Kılıçdaroğlu il başkanları toplantısında çok sert konuştu!

   CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Diyorlar ki ‘biz 17-25’i milat aldık’. 17-25’te ne oldu? Bir hükümet bir devleti nasıl soyar hep onu öğrendik. İntikam alıyorsunuz ‘benim yolsuzluğumu niye ortaya çıkardınız’ diye. Eğer siz milat olacaksa bakın milat bu. 25 Ağustos 2004. Milli Güvenlik Kurulu'nun kararı. Diyor ki burada gayet açıkça Fetullah Gülen konusunu getiriyor, tehlikedir diyor ve bununla ilgili önlem alın diyor. ‘Efendim bizim haberimiz yoktu’. Senin bal gibi haberin vardı ve kapı gibi de senin altında imzan var, sen imzanı da mı hatırlamıyorsun?” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş’ta yapılan İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.

“HERKES ELİNİ VİCDANINA KOYSUN. 14 YILDIR BU MEMLEKETE İSTİKRAR MI GELDİ”

Kılıçdaroğlu, İl Başkanları Toplantısı açılışında yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

“Hep şunu söylediler bize, ‘istikrarlı bir Türkiye’. Ne demek istikrar. Bize istikrar olarak hep şunu anlattılar; ‘tek parti iktidarda olsun, koalisyon olmasın ve istikrarı getirsin’. 14 yıldır yönetiyorlar, 14 yılda Allah aşkına bu memlekete istikrar mı geldi? Herkes elini vicdanına koysun. 14 yıldır bu memlekete istikrar mı geldi?

Her dört gencimizden birisi işsiz.


“MARAŞ’LI ÖKKEŞ’İ Mİ TUTACAĞIZ BU İŞİN SORUMLUSU OLARAK”

Kim bunun sorumlusu. Maraş’lı Ökkeş’i mi tutacağız bu işin sorumlusu olarak.

Vatandaş borç batağında, aybaşını nasıl getireceğini düşünüyor.

2002’de vatandaşın borcu 6 milyar 605 milyon lira. Peki  şimdi, 6 milyardan çıkmış 399 milyar liraya…

Son 8 yılda vatandaşın bankalara ödediği faiz tefeciler hariç 251 milyar lira.

14 yıldır siz iktidarsınız, bu memlekete getirmediniz de kaç yılda geçireceksiniz.

İstikrarsızlık istikrar haline geldi, böyle bir tablo çıktı.

2002’de terör sıfırdı, şimdi Türkiye terör batağında. Her gün bir örgüt çıkıyor.

“BEN SİZE HUZURU GETİRMEK İÇİN SÖZ VERİYORUM”

Ben size Maraş’tan bütün Türkiye’ye sesleniyorum. Ben size huzuru getirmek için söz veriyorum, ben size  barışı getirmek için söz veriyorum, ben size kardeşliği getirmek için söz veriyorum. Herkesin huzura ihtiyacı var, herkesin birlikte yaşamaya ihtiyacı var. ben bunu getireceğim. Benim sözüm budur.

“KİM GETİRDİ TÜRKİYE’Yİ BU HALE”

Dış politikada da yanlış yaptılar. Niye kavga ettik biz Suriye ile. Akan kanın sorumlusu kim Suriye’de?

Kim bunun sorumlusu? Kim memleketi bu hale getirdi, manavı mı getirdi bu hale, dondurmacısı mı getirdi bu hale, memuru mu, işçisi mi, emeklisi mi getirdi, kim getirdi Türkiye’yi bu hale?

Rusya ile kavga ettik. Sonra gittiler el pençe divan durdular, araya bir sürü adam koydular, gittiler, yalvardılar, yakardılar, özür dilediler. Türkiye’nin itibarı ile oynamaya kimin ne hakkı var.

İsrail ile kavga ettiler.

“TÜRKİYE’NİN İTİBARINI 20 MİLYON DOLARA SATTILAR”

İsrail açık denizde 9 vatandaşımızı katletti, sonra ne oldu, estiler, gürlediler, sonra gittiler, İsrail ile bir anlaşma yaptılar. Özür dilemedi. Türkiye’nin itibarını 20 milyon dolara sattılar.

Sütçü imamın ruhuna sesleniyorum, sen bu ülkeyi bağımsız kılmak için canını verdin, malını verdin, hayatını verdin, 20 milyon dolara Türkiye Cumhuriyetinin itibarını satıyorlar.

“240 DEMOKRASİ ŞEHİDİMİZİN SORUMLU KİM”

14. yılın sonunda Türkiye bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldı. 15 Temmuz’da Türkiye bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. 240 tane demokrasi şehidimiz var. 240 demokrasi şehidimizin sorumlu kim. Memleketi darbe noktasına kim taşıdı.

Niye Fransa’da olmuyor, İngiltere’de olmuyor, Japonya’da olmuyor, Amerika’da olmuyor,  

Eğer tam demokrasiyi getirmezsiniz ülkeye huzuru ve barışı getirmezseniz darbeye kapıyı hep aralık bırakmış olursunuz.

Baskıyla devlet yönetilmez. Öfkeyle, kinle bir devlet yönetilmez.

“BU DARBE TÜRKİYE’YE NİYE GELDİ”

Türkiye ne yazık ki 14 yılda bir darbe noktasına geldi.

Madem ki istikrar vardı memlekette, madem ki tek parti yönetiyordu bu darbe niye geldi?

Bunu herkesin kendisine sorması lazım. Bu darbe Türkiye’ye niye geldi?

“BUNU TÜRKİYE’NİN BAŞINA KİM BELA ETTİ”

FETÖ terör örgütü diye konuşuyorlar. Bunu Türkiye’nin başına kim bela etti? Kim getirdi bunu? ‘ne istediniz de vermedik’ ben de şu soruyu sordum, onlar ne istediler de sen verdin kardeşim, daha bu sorunun cevabını almış değiliz, bu soruyu hep soracağım.

“OHAL DOLAYISIYLA KİM FATURA ÖDEDİ”

Dedik ki biz OHAL’e karşıyız.  Meclis’ten çıktı. Olağanüstü hal dolayısıyla kim fatura ödedi? OHAL dolayısıyla kim fatura ödedi? Bir; bu ülkenin öğretmenleri ödedi, niçin sendikalı, sendikalı olmak ne zamandan beri suç oldu. Üniversite hocaları faturayı ödedi. Hangi üniversite hocası kalktı darbe yapmaya kalktı? Birisi çıktı Adil Öksüz, onu da serbest bıraktılar. İşverenler yani sanayiciler, bunların ne günahı var, onlar fatura ödüyorlar. Hakimler, savcılar, hepsini hapse attılar. Çok ağır bir tablo ile karşı karşıyayız. Gazeteciler, gazetecilerin ne günahı var, kalemi dışında bir şeyi yok, hepsi hapiste, Sayın Başbakan’a da söyledim. Siz darbeyi dünyaya anlatamazsınız. Tam tersine siz karşı darbe yaptınız diye algılanır. Sanatçılar, onlara da fatura ödettiler.

“BUNLAR EMRE UYMUŞ, TUTUKLAYACAKSAN KOMUTANINI TUTUKLA”

Er ve erbaşlar, askerde er, erbaş komutan ne emir verse herkes o emre uyar. Şimdi 15 Temmuz akşamı, er ve erbaşlar var, dışarı çıkmışlar, komutan emretmiş, hepsi Sincan Cezaevinde, diğer cezaevlerinde, erlerin ne günahı var, bunlar emre uymuş, tutuklayacaksan komutanını tutukla.

Er ne zamandan beri dünyada darbe yapmıştır.

“BU CEMAAT OKULLARINA İZİN VEREN SEN DEĞİL MİSİN”

Çocuğunu cemaat okullarına gönderenler. Sen bu cemaat okullarına izin veren sen değil misin? Sen verdin izin.

Üniversitesi kapatılan öğrenciler.

Sen tutuyorsun üniversiteyi kapatıyorsun, öğrenci açıkta. Öğrencinin ne günahı var.

Okulları kapatılan askeri öğrenciler.

Bu bizim vicdanımızda derin yaralar açıyor.

Eğer biz bu ülkenin mazlumlarına sahip çıkmazsak, zulme uğrayanlarına sahip çıkmazsak biz kendimizi insan yerine koymayız. Herkes bunu böyle bilsin.

Bu saydıklarım faturayı nasıl ödüyor, bir kısmı hapiste. Kimisinin mal varlığına el kondu hem de hapse atıldı.

Hapse atıyorsun, mal varlığına el koyuyorsun, anne geldi şunu anlatıyor, ‘malvarlığımıza el konuldu, bileziklerimi sattım, ben bu çocuklara nasıl bakacağım’. Böyle bir insanlık olabilir mi?

Bu memlekette huzur istiyoruz.

Kimisi de açığa alındı. Niye açığa aldın, ‘efendim bu FETÖ terör örgütü üyesi olabilir’. ‘Olur’ demiyor.

Kimisi devlet memuriyetinden çıkarıldı.

Kimisinin fabrikalarına el kondu.

Sevgili Peygamberimizin Veda Hutbesi. En önemli insan hakları bildirgesidir. Suç sadece suçluya aittir diyor orada Sevgili Peygamberimiz, bunların ondan bile haberi yok.

14 yıl sonunda memleket bu hale geldi.

Ben size örnek bir olayı anlatayım. Jandarma Yarbay Mehmet Alkan. Hani şehit kardeşinin başında isyan eden. Hakkında soruşturma açılıyor. Son çıkan KHK ile bunu ordudan attılar. Emin olun bunların şehitlere de saygısı yok. Şehit kardeşi nasıl sen ordudan atarsın.

Bütün bunların hepsini her vatandaşımın düşünmesi lazım.

Bu memleket bizim memleketimiz.

Devlet adaletle yönetilir. Adalet mülkün temelidir. Devletin temelidir. Adaletin olmadığı bir yerde devlet olmaz, huzur olmaz, adaletin olmadığı bir yerde kavga olur.

İL BAŞKANLARINA TALİMAT VERDİ

81 il başkanım burada. 81 il başkanıma talimat veriyorum. Türkiye’deki 81 ildeki bütün mazlumlara sahip çıkacaksınız. Zulme ve zalime karşı duracağız. Bu bizim namus borcumuzdur.

“İNTİKAM ALIYORSUNUZ ‘BENİM YOLSUZLUĞUMU NİYE ORTAYA ÇIKARDINIZ’ DİYE”

Devlet kinle yönetilmez. Devlet öç alma duygusuyla yönetilmez.

Diyorlar ki ‘biz 17-25’i milat aldık’. 17-25’te ne oldu? Bir hükümet bir devleti nasıl soyar hep onu öğrendik. Allah aşkına hangi bakanın çocuklarının evinde para kasaları çıktı? Kimin evinde ayakkabı kutusunda dolarlar çıktı, sizin evlerinizde çıktı?  Bu mazlum insanların evinde mi çıktı? Sizin evlerinizde çıktı. İntikam alıyorsunuz ‘benim yolsuzluğumu niye ortaya çıkardınız’ diye.

2004’TEKİ MGK KARARINI GÖSTERDİ

Eğer siz milat olacaksa bakın milat bu. 25 Ağustos 2004. Milli Güvenlik Kurulunun kararı. 2004…Diyor ki burada gayet açıkça Fetullah Gülen konusunu getiriyor, tehlikedir diyor ve bununla ilgili önlem alın diyor. Altında kimin imzası var, Recep Tayyip Erdoğan, Hilmi Özkök, Abdullah Gül, Cemil Çiçek….Cumhurbaşkanı olarak da Ahmet Necdet Sezer. Bunu örnek al, niye bunu örnek almıyorsun.

“SENİN BAL GİBİ HABERİN VARDI”

‘Efendim bizim haberimiz yoktu’. Senin bal gibi haberin vardı ve kapı gibi de senin altında imzan var, sen imzanı da mı hatırlamıyorsun?

“O OKULDAN MEZUN OLANI BAKAN YAPIYORSUN”

Çocuğunu cemaat okullarına gönderdi diye devlet memurlarını işten atıyorlar. İzni sen vermişsin, o da okula göndermiş.  Çocuğunu oraya gönderdi diye işine son veriyorsun ama o okuldan mezun olanı bakan yapıyorsun, bu nasıl bir şeydir. Gücün garibana yetiyor senin, sade vatandaşa yetiyor.

Bank Asya’ya taksitini yatıyor. Devlet memurunun işine son veriyorlar. İşine son vereceksen Bank Asya’ya açanlara son ver.

Bu memlekette huzuru sağlayacaksak camiye, kışlaya, adliyeye siyaseti sokmayacağız.

Şimdi ilkokullara da siyaseti sokuyorlar.

İnançlar üzerinden siyaset yapılmaz, kimlikler üzerinden siyaset yapılmaz.

Devleti yönetecekseniz liyakat olacak yani işi ehline vereceksin.

Bunlar ehline değil yandaşa veriyorlar işi.

Cumhuriyetin kurucu değerleri, kurucu değerler çok önemlidir.

Cemaatleri bitireceğiz ya da cemaatleri kaldıracağız böyle bir önyargıyla asla yola çıkmamak lazım. Herkesin inancına saygı göstermek lazım. ‘Cemaati yanımıza alalım, onunla beraber yolumuza gidelim, yeni cemaat ittifakları yapalım’, siyaset din alanının dışına çıkmalıdır.

Darbe girişimi ile mücadele edilmeli mi, elbette… Meclisi bombalayanlar yargının önüne çıkarılmalı mı, elbette çıkarılmalı, kimse bunlara itiraz etmiyor.

Ama kişi mahkeme kararı olmaksızın suçlu ilan edilemez. 

Siyasi kararlar adalet içinde alınmazsa toplumda derin travmalar yaratır.

27 Mayıs darbesi oldu. Adnan Menderes ve iki bakanını astılar. Bunun yarattığı travma hala devam ediyor.

Şimdi bizi kinle, öfkeyle tanıştırıyorlar.

Bugün cumartesi annelerinin 600. hafta sonu oturması.

ANNELERE SESLENDİ

Bütün annelere söz veriyorum. Ben bu ülkeye huzuru getirmek için elimden gelen her şeyi yapacağım, barışı getirmek için elimden gelen her şeyi yapacağım, kardeşliği getirmek için elimden gelen her şeyi yapacağım.

Hiç kimsenin kimliği ile uğraşmadım, hiç kimsenin inancıyla uğraşmadım, hiç kimsenin yaşam tarzıyla uğraşmadım.

Bugün en az 1 milyon kişi huzursuz. Ya çocuğu hapiste ya işten atıldı ya mallarına el konuldu.

Huzur şu anda kilit kelime oldu.”

Odatv.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.