MHP'li Yalçın: Tampon bölge caydırıcı bir zemin meydana getirecek

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Semih Yalçın, tampon bölgelerin aynı zamanda Musul ve Kerkük’teki, Suriye’deki Türkmen varlığının emniyeti ve haklarının korunması açısından caydırıcı bir zemin meydana getireceğini söyledi.

    Semih Yalçın, Suriye sınırında tampon bölge oluşturulması tartışmaları üzerine yaptığı yazılı değerlendirmede, tampon bölgenin hem harekât ve manevra kabiliyetini arttıracağını hem kalıcı sonuç almayı hem de korumasız ve masum yerel unsurlara daha güvenli hizmet götürme imkânı sağlayacağını dile getirdi.

    Türkiye’nin kendi sınır güvenliğini temin için güneyde tampon bölge kurulması fikrinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından çeşitli vesilelerle yıllardır dile getirildiğine işaret eden Yalçın, "Ancak bu konuda hükümet, ne partimizin ne de diğer muhalefet partilerinin sesine kulak vermeyip kendi bildiğini okumaktadır. Ayrıca uluslararası platformda Türkiye bu konuda yalnızlıktan kurtarılmalı; sadece ABD, İngiltere Fransa ve Almanya gibi ülkelerle değil, bölgede çıkarları bulunan Rusya ve Çin ile de mesele enine boyuna görüşülerek destekleri alınmalıdır.” dedi.

    Türkiye’nin kendi başına hareket ederek maceraya girmesinin, Orta Doğu bataklığına tamamen saplanması demek olacağını belirten Yalçın, "Türkiye bundan şiddetle kaçınmalıdır. Tampon bölgenin neden gerekli olduğu ve bölgesel sorunların çözümüne nasıl katkıda bulunacağı anlatılarak BM başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar da harekete geçirilmelidir." şeklinde konuştu.

    REHİNELERİN SERBEST BIRAKILMASI VE KOALİSYONA DESTEK ZAMANLAMASI

    MHP’li Yalçın, IŞİD tarafından 101 gün süreyle rehin tutulan 49 Musul Konsolosluğu çalışanının tam da ABD’nin Türkiye’den koalisyon güçlerine katılıp operasyonlara destek verme talebini dillendirmeye başlamasının ardından serbest bırakılmasının da soru işaretlerini arttırdığını vurgu yaptı. Yalçın, "Rehinelerin serbest kalması, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükûmeti tarafından bir diplomasi zaferi ve MİT’in başarılı operasyonu olarak lanse edilirken iktidar partisi içindeki bazı çevrelerce rehine kartını hükümetin elinden almak için CIA tarafından yapılmış bir hamle olarak nitelendirilmiştir." diye konuştu.

    "MİLLİ MUTABAKATA DAYALI ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİ"

    Buna karşılık Devlet Bahçeli'nin “IŞİD’le hangi pazarlıkların yapıldığı, vatandaşlarımızın özgürlüğü karşılığında nelerin vaat edildiği, hangi güvencelerin verildiği henüz gizemini korumaktadır.” sözünün, meselenin karanlık yönlerinin aydınlanması ihtiyacını gözler önüne serdiğini kaydeden MHP’li Yalçın, "Sayın Bahçeli’nin kamuoyunda makes bulan bu açıklaması sonrasında, rehinelerin kurtarılmasının hangi pazarlıkların sonucunda gerçekleştiği merak konusu hâline gelmiştir. Türkiye’nin bir terör örgütüyle pazarlık etmesi kabul edilemez. Ancak AKP iktidarı, PKK ile yapılan pazarlıklar ve bulunulan vaatler dolayısıyla sabıkalı olduğu için ister istemez ‘IŞİD’le de mi pazarlığa oturuldu?’ sorusu insanın aklına gelmektedir." ifadelerini kullandı.

    Yalçın şunları söyledi: "Hükümet; Türkiye’nin güney sınırında güvenli koruma bölgeleri oluşturulması gibi fevkalade ciddi ve hayati bir konuyla ilgili keyfî hareket etmemelidir. 46 vatandaşımızın serbest bırakılmasıyla ilgili şov yapmayı bir tarafa bırakıp İhtiyaç duyulan yeni savunma ve güvenlik stratejisi konusunda TBMM’de gizli veya açık oturumlar düzenleyerek milli mutabakata dayalı çözümler üretilmesine önayak olmalıdır."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.