MHP'li  Büyükataman '17 aralık öncesi gündem Osmanlıca ile değiştirildi'

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, '17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası' öncesinde gündemi değiştirmek konusunda oldukça deneyimli olan iktidar çevrelerinin Osmanlıca'yı siyasi emellerine alet etmek istediğini söyledi.

MEB'in tavsiye niteliği taşıyan Şûra kararlarını hiç olmadığı kadar ciddiye alarak ve kamuoyunu da yanlış bilgilendirerek 'Osmanlıca' dersi üzerinden suni bir tartışma başlattığını belirten İsmet Büyükataman, yazılı değerlendirmesinde, bu tartışmanın alevlenmesinde her zaman olduğu gibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kışkırtıcı tavrının da toplumu kutuplaşmaya ittiğini vurguladı. MHP'li Büyükataman, "Osmanlıca meselesi ise bir eğitim ve kültür meselesi olarak değerlendirileceği yerde iktidarın siyasi emellerine alet edilmek istenmiştir. Konuya dair bilgisi olan olmayan herkes ahkâm kesmekte, konuşmaların muhtevasına bakıldığında ise kuru gürültüden öteye geçmeyen sözlerden ibaret bu konuşmalardan bir ana fikir dahi çıkmamaktadır." dedi.

'OSMANLI TÜRKÇESİNİ ARAPÇA ZANNEDENLER...'

Büyükataman, konuyla ilgili yazılı açıklamasında, Türklüğün bin yıllık Anadolu tarihinde inşa ettiği Selçuklu ve Osmanlı medeniyetleri en büyük ilham ve kuvvet kaynakları olduğunu ifade etti.

Büyükataman, şunları dile getirdi: "Elifi görse mertek sananlar ile Osmanlı Türkçesini Arapça zannedenlerin fikir tartışmalarından bir sonuç çıkmayacağı muhakkaktır. Çünkü malumunuz üzere yanlış sorunun doğru cevabı olmazmış. Dil, canlı bir varlıktır. Doğar, büyür, gelişir ve sahip çıkılmazsa maalesef ölür. Türkçemiz, milletimiz gibi ebedîdir. Ancak ne 5 bin yıl önceki hâlindedir ne de -dünya yaşarsa- 5 bin yıl sonra bu hâlde olacaktır. Türkçeyi güçlü kılan ve onu binlerce yıl önceden binlerce yıl sonraya taşıyacak olan da onun yenilenmeye açık bu durumudur. Anadolu'yu yurt edinen Oğuzların Farsçayı ve ardından Cumhuriyet'e kadar Arapça alfabesini benimsemiş olması karşılaştıkları bu kültürlerin baskın karakterleri ile ilgili olduğu gibi elbette ki dinî sebepler de taşıyordu. Bu diller karşısında Türkçe yok olmamak üzere bu dillerden aldıklarını kendi bünyesine katmış ve bu dönem Osmanlı Türkçesi, Osmanlı'nın kapsayıcı kuvvetiyle birlikte dünyaya hâkim olmuştur."

'BUGÜNE KADAR SUSMAMIZ BAZI ÇEVRELER TARAFINDAN SUİİSTİMAL EDİLMİŞTİR'

MHP olarak 'Kökü mazide olan atiyiz' şiarıyla hareket ettiklerini dile getiren Büyükataman, şöyle devam etti: "Türk milliyetçiliği tesadüflerle çizilmiş bir yol olmadığı gibi günlük siyasi çıkarlar da Türk milliyetçiliği fikrine zarar veremez. Suni gündeme katkı sunmamak adına Milliyetçi Hareket olarak bugüne kadar susmamız bazı çevreler tarafından suiistimal edilmiştir. Milliyetçi Hareket'in söylemediği sözler basında söylemiş gibi yer almıştır. Partimizin seçim beyannamelerinde de belirttiğimiz gibi; asırlardan beri kültürümüzün temel eserleri olma niteliğini koruyan yazılı eserlerin yok olması önlenmelidir. Devlet Osmanlı Arşivinin tasnifi, düzenlenmesi ve günümüz literatürüne kazanması sağlanmalıdır. Sosyal Bilgiler, Tarih, Türkçe, Edebiyat, Hukuk vb. bölümler okuyan gençlerimiz mezun olduğunda kapalı kapılar ardına saklanan Osmanlı arşivlerini okuyup günümüz Türkçesine ve alfabesine aktarabilecek kadar Osmanlı Türkçesine vâkıf olmalıdır."

'OSMANLI TÜRKÇESİNİN ZORUNLU OLMASINA TOPLUMUN NE KADAR HAZIR OLDUĞU BELLİ DEĞİL'

İsmet Büyükataman, genel liselerde Osmanlı Türkçesinin zorunlu olmasına toplumun ne kadar hazır olduğunun belli olmadığına vurgu yaparak, Osmanlı Türkçesi üzerinden topluma böyle bir dayatma yapmak yerine bu dersin önce okutucularının uzmanlarını yetiştirmek ve bu dersi önce seçmeli ders olarak koymak ve Osmanlı Türkçesinin bugünkü Türkçeden özü itibariyle bir farkı olmadığını aksine daha zengin bir kelime ve kavram haznesine sahip olduğunu göstermek ve olumsuz algıları yıkmakta fayda olduğunu kaydetti.

'İSTESE DE İSTEMESE DE HERKES ÖĞRENECEK' DAYATMACI ÜSLUP

'İstese de istemese de herkes öğrenecek' gibi dayatmacı bir üslupla millete hizmet edilemeyeceği gibi bu söylemin Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığına gölge düşürmekten başka bir işe yaramayacağını aktaran Büyükataman, "Bu sebeple konuya eğitim ve kültürel açıdan bakarak bir değerlendirme yapmakta fayda görmekteyiz. Burada en büyük görev siyasilere düşmektedir." dedi.

Osmanlı Türk Devleti'nin tüm mirasını Türkiye Cumhuriyeti Devletine devrettiğine işaret eden MHP'li Büyükataman, "Osmanlıca üzerinden haşmetli günler hayali kuranlar ile Osmanlıcayı duyunca 'Eyvah Osmanlıyı diriltecekler' diye ortalığı ayağa kaldıranlar ruh ikizidir. Bir anda herkes Osmanlıca öğrenirse Osmanlının haşmetli günlerine dönmemiz mümkün olamayacağı gibi, Osmanlıca öğrenilirse 'irtica hortlar' korkusu da yersizdir." eleştirisinde bulundu.

'ALFABEYE, HARFLERE KUTSİYET YÜKLEMEK DE BÜYÜK BİR CEHALET'

Büyük devletin, büyük millet olmanın her şeyden önce bir zihniyet ve imkânlar ile tarihi fırsatları doğru kullanma meselesi olduğunu anlatan Büyükataman, ayrıca alfabeye, harflere kutsiyet yüklemenin de büyük bir cehalet olduğunu söyledi.

Asıl olanın muhteva olduğunu belirten Büyükataman yazılı açıklamasını, şöyle tamamladı: "Türk milletinin haşmetli günlere yeniden yükselmesi toplumun yüksek ideallere, taze bir imana, ilim zihniyetine ve birlik ruhuna kavuşmasıyla mümkün olacaktır. Büyük devlet olma ülküsü, namuslu, vatansever ve fedakâr siyaset ve devlet adamlarının birinci sınıf ilim adamlarının öncülüğünde yüksek bir kültür ve imanın cemiyet ve devlet hayatında hâkim olmasıyla mümkün olacaktır. Bunu gerçekleştirecek olan da Milliyetçi Hareket ve Ülkücü kadrolardır. Bunun dışında eski Türkçe çevresinde fırtına koparmak iktidarın her zamanki siyasi fırsatçılıkla kamuoyunun gözünü boyamaya çalışmaktan başka bir şey değildir."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.