MHP\'li Büyükataman\'dan M.Ali Şahin\'e Bahçeli yanıtı

 

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin ihanet sürecine en başından beri verdiği tepki; Başbakan Erdoğan tarafından her fırsatta eleştirilmekte ve Başbakan tarafından haddi ve edebi aşan sözlerle çarpıtılmaktadır.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin “Milli Değerleri Koru ve Yaşat” üst başlığı ile ilkini Bursa’da düzenlediği, tarihî Kuruluş mitinginde Türk milletinin lider olarak seçtiği MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve onun şahsında Milliyetçi Hareket Partisi’ne vermiş olduğu desteğin şokuyla, MHP’nin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye saldıran ve daha önce kaybettiği şeref tartışmasının ardından bu sefer masaya ahlakını yatıran Başbakan, büyük bir yenilgiyi de ahlak tartışmasında kaybetmiştir. Kendisine Milliyetçi Hareket Partisi’nin Sayın Genel Başkanı ile hiçbir şahsiyet kavgasına tutuşmamasını ısrarla tavsiye ettiğimiz Başbakan sözümüzü dinlememiş ve şeref ile ahlak bakımından itibarını yitirmiştir.

Şeref ve ahlak tartışmasını kaybeden Erdoğan, sanırız karşısındaki güçlü kişiliğe ve Türk milletinin desteğiyle daha fazla mücadele edemeyeceğini anlamış olmalı ki eski, yeni bakanlarını oyun alanına sürmüş bulunmaktadır.

Bursa mitinginin ardından “Türk” kelimesini anayasadan çıkartma konusunda geri adım atan Tayyip Erdoğan’a, İzmir’deki “Bayrak” mitingimizin ardından İzmirlilerin desteğiyle şerefli Türk bayrağının yanına PKK paçavralarını bayrak olarak koyma hevesinden de vazgeçireceğimizi söylemiştik. İzmirliler gereğini yapmış ve yüz binler, meydanda yüz binlerce Türk bayrağıyla Başbakan’a dersini vermiştir. Başbakan Erdoğan aldığı dersi ezber ediyor olmalı ki daha miting alanındaki kalabalık dağılmadan oyun alanına piyonları Mehmet Ali Şahin, Hüseyin Çelik ve Bekir Bozdağ’ı sürmüştür.

Bursa’da şaşkına dönen AKP, İzmir’deki desteğin ardından zangır zangır titremeye başlamıştır. Korkunun ecele faydası yoktur, derler. AKP’yi bu vesile ile bir kez daha Türk milletinden aldığımız güçle uyarıyoruz. Bu ihanetten vazgeçiniz.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, ihanet sürecinde devreye giren sözde Akil İnsanlar Heyeti'ndeki isimlerin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından hedef gösterildiğini iddia etmektedir.

Şahin: "AK Parti ne siyasal Türkçülere ne de siyasal Kürtçülere bu ülkeyi böldürtmeyecek. Mitingde 'Vur de vuralım, öl de ölelim' deniliyor. Kimi vurmak,

kimi öldürmek için talimat vereceksiniz. Akil İnsanları hedef gösterdiniz. Âkil insanların başına bir hâl gelirse sorumlusu Devlet Bahçeli'dir. Militanlarına, âkil insanları hedef göstermiştir" demektedir.

Daha önce Rahmetli Başbuğumuz üzerinden Rahmetli Türkeş MHP'nin başında olsaydı, sürece destek verirdi, diyen AKP'li Mehmet Ali Şahin bu sözlerinin Ülkücü camiada bir karşılık bulmadığını görmüş olacak ki şimdi partimizi ve Sayın Genel Başkanımızı hazırladıkları bir tezgâhın içerisine çekme gayreti içerisine girmiş bulunmaktadır.

Sayın Şahin’i ve mensubu olduğu partiyi Bursa’da ve İzmir’de toplanarak “vatanı böldürmeyeceğiz” iradesini ortaya koyan yüz binler fena korkutmuş olabilir, o nedenle adına âkil dedikleri kişilerin başına bir şey gelme endişesiyle sorumlu arayışına girmiştir.

Öncelikle devr-i iktidarları döneminde şehit olan yiğitlerin sorumlusu kimdir, sorusuna cevap vermesi gerekenler vermeyecekleri hesapları unutturmak için MHP Genel Başkanının ismini kirli ağızlarına almasınlar. Diğer taraftan Sayın Genel Başkanımız her fırsatta “Ülkücü gençlik sokağa çıkmayacak, demokratik vasıtalarla mücadeleyi sürdüreceğiz.” demektedir. AKP’nin işbirliği içerisinde olduğu PKK yandaşları üniversitelerde Ülkücü gençliğe saldırmakta ve Şahin’in genel başkanı bu olaylar üzerinden Ülkücü gençliğe saldırmakta ve Ülkücü gençliği üniversiteleri karıştırmakla itham etmektedir. Görevi ülkenin gençlerini korumak olan Başbakan, 20’li yaşlardaki gençlerimizi teröristle aynı kefeye koymaktadır.

Şahin ve tüm AKP’liler bilmelidir ki sahnelenen bu çadır tiyatrosunda 63 aklını yitirmiş adamın başına bir şey gelirse bunun sorumlusu AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’dır. Hatta içlerinden bazılarına karşı, AKP kendi eliyle bir operasyon düzenliyor ve bunun da iftirasını Sayın Genel Başkanımıza atmaya çalışıyorsa bu boş heveslere kapılmasınlar. Ülke yönetimini elinde ulunduran AKP, böyle bir duyum aldı ve gereğini yapmıyorsa sorumlu yine kendisidir.

Ülkücülere “militan” sözüyle terörist diyen Şahin, bir an önce çıkıp özür dilemelidir. Teröristlere “barış elçisi” muamelesi yapan zihniyet vatan sevdalılarına “provokatör”den sonra şimdi de “terörist” demiştir. Ülkücüler daima yaşatmaktan ve vatanı için canını feda etmekten yana olmuş cihat erleridir. Ülkücü Hareket’in militanı olmaz, gönül erleri olur. Siz, korkunuzdan ne söylediğinizi düşünemeyecek hâldesiniz. Ülkücü Hareket’i ülkeyi bölmek isteyenlerle aynı cümlede kullanmanız ve “siyasal Türkçü” gibi literatürde olmayan bir sözle PKK ile Ülkücü Hareket’i aynı kefeye koymanız sizin beyin cerrahisinden randevu almanızı gerektirmektedir. Randevu konusunda Sayın Başbakan’ın sizi yönlendireceği tanıdık hastaneler mutlaka olacaktır.

Korkmayınız, Ülkücüler size cevabını meydanlarda verecek. Fakat sizin sandığınız gibi değil: Fikirle, oyla, çalışmayla, çalışkanlıkla verecek. Bunu siz de iyi bilmektesiniz. Korkunuz MHP iktidarında vereceğiniz hesaba dairdir. İşte bundan korkmanız gerekiyor. Türk milleti; sizden ve zihniyetinizden MHP iktidarı ile hesap soracaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.