Milli İttifak:Erdoğan meydanlardan çekilsin

Milli İttifak'ın liderlerinden Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, medyadan seçim süreci boyunca yanlışlarını bulmaları halinde kendilerini yerden yere vurmalarını istedi. Kamalak, "Doğrularımızı halkımıza iletmek de bizim sizden hakkımızdır" dedi. Milli İttifak'ın liderleri Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak ve BBP eski Genel Başkanı Mustafa Destici, İstanbul medyası mensupları ile buluştu. Şişli'deki Grand Cevahir Otel'deki buluşmada iki lider önce 5'er dakikalık sunum konuşması yaptı. Ardından soruları cevaplandırdılar.

DESTİCİ: KİMSEYE BİR ŞART KOŞMADIK, TERSİ BİZE İFTİRA OLUR SP lideri Kamalak, kendilerinin makam derdi olmadığını, onları bırakarak bu yola çıktıklarını, milletin derdi ile dertlendiklerini belirterek, "Bizim Leylamız millettir" dedi. Mustafa Destici de, 1990'lı yılların ortalarında ülkeye hizmet yolunda, içinde yer almamalarına rağmen Refahyol hükümetini desteklediklerini hatırlattı. MSP ve Refah Partisi ile başlayan idealist yolculuğun şimdi SP ile devam ettiğini ifade eden Destici, Necmettin Erbakan ve Muhsin Yazıcıoğlu'ndan iki Alperen ve iki Mücahit olarak söz etti. Bu birlikteliği 2007 ve 2011'de de yapmak istediklerini, "Ancak kısmet bugüne imiş" dedi. Bu birlikteliği daha geniş tutmak istediklerini ifade eden Mustafa Destici, "Hiç kimseye bir ön şartta bulunmadık. Tersi bize iftira olur" diye konuştu.

KAMALAK: İKTİDAR BAŞKANLIK SİSTEMİNİ SİHİRLİ FORMÜL GİBİ SUNUYOR İki lider, medya mensuplarının sorularını da cevaplandırdı. İktidarın başkanlık sistemini "sihirli formül" gibi sunmaya çalıştığını belirten SP lideri Kamalak, başkanlık sistemi ile ilgili şunları söyledi: "Biz prensip olarak başkanlık sistemine karşı değiliz. 'Türk tipi' diye sunulmak istenilen başkanlık sisteminde Meclis başkanı azledemeyecek ancak başkan isterse Meclisi azledebilecek. Başkan başbakanı, bakanları, bağımsız kurum ve kuruluşların başkanlarını atayabilecek. Fonksiyonsuz bir Meclis ve tam donanımlı bir başkan. Bunun adı başkanlık sistemi değil adını koyalım, despotizm. AK Parti, bugüne kadar her seçim döneminde güçlü bir düşman buldu. O düşmanın korkusu ile seçmeni kendi tarafına kanalize etti. Bu seçimde 'Paralel' diye gösterilen yapının iddia edildiği gibi etkili olmadığı görüldü. Bu kez devleti tıkayan şeyin 'Parlamenter Sistem' olduğu iddiası ortaya atıldı ve başkanlık sistemi bir sihirli formül gibi sunuluyor."

KOALİSYON KONUSUNDA İKİ LİDERİN FARKLI YAKLAŞIMI Haberciler, sandıktan bir iktidar çıkmaması halinde kiminle ve nasıl koalisyon kurabilecekleri yolundaki bir soru üzerine Mustafa Destici, "Biz ülkenin birlik ve bütünlüğünden yana her parti ile koalisyon kurabiliriz. AK Parti ile de koalisyonu değerlendirebiliriz" derken, Mustafa Kamalak, "Ben bu soruya biraz Demirel üslubu ile cevap vermeyi tercih ediyorum. Doğmamış çocuğa don biçilmez" dedi. Mustafa Destici, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın meydanlardan çekilmesini ve makamına yakışır pozisyonda olmasını istedi. Erdoğan'ın Diyarbakır programı olduğu için Milli İttifak'ın Diyarbakır mitingini iptal etmek durumunda kaldıklarını belirten Destici, bu programı kendilerine gelen telkinler üzerine iptal etmek durumunda kaldıklarını söyledi. Yasa gereği 3 bakanın değiştiğini ama seçimlerin son virajına kadar "açılışlar" adı altında devlet imkanlarıyla iktidar propagandası yapıldığını söyleyen Destici, bunun önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti.

DESTİCİ: ÖCALAN KUZEY SURİYE'NİN BAŞINA GEÇECEK İktidarın PKK ve siyasi uzantısı HDP ile kavgasının göstermelik olduğunu öne süren Mustafa Destici, seçimlerden sonra muhtemel bir AK Parti iktidarında terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılıp Suriye'nin Kuzeyindeki PYD kontrolündeki bölgenin başına geçeceği iddiasında bulundu. Mustafa Kamalak, bir soru üzerine iki hakimin görevden el çektirip tutuklanması olayının asla kabul edilemez olduğunu söyledi. Anayasa'nın 38. maddesinde hakimlerin nasıl bir konumda olduğunun açıkça ortaya konduğunu belirten Kamalak, tutuklanmaların bütünüyle yasal mevzuata aykırı olduğunu belirtti. Kamalak, gazetecilere bir de soru yönelterek, "İçinizde Fethullah Gülen'in silahlı terör örgütü lideri olduğuna inanan var mı?" diye salona sordu. Doğru bildiklerini dün de bugün de ifade etmeye çalıştıklarını anlatan SP lideri Kamalak, dün de Balyoz ve Ergenekon konusunda doğrularla yanlışları aynı çuvala koyduklarını ifade ettiklerini belirterek şöyle dedi: "Balyoz ve Ergenekon konusunda dün de yanlışlar yapılmıştı bugün de yapılıyor. Dün kurunun yanında yaş da yakılmak istendi. Bugün de yaşın yanında kurular serbest bırakıldı."

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SORUNU İŞSİZLİK VE PEYGAMBER GELSE İDİ Türkiye'nin en sorununun işsizlik olduğunu belirten Mustafa Kamalak, "Terör dahil öteki bütün sorunların önünde bu sorun geliyor. Terör dahil bütün sorunların temelinde işsizlik var" dedi. Kamalak şöyle devam etti: "Türkiye üretmeyi unuttu. Borca dayalı olarak ürettiğinden fazlasını tüketiyor. Borcu da gidip kendine her türlü kötü dayatmayı yapanlardan alıyor. Bu çıkar yol değil. Çözüm üreten bir ekonomik sistem kurmaktır. Her peygamber kendi döneminin en önde olan kavramlarına karşı daha iddialı gelmiştir. Hz. Musa döneminde sihir en rağbet gören şeydi. Hz. Musa, bu sihre karşı en etkili yöntemle geldi. Hz. Peygamber döneminde en rağbet gören şey belağat idi. Kur'an en beliğ şekilde geldi. Farz-ı muhal, bugün peygamber gelecek olsa, ekonomik alanda iddialı olarak gelirdi." SP lideri Kamalak, geçmişte Refahyol'un iki sebeple yıkıldığını bunun birinci sebebinin D-8 ülkeleri girişimi, diğerinin de kamu maliyesine getirilen havuz sistemi olduğunu söyledi. Kamalak, "Biri dünyadaki haksızlığı ve hukuksuzluğu giderecekti, diğeri de ekonomideki çarpıklığı düzeltecekti" dedi. Son olarak söz alan Nevzat Yalçıntaş da bu ittifakın gerçekleşmesi için çok çaba harcandığını ifade etti ve 1991 seçimleri öncesinde Refah Partisi ve MHP arasında kurulan seçim ittifakında gösterdikleri çabayı anlattı.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.