Merkez Parti:AKP G.Doğuyu gözden çıkardı
Türkiye’de son süreçte taşların yerinden oynadığını savunan Karslı iktidarın medya gücünü arkasına alıp Güneydoğu’da olan bitenleri halktan gizleyerek kirli ilişkiler içinde olduğunu belirtti.
 
VER-KURTUL NOKTASI
 
Güneydoğu’da gerilimin bilerek yükseltildiğini savunan Karslı, olayların çığırından çıkarılarak halkın ver-kurtul noktasına getirilmek istendiğini savundu. Hükümetin Güneydoğu’yu vermekle Kürt sorununu çözeceğini düşündüğünü iddia eden Karslı şunları söyledi: “Aksi takdirde PKK orada mahkeme kurabilir mi, vergi toplayabilir mi, bu durumu hükümet istiyor. Hükümet oradaki insanları PKK’nın kucağına itti.  
 
İMZA ATTILAR
 
Güneydoğu’da devlet yok. Bu devlet PKK ile beraber çalışıyor. Eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Yalçın Akdoğan bütün bunlar beraber oturup konuşup karar veriyor. Bunun delili ne? Ben hukukçuyum ağır bir ithamda bulunuyorum. Delili ne? Zaten istenileni yapmadığınız zaman insanlar ne diyorlar: ‘Konuştuğumuz şeyleri açıklarım ha.’ Bir şeyler konuşulmuş sözler verilmiş demek ki.
 
Adım adım oraya gidiyor. İnşallah herkesin bir oyunu var. Cenab-ı Hakkın da bir takdiri var. İnşallah arzu ettiklerini yapamayacaklar. Gerçekten sıkıntıdadırlar.
 
Güneydoğu’dan gelen hakim ve savcılarla konuşuyorum. Davalar az geliyor artık diyorlar. Çünkü kendi mahkemeleri var. Herkes halının altından kaydığının farkında.  Bu millet inançlı millet. Devleti içinde oturduğu evi gibi zanneder. Evde sıkıntılar olabilir ama evi başına yıkmaz.”
 
DELİLLERİ GÖRMEZDEN GELDİLER
 
Abdurrahim Karslı yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla suçlanan AKP'li eski bakanların Yüce Divan'a gönderilmemesini eleştirdi.
 
Karslı, “Haklının mahkemeye gidişi anne kucağına koşarak gitme gibidir. Haksızın ayağı ise mahkemeye geri geri gider. Bu insanlar mahkemeye gitmek istemiyor. Demek ki burada ciddi bir sıkıntı var” değerlendirmesinde bulundu.
 
Karslı, “Ortada maddi deliller var. Maddi deliller muhakeme edilmeden bir insanın ibra edilmesi hukuken uygun değildir. Sayısız teknik ve fiziki takipte elde edilmiş deliller, görüntüler, sesler, somut deliller göz ardı edilerek yapılan bir yargılama şüpheli bir yargılamadır. Gün gelir bu yargılamayı yapanlar da yargı önüne çıkar” dedi.
 
HESAP VERECEKLER
 
Bakanların Yüce Divan’a gönderilmemesinin dosyaların kapatılacağı anlamına gelmediğini savunan Karslı ilk hükümet değişikliğinde şüpheyle kapatılan yolsuzluk dosyasının yeniden yargılama yoluna gidileceğine işaret etti.
 
Karslı, dosyanın yeniden açılması halinde adil yargılanmayı engelleyen ve dosyayı kapatan isimlerin de yer alacağı yeni bir dava dosyasının gündeme geleceğini belirtti.
 
Karslı, “Yarın yolsuzluk yeniden gündeme geldiğinde bu dosyaya takipsizlik veren savcı da, delilleri imha eden, edilmesinin emrini verenler de hesaba çekilir” dedi.
 
SAVCI YOK SAYAMAZ
 
17 ve 25 Aralık soruşturmalarına takipsizlik kararı veren savcıların hukukun sınırlarını aştığına dikkat çeken Karslı hiçbir savcının hakim kararını ortadan kaldıramayacağına vurgu yaptı.
 
Karslı, “Savcı takipsizlik kararı verirken dedi ki delillerin elde edilmesi usulsüzdür. Nasıl elde edilmiş o deliller, hakim kararıyla. Takipsizlik veren savcı hakimin kararı olmadan deliller elde edildi demiyor. Delilleri elde etmeye mesnet olan hakimin kararını tartışıyor o kararı usulsüz diyor. Savcı hakimin kararını ortadan kaldıramaz. Dolayısıyla takipsizlik kararı da usulsüz, 4 bakanın Yüce Divan’a gitmemesi de usulsüz” şeklinde koruştu.
 
İFADELER ENGEL OLDU
 
Bakanların yargılanamamasının nedenini şüphelilerin ifadelerinde gizli odluğunu da belirten Abdurrahim Karslı, “Bu davanın bugün açılamamasının nedeni şüphelilerin açıklaması. Biz gidersek şunlar da gelir dedikleri için yargılama yapılamıyor. Başbakan da zor durumda, ben Davutoğlu’nun vicdanen rahatsız olduğuna inanıyorum” dedi.
 
STK’LAR SUSTURULDU
 
Karslı yaşanılan dönemin en büyük sıkıntılarından birinin de STK’ların susturulması olduğunu savundu. STK’larla beraber cemaatlerin de bu dönemde susturulduğunu savunan Karslı artık kokuşmuşluğun zirve yaptığını belirtti.
 
KAMU OTORİTESİ KALMADI
 
“Hayatın devam edebilmesi için en önemli şey güvenliktir. Hükümet oradaki güvenliği kaldırdı. Bölgede kamu otoritesi falan yok. Davutoğlu ‘en önemli şey güvenliktir’ diyor. Kendi valileri kaymakamları zırhlı araçla işe gidip eve dönüyorsa güvenliği temin ettik zannediyorlar. Asıl söz konusu olan halkın güvenliğidir.”
 
SİYASAL İSLAM’DA AHLAK YOKTUR
 
Siyasal İslam’da ahlak diye bir durumun olmadığını da savunan Karslı, “İktidarda kalmak için her yol mubahtır. Bu dönem bunu bir kere daha bize gösterdi. Gelecek nesiller kirletildi, eşya kirletildi” ifadelerini kullandı.
 
Bugün
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.