Kaftancıoğlu:ittifak tabanda

Yerel seçimlere altı ay kaldı. AKP ile MHP 31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde Cumhur İttifakı’nı sürdürmek için görüşmelere devam ederken, aday adayları en çok konuşulan partilerden biri olan CHP’de, İstanbul’dakiyerel seçim çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor. Muharrem İnce, Gürsel Tekin, Akif Hamzaçebi, Hurşit Güneş, Ümit Boyner ve Mahmut Tanal gibi siyasetçilerin isimlerinin aday olarak kamuoyunun gündemine düştüğü İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimleri önceki seçimlerde olduğu gibi aday bolluğunun en fazla yaşandığı illerden biri olmaya aday.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu adaylardan çok ilkelere odaklanmış durumda. İlçeler bazında ölçme değerlendirme masası adı verdikleri birimle yaptıkları çalışma sonucunda aday profili çıkaracaklarını belirten Kaftancıoğlu, en geç Kasım ayı sonunda adaylarını açıklayacaklarını ifade etti.

İstanbul’un 39 ilçesini üç sınıfa ayırdıklarını ve öncelikle AKP’nin elinde bulunan Bayrampaşa, Beykoz, Esenyurt, Eyüp, Küçükçekmece, Sancaktepe ve Üsküdar gibi yedi ilçeyi almak noktasında iddialı olduklarını dile getiren Kaftancıoğlu, “Ben başından itibaren bu işi bir İstanbul hikayesi olarak kodluyorum  ve bu hikayeyi mutlaka mutlu sonla bitireceğiz” dedi.

“İstanbul için son çıkış ve son şans” diyen Kaftancıoğlu, yerel seçimleri seferberlik mücadelesi olarak görüyor.

Kaftancıoğlu’nun yerel seçimlerle ilgili Artı Gerçek’in sorularına verdiği yanıtlar şu şekilde:

“ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE ATAŞEHİR BENZERİ OPERASYONLAR OLABİLİR”

Ataşehir Belediyesi’ne yapılan ve 5 kişinin ihaleye fesat karıştırmak iddiasıyla gözaltına alındığı yolsuzluk operasyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bundan sonra da böyle operasyonlar bekliyor musunuz?

Önümüzdeki süreçte bu tarz operasyonlar artarak devam edebilir. AKP’nin klasik yaklaşımıdır. Sırf arzu ettikleri algıyı yaratmak adına belediye başkanlarımızı görevden alma, belediye çalışanlarını ifadeye çağırmak yerine gözaltına almak şeklinde davranıyor. Belediye başkan vekilimle görüştüm. Yıllar önce yapılan bir ihalede belediye çalışanlarımızın ifade vermesi gerekiyormuş. Bu durumu kamuoyunda “CHP belediyesine operasyon” dedirtmek için yaptıkları belli. Bizim alışık olduğumuz yaklaşımlardır bunlar.

KAYYIM TEHLİKESİ VAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son günlerde kayyım açıklamaları da var. Siz belediyelerinize dönük böyle bir tehdit görüyor musunuz?

Böyle bir tehlike her zaman var. Kayyım açıklamasına baktığımızda aslında AKP zihniyetinin sandığa ne kadar inanmadığını görürüz. Bu durum, tırnak içinde “demokrasi” diyen bu insanların “sandıktan ne çıkarsa çıksın bildiğim her türlü gayrimeşru yolla kendi irademi orada temsil ettiririm” anlayışının tezahürü. Memleket adına üzücü bir durum.

“ÜÇ TEMEL SORUN VAR: EKONOMİ, TRAFİK VE ÇEVRE TAHRİBATI”

İstanbul’un en önemli sorunları sıralaması yapsak, nereden başlardınız? Size göre İstanbul’un en önemli sorunu ne?

İstanbul dünyanın birçok şehirinden daha büyük; 15 milyonun yaşadığı bir megakent. Ülkedeki sorunlar gibi ana sorunları var ama İstanbul özelinde baktığımızda 39 ilçemizde İstanbul halkı ve örgütlerimizle değerlendirdiğimizde ana sorunumuzun özgürlükler, demokrasi, kardeşlik duygusunun yok edilip kutuplaştırmanın büyümesi sonucu insanların bir arada yaşam koşullarının yok edilmesi olduğunu görürüz. Bunun dışında İstanbul’da yaşayan insanların, tüm Türkiye’de yaşayan insanlar gibi temel sorunları var. Ekonomik sorunlar, ulaşım sorunları ve onun ardından gelen çevre tahribatından kaynaklı sorunlar. Bunun arkasına ne yazık ki AKP belediyeciliğinin yarattığı yüzlerce sorun sıralayabiliriz ama ilk üçte söyleyebileceğimiz sorunlar bunlar. Ama belirli gruplar özelinde konuşursak örneğin kadınlar gibi, onların ülkenin genelinde tüm kadınlar gibi var olabilme sorunu bu kentte de var. Kadınların son yıllarda uğradığı istismar ve şiddet sorunu İstanbul’da da var. Gençlerin özellikle emekçi ve öğrenci gençlerin ekonomik ve ulaşım sorunları dışında kendi yaşlarına özel belirgin sorunları var ve bunlar artarak devam ediyor.

“KENT ANAYASASI HAZIRLIYORUZ”

Bu sorunları nasıl çözeceksiniz? Bir kent anayasası hazırlıyorsunuz okuduğumuz kadarıyla. Nedir bu çalışmanın içeriği?

Anayasalar nasıl ki bir ülkenin ana belgeleri ve temalarını içeriyorsa kent anayasası da sorunlara çözümlerin arandığı bir metin olmayacak özünde. Kent anayasası dediğimiz şey bugün hangi iktidar tarafından yönetilirse yönetilsin İstanbul’un kent kimliğinin korunmasını esas alacak bir metin olacak. Burada bütün sorunlar seçim bildirgesi gibi değil ama bu süreç içinde kaybedilen İstanbul’un kent kimliğinin korunması ve geliştirilmesine dönük bir takım evrensel ilkeler olacak ve bu evrensel ilkeler İstanbul halkına sunulup onların da fikri alındıktan sonra hazırlanacak. 50 yıl sonrasında bile okunduğunda güncelliğini koruyan bir metin olacak. İstanbul’u ne yazık ki hem sosyolojik olarak hem de coğrafik olarak katlettiler. Bu anayasada bu katliamlara dur diyen bir ilkeler silsilesi olacak.

“BU SEÇİMLERİ SEFERBERLİK MÜCADELESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

CHP, 2004, 2009 ve 2014 yerel seçimlerinde hem aday bazında yüzde 11 hem de toplamda yüzde 14 oyunu artırmış ancak üç seçimde de Kadir Topbaş’a karşı hep kaybetmiş. Topbaş bu seçimlerde aday değil. Bu kez şansınızı yüksek görüyor musunuz?

Ben şansa inananlardan değilim. Şanstan ziyade İstanbul’da yapabileceğimizi ve kazanabileceğimizi düşünüyorum. Ben buna “İstanbul’u yeniden halka vermek” diyorum. İstanbul’un yeniden halkın olabileceği kanaatini taşıyorum. Bunu neye dayanarak söylüyorum!.. Tabi ki siyaset bir iddia işi. Bugün geldiğimiz noktada temel bir durum var. Geçmişten farklı ve ne yazık ki acı olan bu yerel seçimler sadece bizim yani insanlar için değil İstanbul kenti için de bir son çıkış ve son şans.

Bir kent olarak İstanbul artık SOS veriyor. Biz bir kez daha AKP mantığıyla yönetilen İstanbul’un bir kent olmaktan çıkacağını, kent kimliğinden yoksun kalacağını görüyoruz. Bir beş yıl sonra sosyal demokrat belediyecilik anlayışıyla yönetilse bile ne yazık ki o kente yapılan ihanetin sonuçları dönüşümsüz olacağı için hiçbir anlamı kalmayacağını görüyoruz. Bunu benim görmemden ziyade İstanbul halkı görüyor. Bu durumu artık kendileri de görüyor ve yaptıkları bu ihaneti ifade etmek zorunda kalıyor. İstanbul ne yazık ki bir ihaneti daha kaldıracak durumda değil. Ben bu seçimleri bir seferberlik mücadelesi olarak görüyorum.

“BİZİM BELEDİYELERİMİZDE YEŞİL ALAN ORANI DAHA FAZLA”

Yaptırdığınız anketler var mı aday belirleme noktasında? Yerel seçim hazırlıkları nasıl gidiyor? Nasıl bir strateji izliyorsunuz?

İstanbul’un 39 ilçesinde, o ilçede yaşayan insanların memnuniyetleri ister CHP’li belediyede yaşasın ister AKP’li belediye sınırları içerisinde olsun, bu ilçelerin sosyolojik gerçekliği, göçmen yapıları, seçmen davranışı, partiler arası oy geçişlerini tespit ediyoruz. Bizim o sorunları sorun olarak tespit etmekten öte nasıl çözeceğimize, nasıl bir dille anlatacağımıza dair çok yoğun bir çalışmamız var. Veri toplama birimimiz bilimsel ve akademik olarak bu çalışma kapsamında bilgi topluyor. O veriler geldikçe şunu görüyoruz, İstanbul’da AKP belediyesi sınırları içinde yaşayan insanlar da kendi ilçelerinde nefes alamadıklarının farkında ve yerel seçime giderken o sorunu çözebilir ve çözmekle kalmayıp yönetebilir bir anlayışın kendileri için ne anlama geldiğini görüyorlar.

İstanbul’da bizim 14 belediyemiz var. Örneğin yaptığımız çalışmalarda bana çok çarpıcı gelen bir örneği paylaşmak isterim. 14 belediyemizde AKP belediyeleriyle kıyaslandığında yeşil alan oranı 2 kat daha fazla. Bakın bu bile sosyal demokrat belediyecilik anlayışının bir sonucu.

“AKP’DEN KAZANABİLECEĞİMİZ 7 İLÇE VAR”

Yine eski seçimlere bakıldığında alınan ilçe belediye sayısında da bir artış görülüyor. 2009’da 12, 2014 yılında ise yerelde 14 belediye kazanılmış. Mevcut belediyeler dışında hangi ilçelere daha fazla yoğunlaştınız, önceliği hangilerine verdiniz?

Bayrampaşa, Beykoz, Eyüp, Esenyurt, Küçükçekmece, Sancaktepe ve Üsküdar ilçelerine ağırlık veriyoruz. Yerel seçimlerde sadece büyükşehir almak değil aldıktan sonra da nasıl yöneteceğimize dair bugünden devam eden bir çalışmamız var.

Biz 39 ilçede bir sınıflandırmaya gittik. Bir bizde olan 14 belediye. İki, farklı parametrelerle örneğin referandum, yerel seçim sonuçlarıyla örgütlerden gelen bilgi ve verilerle ölçtüğümüzde kazanabilme ihtimalimizin olduğu ilçeler. Bu ikinci gruptaki ilçelerşu an yedi ilçe. Üçüncüsü ise yüzde 5 ile 8 arasında oyumuzu artırabileceğimiz ilçeler. Bir de ne yaparsak yapalım oyumuzu yüzde 1 ile 3 artırabileceğimiz ilçeler. Yerel seçim hazırlıklarına ilk önce kazanabileceğimiz yedi ilçeden başladık. Bu yedi ilçemiz için ölçme değerlendirme masamız var, bu birimimiz ilk önce kazanma ihtimalimizin olduğu ilçelerin söylediğim şekliyle MR’nı çekti ve önümüze koydu. İkincisi bu ilçelerde örneğin Üsküdar’daki seçmene nasıl bir çözüm önerisi ve nasıl bir dille gideceğimizi uzun süredir çalışıyoruz. Doğru bir kampanya ve ona uygun bir adayla seçmene gittiğimizde yüzde onluk farkların bile kapanabildiğini görüyoruz. İnsanlar İstanbul’da yaşadıkları sorunlar nedeniyle artık AKP belediyelerine  bir daha “oy vermeyeceğim” diyor. Biz bunu görüyoruz. AKP seçmeni arasında yapılan memnuniyet testlerinde onların da memnun olmadığının kendileri de farkında.

“İLÇELERDEN GELEN VERİLERDEN SONRA BİR ADAY PROFİLİ ORTAYA ÇIKACAK”

Bu çalışmanız bitti mi?

Biten ilçeler var, devam eden ilçeler var. Ölçme değerlendirme masasında 39 ilçe bittiğinde akademik masayla birlikte ilçe bazlı olarak siyasal iletişim masasına bunlar gelecek ve biz buna göre bir profil belirleyeceğiz. Örneğin “Beykoz’da, şu profilde şu koşullarda yerel yönetim deneyimi olan aday koyduğunuzda ve bu ilçede başarıya ulaşırsınız” değerlendirmesinin bulunduğu dosyamız olacak. Beykoz halkının tariflediği şekilde buna kim uygunsa ona göre adayımızı belirleyip belediye meclisimizi de buna uygun kombinasyonla şekillendireceğiz ve bu çalışma bittikten sonra dosyamız adayımızın elinde olacak. Adayımız da ne söyleyeceğini, ne şekilde söyleyeceğini ve nasıl ifade edeceğini bilir halde, yani hazır bir şekilde sokağa çıkmış olacak.

“KASIM SONU GİBİ ADAYLARIMIZI AÇIKLAYACAĞIZ”

Bunun bir için bir tarih var mı? Adaylarınızı ne zaman açıklayacaksınız?

Kazanma ihtimalimizin zor olduğu yerlerden başlayarak açıklayacağız. En son belediyelerimizin olduğu yerlerdeki adaylar açıklanacak. 2014 yılında olduğu gibi seçime çok kısa bir süre kala değil, en geç Kasım sonu itibariyle açıklamış olacağız.

“RANTTAN UZAK BİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI OLACAK”

Daha önce “CHP İstanbul’da sol bir aday gösterecek” iddiaları basına yansımıştı. Size göre İstanbul adayı nasıl biri olmalı? Adayları belirleme noktasında nasıl kriterlere sahipsiniz?

Büyükşehir için de profil çalışmamız var. Ben bir vatandaş Canan olarak büyükşehir adayının bir kere kenti seven, kenti bilen, İstanbul gibi bir kentte her daim gelişmeleri takip edebilen genç, dinamik, yönetebilir ve ranttan uzak biri olmasını isterim ki bu sosyal demoktat belediyeciliğin olmazsa olmazıdır. Halktan yana olan ve bunu da her yaptığı işle hissettiren bir belediye başkan adayı. Bunun isim olarak hiçbir önemi yok. Zaten bu söylediğim kriterlere uygun bir büyükşehir belediye başkanı bu son şans dediğimiz seçimde İstanbul’u uçurumun kenarından alıp hakikaten kent kimliğine kavuşturmuş ve İstanbul’u İstanbul haline getirmiş olur.

“HALK KİMİ İSTİYORSA ONUN ADAY OLMASI İÇİN ÇABA GÖSTERECEĞİZ”

Büyükşehir belediye başkan adaylarımız var, bundan sonra da olacak. Partinin tüzüğünde de merkez atama ve önseçim gibi aday belirleme kriterleri var. Ben İstanbul İl Başkanı olarak şunun sözünü vermek isterim, yöntem ne olursa olsun İstanbul halkının da fikri alınarak oluşturulan profil analizi sonucunda ortaya çıkan kişi her kimse, yöntemden bağımsız olarak o kişinin aday olması için İstanbul örgütü olarak o kişinin arkasında duracağız. Biz İstanbul’a yaraşan belediye başkan adayımızla çıkacağız ve kişiden ziyade İstanbul’un nasıl yönetileceğinin ilkesini ortaya koyduğumuzda o sadece görünen yüzü olacak. Şunu söyleyeyim İstanbul halkını heyecanlandıracak bir adayımız olacak.

“ADAY ADAYLARININ ÇOK OLMASI ADAYIN BELİRLENMESİNDE ELİMİZİ RAHATLATACAK”

Adaylar arasında Gürsel Tekin, Akif Hamzaçebi ve son olarak Hurşit Güneş ve Ümit Boyner gibi isimler geçiyor. Bu adaylar için neler söylemek istersiniz?

Ben kişi ya da isim değil belirli bir hikaye, plan, program ve ilke üzerinden yürüyen bir yerel yönetim startı veriyorum. Şunu da söyleyeyim bu isimlerin aday olması için benim mutluluk verici. Şundan dolayı en doğruyu bulabilmenin yolu elinizde alternatifinizin çok olmasıdır. Bu söylediğiniz isimler özellikle partili milletvekili ve yöneticilerimizin aday olması çok kıymetli. Neden çok kıymetli? Bugünden bütün aday adaylarımız sahada vevaatlerimizi, kendi yapmak istediklerini vatandaşla paylaşıyor ve bu konuda bir iddia ortaya koyuyorlar. Ben o yüzden İstanbul için ne kadar aday adayı çıkarsa en doğru ismi en doğru şekilde belirleriz diye düşünüyorum.

“İSTANBUL’U AKP’DEN KURTARACAK BAŞKAN OLARAK TARİHE GEÇMEK İSTİYORUM”

Siz aday olmayı düşünüyor musunuz?

Bunu daha önce de açıkladım,  hiçbir yere aday değilim. Ben İstanbul’u AKP zihniyetinden kurtaracak siyasetçi olarak tarihe geçmek istiyorum. Bu gurur bana yeter, kesinlikle aday değilim.

“TABANDAN ADAY OLMAMLA İLGİLİ BİR İSTEK VE BEKLENTİ VAR”

Tabandan böyle bir baskı gelirse yanıtınız yine hayır mı olur?

Sağolsunlar, tabandan böyle bir istek ve beklenti var ama ben şunu söyleyim İstanbul’da yerel seçimlere kadar il başkanı olarak getirdiğimiz süreci bundan sonra da aday olmayarak örgütün başında durarak tamamlayabilirim diye düşünüyorum.

“YEREL SEÇİMLERDE KADIN VE GENÇLERE DAHA FAZLA KOTA AYIRACAĞIZ”

CHP, 24 Haziran seçimlerinde çok az kadın milletvekili çıkardığı için eleştirildi. Kazanılabilecek ilçelerde kadın adayların gösterilmesi gündeminize gelecek mi? 

24 Haziran seçimlerinde de, daha önceki seçimlerde de sadece CHP’de değil diğer partilerde de siyasetin gerçeği olarak kadınlar mücadelede var oldukları kadar listelerde var olamadılar. Ama kadın mücadelesini kendi adıma listelerde var olup olmamak üzerinden okumayı doğru bulmuyorum. Kadınlar listede yer alsa da almasa da bir şekilde daha sonuç alan bir kadın mücadelesi var. Açıkçası benim il başkanı olmam da bu mücadelenin bir sonucudur. 31 Mart yerel seçimlerinde hem kadın hem de gençlik temsiliyetinin olması için çaba göstereceğiz. Çünkü ben İstanbul’un kadının ve gencin kenti olduğunu düşünüyorum. Belediye meclis üyeliklerinde de, belediye başkanlığı adaylıklarında da kotaların üzerinde bir oranda yer alması için hem kadınlara hem gençlere söz verdim ve 24 Haziran’ın koşullarında olmayan adaylıkları 31 Mart seçimlerinde telafi edeceğiz diyebilirim.

“AKP’NİN OY KAYBETTİĞİNİ HALKA ANLATAMADIK”

24 Haziran’dan ders çıkardığınız noktalar oldu mu? Örneğin sağ partilerle ittifakın oy kaybettirdiğini düşünüyor musunuz?

Seçimlere kadar sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun da hamleleriyle doğru manevralar yaptık ve bu herkes için 24 Haziran sabahına kadar umut oldu. 25 Haziran sabahındaki travmanın asıl sebebi 24 Haziran gecesine kadar olan umudun büyüklüğüdür. Gerek cumhurbaşkan adayımız ve gerekse cumhurbaşkanlığı kampanyamızın iyi bir süreç izlemesi, parlamento seçimlerinde çoğunluğu kazanbilme olasılığımız da yanına eklenince, o umut bir anda 25 Haziran sabahında travmaya dönüştü. O üzüntü sırasında bir şeyleri kaçırdık. Örneğin yaptığı her şeye rağmen oy kaybeden bir iktidar vardı, bunu gözden kaçırdık. O günlerde parti içi bir gündemin ülke gündemi haline gelmesi nedeniyle bu durumu seçmene anlatamadık.

Bir noktayı daha açayım, öfkeli denilen ve sandığa gitmeyeceği belirtilen seçmen sayısı o kadar fazla değil. Elimizde böyle bir veri var. Öfkeli seçmeni sandığa götürecek,öfkeyi umuda çevirecek bir çalışmamız var, üzerinde çalışıyoruz. somut paylaşımlarla bunun sonuçlarını siz de yakında göreceksiniz. Bu süreçte öfkeli seçmenin umutsuzluğunu umuda çevireceğiz.

“YERELLERDE GÖRÜŞMELER OLUMLU İLERLİYOR”

İYİ Parti, Saadet Partisi ve HDP ile yerel düzeyde görüşmeleriniz oluyor mu? İttifak meselesine nasıl yaklaşıyorsunuz? CHP seçmeni dışındaki seçmeni nasıl kazanacaksınız?

İlçelerdeki siyasi partilerin dışında sivil toplum örgütleriyle de görüşüyoruz. İlkeleri koyduğumuzda ortaklaşmak hiç zor değil. Bununla ilgili ilçe örgüt yöneticilerimiz temaslarda bulunuyorlar. Ben de siyasi parti temscileriyle görüşüyorum. Şuana kadarki görüşmeler olumlu ilerliyor.

“TABANDA BİR İTTİFAK VAR”

HDP ile yakınlaşma mümkün mü? Büyükşehirlerde CHP’yi destekleyebileceğine dönük iddialar da var. Nasıl yorumluyorsunuz?

Ben iddiaya değil kişinin ya da kurumun ne söylediğine bakarım. Bu iddiayı yorumlamayı doğru bulmam. Sosyal demokrat belediyecilik anlayışıyla İstanbul’u yönetecek bir adaya herkesin oy vermesi benim için memnuniyet verici olacaktır. Tabanda bu ittifakın olduğunu görüyorum. Eğer tabanda biraradalığı sağlayabilirsek harika bir iş olacaktır. Bana göre bu sağlandı. Örneğin Gaziosmanpaşa’daki barınma meclisinde CHP de oluyor, İYİ Partisi de, HDP’si de oluyor. Yani hak temelli bir mücadele verildiğinde insanlar da, partiler de bir arada olabiliyor. Önemli olan tabanda sağlanmış olan bu ittifakı sandığa götürmek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın HDP’yi hedef alan kayyım sözlerini, HDP’yi şimdiden seçim dışında bırakma yönündeki sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Açıkcası Erdoğan’ın ne dediğiyle çok ilgilenmiyorum. Neden ilgilenmediğime gelirsek çünkü bu memlekette Erdoğan’ın iki dudağından çıkan cümleyle kimin terörist, kimin ne olduğuna; ya da yargıda neyin hukuki, neyin hukukdışı olacağına karar verebilen anlayışın sürekli karşısında oldum ve olmaya da devam edeceğim. Memlekette sadece bir kişinin sözüyle ne Kürtler, ne CHP’liler, ne il başkanı olarak ben, ne de başkalarının ne olduğuna o karar veremez. HDP de, CHP ve İYİ Parti gibi, diğer partiler gibi seçmenin oyuyla parlamentoda temsil edilen bir partidir. İktidarın diliyle birilerinin kriminalize edilmesine karşıyım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.