MHP'li Yeniçeri:Yeni Genel Başkan düşünmüyoruz

Kanal A'da yayınlanan ve Fatin Dağıstanlı'nın sunduğu Türkiye'nin Seçimi programının bu haftaki konukları MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri ve Güneş Gazetesi Ankara Temsilcisi Talat Atilla idi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yeniçeri, Dağıstanlı'nın 'Paralel yapı MHP'ye sızdı mı?' sorusuna şu şekilde cevap verdi:

Tuğrul Bey verdiği röportajda farklı bilgilere dayanarak bunu söylemiş olabilir. Belki farklı bilgilere sahiptir. Ama muhalefeti zayıflatmak iktidarı güçlendirmek anlamına gelir. 2009-2011 yıllarında bölücü partiyi dikkate almazsak üç parti vardı. CHP, MHP ve Saadet Partisi.

SP ikiye ayrıldı, Numan Kurtulmuş ve Necmettin Erbakan ayrıldılar. Dolayısıyla muhafazakar seçmen ikileme düştü.

Paralel yapı dış güçlerin Türkiye'deki enstrümanlarıdır

İkincisi CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a kaset operasyonu yapıldı. CHP kendi içerisinde yeni genel başkan ve yeni tartışmalara girdi. MHP'ye kaset operasyonu yapıldı. Dolayısıyla üç muhalefet partisi aynı anda operasyona tabi tutuldu.

O zaman bu paralel denilen yapı da, cemaat eşittir AKP, AKP eşittir cemaat idi. Bugün Türkiye'de büyük bir algı hatası var. İşte, 'Her türlü kötülüğün kaynağı cemaattir. Bunlar her türlü yasa dışı işleri yapar. Bunlar devletin dışında yapı oluşturmuşlardır' gibi algılar yanlıştır. Bu paralel yapı aslında dış güçlerin Türkiye'de kullandığı enstrümanlardır. Bunu anlamak lazım. Yurtdışında küresel güçlerin Türkiye içerisindeki uzantılardır. CIA, MOSSAD vd. O kasetleri, dinlemeleri birileri için yapılıyor. Dolayısıyla bunu tek başına  Pensilvanya'nın yaptığını düşünmek yanlış olur.

Birçok devlet adamı tehdit altında. Dinleme, eski hataları vd konularda. Türkiye bugün ciddi anlamda güvenlik sorunu yaşıyor.

Paralel yapı muhatabımız değil

MHP, Türkiye'de siyaseti, soğukkanlılığı temsil ediyor. Paralel yapı bizim muhatabımız değil, biz siyaset yapıyoruz. Ticaretle siyaseti, tarikatla siyaseti karıştırırsanız Türkiye'yi, insanların kafasını karıştırırsınız. Bizim MHP olarak herhangi bir gruba karşı elimizde kanıt olmadan bir şey söylememiz doğru değil.

Memlekette hukuk ve yargı var. Suç işleyenler yargılanır.Biz ne hakimiz ne de savcıyız. Ortada suçu olan yargılanır, cezasını alır. Bizim muhatabımız siyasi partiler, iktidar. Bu tür yapıların MHP'de barınma ihtimali yok.

Ben şahsen dinlendiğimde, tehdit mektubu aldım. direk gittim savcılığa verdim, şikayetçi oldum. Daha sonuçlanmadı. Biz Allah'tan başka kimseden korkmayız.

Birileri bize 'Neden sokağa çıkmıyorsunuz?' diyor, bir diğeri 'Neden paralel yapıyla mücadele etmiyorsunuz?' diyor. Biz inançlarımızla, dinamizm ile milleti etkilemeye çalışıyoruz. Bizim için tüm vatandaşlarımız eşittir. Karşıtlık, düşmanlık, mezhep düşmanlığı yapıyoruz.

MHP'de yeni genel başkan düşünmüyoruz

MHP maceralara kapalı bir partidir. Yeni başkan değişimi düşünmüyoruz. Bu terslik yaratır. Her yol kullanarak halka ulaşmanın yöntemini bulmamız lazım. MHP zaten kendisi milletin kendisi. Ama halka ulaşmada, medya, maddi vd konularda sıkıntı var. Bunlar aşıldığında iktidar partisi olmak yolunda alternatif olacağız.

Suriye politikası

Suriye diktatördür. Suriye, Türkiye'nin arka bahçesi değildir. Her istediğinizde her isteğinizi gerçekleştiremezsiniz.Bundan iki üç yıl önce; "Suriye'ye girerseniz çıkamazsınız. Suriye'de etnik mesele var, İsrail var, terörle ilgili unsurlar var. Suriye'den Türkiye'ye ancak sorun ithal edersiniz" dedim.

Suriye büyük güçlerin hesaplarının yapıldığı bir yer. Suriye'den milyonlarca kişi getirmek, Türkiye'nin güvenliğini tehdit edecek şekilde Suriye'de oluşumlara neden olmak aklı başında iktidarın yapabileceği şeyler değildir. Dış politika, kin, nefret, intikam duygusu içerisinde kurulamaz. Dış politikanın kurulduğu yer, sağduyu, dengeleri iyi görmektir.

Emperyalist güçler 'Suriye'nin dostları' diye toplandı

Tamam Esad, katildir, kötüdür. Ama bize mi düşüyor bütün bunları düzeltmek? Düzeltilebiliyor mu? Kapasiten var mı? Biz acıyı duymayalım demiyorum.

Fransa, Libya'ya müdahalede gecikti. Sonra, Arap Baharı denilen olayla patır patır Libya, Mısır, Tunus düşünce hükümet de heveslendi. Hükümet, Suriye'nin çabuk düşeceğini sandı. Geç kalmamak için Suriye'nin üzerine yüklendi.

Emperyalist güçleri, Türkiye'de 'Suriye'nin dostları' diye topladı. Amerika, İngiltere, Fransa gibi ülkeler ne zaman oldular da şimdi Türkiye'nin, Suriye'nin dostları oldular? Bunların toplantısını yaptı.

Kendi hareketlerinin sebep olduğu vahamet ortada. Biz çözüm sürecinin, çözüm süreci olmadığını düşünüyoruz. Bu ülkenin milli ve üniter yapısını tehdit eden bir süreçtir. Başından beri bunu söylüyoruz. Etnisite, mezhep, mizaç üzerinden siyaset olmaz. Enisitenin siyasallaşması bir millete yapılan en büyük hıyanettir ve o yapılmıştır.

Meselenin adını 'Kürt sorunu' diye koydular. Demek memlekette, Kürt, Alevi, Çerkez vd sorunu var. Kürtlerin var olması sorun oldukları anlamına gelmiyor.

AKP ve PKK'nın çözüm süreci anlayışı farklı

AKP'nin Kürt sorununa yüklediği anlam ile PKK ve yandaşlarının yüklediği anlam birbirinden farklı. AKP'nin Kürt sorunu dediği; demokratik hak ve özgürlükler sorunu. PKK, Bağımsız Birleşik Kürdistan sorunu olarak bakıyor.

Hükümetin tarafından baktığımızda, demokratik hak ve özgürlükler sorunu herkesin sorunu, sadece Kürtlerin değil. Her etnik grubu ele alarak, 'Siz sorunsunuz. Sizin de sorununuz için size şu hakların verilmesi gerekir' gibi yaklaşım onları siyasallaştırır. Siyasallaştırdığı için de geldiği yüzler görülüyor.

PKK, çözüm sürecini bir oyun olarak görmüştür. Örgüt, çözüm sürecini bütün faaliyetlerini bölgede silah kullanmadan serbestçe gerçekleştirebileceği bir olgu olarak değerlendirmiştir. Dünyanın her yerinde çözüm sürecinin amacı örgütü zayıflatmaktır. Oysa AKP'nin çözüm süreci dediği süreç PKK'yı güçlendirmiş, devleti zayıflatmıştır.

 

KANALAHABER.COM/ÖZEL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.