MHP Sadece PKK Karşıtı bir parti değildir

MHP için "anti­PKK bir parti" deniliyor. Ne diyorsunuz bu görüşe?

ÜMİT ÖZDAĞ: Bize bir zamanlar "anti­komünist parti" diyorlardı. Komünizm bitince bizim de işlevimizin kalmayacağını söylüyorlardı. Komünizm bitti ama biz hâlâ varız. Adalet Partisi bitti, Doğru Yol Partisi bitti, Anavatan Partisi bitti ama biz güçlü bir parti olarak varlığımızı sürdürüyoruz.

* PKK biterse de var olacağız mı demek istiyorsunuz?
ÜMİT ÖZDAĞ: Evet. PKK bitecek, MHP yine var olmaya devam edecek. Beş sene sonra AKP olmayacak ama MHP var olacak.

* Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?
ÜMİT ÖZDAĞ: Ben 1965 seçimine babamın kucağında dört yaşımda katıldım. Aradan elli sene geçti, 54 yaşındayım ve yine MHP'de milletvekili adayı olarak seçime giriyorum. Bundan muhtemelen kırk beş sene sonra da benim oğlum MHP'de siyaset yapacak.

* Nereden biliyorsunuz? Belki başka partiyi seçer.

ÜMİT ÖZDAĞ: Yok. Bizde öyle olmaz. Dededen torunadır bizde. Ama bugün 10 yaşında bir çocuğun 30 sene, 20 sene sonra AKP'de siyaset yapma şansı yok. Çünkü öyle bir parti olmayacak.

En önemli iki konu: Suriye ve ekonomi

GAZİANTEP'te nasıl bir propaganda çalışması yapıyorsunuz?

ÜMİT ÖZDAĞ: Ortadoğu'da barış en önemli konumuz. Suriye içsavaşının sona erdirilmesi ikinci önemli konumuz. Sonra iç tüketime, dış borca ve cari açığa dayalı ekonomik model yerine ihracata ve üretime dayalı bir ekonomik modele dönmek gerektiğini anlatıyoruz. Gaziantep ve Mersin alanının ikinci bir Marmara Bölgesi olarak şekillendirilmesi gerektiğini anlatıyoruz. Gaziantep eğitimde 79 ile 81 sıra arasında gidip geliyor. Eğitim meselesini anlatıyoruz. Uyuşturucu sorunu var. Kullanım oranı 12 yaşa kadar düşmüş. Okul kantinlerinde uyuşturucudan tutuklamalar yapıldı. Bunu anlatıyoruz.

* PKK'ya sıra gelmiyor mu?

ÜMİT ÖZDAĞ: Geliyor tabii... Mevcut çözülme sürecinin PKK'yı nasıl etkin hale getirdiğini ortaya koyuyoruz.

Türkiye lojistik desteği keserse Suriye savaşı biter AK Parti'nin Suriye siyasetini nasıl değerlendiriyorsunuz?

ÜMİT ÖZDAĞ: 2011'e kadar çok doğru bir siyasetti. Türkiye, Suriye'yi içeriden dönüştürüyordu. Suriye pazarı, Türkiye pazarına eklemlenmişti.

* Ne oldu da her şey tersine döndü?

ÜMİT ÖZDAĞ: 2011'de Esad'ı devirmek gibi fantastik bir hayale kapıldılar. "Müslüman Kardeşler'i iktidara getireceğiz" dediler. Amerikan desteği de vardı. Selefi cihatçıları koçbaşı olarak kullanmayı denediler. Libya'da büyükelçisi cihatçılar tarafından öldürülen ABD, politikasını değiştirdi. Ama AKP, inatla tutumunu sürdürdü. Nusra ve IŞİD üzerinden bir rejim değişikliği politikasını sürdürdü. İçsavaşın üzerine su değil benzin döktü.



 Buradan dönüş mümkün mü? Türkiye yeni bir pozisyon alabilir mi?

ÜMİT ÖZDAĞ: Tabii ki alabilir. Bunun için AKP'nin gitmesi lazım. Ondan sonra da Suriye sınırında tekrar devlet güvenliği tesis edilmeli.

Cihatçılara verilen destek durmalı. Bunlar yeterli olur mu?

ÜMİT ÖZDAĞ: Cihatçıların arkasındaki ana lojistik kaynağı Türkiye. Bu desteği kestiğiniz zaman, Amerika'dan da ciddi yardım alamadıkları için direnemeyecekler ve bir çöküş içerisine girecekler. Bundan sonra Türkiye, Esad ile ılımlı muhalefet arasında yeni bir uzlaşma zemini sağlayabilir ve tarafları aynı masa etrafında toplayıp yeni bir yol haritası üzerinde uzlaşmayı sağlayabilir.

* Esad'la da görüşülecek mi yani?

ÜMİT ÖZDAĞ: Tabii ki görüşülmeli. Ancak bunun nasıl olacağına kurulacak MHP hükümeti karar verir.

 Ama tam bu noktada "Eli kanlı katille görüşülür mü" meselesi gündeme geliyor?

ÜMİT ÖZDAĞ: Sudan Devlet Başkanı El Beşir, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından soykırımla suçlanan bir lider. Bu lider, AKP iktidarı tarafından kucaklandı. AKP'nin gerçekten de bir etik bir kaygısı olsaydı böyle bir tavır almazdı.

HDP'nin Gaziantep'in Gazi'siyle sorunu nedir?

ÜMİT Özdağ'dan bir HDP eleştirisi...

 "HDP, YSK'ya başvururken 'Gaziantep' diye değil, 'Antep' diye başvurdu. Kendi resmi sitelerinde de Gaziantep'e Kürtçe bir isim veriyorlar. Gaziantep'e gazi ismi Fransız emperyalizmine ve Ermeni çetelerine karşı verdiği mücadele nedeniyle verildi. HDP'nin Gaziantep'in 'gazi'siyle alıp veremediği nedir? Fransız emperyalistleri ve Ermeni çeteleri açısından kendilerini nerede konumlandırıyorlar da Gaziantep'e 'gazi' demekten sakınıyorlar."

Gaziantep'in yüzde 90'ı 'Suriyeli sorunu var' diyor

GAZİANTEP Suriyeli mültecilerin en yoğun olduğu şehirlerden biri... Halk, Suriyeliler sorunuyla ilgili ne düşünüyor?

ÜMİT ÖZDAĞ: Bir siyaset bilimi profesörüyüm. Stratejik araştırma geleneğinden geliyorum. Bu nedenle sahaya çıkmadan önce Gaziantep'te bir araştırma yaptırdım. Sonuçta gördüğüm şuydu: Gaziantep halkının yüzde 90'ı Suriyelileri çok büyük bir sorun olarak görüyor ve bu sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğine inanıyor. Pahalılık, işsizlik, yargı ve adalet gibi sorunlar bundan sonra geliyor.

* Suriyeli mülteciler neden bir numaralı sorun?


ÜMİT ÖZDAĞ: Eğer Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'nün raporlarına bakarsanız açtığı sorunları görürsünüz. Günlük yaşama baktığınızda da sorunu görürsünüz. Düşünün: Olması gereken nüfusun üzerine bir anda dört de birden fazla bir nüfus eklenmiş. Bunun altyapısı yok. O insanlar karınlarını doyurmak zorunda.

Ne yapıyorlar?

Dükkân açıyorlar ama vergi yok. Bu durumda yerli esnaf, "Ben vergi veriyorum, o vermiyor" diyor. Kiralar yükselmiş. Ucuz işçilik yüzünden yerli işçiler rahatsız. Ahlaksızlık yükselmiş.

 Bu durum mülteci düşmanlığına, Suriyeli düşmanlığına dönüşmüş durumda mı?

ÜMİT ÖZDAĞ: Hayır. Bu millet, büyük bir millet. Başka yerde olsa dönüşürdü. Ama memleketimizde dönüşmez. Mülteci düşmanlığı yok ama ahali bezmiş durumda. Hem kent merkezinde hem de kırsalda bezme hali var. Bütün bunlar Gaziantep halkında Suriyeli düşmanlığına yol açmamış durumda ama hükümetin Suriye politikasına karşı büyük bir tepki uyandırmış.

* Yani Gaziantep halkı, olup bitenin Suriyelilerin suçu olmadığının farkında mı?

ÜMİT ÖZDAĞ: Evet, farkında. Biz de konuşmalarımıza şöyle başlıyoruz zaten: "Allah kimsenin başına Suriyelilerin başına gelene benzer bir felaket getirmesin. İçsavaş çok kötüdür. İçsavaş milletlerin bağırsaklarının ortaya döküldüğü zamanlardır. Allah korusun."

ÜMİT ÖZDAĞ KİMDİR ­BABASININ sürgüne gönderildiği Tokyo'da dünyaya geldi.  ­Babası Muzaffer Özdağ, 27 Mayıs'a kurmay yüzbaşı olarak katıldı. Ancak "14'ler"den biri olarak sürgüne gönderildi. "14'ler"den biri de Alparslan Türkeş idi. ­Babası Muzaffer Özdağ, MHP'nin kurucularından. ­Annesi de aktif siyasetin içindeymiş, 1968'de MHP Kadın Kolları başkanlığı yapmış. Annesi bugün de Gaziantep'te Ümit Özdağ'ın kampanyasına destek veriyor. ­Hem baba hem anne memleketi Gaziantep... ­Siyaset bilimi profesörü... ­Üç buçuk yaşında bir oğlu var. Adı: Alp.

MHP'de demokrasi var

MHP Kongresi'nde genel başkan olarak Koray Aydın'ı desteklemiştiniz. Şimdi Gaziantep'te birinci sıra adayısınız. ÜMİT ÖZDAĞ: İşte bu MHP'de demokratik uygulamanın ne kadar net olduğunu gösteriyor. Ben Gaziantep birinci sıra adayıyım, Koray Bey de Trabzon birinci sıra adayı... Devlet Bey'in demokratik tavrının çok net, çok açık göstergesidir bu.

Bana 'Darbeci babanın oğlu' diyen olmadı

SİZ 27 Mayıs Darbesi'ni yapan subaylardan birinin oğlusunuz. Bu nedenle sıkıntı çektiniz mi?
"Darbeci babanın oğlu" diyen oldu mu?


ÜMİT ÖZDAĞ: Hayır, sıkıntı çekmedim. Çünkü babamın da içinde bulunduğu "14'ler Grubu", 27 Mayıs'ı, Demokrat Parti'ye karşı yapılmış bir hareket olmaktan çok, içsavaşa giden bir Türkiye'yi çatışmadan korumak için yapılmış bir hareket olarak gördüler. Partiler arası tarafsız durmayı savunuyorlar ve iktidarın CHP'ye devredilmesine karşı çıkıyorlardı. Bu nedenle yurtdışına sürüldüler.

* Menderes onlar sürgündeyken asıldı.

ÜMİT ÖZDAĞ: Evet, sürgündeydiler. Babam ve arkadaşları, rahmetli Menderes'in idam edilmemesini engellemek için çalıştılar. Sürgünden mektuplar yazdılar. Bunlar devlet arşivlerinde var.

* Babanız ve arkadaşları, CHP'ye uzak mıydı?

ÜMİT ÖZDAĞ: Sosyolojik olarak merkez sağ dokuya yakındılar. AKP tabanından MHP'ye akış var

GAZİANTEP'te MHP açısından durum nedir?
ÜMİT ÖZDAĞ: Bakanları, başbakan yardımcılarını, Ankara belediye başkanlarını, TBMM başkanlarını getiriyorlar. Çünkü AKP tabanından, MHP'ye doğru akış olduğunu görüyorlar.

Nasıl bir kampanya yürütüyorsunuz?
ÜMİT ÖZDAĞ: Çok etkili ve dinamik bir kampanya. "Ülküboard" adını verdiğimiz bir formatı deniyoruz. Gençler pankartlarımızı tutuyorlar. "Bisboard" dediğimiz bir format daha var. Bisikletlerin arkasına pankartları asıyoruz. Yaptığımız kısa filmler YouTube ve Facebook üzerinden 550 bin kişiye ulaştı.


O sancak Erdoğan'ın önünde eğilmemeli

 TÜRKİYE Cumhuriyeti'ni temsil eden sancağın sadece Cumhurbaşkanı'nın önünde eğildiğini hatırlatan Ümit Özdağ, devletin sancağının Erdoğan'ın önünde eğilmemesi gerektiğini söylüyor: ­"Cumhurbaşkanı Anayasa'yı çiğniyor" diyebilmek isterdim ama diyemiyorum. Çünkü ortada anayasa yok. Hükümet, 17 Aralık'ta Anayasa'ya karşı bir darbe yaptı. Anayasa'yı askıya aldı. O günden beri Türkiye, hukuk devleti değil. ­İşte bu nedenle sadece Cumhurbaşkanlarının önünde eğilmesi gereken sancak, artık Cumhurbaşkanı'nın önünde eğilmemeli. Çünkü bunu hak etmiyor. Cumhurbaşkanı'nın da hepimizi temsil etmesi gerekir. ­Sayın Gül'ü de eleştirdiğimiz oldu. Ama Sayın Gül'de her şeye rağmen bir itina vardı. Sayın Erdoğan, AKP'lilerin cumhurbaşkanı olmayı tercih etti.

Düzenleme:Gazete2023
kaynak:Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.