Kazlıçeşme Erdoğan ve Saadet Partisinin arasını açtı
Erdoğan, "Saadet Partililerin bu mitinge katılması siyasi rant sağlarmış. Yazıklar olsun!" sözlerini kullandı. Öte yandan mitingten hemen sonra anonsçu, "Saadet Partili kardeşlerimize teşekkür ediyoruz." dedi. 
 
Alana bakıyorsunuz, bir tek Saadet Partili flama, bayrak, pankart yok. 
 
Burada akla ilk gelen soru şu; "Başbakan Erdoğan acaba halisünasyon mu görüyordu?"
 
Kısacası, "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?" dedirten bir tablo.
 
Peki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,Saadet Partisi'ne neden dil uzattı?
 
İktidarın ayaklarının altından kaydığını gören Başbakan'ın son zamanlarda masasına konan anket sonuçları olmasın, sakın!
 
Zira, Saadet Partisi her geçen gün izlediği politikalarla  göz dolduruyor, oylarını arttırıyor. 
 
OĞUZHAN ASİLTÜRK AÇIKLADI
 
Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk yaptığı açıklamada, AKP'nin Kazlıçeşme Mitingi'ne ilişkin
\"\"şunları söyledi: 
 
Hiçbir Milli Görüşçü Bu Mitinge Katılmaz: AKP’nin mitingine katılım ile ilgili olarak da Asiltürk şunları ifade etti: “AKP’nin kendine siyasi destek sağlamak için yapacağı mitinge Milli Görüşçüler katılarak, AKP’nin yaptıklarının vebâline ortak olmazlar. Hiçbir Milli Görüşçü AKP’nin siyasî çıkar sağlamak için yapacağı mitingi desteklemez.

Allah kitabında şöyle bildiriyor: ‘Sizin başınıza gelenler iki ellerinizle işledikleriniz yüzündendir”. AKP’nin yaptıklarını görmezden gelen birçok dini ilim sahipleri var etraflarında. Onlar susarken ben inancımın gereği olan kardeşlik görevimi yapmak istiyorum. Bu yanlış yolda daha fazla ısrar etmeden dönmelerini tavsiye ediyorum. Allah hepimizin hidayetini artırsın. Hakkı hak olarak görüp hakka uymayı, batılı batıl olarak görüp batıldan kaçınmayı nasib etsin.’

 
Milli Gazete'nin 1 Ekim 2012 tarihli manşetini tam da burada bir kez daha hatırlatıyoruz.
 
Başbakan Erdoğan daha önce de, Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı anmış ve gereken cevabı almıştı. O cevabı bir kez daha hatırlayalım:
 
AKP'nin 4. Olağan Kongresi'nde Başbakan Erdoğan'ın en ilginç, ilginç olduğu kadar da en tuhaf açıklaması, "Bizim yolumuz, merhum Adnan Menderes'in, merhum Turgut Özal'ın, merhum Necmettin Erbakan'ın yoludur" sözleri oldu. "28 Şubat'ta Erbakan'a haksızlık yapıldı" açıklamasından dolayı CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu samimiyetsizlikle suçlayan Erdoğan da; "Yolumuz Merhum Erbakan'ın yoludur" sözleriyle samimiyetle bağdaşmayacak bir başka açıklamaya imza attı.
 
Sayın Başbakan, 10 yıllık iktidarınız döneminde Erbakan Hoca'nın ömrünü adadığı ideal ve hedeflerine karşı savaş açtınız. Özal'ı ve hatta Menderes'i bile istismar ederken konu Erbakan ise orada bir durun!
 
Erbakan, D-8'i kurdu, siz AB anayasasını imzaladınız
 
Erbakan, Çırağan'da 8 İslam ülkesiyle D-8'in kuruluş sözleşmesini imzalarken, siz Papa X. Innocenzo'nun heykelinin önünde Roma'da AB Anayasası'nı imzaladınız. Erbakan'ın yolunda gerçek ve tam bağımsızlık vardır!
 
Erbakan lider ülke dedi, Siz BOP eşbaşkanı oldunuz
 
Erbakan, 'Lider Ülke Türkiye' hedefinde yürüdü, siz Model Ülke Türkiye yolculuğuna çıktınız. Erbakan'ın yolunda, BOP Eşbaşkanlığı, Medeneyitler İttifakı Eşbaşkanlığı olamaz!
 
Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, ömrünü inandığı HAK davaya adadı; duruşundan, söyleminden, kararlılığından zerre taviz vermedi. Siz ise, elinizden tutulunca ilk fırsatta Milli Görüş gömleğini çıkardınız! Erbakan yolunda gömlek çıkarmak asla yoktur...
 
AB HIRİSTİYAN KULÜBÜDÜR
Erbakan, besmeleyi çektiği 1969'dan beri hep AB'nin Hıristiyan kulübü olduğunu haykırdı, siz ise AB Bakanlığı kurdunuz.
 
Erbakan yolunda Avrupa hayranlığı, AB'cilik yoktur!
 
O, Faize karşı savaştı
 
Erbakan, her zeminde faize karşı, rantiyeye karşı savaştı, siz ise 'Faiz ekonominin reel gerçekliğidir' dediniz, Havuz Sistemi'ni de hiç gündeminize almayarak rantiye ekonomisine devam ettiniz. Erbakan'ın yolunda faizcilik yoktur! Rantiye yoktur!
 
Erbakan yaptı, siz sattınız
 
Erbakan, Türkiye'de bugün ağır sanayinin ve milli sanayinin yegane ismi olarak anılırken, siz 10 yılda bu milletin ve ülkenin neyi var neyi yoksa, üstelik kime satıldığını da önemsemeden sattınız!... Erbakan'ın yolunda vatan toprağını yabancıya para karşılığı satmak da yoktur!
 
Çekiç güç gitti, füze kalkanı geldi
 
Erbakan, iktidara gelir gelmez Türkiye'nin başına bela olan Çekiç Güç'ü gönderirken, siz Malatya Kürecek'e İsrail'i korumak amacıyla Füze Kalkanı Sistemi'ni kurdunuz. Erbakan'ın yolunda 'zalimle işbirliği' yoktur!
 
Siz Irak'ın işgaline yardımcı olmak üzere 80 bin amerikan askerinin Türkiye'de konuşlanması için 1 Mart Tezkeresi hazırladınız, Erbakan ise bizzat yürüttüğü girişimlerle bu tezkerenin Meclis'ten geçmesine mani olarak Türkiye'yi büyük bir vebalden kurtardı. Siz ise hem bir genelgeyle havalanı ve limanları Amerikan ordusunun kullanımına açtınız hem de tezkereye 'hayır' oyu veren bütün vekillerinizin üzerini bir sonraki seçimde çizdiniz!
 
Erbakan yüzde 300 zam verdi
 
Başbakan Erbakan, memurlara yüzde 122, memur emeklilerine yüzde 110, işçi emeklilerine yüzde 123, Bağ-Kur emeklilerine yüzde 300, Bağ-Kur tarım sigortası emeklilerine yüzde 213'lük, aylık artış sağladı. AKP'nin 10 yıllık döneminde dolar milyarderleri artarken; işçi, memur, ve emekli için ise simit hesapları yapıldı.
 
10 yılda ahlaksızlık tavan yaptı
 
Erbakan 'Önce Ahlâk ve Maneviyat' dedi... Sizin döneminizde ise AB uyum yasaları birbirini izledi. Eşcinseller, lezbiyenler, gayler dernek kurdu. Zina suç olmaktan çıkarıldı, domuz kasaplık et statüsüne alındı. Kumar devlet eliyle adeta teşvik edildi.
 
10 yıl boyunca boşanmalar arttı, fuhuş legal hale getirilerek ahlak ve maneviyat çökertildi. 2002-2010 yılları arasında fuhuş suçları yüzde 220 arttı. Irza geçme, çocuklara cinsel taciz suçları da yüzde 125 oranında artış gösterdi.
 
AKP'nin 4. Olağan Büyük Kongresi Ankara'da yapıldı. Kongrede konuşan Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın sarf ettiği yolumuz "Bizim yolumuz, merhum Adnan Menderes'in, merhum Turgut Özal'ın, merhum Necmettin Erbakan'ın yoludur." sözü ortaya konan icraatlara bakınca ciddiyetten uzak duruyor. AKP'nin 10 yıllık icraatlarına bakınca Erdoğan'ın Erbakan'ın yolundan hayli farklı bir siyasal hat izlediği gözüküyor.
 
HALİSÜNASYON NEDİR?
 
Halüsinasyon, bir his organını uyaran hiçbir nesne veya uyarıcı olmaksızın, alınan bir hissin mevcudiyetine inanma halidir. Varsanı olarak da bilinir.
 
Ruh hastalıklarında sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. 5 duyunun da halüsinasyonu olabilir; görme, işitme, dokunma, koklama ve tat duyusu. Halüsinasyonlarda kişi, bir hastalığının olduğunu bilmeden, gördükleri, işittikleri ve hissettiklerine… tamamıyla inanır. Gözlerinde bozukluk olan şahısta veya migrende görülen ışık parıltıları halüsinasyon içine dahil edilmez. Bunlarda hasta olayın nedeni bilmektedir.
 
Hastanın düşünce ve fikirlerinin dışarıya aktarıldığını sanması, düşüncelerinin bir başkası tarafından biliniyormuş hissine kapılması, yabancı fikirlerin kafasına direkt olarak sokulduğunu zannetme gibi çeşitli ruhsal halüsinasyonlar da vardır.
 
Normal kişilerde aşırı fiziksel ve ruhsal yorgunluk, ihtiyarlık zamanında uykuya dalarken ve uyanırken görülen geometrik şekiller, gri veya renkli nesneler görülmesi normal olarak kabul edilir.
 
Sanrılar, duyu organlarımızın gerçekte var olmayan algılamalarıdır. Beyin bunları “uydurur”. Hepimiz halüsinasyon görebiliriz. Mesela şimdi “Lütfen aklına filleri getirme” cümlesini okuduğunda aklında ister istemez bir filin görüntüsü canlanır. Halüsinasyonlar, görülebilir, duyulabilir, hissedilebilir, koklanabilir ve tadı alınabilir olgulardır.
 
Dış uyarıcıların yokluğunda yaşanan halüsinasyonlar, düşüncelerden değil, gerçek mekandan kaynaklanıyormuş gibi yaşanır ve normal bir algının niteliklerine sahiptir, yani canlıdır, somuttur ve inandırıcıdır, bilinçli maniplasyona açık değildir. Halüsinasyonların, yanılsamalar ile karıştırılmaması gerekir. Yanılsamalar, gerçek bir dış uyarıcının yanlış algılanmasından veya yanlış yorumlanmasından kaynaklanır. Ayrıca rüya görmede, uykuya dalarken (hipnagojik), ya da uyanırken (hipnogojik) hissedilen algı yanılmalarıyla da karıştırılmamalıdır. Halüsinasyon yaşantısı kişi tarafından kuruntulu bir tarzda yorumlanabilir de, yorumlanmayabilir de. Örneğin işitsel halüsinasyonları olan bir insan, duyu algılarının gerçek olmadığını fark edebilir, buna karşılık bir başkası duyu algısının bağımsız, fiziksel bir gerçekliği olduğuna inanabilir. Halüsinasyonlar sadece gerçeklik testinde bariz bir kusur varsa psikotik olarak değerlendirilir. Ayrıca örneğin dini ayinlerde yaşanan halüsinasyonların genellikle patolojik bir anlamı yoktur. Halüsinasyonların her türlüsü paranoid şizofrenide görülür; belli türleri enfeksiyonel hastalıklarda, uyuşturucu, alkol sarhoşluğunda, metal zehirlenmesinde, epilepside, beyin tümörü rahatsızlıklarında, vb. görülebilir. Ayrıca beynin belli merkezlerinin elektrikle uyarılması sonucu deneysel olarak da üretilebilir.
 
Bilim adamları karanlıkta tutulan her insanın halüsinasyon görebileceğini saptadılar. Bu durumda beynin yapacak bir şeyi olmadığı için kendi görüntülerini yaratır. Bu biraz uyku sırasında gördüğümüz düşlere benzer. Bunların hepsi normaldir.Fakat kimi insanlar hasta oldukları için sanrı görürler. Hastalığa göre farklı duyu organları etkilenir. Optik halüsinasyonlar, yani görülebilen sanrılar, organik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilirler. Örneğin felç, göz hastalıkları veya beyin tümörü gibi. Uyuşturucu bağımlıları da çok sık halüsinasyon görürler. Alkolikler beyaz fare, Extacy gibi sentetik uyuşturucu bağımlıları ise ürkütücü tuhaf olaylar görürler. Akustik yani seslerin duyulduğu sanrılar genelde şizofreni gibi ruhsal hastalıklarla ilgilidir.
 
Gördüğünüz gibi halüsinasyonlar normal olduğu gibi hastalıklara da bağlı olabiliyor. Her zamanki koşullarda yaşadığımız sürece örneğin karanlık odada değilsek ve bir fil hakkında düşünmüyorsak, duyu organlarının algılama bozuklukları bir alarm sinyalidir.
 
Halüsinasyonların organik veya ruhsal hastalıklara bağlı olarak geliştiği bugün artık tıptaki modern yöntemlerle kolayca saptanabilmekte; sanrıların ortaya çıkış nedenleri genelde ruhsal sorunlardır.
 
Hiç varolmadıkları halde tuhaf sesler de duyabiliriz. Kulakta uzun süre devam eden veya hiç kaybolmayan bu seslere doktorlar halüsinasyon değil kulak çınlaması (tinnitüs) teşhisi koyarlar. Kulak çınlaması bazı durumlarda çok eziyet verebilir. Düşünün, uyumak için yatağa giriyorsunuz, hiçbir yerde ses olmamasına rağmen sizin kulağınızda mesela “davullar çalıyor” ve bir türlü susmak bilmiyorlar.
 
Araştırmacılar günden güne yayılan tinnitüs hastalığından ruhsal ve bedensel gerilimlerin sorumlu olduğunu buldular.
Örneğin okulda veya işyerinde yaşanan stres bile kulak çınlamasına neden olabiliyor. Ne var ki kronik kulak çınlamasının henüz etkili bir tedavisi yoktur.
 
Ruh hastalıklarından şizofreni, psikozlar, psikonevrozlar, kısa sürede gelişen iç sıkıntısı hallerinde halüsinasyonlar sık görülür.
 
Beynin bir kısmını veya tamamını ilgilendiren tahribatlarda, tifo, menenjit, aşırı alkol kullanımı gibi durumlarda da çeşitli halüsinasyonlar ortaya çıkabilir.
 
İlaçlardan LSD, amfetamin, kannabiol, meskalin, psilosibin, esrar, morfin, kokain gibi maddelerle de halüsinasyon meydana getirmek mümkündür. Bu maddeler bu özelliklerinden dolayı, ilaç biliminde halüsinojenler denir.
 
Görsel Halüsinasyonlar 
Görsel halüsinasyonlar demansta en sık rastlanan halüsinasyon tipidir. Kişi insanlar, hayvanlar veya başka şeyler görebilir. Bazen halüsinasyonlar oldukça karmaşık görüntüler veya tuhaf durumları içerebilir.
Görsel halüsinasyonlar yanlış yorumlarla başlayabilir. Örneğin kişi yüzleri veya eşyaları döner şekilde kumaşların üzerinde ya da bir odadaki gölgelerin içinde gördüklerini düşünebilirler.
 
Görsel halüsinasyonlar gören demanslı kişilerin çoğu bunları sadece ara sıra görürler. Ayrıca bu halüsinasyonlar çoğunlukla sadece birkaç saniye sürer. Bununla beraber bazı zamanlarda bunlar kalıcı ve sıkıntılı olabilir.
 
Görsel halüsinasyonların sebepleri 
Hastalık: Halüsinasyonlar enfeksiyonlar gibi fiziksel hastalıklardan ya da bazı tip ilaçların yan etkilerinden de meydana gelebilir. Bu olasılıkları dışarıda bırakmak için genellikle bir doktordan yardım almanız gerekir.
 
Görme Yeteneği: Görsel halüsinasyonlar zayıf görme yeteneği yüzünden de olabilir. Zayıf görme gücü her zaman iyi olmayabilir ancak siz:
 
Kişiyi düzenli göz muayenesi yaptırmalısınız ve eğer ihtiyaç duyuyorlarsa gözlüklerim kullanmaya teşvik etmelisiniz.
Kullanılan gözlüklerin caminin temiz ve doğru numara olduğunu kontrol etmelisiniz. Zayıf görme katarak yüzünden ise katarakt ameliyatı yapılmasının gerekliliğini doktorunuzla görüşmelisiniz.
 
İyi bir aydınlatmanın olduğundan emin olmalısınız.
Beyindeki Değişiklikler: Demans ilerledikçe beyinlerinde meydana gelen değişiklikler yüzündenkişiler bazen halüsinasyonlar görürler.
 
Görsel halüsinasyonlar sıklıkla Lewy cisimcikli demans sahibi kişilerde görülür. Bu tür demansta kişi genellikte Alzheimer ve Parkinson ‘da görülen belirtilerin bir karışımına sahiptir.
 
Sürekli görsel halüsinasyonlarla birlikte kas sertleşmesi ve hareket yavaşlaması veya yeteneklerinde belirgin dalgalanmalar olan kişilerde Lewy cisimcikli demans olması olasıdır.Eğer durum buysa bazen sıkıntılı halüsinasyonlara verilen antipsikotik ilaçlarda her kas sertleşmesini daha da kötü yapabilir. Bundan dolayı ilaçlar düşük dozlarda reçete edilmeli ve düzenli olarak takip edilmelidir.
 
İşitsel Halüsinasyonlar 
Kişiler ortada olmayan sesler, veya diğer gürültüleri duyduğu zaman işitsel halüsinasyonlar meydana gelir.
Görsel halüsinasyonlarda olduğu gibi fiziksel hastalık ve ilaçların yan etkileri gibi olması muhtemel nedenleri dışarıda bırakmak önemlidir. Kişinin işitme yeteneğini kontrol ettirme ve eğer işitme cihazı varsa bunların düzgün çalışıp çalışmadığından emin olmak da gerekir.
 
İşitsel halüsinasyonlara sahip olabileceğinin bir belirtisi ise kendi kendine konuşur ve sanki başka birinin söylediklerini bitirmesi için bekliyor gibi durur, sonra söze devam eder. Bunun yanında kendi kendine konuşan herkesin işitsel halüsinasyonlarının olmadığını hatırlamak önemlidir.Orada olmayan kişilere bağırıyor olmak da işitsel halüsinasyonların olasılığını gösterir. Kişiler başkalarıyla konuştuğu zaman olmayan şeyleri işitme ihtimali daha azalır, bu yüzden gerçek kişiler yardımcı olabilir.
 
MİLLİ GAZETE
Halüsinasyon, bir his organını uyaran hiçbir nesne veya uyarıcı olmaksızın, alınan bir hissin mevcudiyetine inanma halidir. Varsanı olarak da bilinir.
Ruh hastalıklarında sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. 5 duyunun da halüsinasyonu olabilir; görme, işitme, dokunma, koklama ve tat duyusu. Halüsinasyonlarda kişi, bir hastalığının olduğunu bilmeden, gördükleri, işittikleri ve hissettiklerine… tamamıyla inanır. Gözlerinde bozukluk olan şahısta veya migrende görülen ışık parıltıları halüsinasyon içine dahil edilmez. Bunlarda hasta olayın nedeni bilmektedir.
Hastanın düşünce ve fikirlerinin dışarıya aktarıldığını sanması, düşüncelerinin bir başkası tarafından biliniyormuş hissine kapılması, yabancı fikirlerin kafasına direkt olarak sokulduğunu zannetme gibi çeşitli ruhsal halüsinasyonlar da vardır.
Normal kişilerde aşırı fiziksel ve ruhsal yorgunluk, ihtiyarlık zamanında uykuya dalarken ve uyanırken görülen geometrik şekiller, gri veya renkli nesneler görülmesi normal olarak kabul edilir.
Sanrılar, duyu organlarımızın gerçekte var olmayan algılamalarıdır. Beyin bunları “uydurur”. Hepimiz halüsinasyon görebiliriz. Mesela şimdi “Lütfen aklına filleri getirme” cümlesini okuduğunda aklında ister istemez bir filin görüntüsü canlanır. Halüsinasyonlar, görülebilir, duyulabilir, hissedilebilir, koklanabilir ve tadı alınabilir olgulardır.
Dış uyarıcıların yokluğunda yaşanan halüsinasyonlar, düşüncelerden değil, gerçek mekandan kaynaklanıyormuş gibi yaşanır ve normal bir algının niteliklerine sahiptir, yani canlıdır, somuttur ve inandırıcıdır, bilinçli maniplasyona açık değildir. Halüsinasyonların, yanılsamalar ile karıştırılmaması gerekir. Yanılsamalar, gerçek bir dış uyarıcının yanlış algılanmasından veya yanlış yorumlanmasından kaynaklanır. Ayrıca rüya görmede, uykuya dalarken (hipnagojik), ya da uyanırken (hipnogojik) hissedilen algı yanılmalarıyla da karıştırılmamalıdır. Halüsinasyon yaşantısı kişi tarafından kuruntulu bir tarzda yorumlanabilir de, yorumlanmayabilir de. Örneğin işitsel halüsinasyonları olan bir insan, duyu algılarının gerçek olmadığını fark edebilir, buna karşılık bir başkası duyu algısının bağımsız, fiziksel bir gerçekliği olduğuna inanabilir. Halüsinasyonlar sadece gerçeklik testinde bariz bir kusur varsa psikotik olarak değerlendirilir. Ayrıca örneğin dini ayinlerde yaşanan halüsinasyonların genellikle patolojik bir anlamı yoktur. Halüsinasyonların her türlüsü paranoid şizofrenide görülür; belli türleri enfeksiyonel hastalıklarda, uyuşturucu, alkol sarhoşluğunda, metal zehirlenmesinde, epilepside, beyin tümörü rahatsızlıklarında, vb. görülebilir. Ayrıca beynin belli merkezlerinin elektrikle uyarılması sonucu deneysel olarak da üretilebilir.
Bilim adamları karanlıkta tutulan her insanın halüsinasyon görebileceğini saptadılar. Bu durumda beynin yapacak bir şeyi olmadığı için kendi görüntülerini yaratır. Bu biraz uyku sırasında gördüğümüz düşlere benzer. Bunların hepsi normaldir.Fakat kimi insanlar hasta oldukları için sanrı görürler. Hastalığa göre farklı duyu organları etkilenir. Optik halüsinasyonlar, yani görülebilen sanrılar, organik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilirler. Örneğin felç, göz hastalıkları veya beyin tümörü gibi. Uyuşturucu bağımlıları da çok sık halüsinasyon görürler. Alkolikler beyaz fare, Extacy gibi sentetik uyuşturucu bağımlıları ise ürkütücü tuhaf olaylar görürler. Akustik yani seslerin duyulduğu sanrılar genelde şizofreni gibi ruhsal hastalıklarla ilgilidir.
Gördüğünüz gibi halüsinasyonlar normal olduğu gibi hastalıklara da bağlı olabiliyor. Her zamanki koşullarda yaşadığımız sürece örneğin karanlık odada değilsek ve bir fil hakkında düşünmüyorsak, duyu organlarının algılama bozuklukları bir alarm sinyalidir.
Halüsinasyonların organik veya ruhsal hastalıklara bağlı olarak geliştiği bugün artık tıptaki modern yöntemlerle kolayca saptanabilmekte; sanrıların ortaya çıkış nedenleri genelde ruhsal sorunlardır.
Hiç varolmadıkları halde tuhaf sesler de duyabiliriz. Kulakta uzun süre devam eden veya hiç kaybolmayan bu seslere doktorlar halüsinasyon değil kulak çınlaması (tinnitüs) teşhisi koyarlar. Kulak çınlaması bazı durumlarda çok eziyet verebilir. Düşünün, uyumak için yatağa giriyorsunuz, hiçbir yerde ses olmamasına rağmen sizin kulağınızda mesela “davullar çalıyor” ve bir türlü susmak bilmiyorlar.
Araştırmacılar günden güne yayılan tinnitüs hastalığından ruhsal ve bedensel gerilimlerin sorumlu olduğunu buldular. Örneğin okulda veya işyerinde yaşanan stres bile kulak çınlamasına neden olabiliyor. Ne var ki kronik kulak çınlamasının henüz etkili bir tedavisi yoktur.
Ruh hastalıklarından şizofreni, psikozlar, psikonevrozlar, kısa sürede gelişen iç sıkıntısı hallerinde halüsinasyonlar sık görülür.
Beynin bir kısmını veya tamamını ilgilendiren tahribatlarda, tifo, menenjit, aşırı alkol kullanımı gibi durumlarda da çeşitli halüsinasyonlar ortaya çıkabilir.
İlaçlardan LSD, amfetamin, kannabiol, meskalin, psilosibin, esrar, morfin, kokain gibi maddelerle de halüsinasyon meydana getirmek mümkündür. Bu maddeler bu özelliklerinden dolayı, ilaç biliminde halüsinojenler denir.
Görsel Halüsinasyonlar 
Görsel halüsinasyonlar demansta en sık rastlanan halüsinasyon tipidir. Kişi insanlar, hayvanlar veya başka şeyler görebilir. Bazen halüsinasyonlar oldukça karmaşık görüntüler veya tuhaf durumları içerebilir.
Görsel halüsinasyonlar yanlış yorumlarla başlayabilir. Örneğin kişi yüzleri veya eşyaları döner şekilde kumaşların üzerinde ya da bir odadaki gölgelerin içinde gördüklerini düşünebilirler.
Görsel halüsinasyonlar gören demanslı kişilerin çoğu bunları sadece ara sıra görürler. Ayrıca bu halüsinasyonlar çoğunlukla sadece birkaç saniye sürer. Bununla beraber bazı zamanlarda bunlar kalıcı ve sıkıntılı olabilir.
 
Görsel halüsinasyonların sebepleri 
Hastalık: Halüsinasyonlar enfeksiyonlar gibi fiziksel hastalıklardan ya da bazı tip ilaçların yan etkilerinden de meydana gelebilir. Bu olasılıkları dışarıda bırakmak için genellikle bir doktordan yardım almanız gerekir.
Görme Yeteneği: Görsel halüsinasyonlar zayıf görme yeteneği yüzünden de olabilir. Zayıf görme gücü her zaman iyi olmayabilir ancak siz:
Kişiyi düzenli göz muayenesi yaptırmalısınız ve eğer ihtiyaç duyuyorlarsa gözlüklerim kullanmaya teşvik etmelisiniz.
Kullanılan gözlüklerin caminin temiz ve doğru numara olduğunu kontrol etmelisiniz. Zayıf görme katarak yüzünden ise katarakt ameliyatı yapılmasının gerekliliğini doktorunuzla görüşmelisiniz.
İyi bir aydınlatmanın olduğundan emin olmalısınız.
Beyindeki Değişiklikler: Demans ilerledikçe beyinlerinde meydana gelen değişiklikler yüzündenkişiler bazen halüsinasyonlar görürler.
Görsel halüsinasyonlar sıklıkla Lewy cisimcikli demans sahibi kişilerde görülür. Bu tür demansta kişi genellikte Alzheimer ve Parkinson ‘da görülen belirtilerin bir karışımına sahiptir.
Sürekli görsel halüsinasyonlarla birlikte kas sertleşmesi ve hareket yavaşlaması veya yeteneklerinde belirgin dalgalanmalar olan kişilerde Lewy cisimcikli demans olması olasıdır.Eğer durum buysa bazen sıkıntılı halüsinasyonlara verilen antipsikotik ilaçlarda her kas sertleşmesini daha da kötü yapabilir. Bundan dolayı ilaçlar düşük dozlarda reçete edilmeli ve düzenli olarak takip edilmelidir.
İşitsel Halüsinasyonlar 
Kişiler ortada olmayan sesler, veya diğer gürültüleri duyduğu zaman işitsel halüsinasyonlar meydana gelir.
Görsel halüsinasyonlarda olduğu gibi fiziksel hastalık ve ilaçların yan etkileri gibi olması muhtemel nedenleri dışarıda bırakmak önemlidir. Kişinin işitme yeteneğini kontrol ettirme ve eğer işitme cihazı varsa bunların düzgün çalışıp çalışmadığından emin olmak da gerekir.
İşitsel halüsinasyonlara sahip olabileceğinin bir belirtisi ise kendi kendine konuşur ve sanki başka birinin söylediklerini bitirmesi için bekliyor gibi durur, sonra söze devam eder. Bunun yanında kendi kendine konuşan herkesin işitsel halüsinasyonlarının olmadığını hatırlamak önemlidir.Orada olmayan kişilere bağırıyor olmak da işitsel halüsinasyonların olasılığını gösterir. Kişiler başkalarıyla konuştuğu zaman olmayan şeyleri işitme ihtimali daha azalır, bu yüzden gerçek kişiler yardımcı olabilir.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.