MHP'li Yalçın'dan 19 Haziran açıklaması

 Çağrı Heyeti tüzüğümüze göre bir karar organı değildir" dedi.Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, muhaliflerin 19 Haziran'daki kurultay çağrısına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. 

Yalçın, Türkiye'nin zor günlerden geçtiğini savunarak, "Terörle mücadelede her gün ocaklara kor ateşler düşmekte; kahraman güvenlik görevlileri bizim huzur ve güvenliğimiz, birlik ve bütünlüğümüz için her gün beşer onar şehit olup kara toprağa girmektedir. Vatan için canlarını feda eden güvenlik görevlilerimiz ve silahlı bombalı saldırılarda hayatlarını kaybeden sivil vatandaşlarımız için yüreğimiz her gün yeniden dağlanmaktadır. Türkiye'nin bu badireli günlerinde; geçmişte ve bugün devlet kademelerinde görev yapan, hükûmette bakanlık görevi üstlenen kişilere ve siyasetçilere düşen; milletimizin bekası ve devletimizin bütünlüğü yolunda canlarını feda edip kanlarını dökenlerin fedakârlık, feragat ve diğerkâmlıklarına saygı ve liyakat göstermektir. Ne var ki terörle mücadele yöntemlerini, bölücü terör örgütünün propaganda metotlarını ve karşı propaganda usullerini en iyi bilenlerden biri olması gereken, vaktiyle bakanlık görevi üstlenmiş bazı isimler; siyasi ihtiraslarını yenemeyerek yaptıkları açıklamalarla şehitlerimizin kemiklerini sızlatmakta, gazilerimizi üzmekte, vatandaşlarımızı hayal kırıklığına uğratmaktadır" dedi.

MERAL AKŞENER'İN AÇIKLAMALARINA ELEŞTİRİ


MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, genel başkan adaylarından Meral Akşener'in faili meçhul cinayetlere ilişkin "Ne derseniz deyin hepsi kabulümdü" sözlerini eleştirerek şunları kaydetti, "Kimi koltuk hesapları kimi de siyasi parti genel başkanlığı gibi kişisel planları uğruna yollara düşen bu gibilerin, gözlerini hırs bürüdüğü anlaşılmaktadır. Çünkü bunlar arasında, devlet umuru görmelerine rağmen görev başında oldukları dönemdeki faili meçhul cinayetleri üstlenircesine 'Ne derseniz deyin hepsi kabulümdür' şeklinde sorumsuz beyanda bulunanlar çıkmaktadır. Bu neviden ifadeleri; sadece kaş yapayım derken göz çıkarmaktan, pot kırıp çam devirmekten ibaret görmek yeterli değildir. Bu çıkışlar, bölücü terör örgütü ve bilumum Türkiye düşmanlarının 'Faili meçhul cinayetleri devlet görevlileri işledi' iddialarına çanak tutmaktadır. Faili meçhul cinayetlerin devlet görevlileri tarafından işlendiğini zımnen kabul ve ikrar anlamına gelen bu beyanlar, devleti zan altında bırakmaktadır. Bakanlık yapmış kimselerin “devlet aklıönı esas alıp dikkatli ve özenli olmak dururken böylesine düşüncesiz ve akılsızca açıklamalar yapması üzücüdür. Eğer söz konusu beyanların sahipleri MHP saflarında siyaset yapmış iseler sarf ettikleri sözler, partimiz ve camiamız açısından oldukça mahzurludur. Çünkü sarf edilen bu tür sözlerin, MHP'yi faili meçhuller üzerinden yürütülecek tartışma ve kavganın içine çekebilme potansiyeli vardır. Partimizi, faili meçhuller gibi uluslararası boyutu olan kirli bir dosyayla irtibatlandırması tehlikesi vardır. Faili meçhuller üzerinden ucuz kahramanlık ve şov yapmaya kalkan politikacıların münasebetsiz beyanları, gereksiz tahriklere yol açacaktır. Küllenmiş eski husumetlerin eşelenip yeniden alevlendirilmesine zemin hazırlayarak insanımızı suni hesaplaşmalara götürebilecektir. Bu tür açıklamalar; söz sahiplerinin devlet adamı sorumluluk ve liyakatini haiz olmadığını ortaya koymaktadır. Hele bahse konu sorumsuz ifade sahipleri; MHP gibi Türkiye tarihinin en büyük siyasi oluşumu ve millî bekamızın teminatı olan bir hareketin başına geçme, Başbuğ Alparslan Türkeş'in mirası olan bir makama oturma sevdasına düşmüşlerse, o zaman vaziyet oldukça trajikomik hâl almış demektir. Geçmişte devleti yönetenler ve hâlen yönetmekte olanlar, bölücü terör örgütünün yalan ve saptırmaya dayalı yoğun propagandaları karşısında yelkenleri suya indirmemeli, hilafı hakikat iddiaları dolaylı yoldan kabul etmek anlamına gelen sorumsuz ifade ve davranışlardan uzak durmalıdır. Bu gibilerin görevi; mukabil propaganda yöntemleriyle, 'Gerçek en iyi propagandadır' tezinden yola çıkarak ısrar ve sabırla doğruları kamuoyuna aktarmaktır. Bütün bu hakikatlere rağmen faili meçhullerin sorumluluğunu üzerine almak; PKK'nın ve onu destekleyenlerin tezlerini onaylamak, hatta devletin planlı ve programlı şekilde cinayet işlediğini kabul etmek anlamına gelir. Netice itibarıyla; eskiden bakanlık yapmış ve bugün MHP saflarında politikaya soyunan kimseleri; şahsi hırslarına yenilmemeleri, kendi ikbali ve siyasi hesapları uğruna devletin terörle mücadeledeki kazanımlarına ve mensup olduklarını öne sürdükleri MHP camiasına daha fazla zarar vermemeleri konusunda uyarıyoruz."

Kaynak: DHA
Anahtar Kelimeler:
MhpSemihYalçın19Haziran
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.