Kılıçdaroğlu: Hz. Hüseyin iktidara biat etmedi

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satırbaşları

Bir liderimiz vardı. Adı Bülent Ecevit. Yedinci ölüm yıldönümünde onu andık. O bir halk adamı, bir gönül dostu, katıksız bir sosyal demokrattı. Ülkesinin çıkarlarından ödün vermedi. ABD afyon ekemezsin dediğinde bayrağını kaldırdı. Kıbrıs'a çıkamazsın denildiğinde Kıbrıs'a çıktı. Bir milli kahramandı. 5 kez başbakan oldu. Dürüst bir hayat yaşadı. Görüşü ne olursa olsun herkesin güven duyduğu bir liderdi. Rahmetle anıyoruz.

Geçen hafta bir nikaha katıldım. Genç bir teğmen'in hapishanede yapılan nikahına katıldım. Başarılı bir teğmen, fakir bir ailenin çocuğu, tüm okulları başarıyla bitirmiş. Tutuklanıyor, cep telefonuna bazı bilgiler yükleniyor, sonra yüklenen bilgiler yüzünden suçlanıyor. 61 saniyede 139 numara cep telefonuna yüklenmiş. Bilirkişi mümkün değil diyor. Hayatın olağan akışına aykırı. Hiç konuşmamı bu insanlarla. 2 yıl içeride yatıyor. 2 yıl sonra sahtecilik ortaya çıkıyor. Tutukluluğuna gerek yok deniliyor. Serbest kalıyor. Arkasından suç duyurusunda bulunuyorlar. 6 savcı değişiyor bu olayı soruşturmak için. Böyle adalet olabilir mi? 6 savcı değişiyor. Faili bulunamıyor. Hukukçu milletvekillerinden rica ediyorum bu davanın takipçisi olacaksınız. Mazlumun takipçisi olacaksınız. Her duruşmada bulunuyor bu genç teğmen, son duruşmada, dosyada değişiklik olmadığı halde hapse atılıyor. Şöyle diyor genç teğmen "ben 1919'da hiç direnmeden İzmir'i teslim eden, Yunanlılardan tokat yiyen, utanmayan Ali Nadir Paşaların ve türevlerinin değil, direnen savaşan Mustafa Kemallerin emrindeyim" diyor. Bunu dediği için de tutuklanıyor tabi. AKP adaleti. O yüzden hukuk çevreleri ayakta. Bu genç teğmen'in nikah şahidi oldum. İnsanın içi sızlıyor. Vicdanı sızlıyor. Gözleriniz doluyor. Böyle bir tabloyu allah kimseye yaşatmasın. İsyan etmemek mümkün değil. Başarılı bir asker, anadolunun bağrından fakir bir ailenin çocuğu olarak başarılı olacaksınız. Bunu kaldırmak mümkün değil.

HZ HÜSEYİN ASLA İKTİDARA BİAT ETMEDİ

Acıların bir kısmı tarihimizden kaynaklı. İslam dünyasının unutamadığı Kerbela acısı var. Hz. Hüseyin'in şehit edilmesi unutulmaz bir gönül acısıdır. Hz. Hüseyinden söz edenlerin içlerindeki Yezid'i çıkarmaları gerekir. Olay budur. Katlimdan kurtulan Hz. Zeynep Yezid'in sarayına götürülünceğe dek Kerbela'yı anlattı. Onun sözleri ile öğrendik. Bu çok derin bir acı. Muharrem ayında insanlarımız kendi manevi dünyalarını zengileştirir. Kin duymadan, insan sevgisini odak alarak oruç tutarlar. Müslüman dünyanın Muharrem ayında barış içinde yaşamasını diliyoruz.

Değerli arkadaşlarım Kerbela zalime karşı direnmektir. Asla İktidara biat etmedi Hz. Hüseyin. Doğruluktan ayrılmadı. Dedesi Hz. Muhammedin çizgisinden ayrılmadı ama onu katlettiler.

Acıyı bal eyledik diyor bir ozanımız. Özünde olan acıyı kine dönüştürmemektir. Çünkü insana saygı duymamız gerekiyor. Kimliği ne olursa olsun. Zaman zaman CHP'ye eleştiriler yöneltilir. Ama üç konu var ki hiç kimse CHP'yi eleştiremez. Demokrasi, Özgürlükler ve Cumhuriyet bizim mayamızdadır. Hiçbir CHP'li şahsi ikbalini düşünmez. Liderlerimize bakın, miraslarına bakın. Hepsi temiz, hepsi dürüst, hepsi inanç sahibi, hepsi inanca saygılı. Bülent Ecevit. Erdal İnönü. O da bir başka sosyal demokrat liderdi. Onu da anıyoruz. Bunlara baktığımızda sosyal demokrat liderlere bakın, bir de diğerlerine bakın. Hiçbir sosyal demokrat lider yırtık ayakkabı ile girmedi belki siyasete, ama dünyanın en zengin başbakanı da olmadı. Mütevazi yaşadılar, kul hakkı yemediler. Demokrasi konusunda kimse CHP'nin eline su dökemez. Anayasa Mahkemesini ilk dillendiren CHP'dir. Anayasa Mahkemesini, yargı bağımsızlığnı savunduk. İlk hedefler beyannamesini okuyun, görün nasıl bir demokrasi mücadelesi içinde oluğumuzu. Dini siyasete alet etmedik. Çünkü din yüce bir kavramdır. Manevi dünyanın zenginliğidir. Bu zenginliği başka bir alanda harcayamayız. Bu bizim görevimiz. İnanca, kimliğe saygılı olmayı savunduk. Hiç bir parti programında yoktur, biz "kişinin etnik kimliği kişinin şerefidir" deriz. Uludere'de öldürülen 34 yurttaşımızın ailelerinin yanındayız. Biz kendi insanımınzın yanındayız. Mazlumun yanındayız. Hrant Dink cinayetinin bütün ayrıntıları ile aydınlanmasını isteriz. Biz poşu taktı diye Cihan Kırmızıgül'ün 11 yıl hapse girmesini içimize sindiremeyiz. Kadın erkek eşitliğinden yanayız. Kadına seçme hakkını veren partiyiz. Kadın kadındır erkek erkektir diyorlar birileri. Zekaya bak. Bütün kadınlara sesleniyorum. Eğer erkeklerin sahip olduğu haklara sahip olmak istiyorsanız, çocuğuma süt veremedim diye kendinizi asmak istemiyorsanız adresiniz, yeriniz belli: CHP.

DİKTATÖRE SORARSANIZ SORUMLUSU CHP

Diyor ya kadınların haklarını sağladık. Dünya ekonomik Forumu'nun 2013 raporu: Türkiye kadın erkek eşitliği açısından 136 ülke arasında 120. sıradayız. Kafa bu kadar basıyor. Kadını bir birey olarak görmüyor, bir insan olarak görmüyor. Kadınlara söylüyorum, hakkınızı sahip çıkın, sonuna kadar mücadele edin.Tarlada çalışan kadın da Belediye Başkanı olmalı. Ne eksiği var kadının. Sen otur evinde çocuk bak, ben ne söylersem öyle yap. Kadınlar bunun zamanı geçti artık biz de hak istiyoruz demeli. Ekonomik katılım ve fırsat eşitliği açısından 127. sıradayız. İş gücüne katılım 121. sıradayız. Liste uzun. Son 10 yılda kadına yönelik şiddet yüzde 1400 arttı. Diktatöre sorarsanız bunun sorumlusu CHP.

İNSAN BOYUNDAN UTANIR

2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66, 2013'de 846. Madur olan kadın, dövülen kadın, öldürülen kadın. Kusura bakmayın AKP'ye oy verenler de kadın. Onlar da dirensin. Kadının giysisi üzerinden siyasete son. Sana ne nasıl giyinirse giyinsin. Şimdi kadınları uyarma zamanı. Demokrasi geriye giderken faturayı kadınlar öder. Sizi eve hapseden zihniyetten kurtarmanız gerekiyor sizleri. Ne diyordu: Kabataş iskelesinde Türbanlı bir kadına, 50-60-70 kişi saldrımış. Üstüne idrar. daha neler neler. Ne demiştim, yalancıdan başbakan olmaz. Utan, boyundan utan. Başörtülü kadına böyle yapılıyor demek için uğraşıyor. Biraz ahlak olur, biraz utanma olur insanda. Heryanda MOBESE var, elde bilgi yok. Ama bizim dünya çapında bir yalancımız var.

NEDEN SANA NE KARDEŞİM DEMİYORSUNUZ?

Kadınlara şunu söylemek istiyorum. Kaç çocuk doğuracağınıza bir adam karar veriyor. Nasıl doğuracağınıza bir adam karar veriyor. Neden Sana Ne Kardeşim demiyorsunuz? Merdiven altı atölyelerde binlerce kadın çalışıyor. Pek çoğunu gezdim. Sigortaları yok, kayıt dışı çalışıyorlar. Siz hiç Erdoğan'ın ağzından bunu duydunuz mu? Hayır! Ne söylüyor Kabataş iskelesi diyor. Yalan söylüyor.

KADINLARIN SİGORTA PRİMİNİ DEVLET ÖDESİN

Diyorlar ki yasaları değiştireceğiz. Doğum yaparsa şu kadar olur, şu olursa bu kadar olur. Karşılığında da işveren para verecek işe gitmeden. Amaç ne, sağ gösterip sol vurmak. Bak size bu hakkı verdim diyecek. Ama işveren çalıştırmayacak onları. Biz ne diyoruz CHP olarak. Kim kadın isdihtam ediyorsa onun sigorta primlerini devlet ödeyecek. Bu kadar basit.

KADINLAR BU İKTİDARA OY VERMESİN

Halkı kandırıp hedef değiştirip, kadını çalışma yaşamının dışına itiyor. Bir esnaf düşünün, sigorta primini iki ay yatıramadı. Bir de hastalandı. diyorlar ki biz sana bakmayız kusura bakma… Hadi bunu anladık. Ama diyor ki senin eşine de bakmayız. Kadın kardeşlerim bunu unutmasınlar. Sana bu kadar ağır bir ceza fatura eden iktidara oy vermeyeceksin.

Cennet kadının ayakları altındaysa ve sen buna inanıyorsan, çocuğuna süt içiremediği için kendini asan kadının ağırlını hisset. Grup toplantılarına, Erzurum Tortum'dan 17 yaşındaki baş örtülü Leyla geldi. Biz onu baştacı ettik. Avukat arkadaşlarımız onun davasını takip etti. CHP budur. Mazlumun yanında, haklının yanında zulme direnen bir partidir CHP.

Kadınlar şunu soracak: 1. Benim çocuğum neden işsiz? 2. Bunun sorumlusu kim? Bu sorunun yanıtını arasınlar. Atama bekleyen öğretmenlerin anaları şunu düşünsün: Yemedim yedirdim, aylardır yıllardır bekliyor çocuklarım. İskenderunlu bir baba 10 yıldır bekliyor çocuğum demiştir göz yaşları içinde. Anneler babalar "benim çocuğumun atamasını yapmayan kim?" diye sorsun. Bu sorunun yanıtını verirlerse tamam. Her dört üniversiteliden biri işsiz. Her kadın benim çocuğum neden işsiz diye düşünsün.

Demokrasi açığımız büyüyor. Özgürlük açığımız büyüyor. diyor ki kız ve erkek öğrenciler aynı yurtlarda kalmayacak. Zaten kalmıyor ki. Senin derdin yurt sorunu değil. Karma eğitimi nasıl yok ederim senin derdin. eğer yurt yoksa sorumlusu kim CHP mi? Toki kalkıyor sovyet tipi evler yapıyor neden yurt yapmıyor. Yurt yokmuş yeteri kadar. Sen sorumlu değil misin? Ülkenin sorunlarını bilmeyen insanlar bunlar. Türkiye'yi bir ortadoğu ülkesi haline getirmek istiyorlar. Özellikle kadınların bunu bilmesi lazım. Suudi Arabistan'da kadınlar araba kullanacağız diye mücadele ediyor. Yarın sizin için de böyle bir yasak gelirse şaşmayın hiç. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.