MHP'li Vural:Sayın Başbakan; müsamerede değiliz. Türkiye'nin ciddi sorunları vardır.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, çözüm sürecine ilişkin, "Millete yalan söylüyorsunuz. 'Sürecin muhatabı millettir' diyerek halka yalan söyleyenler, PKK ve HDP'yi sürecin tarafları olarak gösterip onlardan medet umacak noktaya geliyor" dedi. 

Vural, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını, ancak bunları çözebilecek bir başbakana sahip olmadığını savundu.  

Ülkede ciddi bir yönetim boşluğu yaşandığını  ifade eden Vural, "Sayın Başbakan; müsamerede değiliz. Türkiye'nin ciddi sorunları vardır. Türkiye'nin bu sorunlarını çözebilecek bir iradeye ihtiyaç vardır. Ama bugün görülmektedir ki başbakan müsamere başbakanlığı yapmaktan öteye bir adım atmamaktadır" diye konuştu.

Konuşmasında çözüm sürecine de değinen Vural, hükümetin terör örgütünün tehditlerine boyun eğerek tavizler verdiğini ileri sürdü. Hükümet yetkililerin sürece ilişkin açıklamalarının da terör örgütüne ve HDP'ye yalvarma seanslarına dönüştüğü ifadesini kullanan Vural, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hiçbir zaman böyle kabul edilemez bir duruma düşürülmediğini, hiçbir zaman böyle aciz bir hükümet tarafından yönetilmediğini söyledi. Vural, "Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın şu düştüğü hale bakar mısınız, sen Başbakan mısın, Bağdat dilencisi misin?" diye sordu. 

Sürecin taraflarının muhatabının kim olduğunun belirsiz olduğunu kaydeden Vural, "Bir taraftan 'çözüm sürecinin muhatabı millettir' diyeceksin, ondan sonra çözüm sürecinin muhatabı olarak PKK ve HDP'ye sesleneceksin. Millete yalan söylüyorsunuz. 'Sürecin muhatabı millettir' diyerek halka yalan söyleyenler, PKK ve HDP'yi sürecin tarafları olarak gösterip onlardan medet umacak noktaya geliyor" değerlendirmesinde bulundu.   

 

-"Direksiyonu örgüte veren AKP Hükümeti, şanzımanı dağıtmıştır"

 

Hükümetin gelinen süreçte karşı tarafı "sahtekarlık yaptılar" diye suçlayarak kendi sorumluluklarından sıyrılamayacağını belirten Vural, millete bir kumpas kurulduğunu ileri sürdü. Vural, şöyle konuştu:

"PKK'yı tavizi, terör örgütüyle müzakereyi 'çözüm süreci' diye millete yutturmaya kalkmak sahtekarlık değil midir? Ne bekliyordunuz? Terör örgütünden iyi niyet, dürüstlük mü bekliyordunuz? Sırtlana el uzatılmayacağını, ayıdan post, terör örgütünden çözüm ortağı olamayacağını size kimse öğretmedi mi? Görünen o ki denize düşenler Öcalan'a, Karayılan'a sarılmışlar, terör örgütüne yalvarır hale gelmişler. PKK ile iş tutan, direksiyonu örgüte veren AKP Hükümeti, şanzımanı dağıtmıştır."

Hükümettin bir bakanının HDP'ye giderek, "eylem olmasın, durum sakinleşsin, olumlu adımlar atacağız" dediğine ilişkin haberler olduğunu ifade eden Vural, "Çıksın o bakan kimse açıklasın. Olay çıkmasın diye taviz verme taahhüdünde bulunan kimdir? Kimse bu adam hemen azledilmelidir" dedi.  

Gelinen noktada süreçle ilgili değişen hiçbir şey olmadığını dile getiren Vural, "Yine aynı tezgahlar olacak. Aynı oyunlarla milleti kandırmaya çalışacaklardır" ifadesini kullandı. 

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Hacıbektaş'ta yaptığı konuşmadaki Dersim ve Kerbela'ye ilişkin karşılaştırmasına da değinen Vural, Davutoğlu'nun bu benzetmeden dolayı özür dilemesi gerektiğini savundu. "Dersim ile Kerbela'yı karşılaştırmak densizliktir" diyen Vural, "Şeyh Sait ve isyancılarını Hazreti Hüseyin yerine mi koyuyorsun? Şeyh Sait'i Hazreti Hüseyin yerine koyan Başbakan'a sesleniyorum; senin kafanda Şeyh Sait Hazreti Hüseyin ise birinci harekatı yapan Mustafa Kemal Atatürk, ikinci, üçüncü harekatları yapan Celal Bayar'ı kimin yerine koyuyorsun?" sorusunu yöneltti. 

 

-"Hepinizin imzası var, hepiniz tarafsınız"

 

Vural, Soma'nın Yırca köyünde termik santral yapımı için zeytin ağaçlarının kesilmesine de değinerek, zeytinliklere tesis yapımının kanunen mümkün olmadığını bildirdi.

Bu bölgenin kamulaştırma kararının altında tüm bakanlar kurulu üyelerinin imzası bulunduğunu, ancak yaşananlar sonrasında hiçbir bakanın sorumluluğu üzerine almadığını, taraf olmadıklarını söylediklerini ifade eden Vural, "Hepiniz tarafsınız. Hepinizin, Soma Kolin Termik Santralı'nın yapımı amacıyla bu parsellerin, taşınmazların kamulaştırılması kararında imzanız var" diye konuştu. Dolayısıyla Danıştay'ın durdurduğu kararın da Bakanlar Kurulu'nun kararı olduğunu kaydeden Vural, sözlerini "Anlı şanlı bakanlar, imza atıyorsunuz. Kimin zoruyla bu imzayı attınız? Hangi havuzu yönetenler size bu talimatı verdi? Hangi 50 kodamandan biri devreye girdi? Kodaman istiyor, Bakanlar Kurulu basıyor imzayı. Böyle rezalet olmaz" şeklinde sürdürdü. 

TRT'ye cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki yayınlarından dolayı RTÜK tarafından verilen cezaya da değinen Vural, bu cezanın kurallara aykırı yayını yapma talimatını veren ve alan kişiler tarafından ödenmesi gerektiğini söyledi. 

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Vural, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na ilişkin bir soru üzerine, "Aksaray bir zihniyetin sefahat, israf, kibir zihniyetinin ortaya koyduğu bir eserdir. Kibri yıkmamız lazım. İnsanlar sıkıntı içinde, yönetenler sefahat anlayışı içindeyse artık bu hükümetin millet için yapacağı bir şey yok demektir" diye konuştu. 

Vural, Türkiye'ye gelen Suriyelilerin istihdamına yönelik düzenlemelerle ilgili soruyu yanıtlarken de "Milleti işsiz bırakanlar Suriyelilere iş alanı açmak istiyor. Yazık, günah. Bu memleketin insanları nerede çalışacak, ne yiyecek, ne içecek? Yakında onlara oy hakkı da tanırlar" ifadelerini kullandı. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.