MHP’li Günal: Başbakan’ın Tanımına Göre de AKP Yolsuzluk Yapıyor!

AKP’nin Ne Kanun Torbası Doluyor Ne Para Torbası!

 

Yine bir torba kanun yine bir AKP klasiğiyle karşı karşıyayız. “Garabet” dedik, “ucube” dedik, “harar” dedik ama bitmiyor. Daha mürekkebi kurumadan Plan ve Bütçe Komisyonuna başka bir torba kanun geliyor. İçerisine birbiriyle ilgili, ilgisiz her şey var, 30 madde geliyor, 55 maddeye çıkıyor. Ne etki analizi var, ne de usule ilişkin hataları giderecek bir mekanizma var. Meclisin Kanunlar Kararlar Başkanlığı ne denirse ona göre davranıyor. 28 tane ayrı kanun ve kanun hükmünde kararnamede düzenleme yapan kanun olur mu? Bu nasıl bir kanun yapma anlayışıdır? Bu, Meclis iradesini hiçe saymaktır! Kanunlar bir yerlerde birileri için hazırlanıyor, AKP Milletvekilleri de ne olduğunu bile bilmeden sadece parmak kaldırıyor! AKP’nin maalesef ne kanun torbası doluyor ne para torbası doluyor!

 

Bir yanlışlık daha var ki; Kamu personel rejiminin kökten değişmesi lazım. Çünkü kanun hükmünde kararnamelerle kamu personel rejiminde yaratmış olduğunuz değişikliklerle bütün bakanlıkların personel yapılarını değiştirdiniz ve büyük adaletsizliğe neden olduğunuz. Her kanunun ekine bir düzenleme koyuyorlar. “Filancaları görevden almak üzere.” diye ve böylece de oy çokluğumuz var diye bundan sonra istediğimizi atar, istediğimizi atmayız gibi bir sonuç ortaya çıkıyor. dayatıyor ama

 

“Vergi uzlaşması yoluyla kimlerin vergi cezalarını affettiniz, vatandaşın vergi borcu var, onu da taksitlendirelim.” diyoruz, “Olmaz.”, “Vatandaşın prim borcu var, vatandaş döviz kredisi almış, bunlardan dolayı mağduriyeti var, bunları da bir hâl yoluna koyalım.” diyoruz. “Olmaz.” diyorlar. Vatandaşa kulak tıkıyorlar ama aceleden birilerinin bir ihtiyacı olunca Başbakanlık aracılığıyla ilgili kurumlardan görüş alınarak hazırlanması gereken kanun tasarısı yerine Hükûmetin ricasıyla milletvekillerinden attığı imzalarla teklif olarak önümüze geliyor.

 

AKP Kul Hakkı Yemesin “Eşit İşe Eşit Ücret.” İçin Kamu Personel Rejimini Değiştirsin!

 

AKP on bir yıllık iktidarında Meclisten zorlamayla ne kanunları geçirdi, bunun için de bir komisyon kursun, kamu çalışanlarının temsilcilerinin de görüşü alınsın, MHP olarak biz de yapıcı, yol gösterici bir şekilde katkı verelim. AKP Hükümeti “Eşit işe eşit ücret.” diyor ama statü farklılığından dolayı; tam tersine, fazla iş yapanlar bile daha az ücret alıyor. Bu adaletsizliğin sorumluluğu AKP İktidarına aittir.

 

Kanun ile AFAD uzman ve uzman yardımcılarının farklı bir konuma gelmesine seyirci kalınıyor. Dolayısıyla özlük haklarının düzelmesi, eşitsizliğin giderilmesi için ve sivil savunma uzmanı ve yardımcıların da ilgili yerlere eklenmesi yani hakkın teslimi için önerge verdik. Çünkü sivil savunma hizmetleri savaş, seferberlik, acil durum hizmetlerinin yanı sıra bütün bunların koordinasyonu amacıyla yapılan ve bunların koordinasyonunu sağlayan bir müessese. Eğer bu hizmeti yapanlar emsali oldukları diğer çalışanlarla aynı haklardan yararlanamamaları adaletsizliği giderilmezse bu sürüncemede kalacak ve ciddi mağduriyet devam edecektir. Çünkü aynı işi hatta daha fazlasını daha önemlisini yapıp benzerlerinden daha düşük maaşla çalıştırmak kul hakkının yenmesidir. (Çünkü 2010 yılındaki yönetmelikte çalışma usul ve esaslarına ilişkin yönetmelikte bu uzmanların şube müdürü görev, yetki ve sorumluluklarına sahip olduğu belirtilmiş ama aldıkları maaşın ve özlük haklarının hiç şube müdürüyle uzaktan yakından alakası yok. Onun için burada bunun düzeltilmesi gerekiyor.)

 

Vergi Haftasındayız ve bu vergileri toplayan, bu harcamaları, çarçur ettiğimiz paraları toplayan maliyecilerin de aynı sorunları var, ilk defa Maliyenin yöneticileri normal çalışan sendikalarının dışında kendileri eylem yaptılar. Çünkü benzer şekilde çalışma barışını bozan ve meslek sınıfı olarak birtakım çalışmaları farklı olmasına rağmen, statüleri farklı olduğu için aynı haklardan yararlanamayan Maliye Bakanlığı mensupları da var.

 

Yandaşa Düzenleme Vatandaşa Nasihat!

 

Bir taraftan vatandaşın mağduriyeti devam ediyor, bir taraftan açıklanan yeni rakamlar ile Türkiye ekonomisindeki sıkıntı devam ediyor. Düzeltilmiş hâliyle bile işsizlik % 9,9’a yükseldi. % 20’den fazla genç işsizlik var. İş aramayıp da çalışmaya hazır olanları, iş bulma ümidini kaybedenleri dahil edince işsizlik % 20’leri geçiyor. Bir taraftan cari açıkta rekor kırıp 65 milyar dolara çıkmışken, bizim hiçbir şey olmamış gibi, birtakım siyasi mülahazalarla, kendilerine acil lazım olan bazı kanuni düzenlemeleri, yolsuzlukların, rüşvet soruşturmalarının üzerini örtecek HSYK düzenlemeleriyle uğraşmamızın bir anlamı yoktur. AKP Hükümetinin biraz da vatandaşın gerçek sorunlarına yoğunlaşarak ekonomik ve sosyal sorunlarını çözmesi lazım. Yandaşların dışında hiçbir kesimin sorununa çözüm olmayacak kanunlar çıkaran bir politika izlemek sonrasında iktidar partisinin bundan olumsuz etkilenmesine yol açacaktır. Çünkü milletin AKP’ye verdiği yetki millete hizmet için verilmiştir, kafasını kuma gömerek bunları görmezden gelme şansınız yoktur!

 

Başbakan Ekonomideki Paralel Devleti Arıyor!

 

Bugün ekonomide yaprak kıpırdamıyor ve piyasada yaşanan belirsizlik vatandaşın yatırım ve tüketim kararlarını da etkilemiştir. Bu oluşan devlet krizini bir an önce çözmeden de bu kararların değişmesini beklemek mümkün değildir. Önemli olan paralel devlet tartışmalarına bakmadan ekonomide yatırımı, ihracatı, istihdamı önceleyen yapısal önlemleri vakti zamanında alıp sorunların çözülmesini sağlamaktır. Aksi takdirde AKP ekonomideki olumsuzlukları da ekonomideki paralel devlete yıkacaktır. Zaten Başbakan’ın bağımsız bir kurum olan Merkez Bankası’nı ekonomideki paralel devlet olarak ilan ederse şaşırmayacağız. Fakat her ne kadar örtmeye çalışsanız da, hâkimleri, savcıları, emniyeti baskı altına alsanız da başka yerden başka yolsuzluklar bir gün su yüzüne çıkacaktır.

 

AKP’nin Yolsuzlukları Başbakan’ın Tanımına Uyuyor!

 

Başbakan bir beyanatında yolsuzluk tanımı yapmış. "Ben 'yolsuzluk' dendiğinde şunu anlarım: Devletin kasası soyuluyor mu soyulmuyor mu?" Yani, "Devletin kasasından çıkmayıp biz özel sektöre kolaylaştırma yaptırdığımız takdirde, bazı işleri kolay yoldan görürsek, usulsüzlük yaparsak bu yolsuzluk olmaz." demiş. Peki, Başbakanın tanımına göre devletin kasasına girmesi gereken para girmiyorsa, o zaman yolsuzluk yapılmış oluyor mu? Havuza atılan paralar da var mesela alınması gereken vergi affediliyorsa bu yolsuzluk mu? Vergiyi yandaştan almamış üstünü çizmişiz, vatandaştan almışız bu ne oluyor? Sayıştay denetlesin dedik, "Burada vergi mahremiyeti var." dediler. Vergi Denetim Kurulunun incelemiş olduğu 2012 yılına ait rakamlar var. 500 milyon civarında anapara tarhiyatının 50 milyon lirasını alamamış. Vergi uzlaşmasında 1 milyara yakın gecikme faizi var, bunun 50 milyonunu alıp, 950 milyonu siliyorsunuz. Başbakanın tanımına göre devletten çıkmış, şimdi, bu yolsuzluk mu değil mi? Bunu araştıralım dedik, “Orayı ellemeyin. Vergi mahremiyeti." Diyorlar. Vergi mahremiyeti kimin için? Üçüncü şahıslara açıklamak için. İdari soruşturma yapılırken, müfettiş bir şeyi incelediği zaman mahremiyet olur mu? Yani, kim kimi inceleyecek?

 

Bir örnek daha; TÜPRAŞ'taki paralar devletin hazinesine girmediği zaman, gerçek değerinin altında girdiği zaman bu yolsuzluk mu? Evet, Başbakanın tanımına göre yolsuzluk! TEDAŞ'ın ihalesi 1 milyar 100 milyon liraya bitiyor. İhaleyi alan firma işi yapmayıp örneğin 30 milyon liralık teminatını yakıyor. Neden? Çünkü tekrar ihale açılacağını biliyor ve o ihaleye de giriyor ve 550 milyon liraya yani yarı yarıya ihaleyi alıyor ve 500 milyon kâr ediyor. Peki, Başbakanın tanımına göre bu yolsuzluk mu, değil mi?

AKP Hükümeti vatandaşın bir kredi taksitini ötelemek için bir şey yapmıyor, kredi kartı borcunu yüzünden intiharlar, boşanmalar oluyor. Ama havuza para bulacak olan yandaşların limiti dolu, yetişmiyor diye, türlü türlü formüller üretiyorlar. Tapelerden dinledik "60 oradan, 30 buradan, 10'unu filanca bankadan..” temin ediliyor. Başbakanın tanımına göre bu yapılanlar yolsuzluk mu, değil mi? Vatandaştan aldığı faizleri, kamunun parasını yandaşa peşkeş çekerken, birilerine kolaylık sağlarken kamu bankasının yaptığı yolsuzluk mu, değil mi? Bütün bunların üstünü örtmek için canhıraş uğraşmayın. Bırakın bir şey varsa araştırılsın, masum olanlar masumiyet karinesine göre ayıklansın, diğerleri de suçunu çeksin! Vatandaşa da parasına el koymadan biraz daha zaman tanınsın!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.