Kılıçdaroğlu yine kaset dinletti

Kemal Kılıçdaroğlu daha önce Meclis'te yaptığı kaset dinletme olayını bu kez de partisinin grubunda yaptı.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satırbaşları;

Maltepe'de bir polisimiz bıçaklandı şehit oldu. Allah rahmet eylesin. Mehmet Emin Aydın bir görev şehididir. Afrika'da kupa için mücadele eden tekvando sporcumuz kalp krizi geçirdi yaşamını yitirdi. Ona da Allah'tan rahmet diliyoruz. Taksim'de bir patlam oldu. 1 yurttaş ağır yaralandı. Bir an önce taburcu olmalarını diliyoruz. 68 kuşağının önemli ismi baro başkanı arkadaşımız kaza geçirdi acil şifalar diliyoruz.

SİYASETÇİ YALAN SÖYLERSE...

Bugün konuya ahlakla başlayalım. Ahlak soylu bir kavramdır bütün dinlerin ortak alanıdır. İnsanların da ortak alanıdır. Ahlak bir insanda içselleştirilmişse o insan güzel insandır. İnsanların en hayırlısı ahlakı en güzel olandır diyor Hazreti Muhammed. Yalan bir tarafta iman da bir taraftadır. yalanla iman bir arada olmaz diyor Hazreti Muhammed. Bu kadar önemli. Ahlakı simgeleyen temel norm yalan söylememektir. her koşulda yurttaşa doğruları söylemektir. Pembe yalanlar dediğimiz yalanları olağan karşılarız. Nasılsın derler iyi olmadığımız halde iyiyiz deriz. Bir de toplumu derinden sarsan yalanlar vardır. Bunlar affedilemez. Bir siyasetçinin ahlakı yalanla ölçülür. Siyasetçi hep halkına doğru söylüyorsa o siyasetçi benim başımın üstündedir. Görüşü ne olursa olsun ona saygı duyarım. Doğru davranmak ve ahlak yanyanadır. Tarihte de böyledir. Bazen öyle içselleştirilmiştir ki dergaha bile tek eğri odun getirmemişlerdir. Tipik örneği Yunus Emre'dir: Bu toprakların yetiştirdiği 21. yüzyılın da unutmadığı bir Yunus. Tapduk Emre'nin dergahına odun taşımaktadır. 40 yıl odun getirmiş. Ama 40 yıl bir tek eğri odunu getirmemiş. Siyasetçi halkın önderidir. Halkın kanaat önderidir. Ülkeyi yönetmeye taliptir. Kimlik olarak halka örnek olması lazım. Eğer siyasetçi yalan söylüyorsa toplumun siyasete güveni sarsılır.

SİZE OY VERENLERİ KANDIRIYORSUNUZ

Bugün gidip soralım. Siyasete güveniyor musunuz? Emin olun yüzde 90 güvenmiyor. Çünkü hep halka yalan söylendi. Ama ben siyasete girerken bir söz verdim. Hangi koşullarda olursa olsun yaşamım boyunca halka hep doğruları söyleyeceğim dedim.Çünkü millet artık yalan söyleyen siyasetçiden bıktı. Ey milletim kim sana yalan söylüyorsa emin ol onun eli senin cebindedir. Çünkü o yalanı seni soymak ve kandırmak için söylüyor. o nedenle yalan siyasette olmaması gereken bir kavram. Ahlaki değerleri yüksek bir toplumda yalancı siyasetçi koltukta bir gün bile kalamaz. Halka yalan söylemek çok ağır bir suçtur. Halkı kandırıyorsunuz. Size oy verenleri kandırıyorsunuz. Yalan söylüyorsunuz.

Ahlaklı olan gizli kapaklı işler yapmaz dümen çevirmez medyaya müdahale etmez. Onun haberini yapmayın göstermeyin demez. Ahlak farklı birşeydir. Sağlıklı ortamda rekabet edebiliriz, herkeisn ayrı siyaseti vardır. Ama bunların ahlak temeli üzerinde inşa edilmesi lazım. Ahlaksızlığı erdem bilmek bu topraklarda yer bulmamıştır.

SARIGÜL'ÜN GÖSTERMEYİN DİYOR

Alo Fatih diyor fatih daha cümle bitmeden Emredersiniz diyor. Bu tapeler mahkeme kararıyla alınmış dinlemelerdir. numara ve tarihleri mevcuttur. Bir savcı fezlekesini imzalayıp gönderdikten sonra o fezleke artık kamunun malıdır. O fezleke artık gizli değildir. Dün bir tape düştü: Yine Alo Fatih ile ilgili. Bu kez Mustafa Sarıgül'ü göstermeyin diyor. Biliyorsun çok sıkıntılı bir dönemdeyiz. Neden birinci sayfadan Sarıgül'ü gösteriyorsunuz diyor. Hep beraber dinleyelim

(Kılıçdaroğlu Recep Tayyip Erdoğan ile Fatih Saraç arasındaki konuşmayı grupta dinletti.)

GÜRSEL TEKİN SARIGÜL'ÜN ELİNİ KALDIRACAK

Ahlak neydi. Size diyor ki. Neden birinci sayfaya koyuyorsunuz diyor. Çıksın yalanlasın bakayım. Kendi sesinden. Mahkeme kararıyla yapılmış bir dinleme. Öbürü de diyor ki.. Hiç meraklanma bak Sarıgül'ün karşısına Gürsel Tekin'i çıkarıyoruz bunlar kavga edecek diyor. Bunların bilmediği bir şey var. Önümüzdeki günlerde hep beraber göreceksiniz Gürsel Tekin gidecek İstanbul'da Mustafa Sarıgül'ün elini kaldıracak. Onlar bizim parti kültürümüzü bilmezler. Bizde özgürlük var parti disiplini içinde herkes istediğini söyler ve aday olabilir. Onların yaptığı gibi biz yapmıyoruz. Biz demokrasiye özgürlüğe inanıyoruz. Biz kadın erkek eşitliğine inanıyoruz. Alınterine inanıyoruz. Biz bu ülkede yolsuzluk arsızlık hırsızlık olmasın istiyoruz.

VATANDAŞI DEĞİL CEPLERİNİ DÜŞÜNÜYORLAR

Biz vatandaşı düşnüyoruz onlar kendi ceplerini düşünüyorlar. Biz ahlakı egemen kılmak istiyoruz onlar yalanı egemen kılmak istiyorlar. Biz siyasete girdikten sonra malvarlığımızı açıklıyoruz onlar yırtık ayakkabı ile girip dünyanın en zengin başbakanı oldular. Her yurttaş bu farkı bilsin. Bize oy versin vermesin hiç kimseyi ötekileştirmiyoruz. Her vatandaşın başımın üstünde yeri var. Onlar kendilerin oy vermeyenleri düşman ilan ediyorlar. Yüzde 50'yi evde zor tutuyorum diyorlar. Bu yalanlara millet kanmasın. O nedenle ahlaktan bahsettim. Siyasetçinin ahlaklısına güveneceğiz. Katakulli işler yapanlara yüz vermeyeceğiz. Yunus'u seviyorsak yüz vermeyeceğiz. Yalan söyleyen siyasetçiye prim vermeyeceğiz.

URLA’DAKİ VİLLALAR İDDİASI

Siyasetçinin ahlaklısına güveneceğiz. Katakulli işler yapan siyasetçiye yüz vermeyeceğiz. Yalan söyleyen siyasetçiye prim vermeyeceğiz. Biz halkı düşündüğümüz için o telefon konuşmalarında özel yaşamla ilgili bölümleri bilerek çıkardı.

NE YAPACAKSIN BU KADAR VİLLAYI

Biz ne dedik? 2 villa uğruna devletin valisini sattın sen. Nasıl bir anlayıştır bu Allah aşkına. Zaten bir villan var, 2,3 villan var. Ne yapacaksın bu kadar villayı. Öbür dünyaya götürmeyeceksin. Dünya malına bu kadar sarılan bir adamı daha önce hiç görmedim. Mal mülk desen var dolar desen var, yalan iftira deseniz o da var. Ama her konuşmanın arkasına Allah’ı ilave ediyor. En büyük günahtır. En temiz inancımızı siyasetine çıkarlarına alet ediyor. Onun için diyorum Allah büyüktür diye. Rahmetli Babam derdi ki “sen doğru dur, eğri belasını bulur.

YALAN ÇIKTI

Başbakanın elbisesinde leke olsa önemli değil. Alnında leke var. Bu villayı nereye yapıyorsun? Birinci derece sit alanı olan yerde yapıyorsun. Vali ne diyor? Buraya yapamazsın diyor. Arıyor “O vali izin vermiyor” diyor. Doğru Diyarbakır’a sürülüyor. İşin özü 30-35 yıldır o villalar orada dendi yalan çıktı. Başbakan’ı misafir edecektim dendi o da yalan çıktı.

KABATAŞ'TA YALAN SÖYLENDİ

Başbakan'ı misafir edecektim dedi o da yalan çıktı. Nasıl havuzları inşa ettiği talimatı kimden aldığı hepsi bizim elimizde. Değerli yurttaşlarım, hepimiz kadınlara saygı duyarız. Kadına anneye saygı ortak temelimizdir. Kadın en değerli varlıktır. Hazreti Muhammed cennet anaların ayakları altındadır diyor. Bu kadar saygı duyarız annemize. Dizinin dibinden ayrılmayız. Kocaman adamken bile ben başımı gider annemin dizine koyarım. Bu kadar güzel bir sevgi ve güveni orada hissedersiniz. Bir yalan söylendi.Kabataş iskelesinde. yalanı söyleyen Erdoğandı. Başörtülü bacımızı sürüklediler diyor. Dövdüler diyor. Sekiz ay önce söyledi. Çıktım bu toplantılardan birinde dedim ki eğer bir kadına söylendiği gibi bir muamele yapılmışsa dövülmüşse çocuk arabasında bebeğiyle beraber onu yapanlar insan değildir. Derhal bulunup cezalandırılması gerekir dedim. Eğer böyle değilse o zaman başbakan yalan söylüyordur.

BAŞÖRTÜSÜ SENİN YOLSUZLUĞUNU ÖRTEMEZ!

Bir ülkeyi düşünün ülkeyi yöneten başbakanı düşünün, olmayan bir olayı başörtülü bacımı yerlerde sürüklediler diye halkı tahrik ediyor. ben halkımı kutluyorum bu yalancıya inanıp galeyana gelmedikleri için. Bütün başörtülü kardeşlerime sesleniyorum artık sizin başörtünüz siyasetin dışında kalsın. İstediğiniz kıyafeti giyin. Benim başımın üstünde yeriniz var. Hiçbir zaman sizi eleştirmedim. Ama birileri senin başörtünü kullandı malzeme etti. neden bunları söylüyor biliyor musunuz? Cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonu saklansın diye. Buradan o yalancıya sesleniyorum kadının başörtüsü senin yolsuzluğunu örtemez.

BOYUNDAN UTAN!

Bu halkı kin ve düşmanlığa kışkırtmaktır. Sen başbakansın huzur getirmen lazım. Ama sen kışkırtıyorsun. Bir kadına şiddet mi uygulandı, bir tek Allah'ın kulu tanık olmamış, polis o kadar dikkatli çalışmış ki, o sırada orada bulunanların tümünün cep telefonlarından kimliklerini tespit etmiş. Alan tespiti yapmış. En yakından geçen en son dört kişiyi getirmişler bu kardeşimize göstermişler. bunlar mı demiş hayır demiş. Ne diyor, efendim diyor görüntüler böyle ama ortada bir de rapor var. Ne zaman rapor, beş gün sonra. Nerede kızarma kararma var, üst dizin iç tarafında var. Hani sürüklenmişti yerlerde hani dövülmüştü 80-100 kişi saldırmıştı. Üst tarafı çıplak yüz kişiyi Kabataş iskelesinde kim görmez ya. Allah aşkına. Daha başka şeyler var fakat utanıyorum anlatamıyorum. Benim değil mağdurenin ifadesi bunlar. Böyle bir şey açık bir mekanda zaten mümkün değil. Sadist olması ruh hastası olması lazım. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.