Kılıçdaroğlu: Erbakan\'ı arkasından hançerledin

CHP Grup konuşmasında Kemal Kılıçdaroğlu Erdoğan'a Ortadoğu politikası için sert sözlerle yüklendi. Irak'ın işgaline değinen Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ı Iraklı on binlerce kadının ırzına geçen ABD askerlerine başarılar dilemekle suçladı. Balyoz kararı sonrasında aydınların tavrını eleştiren Kılıçdaroğlu Fransa'da yüzyılın başında yaşanan Dreyfus davasını örnek gösterdi ve "Bizde Dreyfus çok ama ne yazık ki Emile Zola yok" dedi.

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.  
 
 ılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:
Her grup toplantısında, güzel şeylerden bahsetsek, evine ekmek götürenlerin güvenli bir şekilde çalıştığı Türkiye'yi anlatsak ne güzel olurdu. Ama yönetimin toplumu germek, kutuplaştırmak gibi bir işlevi var. Bu tabloyu haketmiyoruz.
 
'YAN GELİP YATAN ÇALIŞMA BAKANI'
 
Manisa Soma'da kömür çıkartan işçilermiz yerin binlerce metre altında çalışıyor. 20 Ekim'de 28 işçi göçük altında kaldı. Biri hayatını kaybetti. Ölen öldüğü ile kalıyor. Ardından ailesi göz yaşı döküyor. Sorumluluk kimde? O insanlar çalışırken güvenlik ortamlarını almaktan sorumlu biri yok mu? İşçi kardeşlerimiz devlet neden bize güvenli çalışma ortamı sağlamadı diye düşünmeyecek mi?
 
İş kazalarında Avrupa birincisiyiz. Neden? 2013'ün ilk yarısında 482 işçi iş kazalarında yaşamını yitirdi. Çadırda, soğukta kalan işçilerin nasıl yangında yaşamını yitirdiğini hatırlayın. Biz sorumlu kim, sorun nasıl çözülür diye düşünüyoruz. Ama Türk-iş, Disk, Hak-iş de düşünsün, yan gelip yatan Çalışma Bakanı da düşünsün.
 
'ERDOĞAN BİZİM PROJEMİZE KONDU'
 
Diyorlar ki CHP hep eleştirir, hiç proje üretmez. Oysa bizim hayatın her alanı ile ilgili projemiz vardı. Askerlik ile ilgili projemiz vardı mesela. 15 aydan 9 aya, sonra aşamalı olarak 6 aya indireceğiz dedik. Bedelli askerlik düşüncemizi de söyledik. Parası olan da olmayan da kısa süre yapacak. Parası olmayanı da düşüneceğiz çünkü biz haktan adaletten yanayız dedik. Başbakan'a soruldu, "siz proje dediniz ama bunun neresi proje, böyle ayak üstü proje mi açıklanır. Parası olan var olmayan var, bunu adalet terazisine oturtmak durumundasınız" dedi. Oturttu mu? Hiç alakası yok, ne demiştim, Yalancıdan Başbakan olmaz. Seçimleri kazandı bizim projemize sahip çıktı, ama varsıldan yana. Demek ki neymiş CHP'nin projeleri doğru, tututarlıymış. Biz uzmanları çağırır konuşuruz, karşıt görüştekileri çağırır konuşur, düşünür, olgunlaştırırız. Bana çıksın Proje İstanbul'un bir tane fizibilite raporunu açıklasın, açıklayamaz.
 
'PİLOTLAR NEDEN KAÇIRILDI ONU DÜŞÜN'
 
Pilotlarımız kurtarıldı. Ama bizimkiler sayesinde değil, otur Katar şehyine dua et. Onun sayesinde kurtuldu. Lübnan sokaklarında bir Türkiye cumhuriyeti vatandaşı gezebiliyor mu? Suriye'de, Mısır'da, Irak'ta gezebiliyor mu? Gezemiyor. Senin izlediğin  politikalar yüzünden. Kimin aklına gelirdi iki Türk pilotunu kaçırmak. Asıl yapman gereken senin ben bu ülkeyi bu hale nasıl getirdim diye sor. Türkiye terör ithal eden bir ülke oldu. Erdoğan bugün hiç bir ortadoğu ülkesine gidemez, yalnızları oynuyor. Senin ne itibarın, ne ağırlığın var. İkisini de yoketin. Irak'a, Mısır'a, Ortadoğu'ya biz gidiyoruz. Erdoğan hiç birine gidemez.
 
Terör örgütünü yetiştirip komşusuna yollayan bir ülke olabilir mi? Reyhanlı'da ölen 53 vatandaşın sorumlusu bu hükümet ve Başbakan Erdoğan'dır.
 
'ERDOĞAN'IN ELLERİ KANLIDIR'
 
Suriye'den mülteciler gelecek 100 bin kişi kırmızı çizgimizdir dmeişti. Açın gazetelere bakın. Yüz bin mi kaldı. Sayının kaç olduğunu kimse bilmiyor. Yolgeçen hanına çevirdiler sınırı. Sen o sınırı kontrol edemezsin. Terör örgütüyle içli dışlısın, benim çocuğumu vuran mermi Türkiye'den geldi diyor baba. Erdoğan'ın elleri kanlıdır, Ortadoğu'da bu vardır.
 
'BU HÜKÜMETE ARTIK GÜVENİLMİYOR'
 
Dışarda güven bunalımı yaşıyoruz. Bütün demokratik ülkeler bu iktidarın artık güven vermediğini biliyorlar. İster Amerika, Rusya, Çin, İster Nato ister IMF, hepsi biliyorlar ki, bu hükümet artık güven vermiyor diyorlar. Hukuk zemininde olan bir hükümet değil çünkü. Yandaşları hariç kimse güvenmiyor bu hükümete. İktidardan beslenenler hariç. Bugün yolsuzlukla ilgili CHP'yi dolaylı olarak suçlamış sevgili diktatörümüz. Neymiş CHP yolsuzluk yaparmış. Bak birşeye gerçekten hakkını teslim etmek lazım. Yolsuzluk konusunda Türkiye tarihinde Recep Tayyip Erdoğan'ın eline su dökecek ikinci bir adam yoktur. Eğriye eğri doğruya doğru. Siyasette halkıma yalan söylememeye söz verdim. Demiyor muydu ben yırtık ayakkabı ile siyasete girdim. Şimdi ise dünyanın en zengin başbakanısın. Aldığın maaş bellli, ödediğin vergi belli. Nerden geldi bu para? Nereden yürüttün. Ne diyor? Yürütme organının başıyım diyor. Doğru diyor, Erdoğan yürütme organının başıdır. 
 
'YARGITAYA 160 MİLİTAN YERLEŞTİRİLDİ'
 
Gittikçe otoriterleşen bir demokrasimiz var. Yazanların, konuşanların üzerine baskı. İş adamının üzerine baskı. Konuşamazsınız diyor. Böyle bir tablo Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yaşanmadı. Sıkıyönetim dönemlerinde sansür vardı, orayı boş bırakırdık diyorlar. Şimdi onun ötesinden geçtik diyorlar, bırakın sansürü, adamı ekmeğinden işinden ediyorlar. Gittikçe otoriterleşiyor. Demokrasiyi ayakta tutan kurumları yok ederseniz otoriter bir yapıyı getirmiş olursunuz. Bu kurumlardan biri yargıdır. Yargı adalet dağıtmıyor. Siyasi otoritenin elinde. Bir davan mı var, avukata gerek yok, git AKP il başkanına, davan istediğin gibi sonuçlansın. Yargıyı bu hale getiren kim? Bu iktidar... Yargıtaya 160 tane militan yerleştiren kim? Bu iktidar... Danıştaya militan yetiştiren de bu iktidardır. Bir yargıç vicdanıyla değil de siyasetin talimatıyla karar verirse ben ona yargıç hakim demem. Adalet mülkün temelidir. Yani devletin temelidir. Adalet soylu bir kavramdır. Milletin vicdanı demektir. Sen milletin vicdanını yaralayan bir karar verirsen artık orada adalet yoktur. 
 
'ADALETİ KATLETTİNİZ'
 
AYM başkanı yargıtayın kararı ile ilgili görüş beyan ediyor. Nerede kaldı senin tarafsızlığın? Dava önüne gelince karar vereceksin. Şimdiden neden konuşuyorsun. Ben sana nasıl yargıç derim. Vicdanınla karar vereceksin, birilerinin talimatıyla değil. Adalet yoksa ahlak da yoktur. Yolsuzlukların bu kadar artmasının nedeni de bu zaten. Deniz Feneri davasını gördünüz. Kurban, zekat parasını yiyenin sırtı sıvazlandı. Yoksulun hakkını kul hakkını yiyenlerin sırtı sıvazlandı. Çok iyi yapıyorsunuz dendi. Sonra kalkmış bize adaletten bahsediyor. Sen kim adalet kim. Adaleti katlettiniz. Adaletin bir başka özelliği daha var. Bir arada yaşamamızın güvencesidir adalet. Bir arada beraber yaşamamızın güvencesidir. Onu yok edersen kutuplaşma kavga başlar. Mahkemeye gitmek değil birebir intikam başlar.
 
"NEREDE BU AYDINLAR?"
 
Haksızlığa karşı direniyorsanız, adaletten yanasınızdır. Haksızlığı savunuyorsanız adaletten haberiniz yoktur. Adaleti bu kadar yüceltmek zorundayız biz. Bir tek kişiye yapılan haksızlık bütün topluma yapılmış adaletsizlik gibidir. O nedenle ortak tepki vermemiz lazım. O nedenle Hz. Muhammed güzel söylemiş.. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır diyor...
Fransa'da 1895 Dreyfus diye bir yüzbaşı mahkum oluyor. Ama o ülkenin aydınları bunun peşini bırakmıyor. Emile Zola gibi bir aydın itiraz ediyor. Aradan yıllar geçiyor Dreyfus beraat ediyor. Peki Dreyfus'tan önce adaletsizlik yok muydu? Sadece Dreyfus mu haksızlığa uğradı? Hayır. Peki Dreyfus davasını evrensel bir kural haline getiren neydi? Fransa'nın aydınlarıydı. Başta Emile Zola bu haksızlığa karşı isyan bayrağı attı. Bizde Dreyfus çok, ama Emile Zola yok, sorunumuz budur.Emile Zola Fransa'nın namusunu kurtarmıştır. Nerde bu aydınlar? Ben kalemini kiralayanlar dediğimiz zaman kızıyorlar. Kardeşim haksızlık varsa neden konuşmuyorsun? Sana aydın dedik, itiraz etme hakkın var, konuşma hakkın var. Aydın olmak budur. Emile Zola bir kişi haksızlığa uğradı diye bütün dünyaya ilan ediyorsa, senin ülkende hergün her saat onlarca kişi haksızlığa uğruyor, senin sesin bile çıkmıyor. Aydın demek günah sana... Bizim onlara aydın dememizin nedeni topluma önder olmalarıdır. Ellerinde meşale vardır onların elinde. Bilir ki toplum o aydındır. Bu doğruları adaleti savunur, haksızlıklar karşısında asla durmaz der. Onun için kitleler arkasından gider. Bizde yok böyle bir şey... Haksızlığa uğrayanların eşleri hergün eylem yapmaya çalışıyor. Faili meçhule giden çocukların anneleri haftalardır yıllardır eylem yapıyor. Nerede bu aydınlar?
 
"ERBAKAN'I ARKASINDAN HANÇERLEDİN"
 
Biz bir Ortadoğu ülkesi değiliz, 1071'den beri yönümüz batıya dönüktür. Ama bunlar Ortadoğu liderleri gibi olmak istiyor. Bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüren tek bir parti var. O parti de Cumhuriyet Halk Partisidir. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Biz dilsiz şeytan değiliz. Biz haksızlığa karşı duracağız. Kimdir bu dilsiz şeytanlar? Irak'ta bir milyona aşkın Müslüman katledildi. Bir diktatör vardı bu ülkede onun gıkı çıktı mı? İşte o dilsiz şeytandır. Irak'ta on binlerce Müslüman kadına tecavüz edildi... Bir diktatör vardı bu ülkede, ağzından bir tek laf çıktı mı? Çıktı, başarılar diledi tecavüz edenlere... Bu dilsiz şeytandır. Mısır'da kalkmış halka isyan edin diyor. Darbe oldu diyor. İsyan edin diyor. Sen 28 Şubat'ta neredeydin? Niye saklandın. Sonra dönüp Erbakan'ı arkasından hançerledin? Sen değil miydin o? Kalkmış millete ders veriyor.
 
 DARBELERDEN EN ÇOK ÇEKEN CHP'DİR...
 
Darbelerden bu ülke çok çekti. En çok çeken de CHP'dir. Bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. 12 Mart'ta 12 Eylül'de, 27 Mayıs'ta askeri darbeler oldu. Hangi parti kapatıldı? CHP... Hangi partinin mal varlığına el konuldu? CHP... Siyasal idamlara kim karşı çıktı: CHP... Hiçbir siyasal idamın olmasını istemedik. Elini vicdanına koyan herkes arşivlere bakabilir. Menderes'in ailesi vardır. Onların yaptığı açıklamalar vardır. Biz darbeden çok çektik. Gencecik fidanlarımız idam edildi. Onlar bizim şehitlerimiz. Biz bunları biliyoruz. O nedenle darbeleri hiç bir zaman savunmadık. Darbecilerin kurduğu mahkemeleri de savunmadık. 28 Şubat sürecinde, altlarına lüks arabalar alırken, dönemin genelkurmay başkanları, CHP olarak biz eleştirdik. Biz yaptık bunları. Bizim bir özelliğimiz daha var. Biz kin ve intikam peşinde değiliz. Kin insana yakışmaz, şeytan işidir. İnsanın yüreğinde Allah sevgisi olması lazım. Mevlana bu toprağın insanıdır. Kin insanlığa yakışmaz. Ama tarihin oturulup sağlıklı yorumlanmasını tarihin işi olarak görürüz. Haksızlığa uğradık. Arşivlerimiz yok edildi. Dönüp bize siz darbecisiniz dediler. Oysa hiç darbeyi savunmadık. 12 Mart'ta yanlış hatırlamıyorsam, sayın Baykal anlatmıştı. Muhtıra veriliyor, 4 kişiydik arabada diyor ağlayarak Ankara'ya geldik. Darbeci hükümete bakan vermeyelim dedik. Biz böyle bir partiyiz. Ama biz bunu gazetelerde tefrika olarak yayınlansın diye yapmadık. İşin şovunda değil, özündeyiz biz.
 
BALYOZ DAVASI
 
Balyoz davası görüşülüyor. Az önce söyledim, kim darbe teşebbüsünde bulunursa yargılanır. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Darbeye asla evet demeyiz. Yargılamanın hukuk içinde olması lazım. Herkesin hakkı vardır. Bu bir evrensel değerdir. Hatta herhangi bir sanık avukat tutamazsa, devlet ona avukat tutar. Bu evrenseldir. Bu dava ilginç bir davadır. Önce kuvvet komutanları nerede yargılanacak konusu tartışıldı. Özel Yetkili Mahkeme ve Yargıtay, bizde yargılanmalı dedi. Kanun yasalar, hiçbir kamu görevlisine suç işleme imtiyazı vermez. Yani görevin dolayısıyla suç işleyebilirsin diyemez hiçbir yasa. Başka deyişle hiçbir suç görevin gereği olmaz. Göreviyle ilgili suç kavramı, kişinin görevi sırasında, görevinin verdiği yetki olanak fırsat ve şartları kullanarak suç işlemesidir. Ben görevimi öyle ihlal ediyorum, o görevin bana verdiği olanağı suç işlemek için kullanıyorum. Ama böyle bir yorum yapılmadı. Çünkü Yargıtay'da da 160 militan var. Hayır orada değil bu mahkemede yargılanacaksınız denildi. Çünkü alınacak karar da önceden belliydi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.