MHP'li Aydın'dan KHK eleştirisi
Meclis Genel Kurulu'nda MHP adına konuşan Erzurum Milletvekili Kamil  Aydın, yetki ve sorumluluklarımızın merkezinde ülkenin ve milletimizin sorunlarına çözüm üretmek olduğu kadar, yine onlar adına yapılan yanlış, taraflı, haksız, hukuksuz ve zararlı uygulamalara rıza göstermemek bulunmaktadır.

Yani, siyasal söylemlerimizi ve öngörülerimizi ifade ederken bireysel, ideolojik veya zümresel bir çıkar ve hedeften ziyade, Türkiye ve Türk milletinin ali menfaatlerini öncelemek zorundayız. İşte, böyle bir saikten hareketle bir taraftan 15 Temmuzda bu necip millete yaşatılanların hesabını sonuna kadar sormalıyız, öte yandan, hukuk devleti ve adalet çizgisinden taviz vermeden meydana gelen mağduriyetleri ortadan kaldırmak zorundayız. Burada en büyük sorumluluk adli ve idari soruşturma yetkisini kullananlardadır; yani mülki amirler, kurum amirleri, bürokratlar ve bakanlık yetkilileri yanı sıra hâkim ve savcılara çok iş düşmektedir" diye konuştu. 

 

Bugün ülkemizde ciddi iç ve dış güvenlik sorunlarına neden olan zincirleme olayları anlama, kavrama ve çözüm üretme adına geçmişe kısa bir göz atmanın yerinde olacağını belirten Kamil Aydın, Batı'nın "hasta adam" olarak nitelediği Osmanlı 19'uncu yüzyılın ikinci yarısında  oldukça zor bir süreçten geçtiğini belirterek, ''Özellikle, Berlin Antlaşması sonrası Osmanlı devleti yakın takibe alınmış ve bu dönemde birtakım komiteler gizli cemiyetler hâlini alarak silahlı isyan ve başkaldırılarıyla hazırlık aşamalarını tamamlamışlardır.

 

Örneğin, 1885 yılında Van'da kurulan Armenekan Komitesi silahlı terörü yöntem olarak seçen ilk ihtilal komitesi olmuştur. 1887'de Cenevre'de kurulan Hınçak Komitesi ve 1890'da Tiflis'te kurulan Taşnak Komitesi Avrupa müdahalesini sağlayarak bağımsız Ermenistan'ı kurma yolunda terörü bir yöntem olarak uygulamaya koymuşlardır'' dedi. 

 

"Benzer tutum ve yaklaşımlar söylem formatını değiştirmiş olsa da yüz yıl öncesinden farklılık arz etmemektedir. "Büyük Oyun" devam etmekte, Batı, bölgedeki varlığımızdan rahatsız olmayı sürdürmektedir. Çünkü  sıradan insanlar,  halk ya da toplum bir tarafa, Batılı devletler ve güçler Türkiye ve Türk Milletiyle her zaman bir mücadele veya hesaplaşma içerisinde olmuştur" diyen Aydın, "Bir yandan PKK ve onun Irak ve Suriye uzantıları, öte yandan IŞİD ve FETÖ gibi terör örgütleri ve bütün bu terör örgütleriyle doğrudan veya dolaylı iletişim sağlayan, lojistik, askerî ve diplomatik destek veren ABD, Belçika, Almanya, gibi devletler Türkiye'yi köşeye sıkıştırıp uluslararası alanda yalnızlaştırmaya çalıştıklarını ifade etti.

 

Aydın şunları söyledi:

"Gerek uluslararası camiaya gerekse içerideki vatandaşlarımıza Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir hukuk devleti olduğunu icraatlarla ve alınan kararlarla hatırlatmak, inandırmak zorunluluğu vardır. KHK'ların bu bağlamda ele alınıp yorumlanması gerekir. 

 

Yani OHAL kapsamında hızlı karar alıp uygulama ihtiyacından doğan acil durumlarla ilgili yararlanmaları gerekliyken bunu bir fırsat bilip olağan Parlamento çalışması ve kararıyla çıkarılacak merkezî birtakım kanunları ilave etmek etik değildir. Ya da yetkileri artırılan idari ve adli yetkililerin ekstradan durumdan vazife çıkarmasına müsaade edilmemelidir.

 

Dolayısıyla, sıklıkla vurgulamamız ve uygulamamız gereken şey demokratik, sosyal, hukuk devleti olduğumuzu unutmadan ve üniter yapımıza halel getirmeden, sızmalara fırsat vermeyecek biçimde saflarımızı sıklaştırmalıyız. Çünkü bu kutlu devletten ve bu mübarek topraklardan gayrı ne güvenecek bir güç ne de sığınacak bir coğrafya bulunmaktadır."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.