MHP\'nin dersanelere bakışı net

Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu kapsamdaki görüş ve önerileri çok açık olup hiçbir şekilde kuşkuya yer bırakmamaktadır.

Gerek 2002, 2007 ve 2011 yılı Seçim Beyannamelerimizde, gerekse de konuyla ilgili değişik tarihlerde yaptığımız açıklamalarda nerede durduğumuzu net olarak ifade ettiğimiz kayıtlardadır.

Nitekim 2011 tarihli Seçim Beyannamemizde; sınav sistemlerinin örgün eğitim programlarına paralel hale getirilmesini, dershanelerin ilk ve orta öğretim kurumlarının işlevini üstlenmesi önlenerek, özel okula dönüşmesinin teşvik edileceğini ifade etmiştik.

Yani ilke olarak dershanelerin özel okula dönüşmesi gerektiğine inandığımızı ve bunu hedeflediğimizi daha bu tartışmalar gün yüzüne çıkmadan gündeme getirmiştik.

Ayrıca 3 Nisan 2012 tarihli Meclis Grup toplantımızda da aynen şunları söylemiştim:

“ Elbette milyonlarca ailemize mali külfet olan dershanelerin kaldırılması yerinde bir uygulamadır.

Zira üniversite sınavının kalkacağı bir ortamda zaten dershanelere büyük oranda gerek ve ihtiyaç kalmayacaktır.

Ancak binlerce dershaneyi kapatırken, önce buralarda çalışan ve hayatlarını kazanan öğretmen ve yardımcı personelin geleceğini garantiye almak ve bunları milli eğitim sistemine dahil etmek gerekmektedir.

Bir diğer yandan da, dershane sahiplerini mağdur etmeyecek çare ve yolları bulmak lazımdır.”

Dershane sisteminin yaygınlaşması, öğrencilerimizin bu kurumlara mecbur bırakılması her şeyden evvel eğitim sisteminin acizliğinden ve yetersizliğinden kaynaklanmaktadır.

Bu zamana kadar, evlatlarımız ilk ve orta dereceli okullarda alamadığı bilgi ve edinemediği pratikliği dershanelerde kazanmıştır.

Ekonomik imkanları ölçüsünde, hemen hemen her aile çocuğunu bir dershaneye kayıt ettirmiş ve ettirmektedir.

Kesin olan bir şey varsa o da şudur:

Milli eğitim müfredatında, girilecek imtihanlarla ilgili lazım gelen bilgi ve tecrübenin verilmemesi veya verilemeyişi çok ciddi bir zaaftır.

Dershane tartışmasından önce bu eksikliğin karşılanması, bu ihmal mesabesindeki zayıflığın tartışılması gerekmektedir.

Çocuklarımızı ve ailelerini dershane kuyruklarına sokan, buna zorunlu bırakan argümanlar, nedenler ve mazeretler tüm yönleriyle, dürüstçe ve etraflıca konuşulmadıktan ve makul şekilde halledilmedikten sonra atılacak her adım zaman israfına yenisini ekleyecektir.

Cevaplanması gereken ilk soru şudur: Öğrencilerin okulda bulamayıp da dershanelerde bulduğu, okulda öğrenemeyip de dershane sıralarından aldığı nedir, nelerden ibarettir?

Dershanelerdeki öğretmenlerle milli eğitim sistemindeki öğretmenler aynı tedrisatın ürünleridir.

O halde okullarımızın bu kadar geri, önemsiz ve sanki işe yaramaz gibi algılanmasına, gösterilmesine ve bu noktaya gelmesine sebep olan aymazlıklar, sorumsuzluklar hangi başlıklardan müteşekkildir?

Bize göre önemli ve öncelikli olan dershanelere olan ihtiyacın tamamen ortadan kalkması ve kaldırılmasıdır.

Bu gerçekleşmeden, bu sağlanmadan ve milli eğitim sistemi beklentilere cevap vermeden dershane sistemiyle sırf başka maksatlarla oynamak telafisi çok zor olacak boşluklara ve çalkantılara meydan verebilecektir.

AKP 11 yıldır hükümettedir.

Recep Tayyip Erdoğan 11 yıldır Başbakan’dır.

AKP 11 yıldır milli eğitim sistemini kontrol etmekte, siyasi sorumluluğu uhdesinde taşıyarak yönlendirmektedir.

Sormak isterim ki, Başbakan ve hükümetinin, yaklaşık son bir yıldır dershane üzerinden yürüttüğü polemiklerin esas gayesi nedir?

Bu yolla neyin örtülü mesajı, kimlere, hangi niyetle verilmektedir?

11 yıldır dershaneler iyidir de, şimdi mi kötü olmuştur?

11 yıldır her şey süt limandır da, şimdi mi işler sarpa sarmıştır?

12 Eylül 2010 tarihli referandumla zirve yapan yakınlıklara bugünler de nazar mı değmiştir?

Dershaneleri kapatma kararı iyice yüzeye vuran bir siyasi kavganın mı, dünkü ittifakların bir mahsuplaşması mı, alttan alta devam eden restleşmenin mi, yoksa gerçekten de bir ihtiyacın mı eseridir?

Başbakan Erdoğan’ı bu karara iten asıl saik nedir?

Bu soruların cevaplarını bilmek ve öğrenmek bizim olduğu kadar da milletimizin en doğal hakkıdır.

Tekraren söylüyorum, dershanelerin kapatılarak özel okula dönüştürülmesi bizim yıllar öncesinden belirlediğimiz bir hedeftir.

Ancak evvela dershanelere olan talep ve yönelimin bitirilmesi şarttır.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak hiç kimseyi gözettiğimiz, hiç kimsenin çıkarını dikkate aldığımız yoktur ve olmayacaktır.

Hareket noktamız evlatlarımızın daha iyi eğitim alması, ailelerinin katlandıkları ekonomik külfetin hafifletilmesi ve eğitim sisteminin beklentilere en iyi şekilde cevap verebilmesidir.

Milli eğitime paralel bir yapının vücut bulması, bunun da her geçen gün büyümesi elbette arzuladığımız bir şey değildir.

Başbakan ve hükümetini dershaneler konusunda halis niyetli görmediğimizi, tüm safhalarıyla planlamadan, ezbere ve sırf birilerini zorda bırakma maksadıyla söz konusu tasarrufun arifesinde olduğunu düşünüyoruz.

Parti olarak dershanelerin kapatılmasıyla ilgili gerekçeli kararın Meclis’e gelmesiyle daha ayrıntılı yorum yapma şansımız olacağını da bu çerçevede açıklamak istiyorum.

Bu vesileyle şimdiden 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün tüm öğretmenlerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyor, hepsini kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Cumhuriyetimizin kurucusu ve Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve hayatta olmayan muhterem öğretmenlerimize de Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.