Kılıçdaroğlu AKilleri yerden yere vurdu

 

CHP Lideri Kılıçdaroğlu Milas'ta'ta yaptığı konuşmada yine hükümete ve Başbakan Erdoğan'a yüklendi.

Bu kez Akil İnsanlar heyetini de es geçmeyen Kılıçdaroğlu, ''Akil adam aklını siyasi otoriteye kiraya veren adam değildir. Akil adamlar gidiyorlar, vatandaş soruyor, 'Bu sorun nasıl çözülecek?'. Cevap, 'Biz bilmiyoruz'. Bilmiyorsan senin burada ne işin var? Niye geldin? Sonra diyorlar ki 'Biz sizi barışa ikna etmeye geldik'. Barış istemeyen var mı? Huzur istemeyen var mı? 'Biz sizi barışa ikna etmeye geldik' demek, vatandaşın aklıyla alay etmek demektir'' dedi.

Milas'ta Cumhuriyet, Kadıağa ve Menteşe caddelerinin açılışını yapan Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, demokrasilerde siyasetçilerin vatandaşa hesap vermesi gerektiğini, hesap vermeyen siyasetçiye demokrasilerde siyasetçi değil, "Dayatmacı" denildiğini söyledi.

CHP'nin "Türkiye Cumhuriyeti", "Türk milleti" ve "Türk" kavramıyla sorunu olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin yaşadığı bir sorun var. 30 yıldır sorun yaşıyoruz ve adına 'Terör sorunu' diyoruz. Demokrasilerde bir sorunu çözmenin yolu hukuk içinde kalmaktan geçer. Hukukun dışına çıktığınız andan itibaren süreç yasal olmaktan çıkar ve yasa dışı bir sürece dönüşür. Biz demokrasi içinde kalarak sorunu çözmekten yana olan bir siyasal partiyiz" diye konuştu.

SENİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ALIP VEREMEDİĞİN NE?

"Türk milleti" kavramının anayasadan çıkarılmak istendiğini savunan Kılıçdaroğlu, CHP olarak buna izin vermeyeceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Anayasanın ilk dört maddesi bizim için kırmızı çizgidir, asla tartışılamaz. Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Bunun ötesi yoktur artık" diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Milas Meydanı'ndan seslenen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Senin Türkiye Cumhuriyeti ile alıp veremediğin nedir? Kendisine bir soru daha soruyorum? Sen hangi ülkenin başbakanısın, çık adam gibi söyle. 'Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanıyım' de... Sandığa gideceksiniz, elinizi vicdanınıza koyacaksınız. Ülkenin birliği ve dirliğine ihtiyacımız var. Bölünmeyeceğiz, ayrılmayacağız. Bizim gücümüz halktan kaynaklanacak. Bu ülkenin bağımsızlığı sizin ellerinizde gerçekleşti. Kendi Başbakanlığını demokrasiye borçlu olan, Türkiye Cumhuriyeti'ne borçlu olan bir başbakanın Türkiye Cumhuriyeti ile alıp veremediği nedir? Bunu sormak bizim en doğal hakkımızdır. Biz bu ülkenin bağımsızlığı için ister doğuda, ister batıda, ister güneyde, ister kuzeyde mücadele eden hiçbir yiğidimizi unutmayız ve unutturmayız."

MASANIN DİĞER UCUNDE KİM VAR?

Kılıçdaroğlu, kendilerine çözüm süreciyle ilgili neden konuşmadıklarının sorulduğunu anlatarak, "Recep Tayyip Erdoğan konuşuyor mu? Masanın bir ucunda kim var? Recep Tayyip Erdoğan. Masanın diğer ucunda kim var? Abdullah Öcalan. Unutmayın, masanın bir ucunda AKP var, diğer ucunda PKK var. İkisi şimdi Türkiye üzerine hesap yapıyorlar. Recep Tayyip Erdoğan, senin gücün ve aklın Türkiye üzerine hesap yapmaya asla yetmez" şeklinde konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Akil adam aklını siyasi otoriteye kiraya veren adam demek değildir" dedi. Kılıçdaroğlu, Milas'ta Cumhuriyet, Kadıağa ve Menteşe caddelerinin açılışında yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın söyleyemediklerini akil adamlara söyleteceğini iddia etti.

AKİL ADAMLARI YERDEN YERE VURDU

Akil adamların gittikleri bölgelerde vatandaşın sorularına cevap veremediğini savunan Kılıçdaroğlu, "Akil adam aklını siyasi otoriteye kiraya veren adam değildir. Akil adamlar gidiyorlar, vatandaş soruyor, 'Bu sorun nasıl çözülecek?'. Cevap, 'Biz bilmiyoruz'. Bilmiyorsan senin burada ne işin var? Niye geldin? Sonra diyorlar ki 'Biz sizi barışa ikna etmeye geldik'. Barış istemeyen var mı? Huzur istemeyen var mı? 'Biz sizi barışa ikna etmeye geldik' demek, vatandaşın aklıyla alay etmek demektir" dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu topraklar Yunus Emre'nin, Mevlana'nın, Hacı Bektaş Veli'nin toprakları... Bu topraklarda insanın hamuru barışla yoğruldu. Sen beni barışa ikna edeceğine, Recep Tayyip Erdoğan seni niye buraya gönderdi, onu anlat bana... Bilmiyorlar. Bilmiyorlarsa seninle vatandaşın arasında belirsizlik var. Akil adam vatandaşın kanaat önderi, akil adam vatandaşın gidip danıştığı adam demektir. Akil adam aklını siyasi otoriteye kiraya veren adam demek değildir. Ona akil adam denmez, onun anlamı başkadır. Onun için söylüyorum: Bölünmeyeceğiz, ayrılmayacağız, beraber olacağız."

MEDYAYA ELEŞTİRİ

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, konuşmasında medyayı da eleştirdi. Medyanın sorumluluğunun, halka doğruları anlatmak olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Hangi gerekçeyle siz Kandil'de yapılan bir konuşmanın içinden bir sözü çıkarıyorsunuz? Çünkü vatandaşı kandırmak istiyorlar. 'Recep Tayyip Erdoğan atomu da parçalar'. Recep Tayyip Erdoğan'ın amacı 'Ülkeyi nasıl parçalarım?'. Sen parçalayamazsın Recep Tayyip Erdoğan. Senin gücün buna yetmez. Bu halk varken senin gücün buna yetmez. Geçmişte Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren, Türkiye'nin geleceğiyle sorunu olmayan çok sayıda yurttaşımız var. Artık gerçeği gördünüz. Pazarlıkları gördünüz. Derin pazarlık yapıyorlar."

Kılıçdaroğlu, vatandaşların ülkenin geleceğinden endişe duyduğunu savundu. Kaygı duyan vatandaşlara seslendiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin dönemi bitti. Bu ülkeyi bölmeye, parçalamaya azmeden, cumhuriyet ile sorunu olan bu siyasal partinin Türkiye'de tarihe gömülme vakti geldi. Bunu hep birlikte yapacağız. Bu ülkenin gerçek gündemini birlikte yapacağız. Önümüzde seçimler var. Haramilerin iktidarını değil, halkın iktidarını yapacağız" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, cadde açılışlarının ardından esnafı ziyaret ederek bir süre sohbet etti. Bir esnafın ikram ettiği döneri yiyen Kılıçdaroğlu, daha sonra Yatağan ilçesine hareket etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.