MHP\'li Oktay Öztürk;Dün taptıklarını bugün taşlıyorlar!
Adalet Komisyonu'nda iki gün  boyunca yaşanan kavgalı gürültülü görüşmeler bugün sakin bir şekilde devam etti.

Günlerdir tartışılan ve önümüzdeki günlerde de tartışılacağı aşikar olan HSYK kanun değişikliği görüşmeleri iktidar ve muhalefet arasındaki gerilimle devam ediyor.

Adalet Komisyonu üyesi, Milliyetçi Hareket Partisi Erzurum milletvekili Oktay Öztürk, HSYK kanun değişikliğinin neden yapıldığını ve değişikliğin neyi öngördüğünü İNTERNETHABER'e anlattı.

YAPILANLAR NE AHLAKA, NE HUKUKA, NE KANUNA UYGUN


"Bu kanun değişikliği bütün hukuk kurallarını altüst etmektedir, böyle bir şey olamaz. Bu yapılanı bir örnekle açıklamak istiyorum; diyelim ki bugün eskaza bakanlardan veya hükumet mensuplarından birisi bir kazaya uğrasa, onu yargılayacak kanun maddesini hiç düşünmeden yeni bir kanun teklifiyle değiştirerek mevcut kanunu ortadan kaldırabilirler. Bugün yaptıkları da bu. Getirdikleri zaman açısından baktığımızda çok yanlış. Bu yapılanın, ne ahlaka, ne kanuna, ne hukuka sığar tarafı yok."

BAŞBAKAN OĞLUNU ANCAK ARABASINDA GEZDİRİYOR

"Çünkü, endişeleri şu; eğer bu soruşturmalar devam ederse, ipin ucu kendilerine dayanacak. Bakın, bugün gazetelerde bir resim var. Sayın Başbakan, oğlunu ancak arabasında gezdiriyor, oğlu çıkıp dışarıda rahat gezemiyor. Kendisi de söylüyor, "oğlum üzerinden bana ulaşmak istiyorlar" diye"

SEN TEMİZ ADAMSAN, ABDESTİNDEN ŞÜPHEN YOKSA...

"Eğer sen temiz adamsan, abdestinden şüphen yoksa, sen Başbakansın, bu kanunların uygulanmasını konrtol ve takip etmekle mükellef bir insansın. İşin ucu sana yöneldiği vakit kanunu değiştiriyorsun."

YAPMAK İSTEDİKLERİ DAİRELERDE ÇOĞUNLUĞU ELE GEÇİRMEK

Asıl yapmak istedikleri şu; HSYK'nın 3 dairesi var, dairelerin üye sayısı 7. Şimdi dairelerin üye sayılarını 5-5-11 şekline getirmeye çalışıyorlar. Çünkü ellerinde kendilerinin sözünden çıkmayacak 6 elemanları var. Bu 6 kişiyi de birinci daireye 3 kişi, ikinci daireye 3 kişi olarak verdikleri zaman, daire sayısını 5'te tuttukları için 3'te 2 olarak çoğunluğu ellerine geçiriyorlar."

ÜZERİNDE ŞAİBE OLAN KİŞİLERİ TEMİZE ÇIKARACAKLAR

"Bu daireler, atama ve disiplin daireleri. Eğer bu kanunu geçirirler ve Anayasa Mahkemesi'nden dönmez ise bundan sonra yapacakları şu; derhal üzerinde şaibe olan, basındaki bu suçlamalara maruz kalmış olan veya polisin takibatına maruz kalmış olanların meselelerinin görüşüleceği mahkemelere kendilerine göre hakimler atayacaklar ve bunları temize çıkaracaklar, dolayısıyla işin ucunun Başbakan'a uzayan yollarını da kesmiş olacaklar. Bu kanun değişikliğinin özeti bu."

ZAMANINDA ADALETİN KILICINI ONLARIN ELİNE SİZ VERDİNİZ, HER YERE SALDIRDILAR

"2010 yılında biz bu yapıya karşı çıktık, "yapmayın, siz üstünlerin hukukundan kurtulalım diyorsunuz, maksadınız bu ama bir başka yapıyı üstün kılmaya çalışıyorsunuz, hukukla bu kadar oynamayın" dedik. HSYK'nın yapısının doğru olmadığını söylüyoruz. Ama siz, bu yapıyı değiştirmeye ne zaman karar veriyorsunuz? Bu yapı, Türkiye'de asker darbe yapacak diye yargılayıp içeri tıktı, basın mensuplarını, bürokratları darbe yapacaklar diye içeri tıktı. O zaman adaletin kılıcın elini bunların eline verdiniz, istedikleri yere saldırdılar, istedikleri yeri kesip doğradılar."

BUGÜNE KADAR MAĞDUR OLANLARIN HAKKINI KİM ÖDEYECEK

"Nasıl ki işin ucu kendilerine dayandı işte o noktada kanunu değiştirmeye kalkıyorlar. Doğru zaman değil, doğru zemin değil ve doğru insanlar değişime önayak olmuyor. Bundan 3-5 ay önce bu teklifi getirselerdi, ki biz Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda bu değişiklikleri görüştük, değişiklik gündeme gelmeden hemen önce, ayakkabı kutularından, kasalardan taşan paralar ortaya çıkmasaydı, 29 yaşındaki bakanları esir almış olan İran'lı, altın kaçakçısı o iş adamından bahsedilmeseydi, işte o zamanlarda, HSYK kanunun yapısı hukuka adalete uymuyor diye teklif getirselerdi biz bu değişikliğe vardık. Ama işin ucu kendilerine dokunduğu vakit getiriyorlar gündeme. Eğer bu insanlar yanlış iseler, bugüne kadar verdikleri kararlardan dolayı mağdur olan insanların hakkını kim ödeyecek."

DÜN TAPTIKLARINI BUGÜN TAŞLIYORLAR

"Bütün yapıları bakana bağlıyorlar. Eskiden Özel Yetkili Mahkemeler vardı, onun yerine Özel Yetkili Adalet Bakanı koyuyorlar. Bürokratlar, hakimler, savcılar, tuvalete gitmeye kalksa bile bakandan izin alacaklar. Böylesine abartılı bir yapı içindeler. bunu adeta bir intikam yasası haline getirdiler. Ve dün taptıklarını bugün taşlıyorlar."

HSYK'nın kanun değişikliğini yorumlayan Faruk Bal da şunları söyledi:

YARGI ADALET BAKANI'NIN EMRİNE

"Yapılmak istenen değişiklikle AKP, 17 Aralık'ta başlayan, bakan çocuklarına, bakanlara ve oradan da AKP'nin en yüksek tepelerine kadar uzanan yolsuzluk operasyonuna el koyan yargıyı ele geçirme operasyonu yapmaktadır. Bu kanun teklifi ile adalet teşkilatının kalbi olan HSYK Adalet Bakanı'nın doğrudan emrine tahsis edilmektedir ve böylece bağımsız ve tarafsız olması gereken yargı, AKP'nin doğrudan talimatları ile faaliyet gösteren bir kuruluş haline getirilmek istenmektedir."

AKP'NİN AMACI KUL HAKKI GÖZETEN BİR YARGIYA KAVUŞMAK DEĞİL

"HSYK'da ciddi sorunlar vardır ve MHP bunu başından beri eleştirmektedir. Yapılması gereken, yargının bağımsızlığı, hakimin tarafsızlığı ve hukuk devleti ilkesi dikkate alınarak gerçekten bağımsız, gerçekten tarafsız bir HSYK yaratmaktır. AKP mevcut HSYK'yı işlevsiz kılarak  tamamen AKP'nin kontrolünde bir HSYK yaratmak istemektedir, sorun da buradan kaynaklanmaktadır. Amacı HSYK'yı düzeltmek, kul hakkı gözeten bir yargıya kavuşmak değil, yolsuzlukların üstünü örten bir yargı sistemi oluşturmak istemektedir."

AKP HSYK'YI GÖREVDEN ALIYOR

"Eğer 17 Aralık operasyonu olmasaydı AKP'nin aklına HSYK'yı değiştirmek gelecek miydi? Hayır! Demek ki amaç, yolsuzluklarla ilgili operasyonlarda yargıyı etkisiz hale getirmek. Zaten bu amaçla 17 Aralık'taki yolsuzluğa el koyan savcıları görevden aldı, şimdi onlarla ilgili karar verecek olan HSYK'yı da görevden almak istemektedirler."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.