Koray Aydın'dan AKP'ye sert çıkış

MHP Trabzon Milletvekili, TBMM Başkanvekili Koray Aydın sonnokta’yı ziyaretinde gündem ile ilgili birbirinden çarpıcı açıklamalar yaptı. Aydın çözüm süreci nedeni ile AK Parti’nin Türk milleti ve MHP’den özür dilemesi gerektiğini belirterek “MHP’NİN NE KADAR  GERÇEKÇİ BİR DURUŞ ORTAYA KOYDUĞU ve NE KADAR HAKLI OLDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTIR. ÇÖZÜM SÜRECİ BİTMİŞTİR” dedi…

ÇÖZÜM SÜRECİ BİTTİ.. AKP TÜRK MİLLETİNDEN ÖZÜR DİLESİN

MHP’nin çözüm sürecini, AKP ile yapacağı koalisyonda şart olarak koşmasının ne kadar haklı olduğu bugün ortaya çıktı. Çünkü artık çözüm süreci diye bir süreç kalmadı. MHP’nin iktidar olmak uğruna kendi ilkelerinden, prensiplerinden taviz verecek bir parti olmadığını Türk milleti bir kez daha gördü. AKP politikaları iflas etti. Çözüm süreci bitti. Dış politika zaten yerle bir oldu. Bu söz artık onlara yabancı olmadığı için ‘Kandırıldım’ diyerek çıkıp  Türk milletinden bu çözüm süreci ve özellikle Suriye politikası nedeniyle özür dilemeleri lazım. En büyük özrü de MHP’den dilemeleri lazım. Çünkü çözüm sürecine karşı en direngen, hiç kıvırmadan tamamen kendi düşünce ve fikriyatına göre konuşan, politikasını ayak oyunlarına başvurmadan bir yol izleyen MHP’ye bir özür borçları var.

AKP YÜZÜNDEN DEVLET GÜNEYDOĞU’DAN ÇEKİLDİ

Şu anda yürüttüğü politikalar nedeniyle AKP’nin kaybetmiş olduğu bir Doğu ve Güneydoğu var. AKP’nin çözüm süreci altında yürüttüğü politikaların ana ekseni, kamu düzeninin o bölgeden çekilmesi oldu. Her boşluk doldurulur. Sen kamu düzenini oradan çekince PKK’nın yerel inisiyatif alan güçleri orada kamu güçlerinin yerine ikame oldu ve paralele bir devlet düzeni oluştu. Biz birkaç yıldan beri bunun Türkiye için bir felaket olacağını söylüyorduk. Ben o zaman bugün anaların gözyaşı dinsin diye atılan bu adımlar yarın Türk milletinin analarının gözyaşlarının akacağı bir sürece dönüşecektir. Bu kaçınılmazdır demiştim. Bunlar şimdi onun ilk işaretleri. AKP’nin bundan sonra muhatap kalacağı süreci düşününce bugün yaşadıklarının en kolay dönemleri olduğunu düşünüyorum. Şartlar gittikçe daha ağırlaşacak daha zorlaşacak. Daha sıkıntılı bir süreç Türkiye’yi bekliyor.

ASKER VE POLİS DEVLETE GÜVENİNİ KAYBETTİ

Doğu’daki kaybolan kamu düzeninin yeniden ikamesi için ciddi bir devlet restorasyonuna ihtiyaç var. Bu devletin kadroları itibari ile de tepeden tırnağa yapılacak bir genel restorasyondur. Çünkü her türlü mücadele yöntemi içerisinde temel unsur insandır. Şu anda Doğu ve Güneydoğu’da pısmış, sinmiş, kabuğuna çekilmiş, devletine karşı güvenini kaybetmiş bir asker ve polis kadroları var. Bunlar devletine küskün. Çünkü  bu iktidar ile devle askere ve polise operasyon yaptı. Bunların en başındakini genelkurmay başkanını örgüt kurmaktan yargıladı. Dolayısıyla hem asker hem polis arasında müthiş bir güvensizlik ortamı inşa edildi. Bu moral değerlerle o insanlardan artık mucize beklemek zorlaştı. Bunlara AKP  güven veremez. Dolayısıyla bu süreç içinde mutlaka koalisyonun kurularak bu sürecin geçirilmesi Türkiye’nin menfaatinedir. Bu söylemim de siyasi bir söylem değildir.  AKP’nin tek başına yönetimi, ben yaptım oldu mantığında bir düzenektir. Bu düzenek AKP’ye oy verenlere bile güven vermemektedir artık.

MHP’YE HAKSIZLIK YAPILDIĞI ORTAYA ÇIKTI

Büyük şaşkınlık içindeyim. Ben diyorum en dürüst parti MHP. Kıvırdı mı, durduğu veya fikrinin dışında bir şey mi söyledi. Kendisine bunu nasıl dersin denilecek bir söylemde mi bulundu. Konuştu ve şart diye ortaya koyduğu bütün konular MHP’nin genel söylemleri içerisinde yer alan konulardı. Aslında bunun ana omurgasını da özelikle bu çözüm süreci oluşturuyordu ve çözüm süreci çöktü. Demek ki bu çözüm sürecinin şart diye ortaya koymakta ne kadar haklı olduğu, nasıl öngörülü davrandığı ortaya çıktı.

TÜRKİYE’NİN HUZURUNU KAÇIRIYOR

MHP olarak önem verdiğimiz bir diğer konu 17-25 Aralık’tır. Aslında bu bir şart değildir. Bu olay TBMM’nin yapacağı adli bir olaydır. Meclis faaliyete geçince soruşturma önergeleri verilecek. Bu önergeler mecliste gizli oyla oylanacak. AKP en güçlü olduğu dönemde 40 milletvekili kendi bakanlarına oy vermedi. Belli ki soruşturma komisyonu kurulursa bu sayı daha da artabilir ve adli yargıya dönüşebilir.  Diğer şart cumhurbaşkanını kendi anayasal sınırları içine çekilmesi ki zaten olması gerekendir. Şu anda Türkiye’nin huzurunu kaçıran ayarları ile oynayan bir cumhurbaşkanımız var. Bunu AKP’ye oy veren seçmenin görmesi lazım.

ERDOĞAN DA RAHAT DEĞİL

Cumhurbaşkanı da rahat değil. Çünkü 17-25 Aralık tamamen cumhurbaşkanını ilgilendiriyor. Dolayısıyla o da korku ve çekingen tavırlar içinde. Yarın bir koalisyon hükümeti kurulursa daha önce yaptıklarının büyük oranda yapamayacağı kanaatini taşıyorum. Öyle bir pozisyona kendini sokarsa 25 Aralık onu çok üzer, sıkıntıya sokar. Bunun hesabını da veremeyeceğini bildiği için kendi anayasal sınırları içine % 80 çekileceğini düşünüyorum. Dolayısıyla MHP’nin şartları gerçekçidir kıvırmadan kendi gibi davranmıştır.

KOALİSYON İÇİN TOP ARTIK AKP’DE

Şu anda bölücü hareket karşısında en büyük sivil organizasyon MHP’dir. Herkes aklını başına alsın. Şimdi AKP’ye de hodri meydan.. Çözüm süreci yerle bir oldu. Top onların ayaklarında, nasıl bir yol izleyecekler göreceğiz. AKP, CHP ile görüşme yapıyor gibi davranıp aynı taktiği MHP’ye de uygulayarak erken seçime gitmek isteyebilir. Bu Saray’ın görüşüdür. Dayatma, dikte bir görüştür. Davutoğlu’nu da konuşturmayan ona hapis hayatı yaşatan bir görüştür. Bu görüş ‘Türkiye ne olursa olsun. Biz tek başımıza yönetelim. Başka ortağa da ne gerek var’ deyip kurulan yağma ve talan düzenini devam ettirmeye yönelik, içinde Türkiye aşkı ve sevdasının olmadığı bir tercihtir. Şu anda AKP bu tercihi yüzde 50 oranında yakın görmektedir. 2. tercihi CHP ile yaptığı görüşmelerdir.  CHP’yi bu işe çok istekli görüyorum. 3. MHP ihtimali ise artık AKP’nin ayağındadır top. MHP şartlarını koymuş, dik duruşuyla durmaktadır. Erken seçime gidilirse de bu işin sorumlusu AKP olacaktır. MHP’nin durduğu yer sağlam bir yerdir. AKP’ye oy verenler de ‘Niye bizimle hükümet kurmuyorsunuz’ diyorlardı. Biz de onlara ‘Bu çözüm sürecini bitirin’ diyorduk. Şimdi bitti. O nedenle top artık AKP’de.

NE MHP KALIRDI NEDE CHP

Aydın ‘Neden CHP ile koalisyon yapmadınız’ şeklindeki soru ve eleştirimere bakın nasıl cevap verdi…
Beni en çok hayrete düşüren şeylerden biri, çoğu arkadaşlarımın ‘Neden CHP ile hükümet kurmuyorsunuz’ sözüdür. MHP ile CHP’nin sayısı koalisyon kurmaya yetmiyor. Nasıl kuracağız diye sorunca dışarıdan sizi HDP desteklesin diyorlar. Bu işin siyaset sosyolojisi açısından incelenmesi lazım. Ben bunu şeye benzetiyorum iki tane koşum atı var, MHP ve CHP. At arabanını üstünde biri var dizginleri elinde tutuyor o da HDP. Sağa döneceksin sağa çekiyor, sağa döndürüyor. Sola çekeceksin sola döndürüyor. Durdurulacaksa ikisine birden asılıyor. Böyle bir koalisyon demek dizginleri HDP’nin elinde olan bir model demek.  Hadi böyle bir şey oluştu 6 ay sora HDP bir güvensizlik oyuyla hükümeti düşürürse CHP ya da MHP diye bir parti kalır mı? Dolayısıyla bunu söyleyenlerin nasıl bir AKP düşmanlığına kapılarak bütün akli melekelerini kaybettiğini ve AKP düşmanlığının insanı nasıl bir yanlışa sürüklediğinin anlaşılması bakımından ilginçtir. Böyle diyenlere de kızmıyorum. Çünkü bunun sorumlusu da AKP. Öyle bir ötekileştirme politikasıyla nefret ve kin duygusu oluşturdu ki bunun bile düşünebileceği bir zemin meydana getirdi.

TÜRK MİLLETİ ÜZÜLMELİ!

HDP’nin de MHP’nin de 80 milletvekili olması sizi üzüyor mu?
Buna benim üzülmemden daha önemli Türk milletinin üzülmesi lazım. Bugün de görüldü ki MHP hiçbir zaman Türk milletinin çizgisinden sapmadı..

AKP ERKEN SEÇİMDE OY KAYBEDER

Ben erken bir seçimde AKP’nin oy kaybedeceğini düşünüyorum. Dolayısıyla da erken seçim riskini alamazlar. Çuvallamıştır. Mutlak güç yıkılmıştır. AKP’yi ayakta tutan en büyük silahı, mutlak gücüdür. Güce tapınan insanlar var. Şimdi o mutlak gücün elinden çıkması AKP açısından ciddi bir zafiyet yaratacaktır. RTÜK başkanı muhalefetin eline geçerse televizyon ve radyoları ne ile korkutacak. Mutlak güç gitti. Herkesi korkuttuğu mutlak gücün bir ayağı çökmüş oluyor. Mutlak gücün gittiğinin anlaşılması tek gücün o olduğu düşüncesinin yıkılması, seçmende biraz daha rahatlama meydana getirir. AKP biraz daha oy kaybeder. HDP yine barajı geçecektir.

BAHÇELİ’NİN SÖZLERİ ÇARPITILDI

MHP Lideri’nin seçim gecesi söylediği erken seçim sözü de aslında kamuoyu tarafından çarptırılmıştır. Herkes çabuk unutuyor. O gece ilk konuşmayı balkonda Davutoğlu yaptı ‘Biz gerekirse erken seçime gideriz’ dedi. Bir buçuk iki saat sora da Devlet Bey ihtimalleri saydı. ‘Ama bu ihtimalleri yapmayacaksan senin erken seçim restinden de korkmayız’ dedi. Yani erken seçim davetini ilk yapan Bahçeli değil, Başbakan Davutoğlu’dur.  Biz de seçimden kaçmayız anlamında demiştir. Son olaylar göstermiştir ki MHP haklı duruşuyla puan kazanma dönemine girmiştir.

AKP SİYASETEN İFLAS ETMİŞTİR

AKP siyaseten iflas etmiştir. İflas etmiş bir tüccar gibidir. Dış politikada iflas etmiştir. Çözüm sürecinde iflas etmiştir. Görülmüştür ki Türkiye ekonomisi Tayyip Erdoğan karışmadığı sürece daha iyi gitmektedir. O konuşur kurcalarsa ekonomik değerler artmakta, o susup kabuğuna çekilince bütün ekonomik değerler normale dönmektedir. Türkiye’nin döviz pozisyon durumları, özellikle diğer bütün ekonomik göstergeleri, seçimden sonraki kırk günlük süreçte normal seyretmiştir. Şimdi ki yükselme savaşın getirdiği normal, sürpriz olmayan bir gelişmedir.

BAYKAL ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ GÜVEN SARSTI

Meclis Başkanlığı süreci CHP açısından iyi yönetilememiştir. O işe talip olanın bu işin diplomasisini iyi yapması gerekir. Sayın Baykal ilk yaptığı görüşmeyle zaten güvensizliğin merkezine oturmuştur. O iş orada bitmiştir aslında, kimse burayı görmek istemiyor. Sayın Baykal’ın Siirt hamlesi, bir de Zülfü Livaneli’nin açıkladığı İstanbul gizli buluşması var. Zülfü Livaneli bunu köşesinde açıklamasaydı kimsenin haberi olmayacaktı. Bir partinin lideri diğer partinin lideri ile neden gizli gizli buluşur. Bu işin arkasında ne var. Devlet Bey buna yönelik tavrını daha cumhurbaşkanıyla görüşür görüşmez koydu.



MHP’NİN SİYASİ  ÖNGÖRÜSÜNÜ ANLAMIYORLAR

MHP’ye koltuk değneği şeklinde büyük bir haksızlık yapılıyor.  MHP’nin AK Parti’nin zor dönemlerinde koltuk değneği  yaptığı yakıştırmaları çok yanlış.  Suçlamaların ilki Abdullah Gül’ü siz seçtirdiniz şeklinde. Bunlar tarihi unutuyor. 367 diye bir ucubeyi Türk siyasetinin içine soktunuz. Bu ucube sayesinde adamlar fırsatı kaçırmadılar hemen erken seçim kararı aldılar. Erken seçimde, ‘Bunlar namaz kılan cumhurbaşkanı istemiyorlar’ diye halkın karşısında çıktılar yüzde 34 oyu yüzde 46.7’ye çıkardılar. Büyük çoğunlukla Meclis’e geldiler. MHP girmesin 367 sağlanmasın diyorlar, 367 mi kaldı. Halka karşı hala direnmeye devam edersen bir erken seçim kararı daha alırsalar oran bu kez yüzde 60 olur. Siyasi öngörüsüzlüktür bu. MHP’nin siyasi öngörüsünü anlayamıyorlar. Bir de MHP ile CHP’nin durduğu yer de aynı değildir.

MUHALEFET OLMAK HER ŞEYE KARŞI ÇIKMAK DEĞİLDİR

Bir de başörtüsü diyorlar. O dönemin Başbakan’ı İspanya’ya gitti. Müthiş bir başörtüsü istismarı yaptı. Devlet Bey de ‘Yeter yıllardır bu istismardan geçiniyorsunuz niyetin varsa getir Meclis’e ben de destek vereceğim çıkaracağım’ dedi. Bu söz ve söylem AKP’nin elinden istismar aracını almaktır. Kaldı ki bu adım MHP’nin fikir ve düşünce sistemine uygun bir adımdır. Bir de Türk ordusunun yurt dışına gönderilmesi kararında siz niye hükümeti desteklediniz diyorlar. Biz ordunun kullanılması hakkını hükümette olmasını meşru bir hak olarak görüyoruz. Kan coğrafyası içinde hemen yapılması gereken bir şey varsa yapılmalı. Nitekim o kadar olmasaydı bugünkü bombalamalar yapılamayacaktı. Yine ne kadar doğru bir karar verdiğimiz belli oldu. Ülke yönetmek bir kör döğüşü değil, doğru öngörülerle doğru kararlar verilmesidir. Muhalefet olmak demek her şeye karşı çıkmak demek değildir. –


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.