Kurtulmuş'tan Mesihçi Paranoya uyarısı

 Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Amerikalı Müslümanları buluşturan en önemli etkinliklerden biri olan ISNA kongresinde "Düşmanlıkları Aşmak: İnancın Akışını Değiştirmek" başlıklı bir konuşma yaptı. Toplantıda AK Partili milletvekilleri Ravza Kavakçı Kan ve Sena Nur Demirci, Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, Türkiye'nin Chicago Başkonsolosu Umut Acar ve Kamu Diplomasisi Koordinatörü Ali Osman Öztürk de hazır bulundu.

Konuşmasının başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın selamlarını getirdiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye ile İslam dünyası arasındaki ilişkilerin önemine atıf yaptı.

Tüm dünyada ve özellikle Ortadoğu'da savaş, çatışmalar, kaos, terör, adaletsizlik ve mülteci sorunu gibi sayısız krizle karşı karşıya olunduğunu belirten Kurtulmuş, dünya sisteminin krizlerden çıkacak yollar bulmakta oldukça zorlandığını kaydetti.

Coğrafi olarak Türkiye'nin tam da bu terör eylemlerinin ortasında yer aldığına işaret eden Kurtulmuş, 15 Temmuz'da FETÖ'nün planladığı darbe girişimiyle yüz yüze kalındığını belirtti.

- Türkiye istikrar adası

"Kaos ve karmaşanın ortasında Türkiye adeta bir istikrar adası olmuştur." ifadelerini kullanan Kurtulmuş, son 15 yıldaki başarılarıyla Türkiye'nin birçok ülke gözünde bir bakıma ilham kaynağı haline geldiğini anlattı.

PKK ve DAEŞ'le birlikte Türkiye'nin bir başka terör örgütü olan FETÖ ile de mücadele ettiğini vurgulayanKurtulmuş, bu örgütün Türkiye'nin son yıllardaki tüm kazanımlarına balta vurma amacıyla hain bir plan içinde girdiğini anlattı.

15 Temmuz gecesi Türk milletinin tankların karşısına çıkarken tereddüt etmediğini vurgulayan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da kararlı bir şekilde darbeye karşı durduğunu ve halka büyük cesaret verdiğini kaydetti.

- Gülen'de "Mesihçi paranoya" var

"FETÖ'nün PKK ve DAEŞ gibi diğer terör örgütlerinden bir farkı yoktur." ifadelerini kullanan Kurtulmuş, örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in "Mesihçi paranoyaya" sahip olduğunu belirtti.

FETÖ'nün bir yandan eğitim ve sivil toplum aktiviteleriyle ilgilenen bir yapıymış gibi davrandığını ancak öte yandan terörist faaliyetlerini sürdürdüğünü vurgulayan Kurtulmuş, bu sinsi hareketin sadece Türkiye'ye değil, başka birçok ülkeye de tehdit teşkil ettiğini anlattı.

"Bu tehditleri bertaraf etmek için anayasal çerçevede 90 günlük olağanüstü hal ilan ettik." diyen Kurtulmuş, bu durumun bireylerin gündelik yaşamlarını hiçbir şekilde aksatmadığına dikkati çekti.

Darbe girişimiyle ilgili soruşturmaların tamamının yasal sınırlar çerçevesinde yapıldığına işaret eden Başbakan Yardımcısı, Türkiye'nin, hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu bir ülke olduğunun altını çizdi.

Kurtulmuş, "Darbeciler bu toplumu bölmek istediler ama 15 Temmuz'dan sonra toplum olarak birbirimize daha fazla kenetlendik. Darbeciler hükümetimizi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı yerinden etmek istediler ama bugün hem hükümetimiz hem Recep Tayyip Erdoğan hem de Türk demokrasisi eskisinden daha güçlüdür." şeklinde konuştu.

- Gülen'in iadesini istemek hakkımız

Bir stratejik müttefiki olarak Türkiye'nin, ABD'den FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'i istemesinin hakkı olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "ABD'ye Gülen'in darbe girişimiyle bağlantısını gösteren yeterli delilleri sunduk. Federal bir mahkeme karar verene kadar Gülen'in gözaltına alınması gerektiğini düşünüyoruz." dedi.

Kurtulmuş, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın kısa bir süre önce Türkiye'ye gerçekleştirdiği ziyarette de bu konudaki yaklaşım ve beklentilerini açık bir şekilde dile getirdiklerini kaydetti.

ABD'nin FETÖ elebaşı Gülen konusundaki süreci uzatmaması gerektiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin bu konudaki hassasiyetlerinin belli olduğunu ve her fırsatta bunları dile getirdiklerini vurguladı.

Chicago programının ikinci gününde Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'un, Türk toplumunun ve Amerikalı Müslümanların temsilcileriyle ayrı ayrı bir araya gelmesi bekleniyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.