MHP'li Tanrıkulu: Tarafsızlık yeminini ilk defa çiğneyen cumhurbaşkanı var
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mitinglerini eliştirerek, "Tarafsızlık yeminini ilk defa çiğneyen cumhurbaşkanı var. MHP'nin muhatabı başbakanlık görevinde bulunan zat değil, zaten kendisi heralde bu görevinde de farkında olmadan meydanlarda dolaşmaktadır" dedi.


MHP Genel Başkan Yardımcısı olan ve aynı zamanda da ikinci bölge adayı olan Ahmet Kenan Tanrıkulu, İl Başkanı Necat Karataş ve milletvekili adaylarıyla basın toplantısı düzenledi. Son gelişmeleri değerlendiren Tanrıkulu, "Türkiye, normal demokratik ülkelerde görülmeyecek, şahit olunmayacak bir seçim süreci yaşamaktadır. Bir yandan saray makamı meydan meydan dolaşarak, bugüne kadar ki hukuksuzluklarını örtbas etmeye çalışarak iktidar partisine açıkça oy istemekte, diğer yandan başbakan da farklı yerlerde ciddi oranda oy kaybetmeye devam eden partisinin oy kaybını gerçek dışı vaat ve söylemlerle durdurmaya çalışmaktadır" dedi.


MİT, TIR'ları konusunda da açıklamalarda bulunan ve 'Yalancının mumu yatsıya kadar yanar' atasözünü hatırlatan Ahmet Kenan Tanrıkulu, "Bu iktidar döneminde bir çok kez gerçekleşmiştir. Son olarak MİT tırları ile ilgili sarayın basın sözcüsü, 'Türkiye'nin Suriye'deki hiçbir gruba silah göndermediğini' söylerken, başbakan geçtiğimiz hafta sonu 'Bayır Bucak Türklerine gönderiyorduk' demesi bu duruma açık bir örnektir. Kaldı ki daha önce Bayır Bucak Türkleri'nin böyle bir yardım almadıkları yönünde açıklamaları da olmuştur. Çaresizlik ve acz içinde kalanların göstermiş olduğu bu riyakâr, hırçın ve saldırgan tavırlar kaybetmekte oldukları oyları hiçbir zaman geri döndüremeyecektir" dedi.


'KAMUYA AİT ARAÇLAR PERVASIZCA KULLANILMAKTADIR'


Türkiye'nin huzurlu ve demokratik bir seçim ortamı yaşamadığını anlatan Tanrıkulu, "Kamuya ait araçlar, kaynaklar pervasızca kullanılmakta, yıllar öncesi açılmış veya henüz tamamlanmamış projelere toplu açılış kisvesi altında törenler düzenlenmektedir. 12 yıldır genelgelerine rağmen kamu alımlarında yabancının malını tercih edenler, bu seçim sürecinde 'yerli malı' söylemine sarılmış, ancak onun da arkasında yabancı ülkelerin menşei çıkmıştır. Türkiye pazar günü ülkemizin geleceği için tarihi bir öneme sahip seçime hazırlanıyor. Bu seçimde Türkiye geleceğini oylayacaktır. Parlamenter sistem ile yoluna devam mı edecek, ya da tek adam heveslisi bir kişinin kendine özel istediği başkanlık sistemine mi geçecek? Türkiye evrensel kurallarla yönetilen bir ülke mi olacak, yoksa dünyada birkaç kötü örneği gibi otoriter bir anlayışla mı yönetilecek? Biz ülke olarak istikrarsızlık üreten bir sistemi mi sürdüreceğiz, yoksa bütün dünyanın güven duyduğunu istikrarlı bir siyasi yönetim mi 7 Haziran'dan sonra ülkeye egemen olacak? Bütün bunlar Türkiye'nin 7 Haziran'da nasıl bir seçime gittiğini gösteren birkaç örnek" dedi.

EKONOMİYİ ELEŞTİRDİ

AK Parti hükümetinin ekonomi politikalarını da eleştiren Ahmet Kenan Tanrıkulu, şöyle devam etti:


"İktidar vatandaşımıza gerçek olmayan vaatlerini sürdürse de, 2011 yılında vatandaşımıza bazı vaat ettiklerinin yerine getirip, getirmediğine 2014 yılı itibariyle baktığımızda, 2011 beyannamesinde 2015 yılı için GSYH hedefini içeren vaat gerçekleşmemiştir. 2011 seçim beyannamesinde 2015 yılı için ihracat hedefi olan 201,2 milyar dolar içeren vaat gerçekleşmemiştir. 2014 yılında 157 milyar 620 milyon dolar, 2015 yılına kadar 750 km yeni otoyol vaadi gerçekleşmemiş. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün 2014 yılı otoyol artış miktarı verisine bakıldığında sadece 34 km olduğu görülmektedir. Tüm bu başarısız sonuçlar ortadayken, iktidarın ekonomimizde ısrarla var olduğunu iddia ettiği pembe tablonun, bir de öteki yüzüne bakalım, 2002 yılında yüzde 6,2 olarak devrettiğimiz büyüme rakamımız 2014'te yüzde 2,9'lara düşmüş. AKP'den önce 2002 yılına kadar geçen 80 yılda toplam 57 milyar dolar cari açık verilirken, 2003 - 2014 yılları arasında toplam yüzde 635 oranında artışla 445 milyar dolar açık verilmiştir. Türkiye'nin toplam borç rakamlarının milli gelire oranı 2002 yılında yüzde 104 iken, bu rakam 2014'te yüzde 124'lere çıkmıştır. Geleceğimizin teminatları gençlerde işsizlik yüzde 20'lere dayanmış, geniş tanımlı genç işsizlik yüzde 30'ları bulmuştur. Zaten mevcut iktidarın hukuksuz uygulamalarından tedirgin olan yerli ve yabancı yatırımcılar, son olarak iktidarın bir bankaya el koymasıyla artık daha da korkar duruma gelmiş ve yatırım musluklarını kısmışlardır. Nereden bakarsak her alanda başarısız ve kötü rakamlar bu son 12 yılda gerçekleşmiştir."


İzmir'in de hakettiği hak ettiği yerde olmadığını söyleyen Tanrıkulu, "İktidar partisi üyeleri tarafından sarf edilen İzmir hakkındaki çirkin söylemler bugün halen yerini ve etkisini korumakta, bu yüzden süslü ve ambalajlanmış siyasi lafları inandırıcı bulunmamaktadır. Bugün Türkiye genelinde yaratılan katma değerin yüzde 13,5'i, istihdamın yüzde 9,7'si İzmir'den karşılanmaktadır. 2000 yılında 3,3 milyon nüfusu olan İzmir, bugün 4 milyonu aşan nüfusu ile Türkiye ortalamasının üzerinde nüfus artış hızına sahiptir. Aldığı hızlı göç, İzmir'in kentleşmede ve iş hayatında da sıkıntılarını artırmıştır. 2014 yılında ülke ortalamasının da üstünde bir işsizlik oranına İzmir'in sahip olmasının en büyük nedeni, hızlı göç olarak karşımıza çıkmaktadır. İzmir ile ilgili tüm bu rakamlara rağmen, İzmir hükümetten beklediği, hak ettiği ilgiyi ve hizmetleri alamamaktadır" dedi.


GÖREVİNİN FARKINDA DEĞİL

Konuşmasının sonunda İzmir için geçmişte yaptıklarını anlatan ve seçim vaatlerini sıralayan Ahmet Kenan Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim mitinlerinin sorulması üzerine, "Meydan dolaşması demokratik hukuk teamüllerine ters. Tarafsızlık yeminini ilk defa çiğneyen cumhurbaşkanı var. MHP'nin muhatabı başbakanlık görevinde bulunan zat değil, zaten kendisi heralde bu görevinin de farkında olmadan meydanlarda dolaşmaktadır" dedi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.