MHP\'li vural;Türkiye Muharebat Devleti haline gelmektedir

Özel Dershaneler ve Özel Öğretim Kurumları Birliği Derneği (ÖZDEBİR) Başkanı Faruk Köprülü'yü makamında kabul eden MHP'li Vural, ziyaretin ardından gazetecilerin MİT'le ilgili Meclis'e gönderilen kanun teklifini yorumladı. Teklife tepki gösteren Vural, "Böylesine kapsamlı böylesine devletin işleyişiyle ilgili değişikliği iki milletvekilinin eline tutuşturmuşlar korsan olarak sunuyorlar. Böyle bir rezalet olamaz. Biz devlet yönetiyoruz. Böylesine önemli bir konuyla ilgili kanun tasarısı hazırlamaktan korkan Recep Tayyip Erdoğan hükümeti MİT'in hazırladığı teklifi, TBMM'de iki milletvekiline imzalatmak suretiyle dayatmıştır. Burayı MİT'in iradesi mi yönetecek? Nerde bu hükümet? Türkiye'nin ihtiyacı olan böyle bir kanun gerekiyorsa nerede bu hükümet? Burayı bürokratik oligarşi mi yönetecek. Bu kanun teklifini imzalayan milletvekillerinin iradesi milletin iradesi değildir. Türkiye'yi bir muhaberat devletine dönüştürmek isteyenlerin milli irade kılıfı altında tutuşturdukları bir kanun teklifidir. Milli iradenin tecellisi ile bu gelmiş değildir. Bunlar kendisini ne zannediyor? MİT görevlisi mi zannediyor? Bu devletin işidir. Böyle yasama çalışması olmaz. Bu kanun teklifi şunu ortaya koymaktadır ki; Türkiye bir muhaberat devleti, bir istihbarat devleti haline gelmektedir. Her bir sivil toplum örgütü tehdit altındadır, özgürlüklerimiz tehdit altındadır. Bu tehdit altında fişlemelerle baskıyla tehditle toplumu yönlendirmek isteyen, Baas kalıntısı rejimlerin anlayışının bu teklifin içinde yer aldığı gayet açık ve nettir. Bu yönüyle bakıldığında doğrudan doğruya MİT'i terör örgütlerinin meşru muhatabı haline dönüştüren, dolaylı olarak da terör örgütlerini meşrulaştırma gayesi güden hükümler vardır burada. Hukuka aykırı iş ve eylemler yapanların, yasa dışı ilişkilerde bulunanların korunmak istendiği, Recep Tayyip Erdoğan paralel örgütünü korumak isteyen bir kanun teklifidir." " ifadelerini kullandı.

-"Parlamento, gecekondu parlamento haline gelmiştir"

Vural, parlamentonun adeta bir "gecekondu" parlamento haline geldiğini iddia ederek, "Millet iradesi maalesef geceyarılarında gönderilen tasarılar, teklifler, bürokratik oligarşik bir dikta anlayışıyla kullanılmaktadır. TBMM Genel Kurulu'nda neyi, ne zaman görüşeceğimiz konusu bile belli değildir. Her an her konu karşımıza çıkabilir" diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın dün katıldığı bir televizyon programında dershanelere ilişkin kanun tasarısının yerel seçimden sonra işleme alınacağını söylediğini belirten Vural, "Kendi gönderdiği tasarının görüşülme takvimi bile Bakan'ın elinde değildir. Sayın Bakan eğer gerçekten bu tasarıyı yerel seçimden sonra görüşülmesi, işleme konulmasını düşünüyorsa yarın ki komisyon toplantısına gelmemelidir" dedi.

Öz-De-Bir Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Köprülü de şu an itibariyle devletin denetim ve gözetiminde olan, yasal olarak faaliyet gösteren 3 bin 700 kurumdan bahsettiklerini belirterek, bu kurumların yok sayılması yaklaşımına karşı olduğunu söyledi.

-"Burayı MİT'in iradesi mi yönetecek?"

Vural, görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Başbakan'ın tablet bilgisayarların dağıtım törenindeki konuşmasını eleştirerek, şunları söyledi:

"Öğrencilerin bulunduğu bir ortamda sıkılmadan, utanmadan dar siyasi polemikler yapmıştır. Başbakan'ı kınıyorum. Nerede, ne konuşulacağını bilmeyen bir Başbakan Türkiye'yi yönetmeyi hak etmiyor. Böyle bir ortamda çocukları bulunduran öğretmenleri de milli eğitimi de kınıyorum. Benim çocuklarım beyefendinin dar, çarpık yalanlarını dinleyen insanlar olamaz. Tabletini dağıtıyorsan dağıtırsın, milli eğitimle ilgili bilgileri söylüyorsan söylersin ama orada partiler arasında ya da başka konularda o çocukların dimağını bu fitne ve fesatla işgal edemezsin. Pedagojiye aykırı bir kere. O çocukların karşısında kırmızı noktalı konuşmalar yapmak o çocukların maneviyatını bozmak demektir."

İnternetle ilgili düzenlemeye de değinen Vural, "Alo Çankaya hattı çıktı. Gerçekten hukuk devleti açısından sayın Cumhurbaşkanı'nın veto yetkisini kullanmayıp, birtakım önergelerle bu işin değiştirilmesine ilişkin adım atması TBMM'yi yok saymak olmuştur. Bakalım HSYK'da ne olacak?" şeklinde konuştu.

Vural, gazetecilerin, MİT ile ilgili kanun teklifine ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:

"Böylesine kapsamlı ve devletin işleyişiyle ilgili bir değişikliği iki milletvekilinin eline tutuşturmuşlar, korsan olarak sunuyorlar. Böyle bir rezalet olamaz. Burayı MİT'in iradesi mi yönetecek? Nerede bu hükümet? Türkiye'nin ihtiyacı olan böyle bir kanun var, gerekiyorsa bu hükümet nerede? Burayı bürokratik oligarşi mi yönetecek? Bu kanun teklifi, imzalayan milletvekillerinin, milletin iradesi değildir. Türkiye'yi bir muhaberat devletine dönüştürmek isteyenlerin milli irade kılıfı adı altında tutuştukları bir kanun teklifidir. Bu kanun teklifi şunu ortaya koymaktadır ki Türkiye bir muhaberat, bir istihbarat devleti haline gelmektedir. Her bir vatandaşımız, her bir sivil toplum örgütü, özgürlüklerimiz tehdit altındadır. BAAS kalıntısı rejimlerin anlayışının bu teklifin içerisinde yer aldığı gayet açık ve nettir."

Vural, Emniyetin başvurusu üzerine 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin verdiği arama kararına ilişkin bir soru üzerine de "3 milyon kişiyi neye göre, nasıl veriyorsunuz? Nasıl hakimsin sen? Ne arıyorlar, kimi arıyorlar. Amacı, hedefi belli olmadan bütün milleti, herkesi böylesine bir arama tehdidi altında bırakmak korku devleti oluşturmaktır. Baskıyla toplumu yönlendirmektir. Hukukun koruduğu menfaat nedir burada?" diye sordu. Vural, böyle bir şeyin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Cihan / AA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.