MHP'li Koray Aydın:Rüşvet ve yolsuzluk aklanmadıkça şaibe kalkmaz



Milliyetçi Hareket Partisi Trabzon Milletvekili Koray Aydın'ın basın açıklaması şöyle:

Adli Tıp Kurumu’nun bu tespiti, AKP’nin istediği raporu vermeyenlerin sürüldüğü ve yerlerine hayvanat bahçesi müdürünün atandığı TÜBİTAK’ın montaj raporunu yerle bir etmiştir.

Gerçeğin, hakkın ve adaletin yanında dürüstçe duran ve rapora cesurca imza atan Adli Tıp Kurumu uzmanlarına tebriklerimi sunuyorum.

ADLİ TIP RAPORU: “EKLEME YOK, ÇIKARMA YOK, KONUŞMALARLA KAYITLAR AYNI”

Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesi’nin 2 bin 593 ses kaydında uygunluk incelemesi yapılmış ve montaj olmadığı tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Raporu, 17 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk Soruşturması tapeleriyle konuşmaların aynı olduğunu ortaya koyuyor. Adli Tıp Kurumu Raporu, 17 Aralık tapelerinde eklenen ya da çıkarılan cümle olmadığını, yani kayıtların gerçek olduğunu ortaya koyuyor.

“HİSLİ” BİLİM VE TEKNOLOJİ BAKANIMIZ, ŞİMDİ NELER HİSSEDİYOR ACABA?

Şimdi hep birlikte soralım; henüz ortada hiçbir rapor yokken tapelerin montaj olduğunu hisseden Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Adli Tıp Kurumu Raporu’ndan sonra neler hissediyor acaba?

Yayınlanmasından aylar sonra "tapeler havuza atılan hecelerden oluşturuldu" diyen TÜBİTAK uzman ve yetkililerinin şimdi yüzü kızarmış mıdır acaba?

Ses alanında uzman olmayanlarca verilen TÜBİTAK’ın sözde montaj raporuna dayanarak esip gürleyen zamanın Başbakanı Tayyip Erdoğan ve AKP sözcülerinin neden sesi çıkmıyor acaba?

17 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk Soruşturması’nın ardından kadroları dağıtılan ve adeta yeniden dizayn edilen Adli Tıp Kurumu Raporu’nu da mı “paralele” bağlayacaklar acaba?

Bütün dünya bilmektedir ki; rüşvet ve yolsuzluğun aklanma yeri sandık değil, yargıdır. Yaptıklarından emin olan ve kendine güvenenler yargı önüne çıkmaktan asla çekinmezler.

RÜŞVET VE YOLSUZLUK YARGIDA AKLANMADIKÇA, ŞAİBE KALKMAZ

Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları yargıda aklanmadığı müddetçe, şaibenin ortadan kalkması mümkün değildir.

Telefon tapeleri bize dünyanın en büyük yolsuzluğunun gerçek olduğunu söylüyor. Dünya tarihinin en büyük para ve arsa yağması ne yazık ki bu iktidar eliyle yapılmış gözüküyor. Üzücü olan yapıldığı açık olan bu büyük hırsızlık, rüşvet ve yolsuzluğun saçma sapan gerekçelerle aklanmaya çalışılması ve halkımızın aklıyla alay edilmesidir. Bu soygun, vurgun ve yağmayı yapanlar her şeyi gören, duyan ve bilen Yüce Allah’ın huzurunda gittiklerinde nasıl hesap vereceklerdir?

Şahsi ve parti menfaatleri için ülke kaynaklarını yağmalayanlar ve “Beytül malı” sıfırlayanlar, beşeri ve ilahi adalet önünde mutlaka hesap vereceklerdir.

“Yiyor ama yapıyor”, “çalıyor ama çalışıyor” diyenler İslam’a, Sünnet’e ve ahlaka en büyük kötülüğü yapanlardır. Hangi amaç uğruna olursa olsun hırsızlığı, rüşveti, yağmayı, haramı meşru görmek ve göstermek İslami açıdan asla mümkün değildir. “Beytül mala uzanan el, kızım Fatıma’nın eli de olsa keserim” diyen Peygamber Efendimizin yolundan sapanlara destek olmak büyük günahtır.

Türk milleti bu vebali üstlenmeyecek; rüşvetin, yolsuzluğun, yağmanın, talanın, saltanatın tavan yaptığı, ülke bütünlüğünün kirli pazarlık masalarında Bebek Katili ile müzakere edildiği AKP dönemine ilk seçimde son verecektir.

Bu günaha ortak olmayalım ve bu vebali taşımayalım. İlk seçimde bu kadar da olmaz diyerek, sandıkta ders verelim ve oy vermeyerek iktidarı uyarılım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.