Kapitalizmin kölesi kadınlar
Kapitalist ülkeler 2. Dünya Savaşı ve sanayi devriminden sonra ortaya çıkan iş gücü açığını az maliyetle kapatabilmek için kadını iş hayatına mecbur bıraktı. Bunu da özgürlük kisvesiyle hazmettirmeye çalıştı. Kapitalist ekonominin kurallarını hayata geçirmeyi maharet sayan ülkemiz siyasileri aynı yanlışa ortak oldu. Özellikle köyden kente göçler sonucu ortaya çıkan ekonomik sorunları çözmek ve aile bütçesine katkıda bulunmak için Türk kadını da çalışmak zorunda kaldı. Burada anormal olan kadının çalışması değil, çalıştığı halde çoğunlukla ucuz ve güvencesiz iş gücü olarak görülen kadının hakkettiği geliri elde edememesiydi. 

Sosyal sorunlara neden oldu

Geçim sıkıntısı yüzünden çalışmak zorunda kalan çoğu kadın, ister istemez ailedeki görevlerini ihmal etmek zorunda kaldı. Bunun yanında iş yaşamında ilerlemek ve kariyer sahibi olmak için mücadele vermek zorunda kalan kadınların sırtındaki ailevi sorumluluklar daha da arttı. İş ve aile hayatında bunca ağır yükü yüklenen kadınlar maalesef hak ettiği ücreti alamadığı gibi onlara vaat edilen özgürlüğe de ulaşamadı. 

Milyonlarca kadın güvencesiz çalışıyor

Ülkemizde çalışan kadınlar, uzmanlık gerektirmeyen mesleklerde yoğunlaşıyor. Bu mesleklerin başında dokumacılık, konfeksiyon ve evde yapılan işler geliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Haziran 2014 itibariyle Türkiye’de çalışan 26 milyon 586 bin kişi bulunuyor. Bunların 7 milyon 946 binini kadınlar oluşturuyor. Çalışan kadınların 5 milyon 141’i tarım dışı işlerde, 2 milyon 805 bini ise tarımda istihdam ediliyor. Güvencesiz çalışan kadın sayısı 2014 yılı Mayıs ayında 3 milyon 952 bin iken Haziran döneminde bu sayı 4 milyon 32 bine çıktı. Söz konusu dönemde kayıt dışı çalışan kadın oranı yüzde 1.1 artışla yüzde 50.7’ye çıktı. Bu dönemde ücretli ve yevmiyeli olarak kayıt dışı çalışan kadınlar 46 bin kişi artarak 1 milyon 93 bine çıktı. Ücretsiz aile işçisi olarak istihdama katılan, ancak kayıt dışı çalışan kadın sayısı 43 bin kişinin artarak 11 bine yükseldi.

Kadınlar gerçek özgürlüğe nasıl ulaşacak?

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Sosyal Devlet - Milli devlet adlı eserinde kadınların çalışması konusunda şu tespiti yapmaktadır: “Çalışmak zorunda olan kadın değil, istediği zaman çalışabilecek ama çalışmadığı halde kimseye ihtiyaç duymadan asgari bir gelire sahip olan kadın, özgür kadındır… Evinde ailesi ve çocuklarına vakit ayıran kadın da, gerçekte çalışmakta ve bir kamu hizmeti yapmaktadır. Bu bakımdan kadın, insan emekçisidir. Dolayısıyla bu temel hizmeti karşılığında ise sosyal devlet tarafından maaşa bağlanacaktır.” ‘Kadın bu özgürlüğe nasıl ulaşacak’ sorusuna ise Prof. Dr. Haydar Baş, yine kendisine ait olan Milli Ekonomi Modelinde detaylı bir şekilde açıklamıştır. Kısa başlıklarla hatırlarsak; Vatandaşlık maaşı, ev hanımlarına işçi statüsünde maaş, emeklilik hakkı, doğum ikramiyesi, çocuk maaşı, sağlık ve eğitimin devlet eliyle bedava gerçekleşmesi gibi. Bu şartlar oluşturulduğunda kadınlar çalışıp, çalışmama hakkına sahip olacaktır, çalışmamayı tercih ettiklerinde devlet onlara geçinebilecekleri bir geliri garanti edecektir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.