MHP'li Topçu Öğretmenlerin halini AKP’ye ‘altın’ ile anlattı
 MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Zühal Topçu,  Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan ‘öğretmenler ve eğitim sisteminin sorunlarına yönelik’ sunduğu araştırma önergesi üzerine söz aldı. AKP iktidarının eğitim sistemini sert bir dille eleştiren Topçu, öğretmenlerin sorunlarına da dikkat çekti. Öğretmenlerin  hangi maaşlarla ayakta kalmaya çalıştıklarını altın hesabı ile anlatan Topçu, “simit hesabı olsa belki tutmazdı ama özellikle ilgi alanları açısından baktığımızda belki altın ile dikkat çekebiliriz dedik” ifadelerini kullandı.
72 bin tane ücretli öğretmen olduğunun altını çizerek “Öğretmenin ücretlisi olmaz, Ağustos ayı içerisinde öğretmen atamaları yapılmalı” diyen MHP’li Zühal Topçu konuşmasında şu ifadelere yer verdi:


“MİLLİ EĞİTİM BAKANLARI DEĞİŞSE DE POLİTİKALAR DEĞİŞMEMELİ”


AKP’nin 14 yıllık iktidarı süresince eğitim sisteminin nasıl ayaklar altına alındığını ve başarısızlığını sürekli olarak vurguladık. Buradaki en büyük vurgulamalardan bir tanesi de sürekli olarak bakanların değişmekte olduğuydu.


İktidardaki parti değişmediği halde  6. milli eğitim bakanı atandı. Elbette  milli eğitim bakanları değişebilir ama politikaların asla ve asla değişmemesi lazım, tutarlı olması lazım, güvenilirliğinin ve geçerliliğinin yüksek olması ve istikrarlı olması lazım. Bırakın her gelen bakanı, aynı bakanlık süresinde bile değişen eğitim politikalarına şahitlik ediyoruz. Yine eski tas eski hamam düşüncesinden hareketle devam edileceğini de tahmin edebiliyoruz.


Çünkü yapılan konuşmalardan, ilk verilen demeçlerden de bunu anlıyoruz. Milli Eğitim Bakanına da buradan hayırlı olsun diyoruz ama ilk demecinde şu kadar bina yaptık bu kadar okul yaptık şeklindeki ifadesi de aslında


bunun göstergesi olarak alınabilir. Çünkü; çocuk suçları arttı, bunları en aza indirmeye talibiz, çalışacağız şeklinde bir ifadesi olmadı. Keşke bunlar olsaydı. Eğitimin kalitesi üzerinde çalışacağız denseydi. 1 milyon suça sürüklenen çocuklardan bahsedip bunların tedbirini alacağız denseydi. Özellikle teröre bulaşan, terör örgütüne bulaşan çocuklardan bahsedilseydi, acilen tedbir alınacak denseydi ve öğretmenlerin eğitim sistemindeki sorunlarından ve bu sorunların nasıl çözüleceğine yönelik çalışmalar yapılacağından bahsedilseydi. Öğrencilerin yaratıcılığının artırılacağına ve uluslararası kriterlere göre başarının artırılacağına yönelik olarak nasıl bir çalışma içerisine gireceklerinden bahsedilseydi. Detaylı olarak bahsetmelerini istemiyoruz elbette adlarının bile anılması yeterli olacaktı ve iyi niyet beyanı olarak alacaktık. Ama bunların hiçbirinin dikkate alınmadığına hep birlikte şahitlik ediyoruz.


“ÖĞRETMENLERİN ADI YOK, ÖĞRENCİNİN ADI YOK, İNSANIN ADI YOK”


Sürekli olarak sınav sistemine odaklı eğitim olmayacak denmesine rağmen sınav sisteminin artırıldığını gördük. Öğretmenler ve veliler artık nefes alamıyor. Sistem o kadar tıkandı ki sınav sistemlerinden dolayı öğretmenler çaresiz, elleri kolları hareketsiz bırakılmış durumdalar. Kıdem tazminatları yönünden elleri kolları bağlanmış durumda öğretmenlerin. Yani her gelen bakan öğretmenlerin ne kadar para aldığına, tatillerinin ne kadar olduğuna ve yan gelip yattıklarına yönelik olarak beyanatlarda bulunuyor. Uygulamada da görülmüştür ki öğretmenlerin adı yok, öğrencinin adı yok, insanın adı yok aslında…İnşallah bu bakan farklı şeyler yapar ama bu konuşmalara şahit olduk .


“MİLLİ BİR EĞİTİM SİSTEMİ İSTİYORUZ”


Biz MHP olarak diyoruz ki artık bir milli hedefin olması lazım. AKP işine gelince millilikten bahsediyor, herşeyin başına bir millilik getiriyor, sözde bir millilik aslında… Artık milli bir eğitim sistemi istiyoruz. Bu çocukların geleceğini düşünen bu çocukların geleceğine güvenle bakabilecekleri, öğretmenin yarınlarını düşünmeden garanti altına alabilecek ve ona kendini geliştirme ortamı sağlayacak bir sistem acilen kurulmalı. Acaba bu ülkede öğretmeni teşvik edecek neler var? Öğretmenlerin gelişmesine yönelik neler yapılıyor?


Öğretmenlerin ihtiyaç alanlarına yönelik nasıl bir istihdam politikası var hala belirlenmiş değil. Ortak değer üretilemiyor bu ülkede artık. Bakın değerleri bitirdi AKP, kutuplaştırdı. Değerler üzerinden siyaset yapıldığı için inanın artık değerler de ayaklar altında gezmeye başladı.


“ALTIN HESABIYLA BELKİ DİKKATLERİNİ ÇEKEBİLİRİZ”


Açlık sınırının en son yapılan hesaplamalara göre 4 kişilik bir ailede 1.375  TL,  yoksulluk sınırının da 4.478 TL olduğu ülkemizde öğretmenlerin  hangi maaşlarla ayakta kalmaya çalıştıklarına bir bakalım. 1930 yılında bir aylık öğretmen maaşı ile 97 tane küçük altın alınırken, 2002 yılında bir öğretmen maaşı ile 24 tane çeyrek altın alınıyordu
ama 2016 yılında bir öğretmen maaşı ile 14 tane çeyrek altın alınıyor. Simit hesabı olsa belki tutmazdı ama özellikle ilgi alanları açısından baktığımızda belki altınla dikkat çekebiliriz dedik.


“ÖĞRETMENİN ÜCRETLİSİ OLMAZ”


Bir an önce öğretmenlere 3600 ek göstergenin verilmesi lazım. Maaşlarının  ve çalışma ortamlarının iyileştirilmesi gerekiyor. Ve yine diyoruz ki ücretli öğretmen olmaz. Öğretmenin ücretlisi olmaz. Bunun için yeniden atamaların yapılması şart. 72 bin tane ücretli öğretmen var. Mutlaka ve mutlaka bir öğretmen politikasının gündeme getirilip atamaların bir an önce yapılması lazım. Maarif müfettişlerine yönelik olarak son bir haftada uygulamaya konmak istenen konunun da yanlış olduğunu da buradan beyan etmek istiyoruz.


Maarif müfettişliği bir kariyer mesleğidir. Artık özellikle siyasallaşmayı her alana getirerek bu ülkeyi daha fazla kutuplaştırmayıp eğitim uzmanı olarak atanma yerine kaliteyi artırmaya yönelik eğitim maarif müfettişlerini ve yardımcılarını nasıl değerlendirebiliriz diye yeni bir politikanın çalışmasının yapılması lazım.


“HORMONLU  NOTLARIN DA SUÇLUSU AKP İKTİDARIDIR”


Son günlerde yine not ortalamalarının şişirildiğine,  hormonlu not ortalamalarına yönelik olarak haberler çıktı. Biz 2013 yılında, TEOG sınavlarında öğrenci başarı ortalamalarının sınav sonuçlarına eklenmesine yönelik olarak özel okullarda fazla not veriliyor diye vatandaşlardan şikayetler geliyor dedik. Önerge verdik ama hala o önergemize cevap gelmedi ve şu anda yapılanlar da beraber ortak çalıştıkları insanların okullarını kapatmaya yönelik. Bizi hiç ilgilendirmiyor. Burada eğer bir problem varsa ortak olarak çalıştığınız, bunlara alan açtığınız kişilere bu yetkiyi veren iktidara aittir. Eğer birinin yargılanması gerekiyorsa, hukuk önüne çıkması  gerekiyorsa bunun da AKP yöneticileri olduğunu da belirtelim.


“FATİH’İN ADINI YERLERE DÜŞÜRDÜLER”


29 Mayıs’ta Fatih’i ve İstanbul’un Fethi’ni kutlarken AKP iktidarı Fatih’in adını yerlere düşürdü. FATİH projesi icralık oldu. Fatih gemileri karadan yürüttü MEB de FATİH projesini yürütüyor ama nasıl yürütüyor bilmiyoruz. Detayları var  onları da başka bir konuşmamda detaylandıracağım.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.