MHP'li Türkoğlu:Bu Kanun çıkarsa,Hiç Kimse Hükümet aleyhine gösteri yapamaz

Konuyla ilgili bir haber sitesine yorum yapan MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, İç Güvenlik Paketi’yle hükümetin asıl hedefini açıkladı: ‘Kendisine muhalefet etmek isteyenleri engellemek, yolsuzluk soruşturmasını kontrolü altına almak.’

Türkoğlu, pakette en tehlikeli gördüğü maddeyi de açıklayarak, AKP’nin, bazı konularda ayrı düştüğü kolluk kuvvetlerini kendisine uşak yaptırmaya çalıştığını söyledi.

İŞTE O AÇIKLAMALAR:

İÇ GÜVENLİK PAKETİYLE HÜKÜMETİN HEDEFİ, KENDİSİNE MUHALEFET ETMEK İSTEYENLERİ ENGELLEMEK

Paketi bize sunanlar özellikle 6-7 Ekim olaylarını bahane ederek terör örgütüyle ya da sokakta eylem yapan teröristlerle ya da vandallarla mücadele edeceklerini gerekçe gösterdiler ama biz onun öyle olmadığını biliyoruz.

TERÖRLE MÜCADELE ETMEK İÇİN MEVCUT KANUNLAR YETERLİ

Türkiye’de terörle mücadele etmek için, kamu düzenini sağlamak için mevcut kanunlar yeterli. Eğer hükümetin kanunlarda rötüşe ihtiyacı olursa bunu da normal karşılarız. Ancak bugüne kadar Türkiye’de kamu düzeni mevcut kanunlarla sağlandı. Hükümetin kamu düzenini sağlamak gibi bir hedefi veya niyeti olsa bu kanunlar ona yeter.

Kamu düzenini ya da 6-7 Ekim olaylarını gerekçe göstererek bu kanunu getiren hükümet aslında gerçek hedefini saklıyor. Hükümetin gerçek hedefi; kendisine muhalefet etmek isteyen, kendisinin kararlarını protesto etmek isteyen kitleleri daha bu niyetlerini sosyal medyada paylaşırken, arkadaşlarıyla konuşurken tespit etmesi, öğrenmesi halinde tedbir alacak. Protestoyu daha kaynağında yok edecek.

Öyle bir şey ki toplantı ve gösteri yürüyüşüne gitmeyi aklından geçirenlerin, arkadaşıyla bunu paylaşanların gözaltına alınması, aranması, telefonlarının dinlenmesi gibi hem de bunların yargı kararı olmaksızın yapılması gibi tedbirlerle hükümet kendisine doğru yönelebilecek her türlü protestoyu engelleyebilecek. Paketle getirdikleri düzenlemenin sonucu bu.

YOLSUZLUĞU, RÜŞVETİ PROTESTO EDENLERİ SUSTURABİLMEK İÇİN BU DÜZENLEMEYİ GETİRİYORLAR

Bu paketi 6-7 Ekim olaylarında sokakları kan gölüne çeviren PKK’lılara karşı kullanacak desek, şu anda zaten elindeki mevzuat yeterli ve bu mevzuatı Cizre’de uygulamıyor, Yüksekova’da uygulamıyor, Şırnak’ta uygulamıyor, Diyarbakır’da uygulamıyor. Asker ve polis, kolluk kışlasına, karakoluna çekilmiş durumda. Gözünün önünde teröristler bazen uzun menzilli silahlarla, bazen diğer molotof ya da havai fişeklerle güvenlik güçlerine saldırıyorlar. Kamu binalarına saldırıyorlar. Bankalara, ATM cihazlarına saldırıyorlar. Ya da kendilerinden olmayan diğer insanlara saldırıyorlar. Hükümet seyrediyor. Böyle bir kanunu çıkarınca bu seyirden vaz mı geçecek, hayır. Yine seyredecek. Ama bu yeni çıkardığı kanunu PKK’nın olmadığı bölgelerde, PKK’yla AKP arasındaki anlaşmaya itiraz edenlerin gösterilerini engellemek için bu kanunu getiriyorlar. Yolsuzluğu, rüşveti protesto edenleri susturabilmek için, onlara gözdağı verebilmek için bu düzenlemeyi getiriyorlar.

HÜKÜMETLE AYNI DÜŞÜNMEYEN JANDARMAYI DA SİYASET KURUMUNA BAĞLAMAYA ÇABALIYOR

Sadece bu temel haklarının kullanımıyla ilgili değil getirdikleri. Mesela Emniyet Teşkilatındaki bütün müdürleri 6 ay içerisinde emekli ediyorlar, niye? Emekli ettikten sonra yerine kendi adamlarını koyacak. Sözlü sınavla getiriyorlar emniyet teşkilatında terfi için. Yani AKP’den referans alanlar ancak terfi edebilecekler.

Jandarmayı AKP’ye bağlıyorlar, siyaset kurumuna bağlıyorlar. Çünkü jandarmanın bağlanması lazım. Jandarma yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarında ya da PKK’yla mücadelede hükümetle aynı düşünmüyor ve görevini layıkıyla yapıyor. Şimdi onu da siyaset kurumuna bağlamak suretiyle jandarmayı da polis gibi daha etki altına alarak yolsuzluk ve rüşvetle ilgili ya da PKK’yla ilgili mücadelede onu da kendi saflarına çekerek, pasif hale getirmeye çalışıyorlar.

AKP İKTİDARINI DEVAM ETTİRMEK İÇİN KOLLUĞU KENDİSİNE UŞAK YAPMAYA ÇALIŞIYOR

Dolayısıyla aslında paketin tamamına tepeden şöyle bir baktığınızda diğer maddelerle beraber temel hakların kullanımına getirilen sınırlamalar, emniyetin tasfiyesi, jandarmanın üzerinde siyasi kadroların etkinliğinin artırılması, polis kolejinin kapatılması, güvenlik birimleri fakültesinin kapatılması... Hepsine şöyle bir yukarıdan baktığınızda tam bir AKP polisi, AKP jandarması oluşturmak istendiğini göreceksiniz. AKP kendi siyasi iktidarını devam ettirebilmek için kolluğu kendisine uşak yapmaya çalışıyor. Bu tasarı, bu projenin tamamlanması anlamına geliyor.

PKK’YLA MÜCADELE GEREKÇESİNİ TOPLUMU KANDIRMAK İÇİN KULLANIYORLAR

AKP’den önceki hükümetler, ya da AKP’nin ilk yıllarında kamu düzenini sağlamak için herhangi bir kanuna ihtiyaç duyuldu mu? PKK yüzlerce, binlerce eylem yaptı AKP döneminde bir sürü şehit verdik. Kanun yapmaya ihtiyaç var mıydı? Mevcut kanunlar zaten, o yetkiyi, gücü veriyor kolluk güçlerine. Ama şimdi yapılmak istenen şey başka. Kaldı ki bugün ‘Kobani’deki teröristlerin alnından öperim’ diyor Ahmet Davutoğlu. Diyor ki; Kobanidekilerin alnından öperim ben onları... Yani artık teröristlere iltifattan da öteye, muhabbetlerini, bağlılıklarını, muhabbetleri ilan ediyor Ahmet Davutoğlu. Dolayısıyla onlara karşı bu kanunları uygulayacakları falan yok. Sadece toplumu kandırmak için o gerekçeyi öne sürüyorlar.

BU KANUN ÇIKARSA HİÇ KİMSE HÜKÜMET ALEYHİNE GÖSTERİ YAPAMAZ

Bu paketle idari kararla 48 saat gözaltında tutulabileceksiniz. Düşünün memur maaşlarına yapılan zammı az bulan bir sendikanın gösteri yapacağını düşünün. O sendikanın yöneticilerini, makul şüphe düzenlemesiyle beraber düşünün. Hemen idari makamları vali, onun tespit ettiği kolluk amiri gözaltına alacak. Adamın pazar günü yapacağı ya da cumartesi yapacağı bir eylem için cuma günü yola çıktığını farz edin. Onu gözaltına alıyorsunuz 48 saat, Pazartesi akşama kadar. O adamın gösteriye gitme şansı yok, organize etme şansı yok, liderlik etme şansı yok. 48 saat sonra da bırakacaklar bu kadar. Böyle bir tablo.. Hiç kimse hükümet aleyhine gösteri yapamaz bu kanun çıkarsa.

HÜKÜMET YOLSUZLUK SORUŞTURMASINI SAVCI ÜZERİNDEN TAKİP EDEMEYİNCE KOLLUK ÜZERİNDEN TAKİP EDECEK NİYETLERİ BU!

İç Güvenlik Paketi’nde en tehlikeli bulduğum madde; yargıda adli kolluğun amirini iki başlı yapıyorlar. Yani hem idari makamlar adli kolluğun amiri haline getiriliyor. Hem de zaten ceza muhakemeleri kanunu çerçevesinde savcı adli kolluğun amiri biliyorsunuz. Şimdi hem idari bir birim, hem adli bir birim.Hükümetin niyeti adli kolluğun soruşturmalarını takip edebilmek için oraya birini koymak istiyor. Hükümetin niyeti bu. Yani savcı ne iş yapıyor onu takip etmek istiyorlar. Böylelikle yolsuzluk soruşturmasını, hırsızlığı savcı üzerinden takip edemeyince, kolluk üzerinden takip etmeye, adli kolluğa monte ettikleri o idari görevli üzerinden takip edecekler adliyede ne oluyor ne bitiyor. Ama bu Anayasamıza açık aykırı. Yargı bağımsızlığı ilkesine aykırı. Anayasanın; ‘Yargının görevi bağımsız mahkemelerce Türk milleti adına yerine getirilir.’ Hükmüne aykırı. Dolayısyla bu tam bir kaos ortamının kapısını aralıyor. Bu çok tehlikeli.

YARGI ALANINA GİRİLMESİ ÇOK TEHLİKELİ

Yasama zaten yürütmeyle iç içe. Çünkü Yasama zaten yürütmenin içinden çıkıyor. Geriye 3 ana erkten yargı erki kalıyor. Yargı erki de bu şekilde sulandırılır, yütürmenin kontrolüne geçerse, Türkiye’de temel hak ve hürriyetlerin korunabilmesi için insanların müracaat edebilecekleri yer kalmıyor. Temel hak ve hürriyetlerin kazanım sürecini şöyle bir geriye doğru bakarsınaz, bunlar hep devlete karşı savunulan haklardır ve devletten alınan tavizlerle temel hak ve hürriyetler bugüne kadar gelmiştir. Şimdi siz yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı hükümetin tekeline bırakırsanız kime karşı savunacak temel hak ve hürriyetleri ihlal edilenler, kime karşı dava açacaklar? Yargı alanına girilmesini çok tehlikeli buluyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.