Kışanak: Bölge yönetim modeli olursa sembolleri de olur

Türkiye’nin büyükşehir bazında ilk iki kadın belediye başkanından biri olan Kışanak, bu görevi için hem milletvekilliğinden hem de Barış ve Demokrasi Partisi’nin eş genel başkanlığından vazgeçti.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin bir buçuk aylık başkanı Kışanak’la, belediye bahçesinde yerel yönetimleri, demokratik özerkliği ve “çift bayrak” iddialarını konuştuk.

Yerel yönetimler yasasındaki, büyükşehir sınırlarının il sınırı olarak kabul edilmesine ilişkin değişikliği anımsatan Kışanak, koltuğa oturduğunda karşılaştığı tabloyu, “Yeniden yapılanma ve kurumsal kapasitenin güçlenme sürecinin de içinde bulduk kendimizi. Ayrıca seçim sürecinde ortaya koyduğumuz politik iddialarımız nedeniyle de yeniden yapılanma ve kurumsal yapıyı güçlendirme sürecine ihtiyaç vardı. Çünkü biz klasik belediye hizmetlerinin dışına nasıl çıkabiliriz, toplumun genel ihtiyaçlarını karşılama konusunda neler yapabileceğimizi seçim öncesinde de çok tartışmıştık” diye anlatıyor.

Diyarbakır’da, altyapı sorunlarına ilişkin sıkıntılardan söz ediliyor. Kışanak ise merkezde “ciddi bir altyapı sorunu olmadığını” söylüyor. Kışanak, “Altyapı sorununu geçen süreçte çözdüğümüz için onlardan kalan bozuk yollar var. Bunu düzeltme zamanı şimdi. Bir de kent merkezinde yağmur suyu kanalı sorunu kaldı. Onun da çalışmaları başladı. Bir yılda bitecek. Daire başkanı arkadaşlarıma ne kazacaksanız şu bir yıl içinde kazın diyorum” diye konuşuyor.

Kışanak, bunlara ek olarak merkezde ayrıca ulaşımla ilgili de sorun olduğunu söylüyor. “Dış ilçeler ve köylerde ise inanılmaz bir altyapı sorunu var” diyor ve bunların çözümü için planlamanın da hızlı bir şekilde yapıldığını belirtiyor.

‘Pay isteme politik polemik değil’

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Kışanak, kısa bir süre önce demokratik özerklik kapsamında yeraltı zenginliklerinden belediyelere pay verilmesini istemiş, yeraltı ve yerüstü zenginlikleriyle ilgili süreçlerde yerel yönetimlerin de yer almasını dile getirmişti. Bu talep kısa bir süre tartışıldıktan sonra gündemden düştü. Kışanak da suskunluğa büründü.

Kışanak, suskunluğunun nedenini, “Kent bunu tartışsın istedik” diye açıklıyor. Kışanak, “Çünkü nihayetinde biz bunu tartıştığımızda politik polemik konusu haline getiriliyor. Oysa bu, politik polemik konusu değil. Bu, kentin ve başka kentlerin de ihtiyacı. Yerel yönetimlerde hem demokrasiyi güçlendireceğiz hem de görev ve sorumluluklarını artıcağız. O zaman doğal olarak kaynaklarının da artması lazım” diyor.


Bu nedenle konununun politik değil, ekonomik olduğunu özellikle vurgulayan Kışanak, yurttaşları ilgilendirdiği için de kent dinamiklerinin tartışması gerektiğini kaydediyor. Kışanak, “Bu konuda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Kentin yerel dinamikleri bu talebin ne kadar yerinde olduğuna dair tartışmalar yaptı. Mermercilik, tarım-hayvancılık ve belediyecilik konulu toplantılar yapılıyor. Yine demokratik özerkliğin bir kademeli özerklik şeklinde olmasını öneren, Diyarbakır da pilot illerden olsun ve bunu görelim diyen kurumlar çıktı. Bunları önemli görüyorum. Yerel dinamikler yeterince tetiklendi” diye konuşuyor.

Kışanak, çözüm sürecini anımsatarak, yerelde güçlü bir ekonominin ve demokrasinin büyük sorunları çözmeye yardımcı olabiliceğini savunuyor. Kışanak, “Biz yerelden bu sürece güç katmak ve ilerletmek istiyoruz. Bu tartışma devam edecek, biz de ilerleyen zamanlarda bunun içinde yer alacağız” diyor.

“Çift bayrak” iddiaları

Önümüzdeki günlerde ‘demokratik özerklik talebi’ kapsamında “çift bayrak” meselesinin de gündeme geleceği belirtiliyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin önüne ‘çift bayrak asılacak mı’ sorusunu Kışanak, gülerek “Belediyenin zaten bayrağı var. Bu ancak bölge yönetimleri kurulursa olur. Dünyanın her yerinde de bu böyledir” diye yanıtlıyor.

Kışanak, bunun da ‘siyasi polemik konusu olmaktan çıkarılması gerektiğini’ söylüyor. Almanya’yı örnek gösteren Kışanak, federal sistemin bu ülkede en geniş yetkilerle uygulandığını belirtiyor.

Kışanak, “Ama biz hepimiz, Almanya’nın bayrağını biliyoruz. O nedenle bunları tartışmaya hiç gerek yok. Yeter ki bizim niyetimiz, temelinde insan olan, insan hak ve özgürlüklerini kullanabilecekleri imkanları yaratmak olan demokratik bir yönetim olsun. Anlayış bu olursa diğerlerinin tamamını çözebiliriz. Türkiye eğer idari yapı olarak bölge yönetimi modelini tercih ederse doğal olarak kendi sembolleri olacaktır. Bu, Karadeniz için de Trakya için de böyle” diyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.