Kılıçdaroğlu'ndan Bilal Erdoğan ile ilgili şaşırtıcı iddia

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

Konuşmasında iktidara yüklenen Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan ile ilgili de şok bir iddiada bulundu. Kılıçdaroğlu Bilal Erdoğan'ın Milli Eğitim Bakanlığı'nda üst düzey bürokratları toplayarak onlara eğitim politikasının nasıl olması gerektiğini anlattığını öne sürdü. Kılıçdaroğlu bu konuda Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya yüklenerek, "Sen korkuluk musun?" diye sordu. 

"BİLAL OĞLAN GİDİYOR..."

Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi: "TÜRGEV siyasi rant aracı oldu ihale mi alacaksın git Türgev'e bağış yap. Bir rüşvet çarkı var başında da Bilal oğlan. Bilal oğlan gidiyor MEB'in üst düzey bürokratlarını topluyor ve onlara Milli Eğitim politikasının nasıl olması gerektiğini anlatıyor. Milli Eğitim Bakanı ne iş yapıyor acaba? Korkuluk gibi koltuğunda oturuyor. Sen bu ortama nasıl izin verirsin?"


İşte Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

SEÇİMİ KADIN AĞIRLIKLI GÖTÜRECEĞİZ

2015 seçimlerini kadın ağırlıklı götüreceğiz. Ülkenize sahip çıkın çocuklarınıza sahip çıktığınız gibi. Demokrasiye de sahip çıkın, özgürlüğe de sahip çıkın çocuklarınıza sahip çıktığınız gibi. 

Eğer bu topluma huzur gelecekse bu topluma barış gelecekse bu topluma kardeşlik gelecekse emin olun kadınlar ile gelecek. Sizler huzuru savunuyorsunuz barışı savunuyorsunuz. O nedenle CHP'nin genel başkanı olarak söylüyorum bu ülkenin kadınlarına sonsuz güveniyorum.

"KADINLAR ERKEKLERDEN ÜSTÜNDÜR"

Bu ülkenin hangi koşullarda olduğunu siz benden iyi bilirsiniz. Diyorlar ki kadın erkek eşit değildir. Erkeğin ne üstünlüğü var kadına karşı? Onu da Allah yarattı bunu da Allah yarattı. Eğer cennet kadınların ayağının altındaysa eşitlik değil kadınların üstünlüğü var. Herkes de bunu böyle bilsin. 

"2831 İŞÇİ CEP TELEFONUYLA İŞTEN ÇIKARILDI"

Son aylarda acı olaylar yaşadık. Ermenek, Isparta, Soma'da yaşadık. Bugün bir haber düştü. 2831 Soma işçisinin işine son verildi.  Cep telefonuyla işlerine son verildi. Bu insanlar yer altında çalışıyorlardı, yolsuzluk yapmıyorlardı. Helal para kazanmaya çalışıyorlardı. Eğer ey Davutoğlu sen Başbakan isen bu işçilerin tamamına iş bulacaksın, aş bulacaksın bu senin görevindir. 

"YETİMİN HAKKINI SORACAĞIZ"

Çoluk çocuğun yetimin hakkını soracağız. Bu bizim boynumuzun borcudur. Somalı işçilere diyorlar ki ya aç kalacaksınız öleceksiniz ya da yer altında öleceksiniz. Başka seçenek yok. Bütün yer altında çalışan işçilere vaat ediyoruz. Senin insan gibi çalışacağın koşulları sağlamak CHP'nin boynunun borcudur. Başbakanlık koltuğunda oturuyorsan kendini başbakan olarak görüyorsan bu teklifimizi gündeme getirin. Hep beraber kabul edelim işçilerin önü ve yolu açık olsun. 

"ENGELLİLERİN SORUNLARI SİYASET ÜSTÜ OLMALI"

Dünya engelliler gününde engelli kardeşlerimiz de grubumuza katıldılar. Hepimiz her an engelli durumuna gelebiliriz. O nedenle engellilerin içinde bulunduğu koşulları çok iyi değerlendirmeliyiz. Siyaset üstü bir alan olmak zorundadır engelli sorunları

"İTİBAR SAHİBİ OLMANIN YOLU EĞİTİMDEN GEÇİYOR"

Beraber huzur içinde yaşayacağız. Anneler çocuklarını sabah okula güleryüzle götürecekler. Öğretmenler çocuklarını daha güzel eğitecekler. Böyle bir Türkiye'yi elbette kadınlar yaratacak ama böyle bir ülkenin asıl mimarları öğretmenler olacaktır. 24 Kasım öğretmenler günüydü. Güzel laflar ettik hep beraber. Ben şimdi öğretmenliğe daha yakından bakmak istiyorum. Bir ülke gelişmek büyümek itibar sahibi olmak istiyorsa bunun yolu eğitimden geçiyor.

"SARAY YAPACAĞINA EĞİTİME PARA AYIR"

Sen kendine saray yapacağına otur da adam gibi eğitime para ayır. Para ayırmıyoruz eğitime. Peki öğretmenlerimiz mutlu mu huzurlu mu? 4 yıllık üniversite mezunu bir öğretmen düşünün. Öğretmenlerin yüzde 81'inin kredi kartı borcu var. Yüzde 79'unun ayrıca banka borcu var. Her iki öğretmenden biri esnafa borçlu. Her 3 öğretmenden biri de geçinebilmek için ek iş yapıyor. Öğretmenlerin duygularına değinmek için özel olarak bir açıklama yapmayı uygun gördüm. Öğretmen zor bela geçiniyor. Hatta geçinemiyor. O zaman çocuğa nasıl ders verecek? Bizim çocuklarımızı nasıl eğitecek? Dünyayı nasıl takip edecek? Eğer bir kişi ben ay başını nasıl getireceğim diye düşünüyorsa sağlıklı ve tutarlı eğitimi çocuklarımıza veremez. Bütün öğretmen kardeşlerime sesleniyorum. CHP iktidarında hiçbir öğretmenin kredi kartı borcu olmayacaktır. Hiçbir öğretmenin esnafa borcu olmayacaktır. Çünkü öğretmene hak ettiği maaşı vermek benim görevimdir.

"2002'DE ÖĞRETMEN 24 ÇEYREK ALTIN ALIYORDU 2012'DE SADECE 14 TANE ALIYOR"

2002'de bir öğretmen aylığıyla 24 çeyrek altın alabiliyordu. 2012'de ancak 14 çeyrek altın alabiliyor. Yüzde 40 bütçesi düştü. Eğer bu tablo içine siniyorsa gidip AKP'ye oy verecek. Hatta sarayda bile oy kullanabilir. Ama diyorsa ki hak ettiğimi alamıyorum. Öğrencime zaman ayıramıyorum. Ek iş yapıyorum. Borç altında eziliyorum. Esnafa başımı eğiyorum diyorsa. Yönünü çevireceksin bakacaksın. CHP'yi göreceksin. Öğretmen dostu, bilimin ahlakın dostu CHP'yi göreceksin. 

Öğretmen aylıklarının OECD ortalaması 37 bin dolar, Türkiye ortalaması 13 bin dolar. Biz diğer ülkelere göre öğretmenlerimize hem daha çok çalış diyoruz hem de daha az maaş veriyoruz. 

"EĞİTİM BİR SEN DİYE BİR KURUM VAR..."

Eğitim Bir Sen diye bir kurum var. Seni satan sendikadır bu öğretmen kardeşim. Memuru satan sendikadır. Enflasyon farkını almadılar. Sözleşmeye koydurmadılar. Bugün memurların dolayısıyla öğretmenlerin büyük kaybı var. Sarı sendikaya itibar etmeyin. Sizin haklarınızı savunmayan sendikalara itibar etmeyin. Onlar iktidarla kolkola. Bir eli yağda bir eli balda. Lüks hayat yaşıyor onlar. Onlar saraylardalar. O nedenle söylüyorum. Öğretmen toplumu aydınlatan kişidir. Karanlıklarla mücadele eden kişidir. Toplumu karanlıktan çekip aydınlığa taşıyan kişidir öğretmen. O nedenle öğretmenlere büyük önem veriyoruz. Diğer memurlara göre sen daha fazla aylık alacaksın. 

"ÜCRETLİ ÖĞRETMEN DİYE BİR GARABET VAR"

Bir de ücretli öğretmenlik diye bir garabet var. 800 liraya öğretmen çalıştırıyor. 800 lira alan öğretmen nasıl bir eğitim verebilir. Atama bekleyen öğretmenlere sesleniyorum. İzlanda nüfusunu geçti sayınız. Size sözüm söz. 4 yıl içinde atama bekleyen öğretmen kavramı Türkiye'de olmayacaktır. Herkes okulunda olacak. Öğrencisiyle beraber olacak. Seni öğrencinle buluşturacağım. Sorun yaratan bir iktidar var, sorunu çözecek olan parti de biziz. 

"RECEP AMCA NE ZAMAN KUNDURA GİYECEK?"

36 öğretmen atama beklediği halde yapılmadığı için intihar etti. Yazık değil mi? O aileleri düşünün. İskenderun Dörtyol'da bir yaşlı adam yanıma geldi. Çocuk gibi ağlıyordu. 10 yıldır oğlum atama bekliyor dedi. Ne zaman çözülecek dedi. Bir erkeğin kolay ağlamayacağını herhalde bilirsiniz. Bir babanın feryadı.. Bu feryada karşı sessiz mi kalalım? Onların umurlarında bile değil, onların çocukları para pul peşinde değil. Yatak odalarında kasalar var zaten. O kasalarda milyonlarca dolar var. Atama bekleyen öğretmenler onların derdi değil. Onların derdi başka. Benim derdim Ermenek'te lastik ayakkabı giyen Recep amca. Recep amca ne zaman kundura giyecek benim derdim o. 

"O ÖĞRETMEN AKP KİLİS BELEDİYE BAŞKANI OLMUŞ"

4 yılını dolduran 76 bin öğretmeni görevden aldılar. Dediler ki yeni bir puanlama yapacağız. Neye göre olduğu da belli değil. Öyle bir değerlendirme yaptılar ki tamamen baştan savma ve siyasi kadrolaşmaya yönelik. Size iki örnek vereceğim. Yozgat Sorgun'da Anadolu lisesi müdürü Mustafa Şahin, 13 Ağustos 2004'te vefat etmiş. Ama MEB buna 75 puan vererek okul müdürlüğüne devam etmesi kararı almış. Evet güleriz ağlanacak halimize. Yine aynı lisede Cuma Özdemir, 75 puan verdiler okul müdürlüğüne devam etsin diye. Oysa Cuma Özdemir AKP Kilis Belediye Başkanı olmuş. İşte Eğitim bu durumda. 

"BİLAL OĞLAN MEB'İN ÜST DÜZEY BÜROKRATLARINI TOPLUYOR"

TÜRGEV siyasi rant aracı oldu ihale mi alacaksın git Türgev'e bağış yap. Bir rüşvet çarkı var başında da Bilal oğlan. Bilal oğlan gidiyor MEB'in üst düzey bürokratlarını topluyor ve onlara Milli Eğitim politikasının nasıl olması gerektiğini anlatıyor. Milli Eğitim Bakanı ne iş yapıyor acaba? Korkuluk gibi koltuğunda oturuyor. Sen bu ortama nasıl izin verirsin?

"BEDELLİ ASKERLİK GETİRDİLER"

Ne diyorlardı? Efendim olur mu bedelli askerlik. Fakir gidecek zengin gitmeyecek. Bu olmaz dediler. Biz de olmaz dedik. Kanun teklifi verdik. Durumu iyi olandan para alacaksın olmayandan almayacaksın dedik. Şimdi getirmişler durumu iyi olanlar askere gidecek, iyi olmayanlar haydi nöbete. Bunu kabul etmiyoruz. Bedelliyse bedelli. Ama yoksulun çocuğu bedel ödemeden bundan yararlanmalı. 

"BUNUN ADI MİLLİ İRADE HIRSIZLIĞIDIR"

Yüzde 10 seçim barajı olsun mu olmasın mı? Biz halkın tercihlerine inanırız. Yüzde 10 seçim barajını doğru bulmuyoruz. Kalkması gerektiğini düşünüyoruz. 2002'de AKP yüzde 34 oy aldı. Paralementoya yansıması yüzde 65... Bu demokrasi midir? 2007 seçimlerinde yüzde 46 aldı. Parlamentonun yüzde 62'sine sahip oldu. Buna milli irade diyorlar. Nasıl oluyor da 34 oy alıyorsun ama 62 oranda milletvekili çıkarıyorsun. 2011'de yüzde 49 oy aldılar parlamentonun yüzde 60'ına sahip oldular. Bunun adı milli irade hırsızlığıdır. Gerçi onlar bundan rahatsız olmaz. Onların uzmanlık alanı bu. Bundan alınacaklarını sanmıyorum. Temsilde adalet diye bir şey var. Yüzde 1 bile alan parti mecliste temsil edilmelidir. CHP samimi değil dediler. Ben de arkadaşlarıma dedim kanun teklifi verelim. Yüzde 3 ve 5 diye iki ayrı teklif verdik. Hadi buyurun bakalım kim samimi kim değil. Yüzde 10 barajı 12 Eylül darbecilerinin getirdiği yasal düzenlemeden kaynaklanıyor. Hani darbelere karşıydınız? Darbeye karşıysan darbe hukukuna da karşı olman lazım. 

AYM acaba iptal kararı verir mi diye korkuyorlar. Niye paniğe kapılıyorsunuz. Davutoğlu bir de öneri götürüyor mahkemeye. Anayasada hiçbir makam yargıya yol gösteremez diyor ama bunun haberi yok ki anayasadan. 

"DAVUTOĞLU'NU ÜZÜLEREK DİNLEDİM"

Davutoğlu'nu üzülerek dinledim. Dedikodulardan yola çıkarak partiyle ilgili yorum yapıyor. Sana  yakışıyor mu dedikodu. Diyarbakır'da da İzmir'de söyleyeceğimizi söyledik. Düşüncelerimiz gayet net. Efendim kapalı bölümdeki konuşmalardan yola çıkarak bizi eleştirmeye kalkıyor. Sen akademisyen misin arkadaş dedikoducu musun? Akademisyensen dedikodulardan beslenmeyeceksin. Oturacaksın gerekirse telefon açıp soracaksın. Biz senin gibi değiliz, dürüst ve samimiyiz sana söyleriz. 

"EĞER HAYATINDAN MEMNUN DEĞİLSEN"

12 yıldır bir parti var iktidarda. 12 yıldır geldiğimiz nokta ortada. Eğer hayatından memnunsan git AKP'ye oy ver. Ama memnun değilsen, çiftiysen, emekliysen, üreticiysen, besiciysen, işçiysen, taşeron işçisiysen, sanayiciysen ve hayatından memnun değilsen o zaman artık tercihini hapacaksın. 



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.