MHP Genel Bşk Danışmanından Kağıthane için şok iddia

MHP İstanbul Kağıthane'de son dakika değişikliğiyle Belediye başkan adayını değiştirdi..


Kafaları karıştıran bu değişikliğe MHP Genel Başkan danışmanı Şükrü Alnıaçık çok sert eleştride bulundu..


İşte Şükrü Alnıaçık'ın yazısı:


 Bizim sülalenin lakabı Mollakadızadedir. Zadesini çıkarsanız geriye iki meslek kalır. Birisi Mollalık yani medrese hocalığı, diğeri de kadılık yani yargıçlık…. Eskiden Kadıların kazalarda mülki amir olduğunu düşünürsek, bizim dede mesleklerine kaymakamlığı da ekleyebiliriz.



Allah, kuluna taşıyamadığını yüklemezmiş. Kader bize buna benzer bir çifte mesuliyet nasip etti. Hem Milliyetçi Hareketin 42 yıllık gazetesinde köşe yazarlığı yani Ülkücü gazetecilik hem de MHP Genel Başkan Danışmanlığı yani siyasi sorumluluk… Bu durum bize, sorumluluktan kaçmadıkları için bu şerefli soyadını miras bırakan atalarımıza layık olma fırsatını da veriyor.



Bugüne kadar satılan seçimler, peşkeş çekilen oylar, anlaşmalı meclis üyelikleri filan duymuştuk da "çalınan başkanlık" duymamıştık.



Olay, acemi gariplere Beyazıt kulesini, Galata köprüsünü filan satan Sülün Osman'ın İstanbul'unda geçince onu da duyduk!..



Düşünün bir kere ilçenin birinde bir parti seçime iddialı giriyor. Giderek sempatisi artan beyefendi bir adayı var.



60 gün boyunca sahada çalışıyor, seçim büroları açıyor, araçlar giydiriyor, sivil toplum örgütleriyle, kanaat ve mezhep önderleriyle, hemşeri dernekleriyle görüşüyor, seviliyor, destek sözü alıyor. Ve… "bu beyefendi hocai seçimi kazanabilir" düşüncesi, yavaştan seslendirilmeye başlıyor.



Seçimlere 40 gün kala, aday listelerinin İlçe seçim kuruluna teslim edilmesine sıra gelince birden beklenmedik bir şey oluyor.


Mevcut Belediyeyle iş yapan ve Büyükşehir Belediye Meclis üyesi seçilmek isteyen bir iş adamı, listeye ilk sıradan girmek için kulislere başlıyor. Hakkında olumsuz kanaatler var. Ayrıca hocayı defalarca mevcut başkanla yemeğe davet ediyor. Yani ortada MHP'den ve Ülkücülükten farklı bir şeyler var.



Başkan adayı, ilçe teşkilatına, "kamuoyunda olumsuz tanınıyor ve niyetiyle ilgili şüpheler var, bana bunu yapmayın, zarar verir. Başka da şartım yok; bu şahsı almayın; ben listelere hiç karışmayacağım" diyor.



Aday listeleri yola çıkıyor, ama o da ne?.. Adayın isminin ve meclis üyelerinin sıralandığı listeler, İlin yetki verdiği İlçe görevlisi tarafından bir türlü İl Seçim Kuruluna teslim edilemiyor. Adam kimsenin değil, sadece bu ilçenin evrak teslimine itiraz ediyor. Burada da şaibeli bir durum var.



Peki sonra ne oluyor. Son gün, hem de 15 dakika içinde Başkan adayı listeden siliniyor yerine bir başka aday getiriliyor. Bizim iş adamı ne oluyor dersiniz? Tabii ki ilk sıradan listeye giriyor. Ve Seçim Kurulundaki arkadaş, bu kez İlçe Başkanı tarafından götürülen yeni listeyi, hızla teslim alıyor.



Burada bizim aklımıza iki ihtimal geliyor:



Birincisi, Büyükşehir Meclis üyeliğinin öteden beri özellikle de AKP felsefesiyle bir rant alanı olduğu bilindiğine göre ortada akçalı meseleler var. İnsanlar bağlanıyor, memurlar satın alınıyor.



İkincisi, mevcut AKP'li başkanla görüştürme, yemek teklifi filan aklımıza başka şeyler getiriyor:



a) Seçimin AKP'ye toptan satışı… Alacağın, iş bağlantılarıyla, taksitle tahsil edilmesi de mümkün!



b) Seçim yenilgisinin parti içi muhalefete hediye edilmesi… Yani öteden beri adını koyduğumuz meşhur ve onursuz "şike" hadisesi. Al bir ihtimali, vur ötekine!..



Daha dün, "Sözüm Meclisten Dışarı" başlığıyla listelere girme, üst sıraya çıkma yarışında yer alanların niyetlerini sorgulamış ve "bu denli büyük şahsi hırsların Ülkücüye yakışmadığını" belirtmiştik.



Hatta her türlü suiistimalin takipçisi olacağımızı ifade etmiş ve bu konuda Şehitlerimizin tarifsiz fedakârlığından ve Devlet Beyin tavizsiz dürüstlüğünden aldığımız gücün bize yeteceğini söylemiştik.



Gerçekleri herkes bilsin!.. Kimsenin günahını bütün teşkilat çekmesin.



Biz, İlhan Darendelioğlu'nun, İsmail Gerçeksöz'ün çırağıyız, kalfasıyız. Başka Ülkücülük yok!.. Her Ülkücü, koltuğundaki, gömleğindeki şehit kanının hakkını vermelidir.



Biz Türk töresiyle, Ülkücü ahlakla yetiştik. Yaptığımız işin sonuçlarına, Allah rızası için, binlerce şehidimizin aziz hatırası için katlanırız.



Milliyetçi Hareket Partisi, beyefendi bir Belediye Başkan adayı, son dakikada karanlık sebeplerle değiştirilecek bir parti değildir. Bu durum muhtemelen bir "Belediye Başkanlığımızın çalınması"dır.



"Yörük sırtında kurban kesme"den geçtik! "Şehit cenazesinde kapkaç yapmaya" kalkanlar iyi bilsinler ki; Ülkücü, sessizdir, efendidir ama sağır ve dilsiz değildir.



Daha dün Cengiz ağabey de ispat etmiştir ki; "yüreksiz" hiç değildir!


Ortadoğu Gazetesi - Nettavır

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muhsin DURSUN 3 yıl önce

Burada ele alınan konunun, kamu oyunu bilgilendirmekten öte bir şey olmadığını görüyorum. Oysa MHP bu duruma nasıl ve neden düşürülebiliyor diye bir analiz beklerdim. Bunu ben yapayım. Kitle partisi olacağız derken kendi değerlerimizden uzaklaştık. Siyasetin paralı ve pahalı bir iş haline geldiği ortama, partimizde ayak uydurdu. Eskiden ahlaksızlığı temayüz etmiş insanlar bırakın aday olmayı partinin kapısından giremezdi hatta önünden geçemezdi. Önce bir adamın partiye üyeliği ile hassasiyetimiz yıpranmış ise, hatta yönetici olacaklar ile hassasiyet gösterilmez ise, ne iş yapıyorsun diye sorduğunuz kişi size MHP il veya ilçe başkanıyım diye cevap veriyor ise, herkes adaylık için başvurabilmeyi düşüne biliyor hatta aday olmayı başarabilen uygunsuz, uğursuzlar var ise onların bunu akıllarından bile geçirememesi gerekirken, aday olabilmesi, hatta aday değiştirilebilmesi gibi bir kokuşmuşluğun varlığı sorgulanmalı. Ne idik ne olduk. Ne diyor şair Edep vardı haya vardı biz böyle değildik. İşte asıl sorgulanması gereken bu hale nasıl geldik olmalıdır.

Avatar
Kerim SAĞLAMDEMİR 3 yıl önce

Kağıthane ilçesinde adaylık gaspı adeta kalabalığa karışan cepci hırsız eli gibi Mevcut adayın yerine AKP belediyelerine iş yapan bir adamın içerden satın aldığı alçaklarca MHP ye yakıştırılmış bir ahlaksızlıktır..



(konu üzerine kimse bana ahlak edep dersi vermeye kalkmasın sadece kalp kırmayacağıma emin olabilirsiniz..)



siyasetin bezirganlarının lağım fareleri gibi sinsi sinsi arka odalarda listeler yaptıklarını ve kapılardan kimselere görünmemek için nasıl kaçarcasına satınaldıkları memurların kuçaklarına koşarak gittiklerine şahidim.isteyenede dakika dakika saat saat anlatabilirim ..

( ki anlatacağım ) hangi siyaset fahişesinin kaça satın alındığını kaç para olduğunu öğrenmek gibi bir derdimizde yok ..



ilk olarak söyleyeceğim tek şey..( söyleceklerimiz ve yazacaklarımız bitmedi )

bu işe dahli olmadığına inandığımız arkadaşlarımızın ONURLU davranışlarını BEKLEMEKTEYİZ.