savunuyor. Bence Erdoğan’a zorunlu Anayasa Hukuku dersi vermek lazım. Bu dersi de Burhan Kuzu verebilir ama tane tane anlatmalı. Ancak öyle anlatırsa Anayasa Hukuku’ndan biraz anlar.

TÜRKİYE’de üç büyük darbe oldu. İlki 12 Eylül 1980, yasamayı ortadan kaldırdı. İkinci büyük darbe 12 Eylül 2010… Bu da yargıyı ortadan kaldırdı. Üçüncü büyük darbe ise 19 Ocak 2015’tir. Bu da yürütmeyi ortadan kaldırdı. Erdoğan, Bakanlar Kurulu‘nu topladı, gündemi kendisi belirledi. Başkanlığın provasını yaptı. Eğer 7 Haziran seçimlerinde AKP’yi yenemezsek bu üç büyük darbe tamamlanmış olacak. Onun için yenmeliyiz.

DİRENEN TEK KALE VAR: CHP

BAŞKANLIK sistemi gelirse bu ükede kimsenin can ve mal güvenliği kalmaz. Yargı tamamen biter. Bizi de sustururlar. Çünkü demokrasinin nimetlerinden yararlanıp, demokrasiyi yok eden biri var. Kitap okumayıp, kitap özeti okuyan biri Erdoğan…

MERKEZ Bankası Başkanı’na, Erdoğan ‘’Sen bağımsızsan ben de bağımsızım’’ dedi. Asıl derdi şu; adliye Erdoğan’a bağlı… Maliye Erdoğan’a, zaptiye Erdoğan’a bağlı… Merkez Bankası’nı da istiyor. Ben ona ve AKP’lilere sesleniyorum; bence bunlar Recep Tayyip Erdoğan’ı kesmez. Ona direkt darphaneyi bağlamak lazım. Sıcak sıcak yesin diye. Belki o zaman gözü doyar. İşler düzelir.

BUGÜN Türkiye’nin bütün kurumları çökertilmiş, fethedilmiş. Türkiye’nin direnen tek kalesi CHP… Memleketin bu durumunda partili arkadaşlarımın CHP’yi eleştirmelerini ve istifaları da anlamıyorum. Benim amacım partim başarısız olsun sıra bana gelsin değil. Benim amacım bu beladan kurtulmak. Partimizi eleştirmek yerine AKP’ye karşı topyekün mücadele gerek.

Öcalan serbest kalacak

AÇILIMLA ilgili geldiğimiz noktayı ilk konuşan kişi ben, ilk yazan da SÖZCÜ Gazetesi’ydi. Arşivlere bakarsanız 2-3 yıl önce ben “Bütün bu hazırlıklar Abdullah Öcalan’ın serbest kalması içindir” dedim. O zaman sözlerimi bir tek SÖZCÜ yazmıştı. Herkes buna hazırlıklı olsun. 29 Ekim’de peşmergeye resmi geçit yaptıranlar Öcalan’ı yakında çıkaracak.

ATATÜRK’ün Anıtkabir’ine ziyarete gitmeyen biri Suudi Arabistan’da yas ilan edilmemesine rağmen Türkiye’de yas ilan ediliyorsa bunu sorgulaması lazım insanların. Açıklayamadığınız hediyelerin hatırına mı o bayrağı indirdiniz? O bayrağı göklere Atatürk dikti. Sen Atatürk’ün diktiği bayrağı yarıya indiriyorsun.

Erdoğan’ın sözleri tehdit değil miydi?

MUHARREM İnce hakkında Ergenekon duruşmaları sırasında mahkeme heyetini tehdit ettiği gerekçesiyle fezleke hazırlandı. İnce‚ ‘’Ben Silivri’deki Ergenekon duruşmalarında mahkeme heyetine bağırdım ve sanıkların olduğu yeri göstererek ‘Bir gün siz de aşağıda oturacaksınız’ dedim. Mahkeme heyetini tehdit ettiğim gerekçesiyle daha yeni bir fezleke gönderdiler. Bu mahkeme heyetine görevden el çektirilmedi mi? HSYK haklarında soruşturma açmadı mı? Tayyip Erdoğan ‘O savcıya haddini bildireceğiz. Seninle işimiz bitmedi’ diyordu. Mehmet Metiner de ‘O savcıya hesap sormazsak namerdiz’ dedi. Bunlar tehdit değil miydi?” diye sordu.

1919 ve Gezi ruhuyla karanlığı yenebiliriz!

ORTADA bir başbakan yok. Seçim kampanyasını Tayyip Erdoğan yönetecek. Modifiye bir başbakan var. Başbakan görünümlü bir genel müdür var. Yalova’da 1 Haziran’da yenilenen seçimlerde AKP’yi nasıl yendiysek o şekilde genel seçimleri kazanmalıyız. Akıllı çalışmayla nokta atışı yapılmalı. Onların parasının yüzde 1’i yoktu bizde… Yalova örneğinde olduğu gibi ben AKP’nin bu seçimde yenileceğini düşünüyorum.

BU karanlıktan 1919 ruhu ve Gezi ruhuyla çıkabiliriz. 1919 ruhunun yeni versiyonu Gezi ruhuyla karanlığı yenebiliriz. Gezi ruhunu yeniden diriltmenin yolu Kürt genciyle, başörtülü genci, uzun saçlı, küpeli genci kol kola yürütmekten geçiyor. Bunu yapabiliriz. Yunanistan örneğinde olduğu gibi sol olduğumuzu da hatırlamalıyız. Kazananlar hep mücadele edenlerdir. Solcuların Yunanistan’dan alacağı çok ders var.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.